Mirastan mal kaçırma denildiğinde uygulamada ilk akla gelen kavram muris muvazaası olmakla birlikte; bu işlemin vasiyetname veya miras sözleşmesi yoluyla yapılması durumunda hukuki nitelik ve başvurulacak dava türü tamamen değişmektedir.
Uygulamada sıklıkla karıştırılan bu durum, mirastan pay alamayan veya payı azaltılan mirasçılar için büyük önem taşır.
1. Vasiyetname Yoluyla Mal Kaçırmada Muris Muvazaası Olur mu?
Hukuken muris muvazaası (mirastan mal kaçırma); miras bırakanın (murisin) sağlığında tapulu taşınmazlarını aslında bağışlamak istediği halde, saklı paylı mirasçılarını mirastan mahrum etmek amacıyla tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermesidir. Yani görünürdeki işlem ile gerçek irade arasında gizli bir anlaşma (muvazaa) vardır.
Ancak vasiyetname tek taraflı bir ölüme bağlı tasarruftur. Vasiyetnamede gizli bir işlem veya taraf muvazaası bulunmaz; miras bırakan iradesini açıkça beyan etmiştir.
Kritik Hukuki İlke: Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, vasiyetname veya miras sözleşmesi yoluyla yapılan ölüme bağlı tasarruflarda "muris muvazaası" hükümleri uygulanamaz. Vasiyetname ile diğer mirasçıların hakkının azaltılması durumunda başvurulacak hukuki çare Tenkis Davası veya şartları varsa Vasiyetnamenin İptali Davası’dır.
2. Hakları İhlal Edilen Mirasçılar Ne Yapabilir?
Bir miras bırakan, sağlığında vasiyetname düzenleyerek tüm malvarlığını tek bir çocuğuna, eşine veya üçüncü bir kişiye bırakmış olabilir. Türk Medeni Kanunu, miras bırakanın mülkiyet hakkını korurken diğer yandan belirli yakınlıktaki mirasçıların saklı paylarını güvence altına almıştır.
Vasiyetname ile saklı payı ihlal edilen mirasçıların başvurabileceği yollar şunlardır:
A. Tenkis Davası (Saklı Payın Korunması)
Vasiyetname ile yapılan tasarruf miras bırakanın tasarruf özgürlüğü sınırlarını aşıyor ve saklı paylı mirasçıların saklı paylarına tecavüz ediyorsa Tenkis Davası açılır.
Kimler Saklı Paylı Mirasçıdır?
Murisin altsoyu (çocukları, torunları)
Murisin anne ve babası
Murisin sağ kalan eşi
(Not: Kardeşlerin saklı pay hakkı kanunen kaldırılmıştır.)
Davanın Amacı: Vasiyetnameyi tamamen geçersiz kılmak değil, saklı payı ihlal eden miktarı tespit ederek saklı paylı mirasçıya iadesini sağlamaktır. Vasiyetname geçerliliğini korur ancak saklı pay oranında kırpılır.
Hak Düşürücü Süre: Tenkis davası, mirasçıların saklı paylarının ihlal edildiğini öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her halde vasiyetnamenin açıldığı tarihten itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır.
B. Vasiyetnamenin İptali Davası
Eğer vasiyetnamenin kendisinde kanuni bir sakatlık varsa, tenkis davasından ayrı olarak Vasiyetnamenin İptali Davası açılabilir. İptal sebepleri şunlardır:
- Ehliyetsizlik: Miras bırakanın vasiyetnameyi yaptığı tarihte fiil ehliyetinin (akli dengesinin/ayırt etme gücünün) bulunmaması.
- İrade Sakatlığı: Vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama altında yaptırılmış olması.
- Şekil noksanlığı: Vasiyetnamenin kanunda öngörülen resmi veya el yazılı şekil şartlarına uyulmadan düzenlenmesi.
- Hukuka veya Ahlaka Aykırılık: Vasiyet içeriğinin emredici hukuk kurallarına veya ahlaka aykırı olması.
- Vasiyetnamenin iptali davası kazanılırsa vasiyetname tamamen geçersiz kalır ve miras, yasal mirasçılar arasında kanuni oranlara göre paylaşılır.
3. Muris Muvazaası ile Vasiyetname Arasındaki Farklar
Eğer vefat eden yakınınız sağlığında bir vasiyetname düzenleyerek mallarını başkasına bıraktıysa:
- Bu durum bir "muris muvazaası" sayılamayacağı için tapu iptal davası değil, Tenkis Davası açılmalıdır.
- Saklı paylı mirasçı (çocuk, eş, anne-baba) olmanız şarttır.
- Vasiyetnamenin açılmasından ve ihlalin öğrenilmesinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süreyi kaçırmamak kritik önem taşır.
- Hak kaybına uğramamak adına vasiyetnamenin açılmasıyla birlikte bir miras hukuku avukatından destek alınması önerilir.