Hukuk Sözlüğü

1200 hukuki terim, kanun maddesi referanslarıyla açıklandı
A Â B Ç C D E F G H İ I J K L M N O Ö P R S Ş T Ü U V Y Z
A

Abone

Tüketici Hukuku

Abone, belirli bir mal veya hizmetten sürekli ya da belirli aralıklarla yararlanmak amacıyla, hizmet sağlayıcısıyla abonelik sözleşmesi kuran gerçek veya tüzel kişidir. Abonelik ilişkisi, taraflara karşılıklı hak ve borçlar yükleyen sürekli borç ilişkisi niteliğindedir.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun

Abonman

Tüketici Hukuku

Abonman, belirli bir ücret karşılığında, bir hizmetten belirli süre veya belirli kullanım hakkı kapsamında sürekli yararlanmayı sağlayan abonelik belgesi ya da abonelik hakkıdır. Uygulamada toplu taşıma, spor tesisleri, kültürel etkinlikler ve benzeri hizmetlerde kullanılır.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun

Aborda

Ticaret Hukuku

Aborda, deniz hukukunda bir geminin başka bir gemiye, iskeleye, rıhtıma veya yanaşılacak başka bir yapıya yanaşması ya da temas etmesi anlamına gelir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

Acele kamulaştırma

İdare Hukuku

Olağan kamulaştırma prosedürünün tamamlanması beklenmeden, Cumhurbaşkanı kararıyla taşınmaza el konulmasını sağlayan istisnai kamulaştırma yöntemidir. Yurt savunması veya aceleliğine karar verilen hallerde uygulanır; kıymet takdiri mahkemece yaptırılır ve bedel bankaya bloke edilerek idare lehine el koyma kararı verilir. Mülkiyetin devri ise olağan kamulaştırma sürecinin tamamlanmasıyla gerçekleşir.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m.27

Acenta (acente)

Ticaret Hukuku

Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi bağımlı bir sıfatı olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak belirli bir bölgede sürekli olarak ticari işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kişidir. Sözleşme sona erdiğinde koşulları varsa denkleştirme istemi (portföy tazminatı) hakkı doğar.

6102 sayılı TTK m.102-123

Acenta Sözleşmesi

Ticaret Hukuku

Acenta sözleşmesi, bir tarafın (acenta), belirli bir yer veya bölge içinde, bağımsız olarak ve sürekli şekilde bir ticari işletmeyi ilgilendiren sözleşmelere aracılık etmeyi veya yetki verilmişse bu sözleşmeleri işletme adına yapmayı; diğer tarafın ise bunun karşılığında acentaya ücret (komisyon) ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

Acentalık

Ticaret Hukuku

Acentalık, bir kişinin veya ticaret şirketinin, ticari işletmeye bağlı olmaksızın, belirli bir yer veya bölge içinde, sürekli olarak bir ticari işletmeyi ilgilendiren sözleşmelere aracılık etmesi veya yetki verilmişse bu sözleşmeleri işletme adına yapması faaliyetini ve bu hukuki statüyü ifade eder.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

Açığa Alma

İdare Hukuku

Devlet memurunun, hakkında yürütülen disiplin soruşturması, ceza soruşturması veya kovuşturmasının sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlamak ya da kamu hizmetinin gerektirdiği güven ve düzeni korumak amacıyla, yetkili makam tarafından geçici olarak görevinden uzaklaştırılmasıdır. Açığa alma, bir disiplin cezası olmayıp, tedbir niteliğinde geçici bir idari işlemdir. Bu süre içinde memurun kamu göreviyle ilişkisi tamamen sona ermez; memuriyet statüsü devam eder ve kanunda öngörülen mali ve özlük haklarından belirli ölçüde yararlanmaya devam eder. Tedbirin uygulanmasını gerektiren sebeplerin ortadan kalkması veya soruşturmanın sonucuna göre memur yeniden görevine başlatılabilir ya da hakkında ilgili hukuki işlemler tesis edilir.

Açığa imza

Ceza Hukuku / Medeni Usul Hukuku

İmza sahibinin, metin kısmı sonradan doldurulmak üzere boş bir kâğıda veya kısmen doldurulmuş belgeye imza atmasıdır. Belgenin anlaşmaya aykırı doldurulması TCK m.209'da 'açığa imzanın kötüye kullanılması' suçu olarak düzenlenmiştir. Hukuk yargılamasında anlaşmaya aykırı doldurma iddiası kural olarak yazılı delille ispatlanır.

5237 sayılı TCK m.209; 6100 sayılı HMK m.200 vd.

Açık artırma

Borçlar Hukuku / İcra ve İflas Hukuku

Bir malın, en yüksek bedeli teklif eden istekliye satılması amacıyla yapılan aleni satış usulüdür. Cebri icra yoluyla satışlarda İİK hükümleri, isteğe bağlı artırmalarda ise TBK m.274 vd. uygulanır. İcra satışları günümüzde ağırlıklı olarak elektronik satış portalı (e-satış) üzerinden yürütülmektedir.

6098 sayılı TBK m.274-281; 2004 sayılı İİK m.114 vd.

Açık Celse

Medeni Hukuk

Mahkeme duruşmasının, kanunda öngörülen istisnalar dışında, kamuya açık olarak yapılmasını ifade eder. Açık celse ilkesine göre duruşmaları, yargılamayla ilgisi bulunmayan kişiler de izleyebilir. Bu ilke, yargılamanın aleniyetini sağlayarak adaletin şeffaf biçimde gerçekleştirilmesini ve yargıya duyulan güvenin korunmasını amaçlar. Ancak genel ahlakın, kamu güvenliğinin, millî güvenliğin, kamu düzeninin veya tarafların özel hayatının korunmasının gerekli olduğu hâllerde mahkeme, kanunun öngördüğü şartlar çerçevesinde duruşmanın kapalı yapılmasına karar verebilir. Açık celse, aleniyet ilkesinin yargılama hukukundaki görünümüdür.

Açık ceza infaz kurumu

İnfaz Hukuku

Hükümlülerin iyileştirilmesinde çalışma ve mesleki eğitime öncelik veren, firara karşı dış güvenlik personeli bulunmayan ve kurum güvenliğinin iç düzenle sağlandığı infaz kurumudur. Koşulları uygun hükümlüler kapalı kurumlardan açık kurumlara ayrılabilir; denetimli serbestliğe geçişin ön aşamasını oluşturur.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.14

Açık Cezaevi

Ceza Hukuku

Hükümlülerin, güvenlik bakımından firara karşı fizikî engellerin bulunmadığı veya asgari düzeyde olduğu, iyileştirme ve topluma yeniden kazandırma esasına göre barındırıldıkları ceza infaz kurumudur. Açık cezaevlerinde hükümlüler; çalışma, eğitim, meslek edindirme ve sosyal faaliyetlere daha geniş ölçüde katılabilmekte, belirli şartların varlığı hâlinde izin ve diğer infaz kolaylıklarından yararlanabilmektedir. Bu kurumlara kabul, hükümlünün infaz durumu, ceza süresi, disiplin durumu ve ilgili mevzuatta öngörülen diğer koşullar dikkate alınarak yapılır. Açık cezaevlerinin temel amacı, hükümlülerin topluma uyumunu kolaylaştırmak ve yeniden suç işlemelerini önlemeye yönelik rehabilitasyon faaliyetlerini desteklemektir.

Açık Deniz

Milletlerarası Kamu Hukuku

Hiçbir devletin egemenliği altında bulunmayan, karasuları, iç sular, takımada suları ve münhasır ekonomik bölge gibi ulusal yetki alanları dışında kalan deniz alanlarını ifade eder. Açık denizler, uluslararası hukuka göre bütün devletlerin serbestçe yararlanmasına açık olup hiçbir devlet bu alanlar üzerinde egemenlik iddiasında bulunamaz. Açık denizlerde seyrüsefer, uçuş, balıkçılık, bilimsel araştırma ve denizaltı kablo ve boru hattı döşeme gibi faaliyetler, uluslararası hukukun öngördüğü kurallar çerçevesinde serbesttir. Bununla birlikte, bu serbestlik diğer devletlerin haklarına ve uluslararası yükümlülüklere uygun olarak kullanılmak zorundadır.

Açık Hesap

Ticaret Hukuku

Taraflar arasında sürekli nitelikteki ticari ilişkilerde, yapılan mal teslimleri veya hizmet ifaları karşılığında doğan borçların her işlem için ayrı ayrı ve derhâl ödenmeyip, cari olarak kaydedildiği ve belirli dönemler sonunda topluca tasfiye edildiği hesap sistemidir. Açık hesap ilişkisinde her alacak ve borç kalemi bağımsızlığını korur; tarafların birbirine karşı olan alacakları tek bir hesapta izlenir ve belirlenen vade veya hesap kesim tarihinde bakiye borç ödenir. Açık hesap, özellikle ticari satışlarda ve tacirler arasındaki sürekli ticari ilişkilerde uygulanan bir ödeme yöntemidir. Bu yönüyle, hesap kalemlerinin yenilenerek tek bir alacak hâline geldiği cari hesap sözleşmesinden ayrılır.

Açık İrade Açıklaması

Medeni Hukuk

Bir kimsenin hukuki sonuç doğurmaya yönelik iradesini, söz, yazı veya davranışlarıyla hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde doğrudan ve açık olarak ortaya koymasıdır. Açık irade açıklamasında, irade beyanı muhatap tarafından yorum yapmayı gerektirmeyecek ölçüde anlaşılabilir niteliktedir. Sözleşmelerin kurulması, tek taraflı hukuki işlemler ve diğer hukuki ilişkilerde açık irade açıklaması, hukuki işlemin geçerliliğinin ve tarafların gerçek iradesinin belirlenmesinde önem taşır. Açık irade açıklaması, iradenin davranışlardan dolaylı olarak çıkarıldığı örtülü (zımni) irade açıklamasından ayrılır.

Açık Kambiyo Senedi

Ticaret Hukuku

Düzenlenmesi sırasında kanunen bulunması gereken zorunlu unsurlardan bir veya birkaçının, tarafların anlaşması uyarınca sonradan doldurulmak üzere bilinçli olarak boş bırakıldığı kambiyo senedidir. Açık kambiyo senedi, senedin tamamlanmasına ilişkin verilen doldurma yetkisi çerçevesinde eksik unsurların sonradan tamamlanmasıyla geçerlilik kazanır. Ancak senedin, taraflar arasındaki doldurma anlaşmasına aykırı şekilde doldurulması hâlinde, bu durum belirli şartlar altında senedin ileri sürülebilirliğini etkileyebilir. Açık kambiyo senedi uygulamasına en sık bono ve çeklerde rastlanmakta olup, bu uygulama ticari hayatın ihtiyaçları doğrultusunda kabul edilmektedir.

Açık Keşide

Ticaret Hukuku

Kambiyo senedinin düzenlenmesi sırasında, senette yer alması gereken zorunlu unsurlardan bir veya birkaçının, taraflar arasındaki anlaşma doğrultusunda sonradan tamamlanmak üzere boş bırakılarak düzenlenmesini ifade eder. Açık keşidede, senedi düzenleyen kişi (keşideci), eksik bırakılan kısımların belirlenen esaslara uygun şekilde doldurulması konusunda karşı tarafa yetki verir. Eksik unsurların bu yetkiye uygun olarak tamamlanmasıyla senet hukuki sonuç doğurur. Buna karşılık, senedin doldurma yetkisine aykırı şekilde tamamlanması hâlinde, bu durum kambiyo hukukunda senedin ileri sürülmesi ve tarafların sorumluluğu bakımından hukuki sonuçlar doğurabilir. Açık keşide, uygulamada özellikle bono ve çeklerin düzenlenmesinde başvurulan bir yöntemdir.

Açık Kredi

Ticaret Hukuku

Banka veya diğer kredi kuruluşları tarafından, borçlunun mali gücü, ödeme kabiliyeti ve kredi değerliliğine duyulan güven esas alınarak, ayni bir teminat gösterilmeden yalnızca borçlunun imzası ile verilen kredi türüdür.

Açık Rekabet

Borçlar Hukuku

Piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin, hukuka ve dürüst rekabet ilkelerine uygun olarak, serbest ve eşit koşullar altında mal veya hizmet sunabilmelerini ifade eden rekabet anlayışıdır. Açık rekabette piyasaya giriş ve çıkış gereksiz hukuki veya fiilî engellerle sınırlandırılmaz; teşebbüsler fiyat, kalite, yenilik ve hizmet gibi unsurlar bakımından serbestçe yarışabilir. Bu ilke, kaynakların etkin kullanılmasını, tüketici refahının artırılmasını ve piyasanın sağlıklı işlemesini amaçlar. Açık rekabetin korunması, rekabet hukukunun temel hedeflerinden biri olup, rekabeti bozucu anlaşmalar, hâkim durumun kötüye kullanılması ve rekabeti önemli ölçüde azaltan birleşme ve devralmalar gibi uygulamalar hukuki denetime tabidir.

Açık rıza (kişisel veriler)

Kişisel Verilerin Korunması Hukuku

Belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rızadır; kişisel verilerin işlenmesinin temel hukuka uygunluk sebeplerindendir. Hizmetin açık rıza şartına bağlanması rızayı sakatlar; özel nitelikli verilerde işleme şartları daha sıkıdır.

6698 sayılı KVKK m.3, m.5-6

Açık Senet

Ticaret Hukuku

Düzenlenmesi sırasında içermesi gereken bazı zorunlu unsurların, tarafların anlaşması doğrultusunda sonradan doldurulmak üzere bilinçli olarak boş bırakıldığı senettir. Açık senette, eksik bırakılan kısımların tamamlanması konusunda senedi elinde bulunduran kişiye veya belirlenen kimseye doldurma yetkisi verilir. Bu yetkinin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun şekilde kullanılmasıyla senet hukuken geçerli hâle gelir. Buna karşılık, senedin doldurma yetkisine aykırı olarak tamamlanması hâlinde, taraflar arasında ve belirli koşullarda üçüncü kişilere karşı çeşitli hukuki sonuçlar doğabilir.

Açık Teklif Usulü

İdare Hukuku

İhale sürecine katılan isteklilerin tekliflerini, belirlenen usul çerçevesinde birbirlerinin huzurunda açıkça sundukları ve tekliflerin artırılması veya değerlendirilmesi suretiyle en uygun teklifin belirlendiği ihale yöntemidir. Bu usulde rekabet ve şeffaflık esas olup, istekliler tekliflerini açık olarak beyan eder ve en avantajlı teklifin belirlenmesi amaçlanır. Açık teklif usulü, özellikle kamu ihale hukuku ile kamu mallarının satışı ve kiralanmasına ilişkin işlemlerde uygulanabilen ihale usullerinden biridir. Usulün uygulanması, ilgili mevzuatta öngörülen şart ve esaslara tabidir.

Açıklık İlkesi (Kamu Hukukunda)

İdare Hukuku

Kamu yönetiminin faaliyet ve işlemlerinin, demokratik hukuk devleti anlayışı gereği şeffaf, denetlenebilir ve kamuoyunun bilgisine açık şekilde yürütülmesini ifade eden temel ilkedir. Bu ilke uyarınca idarenin işlem ve kararlarının gerekçeli olması, kamuoyunun bilgi edinme hakkının güvence altına alınması ve idarenin hesap verebilir şekilde hareket etmesi esastır. Açıklık ilkesi, kamu yönetiminde hukuka uygunluğun, katılımcılığın ve kamu güveninin sağlanmasına hizmet eder. Ancak millî güvenlik, devlet sırrı, kamu düzeni, soruşturmanın gizliliği, kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliği gibi kanunda öngörülen hâllerde bu ilkeye sınırlamalar getirilebilir.

Açıklık İlkesi (Özel Hukukta)

Medeni Hukuk

Özellikle eşya hukukunda geçerli olan ve ayni hakların kazanılması, devri, değiştirilmesi veya sona erdirilmesine ilişkin hukuki durumların üçüncü kişiler tarafından bilinebilir ve belirlenebilir olmasını ifade eden ilkedir. Bu ilke uyarınca, ayni haklar gizli şekilde kurulamaz; hak sahipliği ve hak üzerindeki değişiklikler, kanunun öngördüğü açıklık araçlarıyla dış dünyaya yansıtılmalıdır. Açıklık ilkesi, hukuki güvenliğin sağlanmasını, üçüncü kişilerin korunmasını ve ayni haklara ilişkin hukuki ilişkilerde belirliliğin temin edilmesini amaçlayan eşya hukukunun temel ilkelerinden biridir.

Aciyo

Ticaret Hukuku

Aciyocu, para, döviz, kıymetli evrak veya sermaye piyasası araçlarının fiyatlarındaki değişimlerden kazanç sağlamak amacıyla alım satım yapan kişidir. Terim özellikle, spekülatif işlemlerle fiyat hareketlerinden menfaat elde eden kimseler için kullanılır.

Aciyotaj

Ticaret Hukuku

Aciyotaj (agiotaj), para, döviz, kıymetli evrak veya sermaye piyasası araçlarının fiyatlarındaki dalgalanmalardan yararlanarak kazanç elde etme amacıyla yapılan alım satım faaliyetidir. Kavram, özellikle borsa ve finans piyasalarında spekülatif işlemleri ifade etmek için kullanılır. Aciyotaj tek başına hukuka aykırı değildir. Ancak yanıltıcı bilgi yayma, yapay fiyat oluşturma veya piyasa manipülasyonu gibi hukuka aykırı yöntemlerle gerçekleştirilmesi hâlinde hukuki ve cezai sorumluluk doğabilir.

Aciz

İcra İflas Hukuku

Aciz, borçlunun mevcut malvarlığının borçlarını karşılamaya yetmemesi nedeniyle borcunu tamamen veya kısmen ödeyemeyecek durumda bulunmasını ifade eder. İcra ve iflas hukukunda, yapılan takip sonucunda borcun tahsil edilemediğinin tespit edilmesi hâlini belirtir. Borçlunun borcunu karşılayacak yeterli malvarlığı bulunmaması durumunu ifade eder. Aciz hâlinin tespiti üzerine, şartları varsa aciz belgesi düzenlenebilir. Aciz, borcu ortadan kaldırmaz; yalnızca borcun mevcut malvarlığıyla tahsil edilemediğini gösterir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

Aciz vesikası

İcra ve İflas Hukuku

İcra takibi sonucunda borçlunun haczedilen malvarlığının borcun tamamını karşılamadığını gösteren resmi belgedir. Alacaklıya alacağının ödenmeyen kısmı için verilir; bu belgeye bağlanan alacakta borçluya karşı zamanaşımı borcun ikrarı hükmünde olup belge, borçlu lehine yeni mal iktisap edilmesi halinde tamamlama haczi imkânı tanır.

2004 sayılı İİK m.143, m.251

Acizlik Def'i

İcra İflas Hukuku

Acizlik def'i, borçlunun, alacaklının edimini yerine getiremeyecek durumda olduğunu ileri sürerek, alacaklı edimini ifa edinceye veya ifayı güvence altına alıncaya kadar kendi edimini ifa etmekten kaçınmasına imkân veren bir savunma hakkıdır.

Ad hoc

Latince kökenli olup "bu işe özgü", "özel olarak", "belirli bir amaç veya olay için" anlamına gelen hukuki terimdir. Hukukta, sürekli nitelik taşımayan; yalnızca belirli bir uyuşmazlığı, işlemi veya ihtiyacı karşılamak amacıyla oluşturulan kişi, kurul, mahkeme, komisyon ya da düzenlemeleri ifade eder. En yaygın kullanım alanlarından biri, tarafların yalnızca somut uyuşmazlığın çözümü için oluşturduğu ad hoc tahkim olup, bu tahkim türünde önceden kurulmuş bir tahkim merkezine bağlı kalınmaksızın yargılama yürütülür.

Ad Hoc Tahkim

Tarafların, aralarındaki belirli bir uyuşmazlığın çözümü amacıyla, sürekli faaliyet gösteren bir tahkim merkezine bağlı olmaksızın ve tahkim yargılamasının usulünü kendi iradeleriyle belirleyerek oluşturdukları tahkim türüdür. Ad hoc tahkimde taraflar; hakemlerin seçimi, yargılama usulü, uygulanacak kurallar ve tahkim yeri gibi hususları serbestçe kararlaştırabilirler. Tarafların usule ilişkin düzenleme yapmadığı hâllerde ise uygulanacak kurallar, ilgili ülke hukuku veya kabul edilen uluslararası tahkim kuralları çerçevesinde belirlenir.

Ad ve soyadın değiştirilmesi

Medeni Hukuk

Haklı sebeplerin varlığı halinde kişinin adının veya soyadının mahkeme kararıyla değiştirilmesidir. Dava, asliye hukuk mahkemesinde açılır; adın değiştirilmesi kişisel durum sicilinde değişiklik yapılmasını gerektirir ve üçüncü kişilerin hakları saklıdır.

4721 sayılı TMK m.27; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu

Ada Yazılı Senet

Ticaret Hukuku

Belirli bir kişi adına düzenlenen ve senet metninde hak sahibinin adı açıkça gösterilen kıymetli evraktır. Bu senetlerde hak, senet üzerinde adı yazılı kişiye aittir ve kural olarak senedin zilyetliğinin devri yanında yazılı devir beyanı (temlik) ile devredilir. Hakkın kullanılması ve borçlunun ifada bulunması, senette adı yazılı hak sahibinin veya usulüne uygun şekilde hak kazanan kişinin tespitine bağlıdır. Nama yazılı kıymetli evrakın bir türünü oluşturur.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

Adalet

Hukuk düzeninin temel amaçlarından biri olan ve bireyler arasında hak ve yükümlülüklerin hakkaniyete, eşitliğe ve hukuka uygun biçimde dağıtılmasını ifade eden temel hukuk ilkesidir. Adalet, kişilerin haklarının korunmasını, uyuşmazlıkların tarafsız ve bağımsız yargı organlarınca çözümlenmesini, hukuki güvenliğin sağlanmasını ve herkesin hukuk önünde eşit muamele görmesini amaçlar. Hukuk kurallarının oluşturulması, uygulanması ve yorumlanmasında yol gösterici temel değerlerden biridir.

Adaletname

Özellikle Osmanlı Devleti'nde padişah tarafından yayımlanan; devlet görevlilerinin hukuka ve kanuna aykırı uygulamalarını önlemek, halkın haklarını korumak, idari düzeni sağlamak ve kamu görevlilerinin görevlerini hukuka uygun şekilde yerine getirmelerini temin etmek amacıyla çıkarılan ferman niteliğindeki resmî belgedir. Adaletnamelerde, yöneticilerin ve kamu görevlilerinin uyması gereken kurallar belirtilir; hukuka aykırı davranışlar yasaklanır ve bunlara aykırı hareket edenler hakkında uygulanacak yaptırımlara yer verilir.

Adam çalıştıranın sorumluluğu

Borçlar Hukuku

Çalıştıranın, çalışanının kendisine verilen işin görülmesi sırasında başkalarına verdiği zarardan kusursuz sorumlu tutulmasıdır. Çalıştıran; çalışanını seçerken, talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispatlarsa sorumluluktan kurtulur.

6098 sayılı TBK m.66

Aday Memur

İdare Hukuku

Aday memur, ilk defa devlet memurluğuna atanan ve asil memurluğa geçirilmeden önce kanunda öngörülen adaylık sürecini tamamlamakla yükümlü olan kamu görevlisidir. Bu süre içinde memur, temel ve hazırlayıcı eğitim ile staj gibi süreçlere tabi tutulur ve performansı değerlendirilir. Adaylık sürecini başarıyla tamamlayan kişi asil memur statüsünü kazanır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu

Ademi İfa

Borçlar Hukuku

Borçlunun üstlendiği borcu hiç yerine getirmemesi, yani edimini hiç ifa etmemesi durumunu ifade eden borçlar hukuku kavramıdır. Borç, ifa zamanı gelmesine rağmen hiç yerine getirilmemişse ademi ifa söz konusu olur. Bu durumda alacaklı, kanunun öngördüğü şartlar çerçevesinde aynen ifa, tazminat, sözleşmeden dönme veya diğer hukuki haklarını kullanabilir.

Ademi Merkeziyetçilik

İdare Hukuku

Devlet merkezinin gücünü azaltarak yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılmasını savunan siyasi görüş. Adem-i merkeziyet, "merkezin yokluğu" manasına gelir.

Belediye Kanunu (No. 5393) /Büyükşehir Belediyesi Kanunu (No. 5216)

Adi Borç

Borçlar Hukuku

Alacaklıya borcun ifasını talep etme ve gerektiğinde dava ile icra yoluna başvurma hakkı tanıyan, borçlu bakımından ise hukuken yerine getirilmesi zorunlu olan borçtur. Borç yerine getirilmediği takdirde alacaklı, devletin cebrî icra organlarından yararlanarak alacağını tahsil edebilir.

Adi Çek

Ticaret Hukuku

Adi çek, üzerinde özel bir kayıt veya sınırlayıcı hüküm bulunmayan, genel hükümlere tabi olan ve hamili tarafından ibraz edildiğinde ödenmesi gereken çek türüdür. Bu çek, kanunda öngörülen zorunlu unsurları taşıması hâlinde herhangi bir özel çek niteliği (örneğin çapraz çek veya hesaba geçirilecek çek) taşımaksızın tedavül eder.

Adi Faiz

Borçlar Hukuku

Adi faiz, bir para borcunun kullanılması veya vadesinde ödenmemesi nedeniyle, kanun ya da sözleşme gereğince belirli bir oran üzerinden hesaplanan ve anaparaya ek olarak ödenmesi gereken faizdir. Borç ilişkisinden doğan olağan faiz türünü ifade eder. Adi faiz; anapara (akdî/kapital) faizi ile temerrüt faizini kapsayan genel bir kavramdır. Ticari işlerde uygulanan ticari faizden farklı olarak, ticari nitelik taşımayan borç ilişkilerinde uygulanır. Faizin oranı taraflarca kararlaştırılabilir; kararlaştırılmamışsa veya kanuni sınırlara aykırıysa ilgili kanun hükümlerine göre kanuni faiz uygulanır.

Adi Hisse Senedi

Ticaret Hukuku

Sahibine şirket ortaklığı sıfatı kazandıran ve kanun veya esas sözleşme ile herhangi bir imtiyaz tanınmamış olan payı temsil eden kıymetli evraktır. Adi hisse senedi sahibi, pay sahiplerine tanınan genel haklardan eşit şekilde yararlanır. Adi hisse senedi sahipleri; kâr payı alma, tasfiye bakiyesine katılma, genel kurula katılma ve oy kullanma, bilgi alma ve inceleme, rüçhan hakkı gibi pay sahipliği haklarına sahiptir. Buna karşılık imtiyazlı hisse senedi sahiplerine belirli konularda (örneğin kâr payı, oy hakkı veya tasfiye payı bakımından) diğer pay sahiplerinden üstün haklar tanınabilir. Günümüzde anonim şirketlerde fiziki hisse senedi yerine çoğunlukla kaydileştirilmiş pay sistemi kullanılmaktadır.

Adi İflas

İcra İflas Hukuku

Adi iflas, iflasa tabi bir borçlunun, kanunda öngörülen sebeplerden birinin gerçekleşmesi üzerine mahkeme kararıyla iflasına hükmedilmesi ve malvarlığının tasfiye edilerek alacaklıların alacaklarının garameten ödenmesini sağlayan genel iflas yoludur. Bu iflas türünde, iflasa tabi borçlunun haczi kabil bütün mal ve hakları iflas masasına dâhil edilir. Adi iflas, alacaklının genel iflas yoluyla takip yapması sonucunda gerçekleşen klasik iflas türüdür. Doğrudan doğruya iflas ve sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflası gibi özel iflas hâllerinden ayrılır. Adi iflasın açılmasıyla birlikte borçlu hakkında bireysel takipler durur ve alacaklılar alacaklarını iflas masasına bildirerek tasfiye sürecine katılırlar.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

Adi kefalet

Borçlar Hukuku

Kefilin, asıl borçlu takip edilip aciz belgesi alınmadıkça veya takip imkânsız hale gelmedikçe ödeme yapmaktan kaçınabildiği kefalet türüdür. Kefile tartışma (peşin dava) def'i tanır; müteselsil kefaletten bu yönüyle ayrılır. Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmalı ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi kefilin el yazısıyla belirtilmelidir.

6098 sayılı TBK m.585

Adi Kefil

Borçlar Hukuku

Adi kefil, alacaklının borcun ödenmesini öncelikle asıl borçludan talep etmesini ve kanunda öngörülen takip yollarını tüketmesini isteme hakkına sahip olan kefildir. Asıl borçlu borcunu ödemez ve gerekli takipler sonuçsuz kalırsa alacaklı adi kefile başvurabilir.

Adi ortaklık

Borçlar Hukuku / Ticaret Hukuku

İki veya daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Tüzel kişiliği yoktur; ortaklar kural olarak ortaklık borçlarından müteselsilen ve sınırsız sorumludur. Şirket sözleşmesi herhangi bir şekle tabi değildir.

6098 sayılı TBK m.620-645

Adi senet

Medeni Usul Hukuku

Resmi bir makam veya memurun katılımı olmaksızın taraflarca düzenlenen ve imzalanan yazılı belgedir. Mahkeme önünde ikrar edilen veya imzası inkâr edilmeyen adi senet kesin delil teşkil eder. Resmi senetten farklı olarak düzenlenmesinde noter gibi resmi merci katılımı bulunmaz.

6100 sayılı HMK m.200 vd.

Adi Şirket

Borçlar Hukuku

Adi şirket, iki veya daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca ulaşmak için birleştirmeyi üstlendikleri, tüzel kişiliği bulunmayan ve ortaklar arasında yapılan şirket sözleşmesiyle kurulan şirket türüdür.

6098 sayılı TBK

Adi Tasfiye

İcra İflas Hukuku

Adi tasfiye, iflasın kanunda öngörülen genel usule göre yürütüldüğü, iflas masasındaki mal ve hakların ayrıntılı şekilde tespit edilerek paraya çevrildiği ve elde edilen tutarın sıra cetveline göre alacaklılara dağıtıldığı tasfiye usulüdür.

Adil Vergi

Vergi Hukuku

Adil vergi, vergi yükünün kişilerin mali güçleriyle orantılı olarak dağıtıldığı, eşitlik, genellik ve mali güce göre vergilendirme ilkelerine uygun şekilde uygulanan vergi anlayışını ifade eder. Bu anlayışta, benzer durumda olan kişiler benzer, farklı mali güce sahip olan kişiler ise mali güçleri oranında vergilendirilir. Adil vergi anlayışının temelini vergide eşitlik, mali güce göre vergilendirme ve genellik ilkeleri oluşturur. Türk hukukunda bu ilke, 1982 Anayasası'nın 73. maddesinde yer alan "Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür." hükmüne dayanır. Bu ilke, vergi sisteminde sosyal adaletin sağlanmasını ve vergi yükünün hakkaniyete uygun biçimde dağıtılmasını amaçlar.

Adil Yargılanma Hakkı

Adil yargılanma hakkı, kişilerin hak ve yükümlülükleri ile kendilerine yöneltilen suçlamaların, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından makul süre içinde, hukuka uygun usuller izlenerek, açık ve hakkaniyete uygun şekilde karara bağlanmasını güvence altına alan temel hak ve özgürlüktür. Adil yargılanma hakkı; mahkemeye erişim hakkı, bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma, kanuni hâkim güvencesi, makul sürede yargılanma, aleniyet ilkesi, savunma hakkı, silahların eşitliği, çelişmeli yargılama, gerekçeli karar hakkı ve kararların etkili şekilde uygulanması gibi güvenceleri kapsar. Bu hak, 1982 Anayasası'nın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Adli

Adli, yargı faaliyetleriyle, mahkemelerle, yargılama süreçleriyle ve adalet hizmetleriyle ilgili olan; hukuki uyuşmazlıkların çözümü ve suçların yargılanmasına ilişkin işlemleri ifade eden hukuki nitelendirmedir. Adli kavramı, yargı organlarının yürüttüğü faaliyetleri ifade eder ve birçok hukuk alanında kullanılır.

Adli emanet

Ceza Muhakemesi Hukuku

Soruşturma ve kovuşturma sürecinde el konulan eşya ile delil olarak saklanması gereken malzemenin, ilgili mevzuat uyarınca adli emanet memurluğunca muhafaza edilmesidir. Eşyanın kaydı, saklanması ve iadesi Suç Eşyası Yönetmeliği hükümlerine göre yürütülür.

5271 sayılı CMK m.123 vd.; Suç Eşyası Yönetmeliği

Adli Hata

Adli hata, yargılama sürecinde mahkemeler veya diğer yargı mercileri tarafından maddi vakıaların değerlendirilmesi, hukukun uygulanması ya da usul işlemlerinde yapılan yanlışlıklar nedeniyle hukuka aykırı veya hatalı bir karar verilmesi ya da işlem tesis edilmesidir.

Adli İdare Usulü

İdare Hukuku

Adli idare usulü, mahkemelerin yargılama faaliyeti dışında kalan idari nitelikteki iş ve işlemlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları ifade eder. Bu kapsamda mahkemelerin teşkilat, personel, yazı işleri, dosya yönetimi ve diğer idari hizmetlerine ilişkin işlemler adli idare usulü çerçevesinde yürütülür.

Adli kolluk

Ceza Muhakemesi Hukuku

Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda suçların soruşturulmasında görev yapan kolluk birimleridir (emniyet, jandarma, sahil güvenlik ve gümrük muhafaza içindeki ilgili birimler). Adli görevleri bakımından savcıya bağlıdırlar; idari kolluktan görev ölçütüyle ayrılır.

5271 sayılı CMK m.164-167; Adli Kolluk Yönetmeliği

Adli kontrol

Ceza Muhakemesi Hukuku

Tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama yerine uygulanabilen ve şüpheli/sanığın yurt dışına çıkamamak, imza atmak, konutu terk etmemek, elektronik kelepçe gibi yükümlülüklere tabi tutulmasını sağlayan koruma tedbiridir. Tutuklamaya göre daha hafif bir tedbir olup ölçülülük ilkesinin gereğidir; süre sınırlamalarına tabidir.

5271 sayılı CMK m.109-115

Adli Müşavirlik

Adli müşavirlik, kamu kurum ve kuruluşları veya özel hukuk tüzel kişilerine hukuki konularda danışmanlık yapan, dava ve icra takiplerini yürüten, hukuki görüş bildiren ve kurumun hukuki işlemlerini mevzuata uygun şekilde yürütmesine yardımcı olan hukuk hizmetini ifade eder.

Adli müzaheret

Medeni Usul Hukuku

Adli yardımın eski hukuk dilindeki karşılığıdır; yargılama giderlerini karşılayamayacak durumda olanların harç ve masraflardan geçici muafiyetini ifade eder. Güncel mevzuatta 'adli yardım' terimi kullanılmaktadır.

6100 sayılı HMK m.334 vd.

Adli Müzekkere

Adli müzekkere, bir mahkeme veya adli makam tarafından başka bir mahkeme, kamu kurumu, gerçek kişi veya tüzel kişiye belirli bir hususun yerine getirilmesi, bilgi veya belge gönderilmesi ya da bir işlemin yapılması amacıyla yazılan resmî yazıdır.

Adli para cezası

Ceza Hukuku

Hükümlünün, kanunda belirtilen usule göre belirlenen bir miktar parayı Devlet Hazinesine ödemesine karar verilmesidir. Gün sayısı ile bir gün karşılığı miktarın çarpımıyla hesaplanır (gün para sistemi); ödenmemesi halinde kamuya yararlı işte çalışma veya hapse çevirme gündeme gelir.

5237 sayılı TCK m.52; 5275 sayılı Kanun m.106

Adli Rapor

Adli rapor, adli makamların talebi üzerine, bir kişinin bedensel veya ruhsal durumunun, meydana gelen bir olayın ya da bir bulgunun hukuki açıdan değerlendirilmesi amacıyla uzman kişiler tarafından düzenlenen resmî nitelikteki sağlık veya teknik rapordur.

Adli sicil arşiv kaydı

Ceza Hukuku

İnfazı tamamlanan mahkûmiyetlere ilişkin adli sicil bilgilerinin silinerek aktarıldığı ikincil kayıttır. Arşiv kayıtları, kanunda öngörülen sürelerin (kural olarak beş yıl; belirli suçlarda ve yasaklanmış hakların geri verilmesi hâlinde farklı süreler) dolmasıyla tamamen silinir.

5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.9, m.12

Adli sicil kaydı

Ceza Hukuku

Kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbiri mahkûmiyetlerinin kaydedildiği resmi sicildir. Ceza veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanmasıyla adli sicil kaydı silinerek arşiv kaydına alınır. Halk arasında 'sabıka kaydı' olarak bilinir.

5352 sayılı Adli Sicil Kanunu

Adli Tasfiye

İcra İflas Hukuku

Adli tasfiye, bir kişinin veya tüzel kişinin malvarlığının, mahkeme veya yetkili adli makamların denetimi altında tasfiye edilerek borçların ödenmesi ve kalan malvarlığının hak sahiplerine dağıtılması işlemidir. Adli tasfiye, özellikle iflas tasfiyesi, tereke tasfiyesi veya kanunda öngörülen diğer zorunlu tasfiye hâllerinde uygulanır. Tasfiye işlemleri, ilgililerin haklarının korunması amacıyla yargısal denetim altında yürütülür. Bu yönüyle, ilgililerin kendi iradeleriyle yaptıkları adi (iradi) tasfiye işlemlerinden ayrılır. İflas hukukunda adli tasfiye, iflas masasının oluşturulması, malların paraya çevrilmesi ve alacaklılara dağıtılması süreçlerini kapsar.

Adli tatil

Usul Hukuku

Adli yargıda her yıl 20 Temmuz'da başlayıp 31 Ağustos'ta sona eren ve kural olarak duruşma yapılmayan dönemdir. Acele işler, tutuklu işler ve kanunda sayılan dava türleri adli tatilde de görülür; adli tatile denk gelen süreler kural olarak tatilin bittiği günden itibaren uzar.

6100 sayılı HMK m.102-104; 5271 sayılı CMK m.331

Adli Teşkilat

Adalet hizmetlerinin yürütülmesini sağlayan; mahkemeler, Cumhuriyet başsavcılıkları ve bunlara bağlı yargı birimleri ile yardımcı adli kurumların oluşturduğu örgütlenmedir. Amacı, yargı faaliyetlerinin düzenli, hızlı ve etkin şekilde yürütülmesini sağlamaktır.

Adli tıp

Ceza Muhakemesi Hukuku

Hukuki uyuşmazlıkların ve ceza soruşturmalarının aydınlatılmasında tıp biliminin verilerinden yararlanılmasını konu alan bilim dalıdır. Türkiye'de resmi bilirkişilik görevi Adalet Bakanlığına bağlı Adli Tıp Kurumu tarafından yürütülür; ölüm sebebi tespiti, yaş tayini, maluliyet oranı gibi konularda rapor düzenlenir.

2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu

Adli Tıp Kurumu

Adli olaylarda tıp ve diğer adli bilimler alanında bilimsel ve teknik bilirkişilik hizmeti sunan, Adalet Bakanlığına bağlı resmî bir kamu kurumudur. Kurumun temel görevi, mahkemeler, hâkimlikler ve Cumhuriyet savcılıklarının ihtiyaç duyduğu adli tıbbi inceleme ve bilirkişi raporlarını hazırlamaktır.

Adli Tıp Meclisi

Geçmişte Adli Tıp Kurumu bünyesinde bulunan, adli tıp alanındaki önemli ve karmaşık bilimsel konularda görüş bildiren en yüksek bilimsel kurul idi.

Adli yardım

Medeni Usul Hukuku

Yargılama giderlerini karşılama gücünden yoksun kişilerin, haklı oldukları yolunda kanaat uyandırmaları koşuluyla harç ve giderlerden geçici olarak muaf tutulması ve gerekirse kendilerine ücretsiz avukat görevlendirilmesidir. Baro adli yardım büroları aracılığıyla da avukatlık hizmeti sağlanır.

6100 sayılı HMK m.334-340; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.176 vd.

Adli yargı

Yargılama Hukuku

Anayasa yargısı, idari yargı ve seçim yargısı dışında kalan; özel hukuk uyuşmazlıkları ile ceza davalarına bakan genel yargı koludur. İlk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri (istinaf) ve Yargıtay'dan oluşan üç dereceli bir yapıya sahiptir.

5235 sayılı Kanun; 2797 sayılı Yargıtay Kanunu

Adliye

Yargı hizmetlerinin yürütüldüğü; mahkemeler, Cumhuriyet başsavcılıkları ve diğer adli birimlerin bulunduğu kamu hizmet binası ile bu hizmetlerin yürütüldüğü kurumsal yapıyı ifade eden genel bir kavramdır.

Adliye Bilgilendirme Sistemi (ABS)

Adliyelerde vatandaşların dava, duruşma ve adli işlemler hakkında bilgiye kolay ve hızlı şekilde ulaşmasını sağlamak amacıyla kullanılan elektronik bilgilendirme sistemidir. Sistem, adliye hizmetlerinin daha düzenli, şeffaf ve erişilebilir yürütülmesine katkı sağlar.

Af

Ceza Hukuku / Anayasa Hukuku

Kesinleşmiş cezaların tamamen veya kısmen ortadan kaldırılması (özel af) ya da kamu davasının düşmesi ve mahkûmiyetin bütün sonuçlarıyla ortadan kalkması (genel af) sonucunu doğuran tasarruftur. Genel ve özel af ilanı TBMM'nin yetkisindedir; Cumhurbaşkanı belirli hallerde cezaları hafifletebilir veya kaldırabilir.

Anayasa m.87, m.104; 5237 sayılı TCK m.65

Af Hakkı

Devletin belirli suçlar veya hükümlüler hakkında ceza yaptırımını tamamen veya kısmen ortadan kaldırma ya da hafifletme yetkisidir. Af, kamu hukuku niteliğinde olup devletin egemenlik yetkisinin bir sonucudur.

Af Yetkisi

Devletin kamu yararı, toplumsal barış veya insani nedenlerle belirli suçlar ya da hükümlüler hakkında ceza yaptırımını tamamen veya kısmen ortadan kaldırma veya hafifletme konusunda sahip olduğu anayasal yetkidir.

Ağır Ceza İşleri

Ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçlara ilişkin dava, soruşturma ve yargılama işlemlerinin yürütülmesini ifade eder. Bu kapsamda, kanunun ağır ceza mahkemesini görevli kıldığı suçlara ilişkin tüm adli işlemler yer alır.

Ağır ceza mahkemesi

Ceza Muhakemesi Hukuku

Kanunun ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin davalara bakan ceza mahkemesidir. Bir başkan ve iki üyeden oluşan heyet halinde çalışır.

5235 sayılı Kanun m.12

Ağır İhmal

Borçlar Hukuku

Bir kişinin dikkat ve özen yükümlülüğünü, makul bir insanın aynı koşullarda göstereceği en temel özeni dahi göstermeyecek derecede ihlal etmesidir. Başka bir ifadeyle, en basit dikkat ve özen kurallarına aykırı davranılması sonucu meydana gelen ihmaldir.

Ağır kusur

Borçlar Hukuku

Kast ve ağır ihmali kapsayan kusur derecesidir; en basit özen yükümlülüğünün dahi ihlal edilmesini ifade eder. Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmalar kesin hükümsüzdür; sigorta ve iş hukukunda sonuçları ağırlaştırıcı etkendir.

6098 sayılı TBK m.115

Ağır Tahrik

Ceza Hukuku

Ağır tahrik, eski Türk Ceza Kanunu döneminde kullanılan ve failin ağır bir haksız tahrikin etkisi altında suç işlemesini ifade eden bir kavramdır.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis

Ceza Hukuku

Hükümlünün hayatı boyunca devam eden ve kanunda belirtilen sıkı güvenlik rejimine göre çektirilen en ağır hapis cezasıdır. Koşullu salıverilme süresi diğer cezalara göre daha uzundur; ölüm cezasının kaldırılmasıyla Türk hukukundaki en ağır yaptırım halini almıştır.

5237 sayılı TCK m.47; 5275 sayılı Kanun m.25, m.107

Ahde vefa ilkesi

Borçlar Hukuku

Sözleşmeye bağlılık (pacta sunt servanda) ilkesi; usulüne uygun kurulmuş sözleşmelerin, koşullar değişse dahi taraflarca kararlaştırıldığı şekilde ifa edilmesi gerektiğini ifade eder. İstisnası, aşırı ifa güçlüğü halinde sözleşmenin uyarlanmasıdır.

6098 sayılı TBK m.138 (istisna yönünden)

Ahit

İki veya daha fazla kişi ya da devlet arasında yapılan; taraflara karşılıklı hak ve yükümlülükler yükleyen söz, vaat, antlaşma veya taahhüt anlamına gelen hukuki ve tarihî bir kavramdır.

Ahitleşme

İki veya daha fazla tarafın belirli bir konuda karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla anlaşmaya (ahit yapmaya) varmasıdır. Kavram, özellikle devletler hukukunda devletlerin bir uluslararası antlaşma akdetmesini ifade eder.

Ahlak Kuralı

Ahlak kuralı, toplumun doğru, dürüst, iyi ve kötüye ilişkin ortak değer yargılarından doğan; bireylerin davranışlarını vicdan ve toplumsal değerlendirme yoluyla yönlendiren sosyal düzen kurallarıdır.

Ahzu Kabz

Ahzu kabz, Arapça kökenli bir hukuk terimi olup "alma ve teslim alma, tahsil etme" anlamına gelir. Hukuk uygulamasında, özellikle vekâlet ilişkilerinde, bir kimsenin başkası adına para, mal, alacak veya kıymetli evrakı teslim alma ve tahsil etme yetkisini ifade eder. Ahzu kabz yetkisi, vekilin müvekkili adına para tahsil etmesine, ödeme almasına, mal veya kıymetli evrakı teslim almasına, alacakları tahsil etmesine imkân veren özel bir temsil yetkisidir.

Aidat (kat mülkiyetinde)

Eşya Hukuku

Kat maliklerinin, anagayrimenkulün ortak giderlerine (kapıcı, güvenlik, bakım, onarım vb.) katılmak üzere ödedikleri avans ve gider payıdır. Yönetim planında aksi kararlaştırılmadıkça bazı giderlere eşit, bazılarına arsa payı oranında katılım esastır; ödemeyen malikten aylık %5 gecikme tazminatı istenebilir.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m.20

Aile hekimliği (iş göremezlik yönünden)

Sosyal Güvenlik Hukuku

Birinci basamak sağlık hizmetini yürüten aile hekimlerinin, sigortalılara istirahat raporu düzenleyebilmesi ve bu raporların geçici iş göremezlik ödeneğine esas alınmasıdır. Tek hekim raporlarında süre sınırlamaları SGK mevzuatında düzenlenmiştir.

5510 sayılı Kanun m.18; ilgili SGK tebliğleri

Aile hukuku

Medeni Hukuk

Nişanlanma, evlenme, boşanma, mal rejimleri, soybağı, evlat edinme, velayet, vesayet ve nafaka gibi aile ilişkilerini düzenleyen medeni hukuk dalıdır. Türk Medeni Kanunu'nun İkinci Kitabında düzenlenmiştir; kamu düzenini yakından ilgilendirdiğinden emredici kurallar ağırlıktadır.

4721 sayılı TMK m.118-494

Aile içi şiddet

Aile Hukuku

Aile bireyleri arasında gerçekleşen fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik şiddet eylemleridir. 6284 sayılı Kanun; koruyucu ve önleyici tedbir kararları (uzaklaştırma, iletişimin engellenmesi, geçici maddi yardım vb.) ile şiddet mağdurlarını korur. Tedbir kararları mülki amir veya hâkim tarafından verilebilir.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun

Aile konutu şerhi

Aile Hukuku / Eşya Hukuku

Eşlerin ortak yaşamlarını sürdürdükleri konutun tapu kütüğüne işlenen ve malik olmayan eşin rızası bulunmadan konutun devrini veya üzerindeki hakların sınırlandırılmasını engelleyen şerhtir. Malik olmayan eş tapu müdürlüğünden şerh konulmasını isteyebilir.

4721 sayılı TMK m.194

Aile mahkemesi

Aile Hukuku

Aile hukukundan doğan dava ve işlere bakmak üzere kurulan özel görevli mahkemedir. Boşanma, nafaka, velayet, mal rejimi tasfiyesi ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler görev alanına girer; kurulmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.

4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Kanunu

Akdi faiz

Borçlar Hukuku / Ticaret Hukuku

Tarafların sözleşmeyle kararlaştırdıkları faizdir; anapara faizi ve temerrüt faizi için ayrı ayrı belirlenebilir. Adi işlerde sözleşmesel anapara faizi, yasal faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz; ticari işlerde ise oran serbestçe kararlaştırılabilir, ancak bileşik faiz kural olarak yasaktır.

6098 sayılı TBK m.88, m.120; 3095 sayılı Kanun; 6102 sayılı TTK m.8-9

Akıl hastalığı (ceza sorumluluğu)

Ceza Hukuku

Akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişiye ceza verilmemesi; ancak güvenlik tedbirine hükmedilmesidir. Yönlendirme yeteneği azalmış ancak tamamen kalkmamış kişilerde ceza indirilir.

5237 sayılı TCK m.32, m.57

Akreditif

Ticaret Hukuku / Bankacılık Hukuku

Uluslararası ticarette ithalatçının bankasının, satıcıya (lehtar) belgelerin akreditif şartlarına uygun ibrazı karşılığında ödeme yapmayı taahhüt ettiği ödeme ve teminat aracıdır. Türk hukukunda özel olarak düzenlenmemiş olup uygulamada ICC'nin UCP 600 kuralları esas alınır; havale ve vekâlet hükümleri kıyasen uygulanır.

UCP 600 (ICC Yeknesak Kurallar); 6098 sayılı TBK (kıyasen)

Aktif husumet ehliyeti

Medeni Usul Hukuku

Bir davada davacı sıfatıyla yer alabilme, yani dava konusu hakkın sahibi olma durumudur (sıfat). Dava şartı olan taraf ehliyetinden farklıdır; sıfat yokluğu davanın esastan reddine yol açar. Davalı tarafı ilgilendiren yönü ise pasif husumet olarak adlandırılır.

6100 sayılı HMK m.50 vd. (bağlantılı)

Alacağın devri (temliki)

Borçlar Hukuku

Alacaklının, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını yazılı bir sözleşmeyle üçüncü kişiye devretmesidir. Devir yazılı şekle tabidir; borçlu devri öğrenmeden önce eski alacaklıya iyiniyetle yaptığı ödemeyle borcundan kurtulur. Kanun, sözleşme veya işin niteliği devre engel olabilir.

6098 sayılı TBK m.183-194

Alacak davası

Medeni Usul Hukuku

Alacaklının, borçludan olan alacağının tahsiline karar verilmesini istediği eda davasıdır. Para alacaklarında alacaklı, alacağın miktarını tam olarak belirleyemiyorsa belirsiz alacak davası açabilir. Genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir; ticari davalarda asliye ticaret mahkemesi görevlidir.

6100 sayılı HMK m.105 vd.

Alacaklı

Borçlar Hukuku

Borç ilişkisinde borçludan bir edimi (verme, yapma veya yapmama) talep etme hakkına sahip olan taraftır. Alacak hakkı nisbi bir hak olup kural olarak yalnızca borçluya karşı ileri sürülebilir; alacaklı, ifa edilmeyen borç için cebri icra yollarına başvurabilir.

6098 sayılı TBK genel hükümler

Alacaklının temerrüdü

Borçlar Hukuku

Alacaklının, usulüne uygun olarak önerilen ifayı haklı bir sebep olmaksızın reddetmesi veya ifa için gerekli hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınmasıdır. Borçlu bu durumda hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere tevdi hakkını kullanabilir veya sözleşmeden dönebilir.

6098 sayılı TBK m.106-110

Aleniyet ilkesi

Yargılama Hukuku

Duruşmaların herkese açık yapılmasını öngören yargılama ilkesidir; yargıya güveni ve denetlenebilirliği sağlar. Genel ahlâk veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde ve çocuklara ilişkin yargılamalarda kapalılık kararı verilebilir.

Anayasa m.141; 5271 sayılı CMK m.182; 6100 sayılı HMK m.28

Aleyhe bozma yasağı

Ceza Muhakemesi Hukuku

Sanık lehine yapılan kanun yolu başvurusu üzerine verilen bozma kararından sonra, yeni hükümde önceki cezadan daha ağır bir cezaya hükmedilememesidir (reformatio in peius yasağı). Yalnızca sanık veya onun lehine ilgililer tarafından başvurulmuş olması koşuluna bağlıdır.

5271 sayılı CMK m.307/5

Aleyhe hüküm verme yasağı (hukuk)

Medeni Usul Hukuku

Hukuk yargılamasında istinaf veya temyize yalnızca bir tarafın başvurması halinde, kanun yolu incelemesi sonucunda başvuranın aleyhine sonuç doğuracak şekilde hüküm kurulamamasıdır; taleple bağlılık ilkesinin kanun yolu aşamasındaki görünümüdür.

6100 sayılı HMK m.26 (taleple bağlılık); yerleşik içtihat

Alım hakkı (iştira)

Eşya Hukuku / Borçlar Hukuku

Hak sahibine, tek taraflı irade beyanıyla bir taşınmazı önceden kararlaştırılan bedelle satın alma yetkisi veren yenilik doğuran haktır. Sözleşmesi resmi şekle tabidir; tapuya şerh verildiğinde şerhte belirtilen süre içinde ve koşullarla her malike karşı ileri sürülebilir.

4721 sayılı TMK m.736; 6098 sayılı TBK m.238

Alonj

Kıymetli Evrak Hukuku

Kambiyo senedinin arka yüzünde ciro için yer kalmaması halinde senede eklenen ve ciroların üzerine yazıldığı kâğıt parçasıdır. Alonj üzerine yapılan ciro ve aval, senet üzerine yapılmış gibi hüküm doğurur.

6102 sayılı TTK m.683, m.701

Alt işveren (asıl işveren-alt işveren ilişkisi)

İş Hukuku

Asıl işverenden, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde ya da asıl işin teknolojik uzmanlık gerektiren bölümlerinde iş alan ve işçilerini yalnızca bu işte çalıştıran işverendir. Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur; muvazaalı ilişkide işçiler baştan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır.

4857 sayılı İş Kanunu m.2; Alt İşverenlik Yönetmeliği

Alt kira

Borçlar Hukuku

Kiracının, kiraya verene zarar verecek bir değişikliğe yol açmamak koşuluyla kiralananı tamamen veya kısmen başkasına kiralamasıdır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında alt kira, kiraya verenin yazılı rızasına bağlıdır.

6098 sayılı TBK m.322

Altsoy

Medeni Hukuk / Miras Hukuku

Bir kişiden kan bağıyla türeyen çocuklar, torunlar ve devamı hısımlardır. Miras hukukunda birinci zümreyi oluşturur ve saklı pay sahibidir; altsoyun varlığı halinde ana-baba ve kardeşler mirasçı olamaz.

4721 sayılı TMK m.17, m.495, m.506

Amme alacağı (kamu alacağı)

Vergi Hukuku / İdare Hukuku

Devlete, il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza ve benzeri asli ve fer'i alacaklardır. Tahsili özel bir kanunla, 6183 sayılı Kanunla düzenlenmiş olup ödeme emri, haciz, teminat isteme ve ihtiyati haciz gibi kendine özgü cebri tahsil usulleri içerir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun

Amortisman (vergi hukukunda)

Vergi Hukuku

İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan iktisadi kıymetlerin değerinin, faydalı ömürleri boyunca gider yazılmak suretiyle itfa edilmesidir. Oranlar Hazine ve Maliye Bakanlığınca ilan edilen listelere göre uygulanır.

213 sayılı VUK m.313 vd.

Ana sözleşme (esas sözleşme)

Ticaret Hukuku

Bir ticaret şirketinin kuruluşunda düzenlenen; ticaret unvanı, merkez, işletme konusu, sermaye, pay ve yönetim yapısı gibi temel unsurları içeren kurucu belgedir. Anonim şirkette 'esas sözleşme', limited şirkette 'şirket sözleşmesi' olarak adlandırılır; yazılı şekilde yapılıp imzaların ticaret sicili müdürlüğünde onaylanması gerekir.

6102 sayılı TTK m.339 vd., m.575 vd.

Anahtar teslim sözleşme

İnşaat Hukuku

Yüklenicinin, bir yapıyı tüm imalat ve tesisatıyla kullanıma hazır şekilde tamamlayıp iş sahibine teslim etmeyi götürü veya birim fiyat esasıyla üstlendiği eser sözleşmesi uygulamasıdır. Kapsam dışı işler ek iş; öngörülmeyen zorunlu artışlar iş artışı hükümlerine tabidir.

6098 sayılı TBK m.470 vd.; 4735 sayılı Kanun (kamu ihaleleri)

Analık izni (doğum izni)

İş Hukuku / Sosyal Güvenlik Hukuku

Kadın işçinin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta çalıştırılmamasıdır; çoğul gebelikte doğum öncesi süreye iki hafta eklenir. Sağlık durumu uygunsa kadın işçi doğumdan önceki üç haftaya kadar çalışabilir ve kalan süre doğum sonrasına aktarılır. Bu dönemde SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.

4857 sayılı İş Kanunu m.74; 5510 sayılı Kanun m.18

Anapara

Borçlar Hukuku

Faiz ve diğer fer'i alacaklar dışında kalan asıl borç tutarıdır. Faiz anaparaya işletilir; kısmi ödemelerde ödeme, aksi kararlaştırılmadıkça önce faiz ve giderlere, sonra anaparaya mahsup edilir.

6098 sayılı TBK m.100

Anayasa

Anayasa Hukuku

Devletin temel yapısını, organlarını, bunların işleyişini ve temel hak ve özgürlükleri düzenleyen en üst hukuk normudur. Kanunlar anayasaya aykırı olamaz; üstünlüğü, Anayasa Mahkemesince yapılan norm denetimiyle güvence altına alınır. Yürürlükteki 1982 Anayasası'nda en kapsamlı değişiklik 2017 referandumuyla yapılmıştır.

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası

Anayasa Mahkemesi

Anayasa Hukuku

Kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve TBMM İçtüzüğünün Anayasaya uygunluğunu denetleyen; bireysel başvuruları karara bağlayan ve Yüce Divan sıfatıyla yargılama yapan yüksek mahkemedir. On beş üyeden oluşur; kararları kesindir ve herkesi bağlar.

Anayasa m.146-153; 6216 sayılı Kanun

Anayasaya aykırılık itirazı (somut norm denetimi)

Anayasa Hukuku

Görülmekte olan bir davada uygulanacak kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünü mahkemenin Anayasaya aykırı görmesi ya da taraflardan birinin aykırılık iddiasını ciddi bulması halinde, konunun Anayasa Mahkemesine götürülmesidir. AYM beş ay içinde karar vermezse mahkeme davayı yürürlükteki hükme göre sonuçlandırır.

Anayasa m.152

Ani edimli sözleşme

Borçlar Hukuku

Borçlanılan edimin bir anda ifa edilmesiyle sona eren sözleşmedir (örn. satış). Sürekli edimli sözleşmelerden ayrımı; dönme-fesih ayrımında, zamanaşımında ve tasfiye ilişkisinde önem taşır.

6098 sayılı TBK (genel sistem)

Anlaşmalı boşanma

Aile Hukuku

Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılarak boşanmaya karar verilmesidir. Hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin protokolü uygun bulması zorunludur.

4721 sayılı TMK m.166/3

Anlaşmalı sınır dışı / gönüllü geri dönüş

Yabancılar Hukuku

Düzensiz göçmenlerin, sınır dışı kararının icrası yerine destek programları kapsamında ülkelerine gönüllü dönüşünün sağlanmasıdır; Göç İdaresi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülür.

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.60/A

Anlaşmanın uyarlanması (sözleşmenin uyarlanması)

Borçlar Hukuku

Sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkan olağanüstü ve öngörülemeyen değişiklikler nedeniyle edimler arası dengenin aşırı bozulması halinde, sözleşmenin hâkim kararıyla yeni koşullara uyarlanmasıdır. Kira bedelinin uyarlanması davası bunun tipik uygulamasıdır.

6098 sayılı TBK m.138, m.344/son

Anonim şirket

Ticaret Hukuku

Sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından yalnızca malvarlığıyla sorumlu bulunan sermaye şirketidir. Pay sahipleri yalnızca taahhüt ettikleri sermaye payları ile şirkete karşı sorumludur. Asgari esas sermayesi 250.000 TL'dir (kayıtlı sermaye sisteminde başlangıç sermayesi 500.000 TL); genel kurul ve yönetim kurulu zorunlu organlarıdır.

6102 sayılı TTK m.329 vd.

Antrepo

Gümrük Hukuku

Gümrük gözetimi altındaki eşyanın konulduğu, gümrük vergilerinin ödenmesinin ertelendiği genel veya özel depolama yerleridir. Antrepo işleticiliği izne tabidir; eşyanın antrepo rejimi altında kalış süresi ve sorumluluklar Gümrük Kanunu'nda düzenlenmiştir.

4458 sayılı Gümrük Kanunu m.93 vd.

Apostil şerhi

Milletlerarası Özel Hukuk

Bir ülkede düzenlenen resmi belgenin, başka bir taraf ülkede diplomatik onay aranmaksızın geçerli kabul edilmesini sağlayan tasdik şerhidir. 1961 tarihli Lahey Sözleşmesi'ne dayanır; Türkiye'de idari belgelerde valilik ve kaymakamlıklar, adli belgelerde adalet komisyonları yetkilidir.

1961 Lahey Sözleşmesi (Yabancı Resmî Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması)

Ara buluculuk son tutanağı

Usul Hukuku

Arabuluculuk faaliyeti sonunda; anlaşma, anlaşamama veya sürecin başka nedenle sona ermesini belgeleyen tutanaktır. Dava şartı arabuluculukta anlaşamama tutanağının dava dilekçesine eklenmesi zorunludur; anlaşma belgesi icra edilebilirlik şerhiyle veya taraf ve avukat imzalarıyla ilam niteliği kazanabilir.

6325 sayılı Kanun m.17-18

Ara karar

Usul Hukuku

Mahkemenin, yargılamanın yürütülmesine ilişkin olarak verdiği ve davayı esastan sonuçlandırmayan kararlardır (delil toplanması, bilirkişi görevlendirilmesi, tanık dinlenmesi vb.). Kural olarak tek başına kanun yoluna götürülemez; nihai kararla birlikte denetlenir ve hâkim ara karardan dönebilir.

6100 sayılı HMK (genel sistem)

Arabuluculuk

Usul Hukuku / Alternatif Çözüm

Tarafların, bir uyuşmazlığı tarafsız ve bağımsız üçüncü kişi (arabulucu) yardımıyla müzakere ederek çözmelerini sağlayan alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. İş, ticari ve tüketici uyuşmazlıklarının önemli bölümünde dava şartıdır; anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge gücü kazanabilir.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3; 6102 sayılı TTK m.5/A

Aracı kurum

Sermaye Piyasası Hukuku

Sermaye piyasasında alım satıma aracılık, halka arza aracılık, portföy yönetimi gibi yatırım hizmetlerini yürütmek üzere SPK'dan yetki belgesi almış anonim şirketlerdir. Faaliyetleri Sermaye Piyasası Kanunu ve SPK düzenlemelerine tabidir; yatırım kuruluşları üst başlığı altında yer alır.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.37 vd.

Arama kararı

Ceza Muhakemesi Hukuku

Suç delillerinin elde edilmesi veya şüphelinin yakalanması amacıyla konut, işyeri, üst ve eşyada arama yapılmasına imkân veren koruma tedbiridir. Kural olarak hâkim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılır. Konutta gece vakti arama kural olarak yapılamaz.

5271 sayılı CMK m.116-134; Anayasa m.20-21

Ariyet (kullanım ödüncü)

Borçlar Hukuku

Ödünç verenin bir şeyin karşılıksız olarak kullanılmasını ödünç alana bırakmayı, ödünç alanın da o şeyi kullandıktan sonra geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir. Kullanım hakkı sözleşmeyle veya işin niteliğiyle sınırlıdır; ödünç alan olağan bakım giderlerine katlanır.

6098 sayılı TBK m.379-385

Arsa ofisi / arsa üretimi

İmar Hukuku / İdare Hukuku

Kamunun, arsa ve konut üretimi yoluyla planlı kentleşmeyi sağlamak amacıyla arazi edinip altyapılı arsa üretmesidir; bu görev günümüzde ağırlıklı olarak TOKİ tarafından yürütülmektedir.

1164 sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun; 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu

Arsa payı

Eşya Hukuku

Kat mülkiyetinde, anagayrimenkulün arsasının bağımsız bölümlere tahsis edilen ortak mülkiyet payıdır. Bağımsız bölümlerin değeriyle orantılı olarak belirlenmesi zorunludur; orantısızlık halinde arsa payının düzeltilmesi davası açılabilir. Kentsel dönüşümde karar yeter sayıları arsa payı çoğunluğuna göre hesaplanır.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m.2-3; 6306 sayılı Kanun

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi

Borçlar Hukuku / İnşaat Hukuku

Arsa sahibinin arsa paylarının bir bölümünü devretmeyi, yüklenicinin ise arsa üzerinde bağımsız bölümler inşa edip bir kısmını arsa sahibine teslim etmeyi üstlendiği karma sözleşmedir. Taşınmaz devri taahhüdü içerdiğinden resmi şekilde (noter veya tapu) yapılması gerekir; uygulamada 'kat karşılığı inşaat sözleşmesi' olarak bilinir.

6098 sayılı TBK m.470 vd. (eser); 4721 sayılı TMK m.706; Noterlik Kanunu m.60

Asgari işçilik (SGK)

Sosyal Güvenlik Hukuku

İhale konusu işler ile özel bina inşaatlarında, işin yürütümü için gerekli asgari işçilik tutarının SGK'ya bildirilmiş olmasının denetlenmesidir. Eksik bildirim halinde fark prim, gecikme cezası ve idari yaptırımlar uygulanır; ilişiksizlik belgesi bu incelemeye bağlıdır.

5510 sayılı Kanun m.85

Asgari ücret

İş Hukuku

İşçilere normal bir çalışma günü karşılığı ödenen ve işçinin zorunlu ihtiyaçlarını asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücretin alt sınırıdır. Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığıyla en geç iki yılda bir belirlenir; altında ücret kararlaştırılamaz ve emredici niteliktedir.

4857 sayılı İş Kanunu m.39; Asgari Ücret Yönetmeliği

Asıl işveren

İş Hukuku

İşyerinde mal veya hizmet üretimine ilişkin asıl işi yürüten ve alt işverene iş veren işverendir. Alt işverenin işçilerine karşı, onların iş sözleşmesinden ve toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işverenle birlikte (müteselsilen) sorumludur.

4857 sayılı İş Kanunu m.2

Aşırı ifa güçlüğü

Borçlar Hukuku

Sözleşmenin yapıldığı sırada öngörülemeyen olağanüstü bir durumun borçlu aleyhine ifayı aşırı ölçüde güçleştirmesi halinde, borçlunun hâkimden sözleşmenin uyarlanmasını, mümkün değilse dönme/fesih hakkını kullanabilmesidir. Ahde vefa ilkesinin dürüstlük kuralına dayanan istisnasıdır; döviz kurundaki olağanüstü artışlar ve pandemi uygulamada tipik örneklerdir.

6098 sayılı TBK m.138

Askeri yargı (kaldırılması)

Anayasa Hukuku

2017 Anayasa değişikliğiyle askeri mahkemeler (disiplin mahkemeleri hariç) kaldırılmış; asker kişilerin suçlarına ilişkin davalar adli yargıya devredilmiştir. Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi de bu değişiklikle son bulmuştur.

Anayasa m.145 (2017 değişikliği - 6771 sayılı Kanun)

Askıya alma (grev ve lokavtta iş sözleşmesi)

İş Hukuku

Kanuni greve katılan veya lokavta uğrayan işçilerin iş sözleşmelerinden doğan hak ve borçların, grev ve lokavt süresince askıda kalmasıdır. Bu dönemde işçi ücrete hak kazanmaz; işveren de kural olarak işçi çalıştıramaz ve sözleşmeyi bu sebeple feshedemez.

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.67

Asli müdahale

Medeni Usul Hukuku

Görülmekte olan bir davanın konusu üzerinde hak iddia eden üçüncü kişinin, her iki tarafa karşı aynı mahkemede ayrı bir dava açmasıdır. Fer'i müdahaleden farklı olarak müdahil bağımsız bir taraf konumundadır; asli müdahale davası ile asıl dava birlikte görülebilir.

6100 sayılı HMK m.65

Asliye ceza mahkemesi

Ceza Muhakemesi Hukuku

Sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin görevi dışında kalan ceza davalarına bakan genel görevli ceza mahkemesidir; tek hâkimlidir. Ceza yargılamasında dava yükünün büyük bölümünü üstlenir.

5235 sayılı Kanun m.11

Asliye hukuk mahkemesi

Medeni Usul Hukuku

Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli genel hukuk mahkemesidir; sulh hukuk mahkemesinin görevi dışında kalan tüm işlere bakar. Tek hâkimlidir.

6100 sayılı HMK m.2; 5235 sayılı Kanun m.6

Asliye ticaret mahkemesi

Ticaret Hukuku

Ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakan özel görevli mahkemedir. Belirli miktarın üzerindeki ve kanunda sayılan davalarda heyet halinde, diğerlerinde tek hâkimle çalışır; kurulmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi ticaret mahkemesi sıfatıyla görev yapar.

6102 sayılı TTK m.4-5; 5235 sayılı Kanun

Atıf (kanunlar ihtilafında)

Milletlerarası Özel Hukuk

Milletlerarası özel hukukta, Türk kanunlar ihtilafı kurallarının yetkili kıldığı yabancı hukukun kendi kanunlar ihtilafı kurallarının başka bir hukuka yollama yapmasıdır. MÖHUK uyarınca yabancı hukukun kanunlar ihtilafı kuralları yalnızca kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin ihtilaflarda dikkate alınır (iade atfı ve devam eden atıf).

5718 sayılı MÖHUK m.2/3

Atipik sözleşme (isimsiz sözleşme)

Borçlar Hukuku

Kanunda özel olarak düzenlenmemiş; tarafların sözleşme özgürlüğü çerçevesinde oluşturduğu sözleşmelerdir. Karma, birleşik ve kendine özgü (sui generis) sözleşmeler olarak sınıflandırılır; franchise, factoring dışı bazı finansman modelleri ve arsa payı karşılığı inşaat tipik örneklerdir.

6098 sayılı TBK m.26-27 (sözleşme özgürlüğü)

Aval

Ticaret Hukuku / Kıymetli Evrak

Kambiyo senetlerinde (poliçe, bono, çek) senet bedelinin ödenmesini kısmen veya tamamen güvence altına alan kambiyo taahhüdüdür. 'Aval içindir' ibaresi veya senet yüzüne atılan imzayla verilir; aval veren, kimin için taahhütte bulunmuşsa onun gibi sorumlu olur ve sorumluluğu bağımsızdır.

6102 sayılı TTK m.700-702

Avans

Borçlar Hukuku / İş Hukuku

Bir sözleşmenin ifasından önce, ileride doğacak alacağa mahsuben yapılan ön ödemedir. İş hukukunda işveren, işçinin zorunlu ihtiyacı halinde hakkaniyet gereği avans vermekle yükümlüdür; eser sözleşmelerinde ise hakediş öncesi ödeme aracı olarak kullanılır.

6098 sayılı TBK m.406

Avukat

Yargılama Hukuku

Yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eden, hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine tahsis eden kamu hizmeti görevlisi ve serbest meslek mensubudur. Hukuk fakültesi mezuniyeti, staj ve baro levhasına yazılma koşullarına tabidir; avukatlık tekelinin kapsamı Avukatlık Kanunu'nda düzenlenmiştir.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu

Avukatlık ücreti (vekâlet ücreti)

Yargılama Hukuku

Avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağ veya değerdir; sözleşmeyle belirlenen akdi vekâlet ücreti ile yargılama gideri olarak karşı tarafa yükletilen ve avukata ait olan karşı vekâlet ücreti birbirinden farklıdır. Ücret, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altında kararlaştırılamaz; dava değerinin belli oranını aşan üst sınırlar da kanunda düzenlenmiştir.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.163-166; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi

Aydınlatma yükümlülüğü (KVKK)

Kişisel Verilerin Korunması Hukuku

Veri sorumlusunun, kişisel verileri elde ederken ilgili kişiye; kimliğini, işleme amacını, aktarım yapılacak alıcıları, toplama yöntemini ve hukuki sebebi ile ilgili kişinin haklarını bildirme zorunluluğudur. Yükümlülüğe aykırılık idari para cezası yaptırımına tabidir.

6698 sayılı KVKK m.10-11

Ayıplı hizmet

Tüketici Hukuku

Sözleşmede belirlenen süre içinde başlamaması veya taahhüt edilen özellikleri taşımaması nedeniyle tüketicinin makul beklentilerini karşılamayan hizmettir. Tüketici; hizmetin yeniden görülmesi, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya sözleşmeden dönme haklarından birini kullanabilir.

6502 sayılı TKHK m.13-16

Ayıplı mal

Tüketici Hukuku

Tüketiciye teslim anında, taraflarca kararlaştırılmış örnek ya da modele uygun olmaması veya objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. Tüketici; dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değişim haklarına sahiptir; satıcı, kural olarak teslimden itibaren iki yıl süreyle sorumludur.

6502 sayılı TKHK m.8-12

Ayırt etme gücü (temyiz kudreti)

Medeni Hukuk

Kişinin fiillerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme ve buna uygun davranabilme yeteneğidir. Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi sebeplerle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes ayırt etme gücüne sahip sayılır; fiil ehliyetinin temel koşuludur.

4721 sayılı TMK m.13

Aylık bağlama oranı

Sosyal Güvenlik Hukuku

Sosyal güvenlik sisteminde emekli aylığının hesaplanmasında, ortalama aylık kazancın hangi oranda aylığa dönüştürüleceğini belirleyen katsayıdır. Prim ödeme gün sayısına bağlı olarak artar; 5510 sayılı Kanun döneminde her 360 gün için %2 olarak uygulanır.

5510 sayılı Kanun m.29

Ayni hak

Eşya Hukuku

Kişilere eşya üzerinde doğrudan hâkimiyet sağlayan ve herkese karşı ileri sürülebilen mutlak haklardır. Mülkiyet ile sınırlı ayni haklar (irtifak, taşınmaz yükü, rehin) olmak üzere ikiye ayrılır; sınırlı sayı (numerus clausus) ilkesine tabidir.

4721 sayılı TMK m.683 vd.

Ayni hakların sınırlı sayısı (numerus clausus)

Eşya Hukuku

Ayni hakların yalnızca kanunda öngörülen tip ve içerikte kurulabilmesi ilkesidir. Taraflar sözleşme özgürlüğüne dayanarak kanunda olmayan yeni bir ayni hak türü yaratamaz; bu ilke tapu sicilinin güvenilirliğinin temelidir.

4721 sayılı TMK (eşya hukuku sistemi)

Ayni sermaye

Ticaret Hukuku

Şirkete nakit dışında konulan; taşınmaz, taşınır, fikri mülkiyet hakları gibi para ile değerlendirilebilen ve devrolunabilen değerlerdir. Üzerinde sınırlı ayni hak, haciz veya tedbir bulunmayan değerler ayni sermaye olabilir; değerleme, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce yapılır. Hizmet edimleri ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz.

6102 sayılı TTK m.342-343, m.581

Ayrı yaşama hakkı

Aile Hukuku

Ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece eşlerden birinin ayrı yaşayabilmesidir. Ayrı yaşama haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, tedbir nafakası ve konut/eşya kullanımı gibi önlemlere karar verir.

4721 sayılı TMK m.197

Ayrımcılık yasağı

Anayasa Hukuku / İş Hukuku

Dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmemesini emreden temel ilkedir. İş hukukunda eşit davranma ilkesine aykırılık, işçiye dört aya kadar ücreti tutarında ayrımcılık tazminatı hakkı verir; TCK m.122'de nefret ve ayrımcılık suç olarak düzenlenmiştir.

Anayasa m.10; 4857 sayılı İş Kanunu m.5; 5237 sayılı TCK m.122; 6701 sayılı TİHEK Kanunu

Azami süreli iş sözleşmesi

İş Hukuku

Tarafların en çok belirli bir tarihe kadar sürecek, ancak bu tarihten önce bildirimli fesihle sona erdirilebilecek şekilde yaptıkları iş sözleşmesidir. Yargıtay uygulamasında azami süreli sözleşmeler kural olarak belirsiz süreli sözleşme hükümlerine tabi tutulur.

4857 sayılı İş Kanunu m.11; Yargıtay içtihatları

Azil (vekâlette)

Borçlar Hukuku

Vekâlet verenin, vekâlet sözleşmesini tek taraflı irade beyanıyla sona erdirmesidir. Vekâlet ilişkisi güven esasına dayandığından her iki taraf sözleşmeyi her zaman sona erdirebilir; ancak uygun olmayan zamanda azil, karşı tarafın zararının giderilmesini gerektirir.

6098 sayılı TBK m.512

Azınlık (pay sahipliği) hakları

Ticaret Hukuku

Anonim şirketlerde sermayenin en az onda birini (halka açık şirketlerde yirmide birini) temsil eden pay sahiplerine tanınan haklardır. Genel kurulu toplantıya çağırma, gündeme madde ekletme, özel denetim isteme ve haklı sebeple feshi dava etme gibi yetkileri kapsar.

6102 sayılı TTK m.411-412, m.439, m.531

Azmettirme

Ceza Hukuku

Suç işleme kararı olmayan bir kişide suç işleme kararının oluşturulmasıdır; suça iştirak şekillerindendir. Azmettiren, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır; üstsoy-altsoy ilişkisi veya çocukların azmettirilmesi cezayı artırır.

5237 sayılı TCK m.38

Â

Âdet

Medeni Hukuk

Âdet, toplumda uzun süreden beri sürekli ve yaygın olarak uygulanması nedeniyle bağlayıcılık kazanan sosyal davranış kurallarıdır. Hukukta ise, kanunun açıkça atıf yaptığı veya hukuk boşluğunun bulunduğu hâllerde uygulanabilen ve toplum tarafından uyulması zorunlu kabul edilen yerleşik uygulamaları ifade eder.

B

Babalık Davası

Medeni Hukuk

Babalık davası, evlilik dışında doğan bir çocuk ile biyolojik baba arasında soybağının mahkeme kararıyla kurulmasını sağlamak amacıyla açılan davadır. Bu dava, çocuk ile baba arasında hukuki soybağını tesis eder ve çocuğun miras, nafaka, velayetle bağlantılı hakları ile diğer kişisel haklarının korunmasını sağlar. Anne ve çocuk tarafından açılabilir. Belirli koşullarda kayyım da çocuğu temsilen dava açabilir. Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Davada DNA incelemesi başta olmak üzere her türlü bilimsel ve hukuki delilden yararlanılabilir. Mahkemenin babalığa karar vermesiyle çocuk ile baba arasında doğumdan itibaren geçerli olmak üzere soybağı kurulmuş olur. Babalık davasıyla birlikte veya ayrı olarak iştirak nafakası ve doğum giderleri gibi bazı talepler de ileri sürülebilir.

4721 sayılı TMK m.429

Babalık Karinesi

Medeni Hukuk

Türk Medeni Kanunu'na göre, çocuğun evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden itibaren üç yüz gün içinde doğması hâlinde kocanın baba sayılacağına ilişkin kanuni karinedir. Bu karine sayesinde, belirtilen süre içinde doğan çocuğun babasının koca olduğu kabul edilir ve ayrıca babalığın ispat edilmesine gerek kalmaz. Ancak bu karine soybağının reddi davası ile çürütülebilir.

4721 sayılı TMK m.429

Bağımsız bölüm

Eşya Hukuku

Kat mülkiyetine konu olan anagayrimenkulün ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli, tapu kütüğünde bağımsız mülkiyet konusu olan daire, dükkân, büro gibi bölümleridir. Her bağımsız bölüm arsa payı ve ortak yerlerle bağlantılıdır ve tek başına devredilebilir.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m.1-2

Bağımsız Bölüm Planı

Medeni Hukuk

Kat mülkiyeti veya kat irtifakına konu bir taşınmazdaki bağımsız bölümlerin konumunu, sınırlarını, eklentilerini, numaralarını ve ortak alanlarla ilişkisini gösteren, mimari projeye uygun olarak hazırlanan plandır. Bu plan, bağımsız bölümlerin hukuki ve fiilî durumunun belirlenmesine yardımcı olur ve kat mülkiyetine ilişkin işlemlerde esas alınır.

Bağımsız denetim

Ticaret Hukuku

İşletmelerin finansal tablolarının, Türkiye Denetim Standartlarına uygun olarak yetkili bağımsız denetçilerce denetlenip görüş bildirilmesidir. Denetime tabi şirketler Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen ölçütlere (aktif toplam, net satış hasılatı, çalışan sayısı) göre saptanır; gözetim ve yetkilendirme KGK'ya aittir.

6102 sayılı TTK m.397 vd.; 660 sayılı KHK

Bağımsız İdari Otorite

Belirli bir kamu hizmeti veya ekonomik sektörün düzenlenmesi ve denetlenmesi amacıyla kanunla kurulan, idari ve mali özerkliğe sahip, görevlerini yerine getirirken siyasi otoritelerden bağımsız hareket eden kamu tüzel kişisidir. Bu kurumlar; rekabetin korunması, piyasanın düzenlenmesi, tüketicinin korunması ve belirli sektörlerin etkin şekilde denetlenmesi amacıyla faaliyet gösterir.

Bağışlama

Medeni Hukuk

Bağışlama, bağışlayanın malvarlığından bir değeri, karşılıksız olarak bağışlanana kazandırmayı üstlendiği veya devrettiği, iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Bağışlamanın geçerli olabilmesi için bağışlayanın bağışlama iradesi ile bağışlananın kabulü gerekir.

Bağışlama sözleşmesi (hibe)

Borçlar Hukuku

Bağışlayanın sağlararası sonuç doğurmak üzere, malvarlığından bağışlanana karşılıksız kazandırmada bulunduğu sözleşmedir. Taşınır bağışlama vaadi yazılı şekle, taşınmaz bağışlaması resmi şekle tabidir; elden bağışlama şekle bağlı değildir. Kanunda sayılan hallerde (ağır suç, yükümlülüklere aykırılık vb.) bağışlama geri alınabilir.

6098 sayılı TBK m.285-298

Bağlama Kütüğü

İç sularda ve kabotaj hattında kullanılan ticari veya özel amaçlı gemi, tekne ve diğer deniz araçlarının kayıt altına alındığı resmî sicildir. Bu kütük, deniz araçlarının kimlik ve mülkiyet bilgilerinin tespit edilmesini, izlenmesini ve hukuki güvenliğin sağlanmasını amaçlar.

Bağlama Limanı

Bir gemi veya deniz aracının idari bakımdan bağlı bulunduğu ve sicil kayıtlarında gösterilen resmî limandır. Bu liman, geminin fiilen sürekli bulunduğu liman olmak zorunda değildir; geminin kayıtlı olduğu limanı ifade eder.

Bağlanma parası (pey akçesi)

Borçlar Hukuku

Sözleşme kurulurken taraflardan birinin diğerine verdiği ve sözleşmenin kurulduğuna kanıt oluşturan paradır. Aksi kararlaştırılmadıkça esas alacaktan düşülür; cayma parasından farklı olarak sözleşmeden dönme hakkı vermez.

6098 sayılı TBK m.177

Bağlantılı Suç

Ceza Hukuku

Bağlantılı suç, aralarında hukuki veya fiilî ilişki bulunan, aynı kişi tarafından veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenen ya da biri diğerini hazırlayan, kolaylaştıran, gizleyen veya sonucundan yararlanmayı amaçlayan suçlardır. Bu bağlantı nedeniyle suçlar, ceza yargılamasında birlikte soruşturulabilir ve kovuşturulabilir.

Bağlantılı Davalar

Medeni Usul Hukuku

Aralarında konu, sebep veya taraf yönünden ilişki bulunan ya da biri hakkında verilecek hükmün diğer davayı etkileyebileceği davalardır. Bu tür davaların birlikte görülmesi, çelişkili kararların önlenmesi ve usul ekonomisinin sağlanması amacıyla mümkündür.

6100 sayılı HMK

Bağlı Hareketli Suç

Ceza Hukuku

Bağlı hareketli suç, kanunda suçun oluşabilmesi için belirli bir hareketin veya kanunda gösterilen hareketlerden birinin yapılmasının zorunlu olduğu suçtur. Fail, suçu ancak kanunda öngörülen hareketi gerçekleştirerek işleyebilir; bunun dışındaki davranışlarla suç oluşmaz.

Bağlı Kredi

Bir mal veya hizmetin satın alınmasının finansmanı amacıyla verilen ve belirli bir satış sözleşmesiyle ekonomik birlik oluşturan tüketici kredisidir. Bu kredi türünde kredi sözleşmesi ile mal veya hizmet satış sözleşmesi arasında hukuki ve ekonomik bir bağlantı bulunur.

Bağlı Kuruluş

Genel idare içinde yer alan, bir bakanlığın hizmet ve görev alanına giren belirli kamu hizmetlerini yürütmek amacıyla kurulan ve bakanlıkla özel bir bağlılık ilişkisi bulunan kamu kurum ve kuruluşudur.

Bağlı Ortaklık

Bağlı ortaklık, sermayesinin yarısından fazlası bir iktisadi devlet teşekkülü veya kamu iktisadi teşebbüsüne ait olan ve ona bağlı olarak faaliyet gösteren işletme veya şirketlerdir.

Bağlı şirket

Ticaret Hukuku

Bir ticaret şirketinin, doğrudan veya dolaylı olarak başka bir ticaret şirketinin (hâkim şirket) hâkimiyeti altında bulunması durumudur; şirketler topluluğu hukukunun temel kavramıdır. Hâkimiyetin hukuka aykırı kullanılması halinde bağlı şirketin kaybının denkleştirilmesi gerekir.

6102 sayılı TTK m.195 vd.

Bandrol

Fikri Mülkiyet Hukuku

Fikir ve sanat eserlerinin izinsiz çoğaltılmasını önlemek amacıyla, eser nüshalarına yapıştırılması zorunlu güvenlik etiketidir. Kitap ve müzik/film taşıyıcı materyallerinde zorunludur; bandrol yükümlülüğüne aykırılık cezai yaptırıma bağlanmıştır.

5846 sayılı FSEK m.81

Banka teminat mektubu

Bankacılık Hukuku / Ticaret Hukuku

Bankanın, muhataba karşı lehtarın bir edimini yerine getirmemesi riskini üstlendiği ve ilk talepte ödeme kaydı içerebilen garanti sözleşmesi niteliğindeki taahhüdüdür. Kefaletten farklı olarak bağımsız (fer'i olmayan) bir borçtur; kamu ihalelerinde geçici ve kesin teminat olarak yaygın kullanılır.

6098 sayılı TBK m.128 (garanti); Yargıtay içtihatları; 4734 sayılı Kanun m.34

Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması

Ceza Hukuku / Bilişim Hukuku

Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması, sahte kart üretilmesi ya da sahte kartla yarar sağlanmasını cezalandıran suç tipidir. Kartın hukuka aykırı ele geçirilme biçimine göre ayrıca hırsızlık veya dolandırıcılık gündeme gelmez; özel düzenleme uygulanır.

5237 sayılı TCK m.245

Bankacılık sırrı

Bankacılık Hukuku

Bankaların, müşterilerine ait ve müşteri ilişkisi kapsamında edindikleri bilgilerin gizliliğini koruma yükümlülüğüdür. Sır saklama yükümlülüğüne aykırılık hem idari hem cezai yaptırıma tabidir; bilgi paylaşımı ancak kanunla yetkili kılınan merciler ile müşterinin talebi/izni çerçevesinde mümkündür.

5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.73, m.159

Baro

Yargılama Hukuku

Avukatlık mesleğine mensup olanların katıldığı, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşudur. Avukatların levhaya yazılması, disiplin işlemleri, adli yardım ve CMK görevlendirmeleri baroların görev alanındadır; üst kuruluş Türkiye Barolar Birliği'dir.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.76 vd.

Basın özgürlüğü

Anayasa Hukuku / Medya Hukuku

Haber, düşünce ve kanaatlerin basın yoluyla serbestçe açıklanıp yayılabilmesini güvence altına alan temel haktır; sansür yasağını içerir. Sınırlanması ancak Anayasa'daki sebeplerle ve ölçülülük ilkesine uygun olarak mümkündür; süreli-süresiz yayınlara ilişkin usul Basın Kanunu'nda düzenlenmiştir.

Anayasa m.28-32; 5187 sayılı Basın Kanunu

Basiretli tacir (basiretli iş adamı gibi davranma)

Ticaret Hukuku

Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde tedbirli, öngörülü ve sağduyulu bir iş insanı gibi hareket etme yükümlülüğüdür. Tacirin objektif özen ölçüsünü belirler; tacir bu nedenle kural olarak ekonomik güçlük ve öngörülebilir risklere dayanarak sorumluluktan kurtulamaz.

6102 sayılı TTK m.18/2

Basit yargılama usulü (ceza)

Ceza Muhakemesi Hukuku

Asliye ceza mahkemelerinde, adli para cezası ve/veya üst sınırı iki yıla kadar hapis gerektiren suçlarda duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden yürütülebilen yargılama usulüdür. Mahkûmiyet halinde ceza dörtte bir oranında indirilir; itiraz üzerine genel hükümlere göre duruşmalı yargılama yapılır.

5271 sayılı CMK m.251-252

Basit yargılama usulü (hukuk)

Medeni Usul Hukuku

Sulh hukuk mahkemelerinde ve kanunda sayılan iş, dava ve işlerde uygulanan; dilekçeler aşamasının dava ve cevap dilekçesiyle sınırlı olduğu hızlandırılmış yargılama usulüdür. İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı dava açılması/cevap dilekçesiyle başlar; ön inceleme ve tahkikat kural olarak daha yoğun tek aşamada yürütülür.

6100 sayılı HMK m.316-322

Bayilik sözleşmesi

Ticaret Hukuku

Sağlayıcının ürünlerini sürekli biçimde satmak üzere bayiye tanıdığı yetkiye dayanan, çerçeve nitelikli ve isimsiz (atipik) sürekli borç ilişkisidir. Tek satıcılık ve franchise ile benzerlik gösterir; sona ermede uygun hallerde denkleştirme istemi (portföy tazminatı) kıyasen gündeme gelebilir.

6102 sayılı TTK m.122 (kıyasen); TBK genel hükümler

Beden muayenesi

Ceza Muhakemesi Hukuku

Bir suça ilişkin delil elde etmek amacıyla şüpheli, sanık veya diğer kişilerin vücudu üzerinde iç veya dış muayene yapılması ya da vücuttan örnek alınmasıdır. İç beden muayenesi kural olarak hâkim veya mahkeme kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı kararıyla yapılır; savcı kararı 24 saat içinde hâkim onayına sunulur.

5271 sayılı CMK m.75-76

Bedensel zarar (cismani zarar)

Borçlar Hukuku

Haksız fiil sonucu kişinin vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zarardır; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları kapsar. Ağır bedensel zararda zarar görenin yakınlarına da manevi tazminat ödenebilir.

6098 sayılı TBK m.54, m.56

Beklenmedik hâl (kaza)

Borçlar Hukuku

Borçlunun sorumlu tutulamayacağı, öngörülemeyen ve kaçınılamayan olaydır; mücbir sebepten yoğunluk derecesiyle ayrılır. Kusursuz sorumluluk halleri saklı kalmak üzere, beklenmedik hâlden doğan zarara kural olarak malik/hak sahibi katlanır.

6098 sayılı TBK genel hükümler; Yargıtay içtihatları

Bekletici mesele (bekletici sorun)

Usul Hukuku

Görülmekte olan bir davanın çözümünün, başka bir mahkemenin veya merciin görev alanına giren bir sorunun çözümüne bağlı olması halinde, o sorunun sonuçlanmasının beklenmesidir. Örneğin ceza davasının sonucunun hukuk davasında beklenmesi ya da Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusu.

6100 sayılı HMK m.165

Belge (HMK anlamında)

Medeni Usul Hukuku

Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve benzeri bilgi taşıyıcılarıdır. Senet, belgenin kesin delil gücüne sahip nitelikli türüdür.

6100 sayılı HMK m.199

Belgede sahtecilik

Ceza Hukuku

Resmi veya özel bir belgenin sahte olarak düzenlenmesi, gerçek bir belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi veya sahte belgenin kullanılmasıdır. Resmi belgede sahtecilik daha ağır cezayı gerektirir; kamu görevlisinin görevi gereği düzenlediği belgede sahteciliği nitelikli haldir.

5237 sayılı TCK m.204-212

Belirli süreli iş sözleşmesi

İş Hukuku

Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması ya da belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak yazılı yapılan iş sözleşmesidir. Esaslı bir neden olmadıkça birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz; aksi halde başından itibaren belirsiz süreli sayılır. Süre sonunda kendiliğinden sona erer ve kural olarak kıdem tazminatı doğurmaz.

4857 sayılı İş Kanunu m.11

Belirsiz alacak davası

Medeni Usul Hukuku

Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını tam ve kesin olarak belirlemesinin davacıdan beklenemediği hallerde, asgari bir tutar gösterilerek açılan ve miktarın yargılama sırasında artırılabildiği dava türüdür. Zamanaşımı, alacağın tamamı için davanın açıldığı tarihte kesilir; işçilik alacaklarında yaygın uygulanır.

6100 sayılı HMK m.107

Belirsiz süreli iş sözleşmesi

İş Hukuku

İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı sözleşme türüdür; iş hukukunda asıl olan budur. Feshinde bildirim sürelerine uyulması gerekir; iş güvencesi hükümleri ve kıdem/ihbar tazminatı rejimi esas olarak bu sözleşme tipi üzerine kuruludur.

4857 sayılı İş Kanunu m.11, m.17 vd.

Beraat

Ceza Muhakemesi Hukuku

Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, kast veya taksirin bulunmaması, hukuka uygunluk nedeninin varlığı ya da suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hallerinde verilen hükümdür. Beraat eden sanık, haksız koruma tedbirleri nedeniyle tazminat isteyebilir.

5271 sayılı CMK m.223/2

Beyanname (vergi)

Vergi Hukuku

Mükellefin vergiye ilişkin matrah ve diğer bilgileri vergi dairesine bildirdiği belgedir. Beyan esası Türk vergi sisteminin temelidir; süresinde verilmeyen veya eksik verilen beyannameler vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük yaptırımlarına yol açabilir. Günümüzde beyannameler ağırlıklı olarak elektronik ortamda verilir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.25 vd.

Beyaz ciro

Kıymetli Evrak Hukuku

Kambiyo senedinin, lehtar belirtilmeksizin yalnızca imza atılmak suretiyle devredilmesidir. Beyaz ciroyla senedi devralan hamil, senedi kendi adını yazarak veya yeniden beyaz ciroyla ya da sadece teslimle devredebilir.

6102 sayılı TTK m.683-684

Bihakkın tahliye

İnfaz Hukuku

Hükümlünün cezasının tamamını infaz ederek koşullu salıverilme gibi bir denetim yükümlülüğü olmaksızın serbest bırakılmasıdır. Bihakkın tahliye tarihi, cezanın tam infaz tarihini ifade eder ve koşullu salıverilme tarihinden sonra gelir.

5275 sayılı Kanun (infaz sistemi)

Bileşik faiz

Borçlar Hukuku / Ticaret Hukuku

İşlemiş faizin anaparaya eklenerek toplam üzerinden yeniden faiz yürütülmesidir. Türk hukukunda kural olarak yasaktır; yalnızca kanunda öngörülen sınırlı ticari istisnalarda (ör. cari hesap, tacirler arası ödünç) geçerli olabilir. Tüketici işlemlerinde bileşik faiz uygulanamaz.

3095 sayılı Kanun m.3; 6102 sayılı TTK m.8; 6098 sayılı TBK m.121

Bilgi edinme hakkı

İdare Hukuku

Herkesin, kamu kurum ve kuruluşlarının faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgelere erişimini güvence altına alan haktır. Başvurulara kural olarak 15 iş günü içinde yanıt verilir; devlet sırrı, ticari sır ve özel hayata ilişkin istisnalar saklıdır. Ret kararlarına karşı Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz mümkündür.

4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu

Bilinçli taksir

Ceza Hukuku

Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halidir; taksirli suçlarda cezayı üçte birden yarısına kadar artırır. Olası kasttan farkı, failin neticeyi kabullenmemesi ve gerçekleşmeyeceğine güvenmesidir.

5237 sayılı TCK m.22/3

Bilirkişi

Usul Hukuku

Çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde mahkemece görüşüne başvurulan uzmandır. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz; bilirkişiler bölge kurullarınca tutulan listelere kayıtlıdır ve raporları hâkimi bağlamaz, takdiri delildir.

6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu; 6100 sayılı HMK m.266 vd.; 5271 sayılı CMK m.62 vd.

Bilirkişi raporu

Usul Hukuku

Bilirkişinin, görevlendirme kapsamındaki teknik inceleme sonuçlarını gerekçeleriyle sunduğu yazılı değerlendirmedir. Taraflar rapora karşı itirazlarını sunabilir; mahkeme ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Rapor hâkimi bağlamaz ancak hükme esas alınıyorsa gerekçede tartışılması gerekir.

6100 sayılı HMK m.279-282

Bilişim suçları

Ceza Hukuku / Bilişim Hukuku

Bilişim sistemine hukuka aykırı girme, sistemi engelleme veya bozma, verileri yok etme ya da değiştirme ve banka/kredi kartlarının kötüye kullanılması gibi bilişim alanında işlenen suçlardır. TCK'nın Onuncu Bölümünde düzenlenmiştir; bilişim sisteminin araç olarak kullanılması dolandırıcılık ve hırsızlıkta nitelikli hal oluşturur.

5237 sayılı TCK m.243-246

Bina malikinin sorumluluğu

Borçlar Hukuku

Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin yapımındaki bozukluklardan ya da bakımındaki eksikliklerden doğan zarardan malikin kusursuz sorumlu olmasıdır. Malik, zarara sebep olan üçüncü kişilere rücu edebilir; intifa ve oturma hakkı sahipleri bakım eksikliğinden malikle birlikte sorumludur.

6098 sayılı TBK m.69-70

Bireysel başvuru

Anayasa Hukuku

Anayasada güvence altına alınmış, AİHS kapsamındaki temel hak ve özgürlükleri kamu gücü tarafından ihlal edilen kişilerin, olağan kanun yollarını tükettikten sonra Anayasa Mahkemesine başvurmasıdır. Başvuru, kural olarak yolların tüketildiğinin öğrenilmesinden itibaren 30 gün içinde yapılır; ihlal kararı yeniden yargılama veya tazminat sonucu doğurabilir.

Anayasa m.148; 6216 sayılı Kanun m.45 vd.

Bireysel emeklilik sistemi (BES)

Sosyal Güvenlik / Sigorta Hukuku

Bireylerin çalışma yaşamlarında yaptıkları tasarrufları uzun vadeli yatırıma yönlendirerek emeklilik döneminde ek gelir sağlamayı amaçlayan, gönüllü katılıma ve devlet katkısına dayalı özel emeklilik sistemidir. Belirli koşullardaki çalışanlar için otomatik katılım uygulaması da mevcuttur; fonlar Takasbank nezdinde saklanır.

4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu

Birikmiş nafaka

Aile Hukuku / İcra Hukuku

Nafaka yükümlüsünün ödemediği geçmiş dönem nafaka borçlarının toplamıdır. Birikmiş nafaka alacağı adi alacak niteliğinde olup icra takibine konu edilebilir; buna karşılık aylık cari nafakanın ödenmemesi, icra takibi koşuluyla tazyik hapsi yaptırımına yol açabilir.

2004 sayılı İİK m.344; 4721 sayılı TMK nafaka hükümleri

Birinci haciz ihbarnamesi

İcra İflas Hukuku

İcra ve İflas Kanunu’na göre, borçlunun üçüncü kişilerde bulunan para, alacak veya diğer haklarının haczedildiğini üçüncü kişiye bildiren haciz ihbarnamesidir. Üçüncü kişiye, borçluya olan borcunu artık borçluya ödememesi ve haczedilen şeyi icra dairesine teslim etmesi bildirilir. Tebliğden itibaren 7 gün içinde itiraz etmezse, borç üçüncü kişi tarafından kabul edilmiş sayılır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

Birleşme (şirketlerde)

Ticaret Hukuku / Rekabet Hukuku

Bir şirketin başka bir şirketi devralması veya iki ya da daha fazla şirketin yeni bir şirket çatısı altında birleşmesidir; devrolunan şirketin malvarlığı külli halefiyet yoluyla devralana geçer. Alacaklıların korunması, birleşme raporu ve genel kurul onayı gibi usul güvencelerine tabidir; belirli eşiklerin üzerindeki birleşmeler Rekabet Kurulu iznine bağlıdır.

6102 sayılı TTK m.136-158; 4054 sayılı RKHK m.7

Bölge adliye mahkemesi (istinaf)

Yargılama Hukuku

İlk derece adli yargı mahkemelerinin kesin olmayan kararlarına karşı yapılan istinaf başvurularını inceleyen ikinci derece mahkemedir. Hem hukuki hem maddi vakıa denetimi yapar; kararı kaldırıp yeniden hüküm kurabilir. 20 Temmuz 2016'da fiilen göreve başlamıştır.

5235 sayılı Kanun; 6100 sayılı HMK m.341 vd.; 5271 sayılı CMK m.272 vd.

Bölge idare mahkemesi

İdari Yargılama Hukuku

İdare ve vergi mahkemelerinin kesin olmayan kararlarına karşı yapılan istinaf başvurularını karara bağlayan ikinci derece idari yargı merciidir. Ayrıca yargı çevresindeki idare/vergi mahkemeleri arasındaki görev ve yetki uyuşmazlıklarını çözer.

2576 sayılı Kanun; 2577 sayılı İYUK m.45

Bölünme (şirketlerde)

Ticaret Hukuku

Bir şirketin malvarlığının tamamının (tam bölünme) veya bir kısmının (kısmi bölünme) mevcut ya da yeni kurulacak şirketlere devredilmesidir. Tam bölünmede bölünen şirket sona erer; ortaklara devralan şirkette pay tahsis edilir ve alacaklıların korunmasına ilişkin hükümler uygulanır.

6102 sayılı TTK m.159-179

Bono (emre muharrer senet)

Kıymetli Evrak Hukuku

Düzenleyenin, belirli bir bedeli lehtara veya emrine kayıtsız şartsız ödeme vaadini içeren kambiyo senedidir. 'Bono' veya 'emre muharrer senet' ibaresi, kayıtsız şartsız ödeme vaadi, lehtar, düzenlenme tarihi ve imza zorunlu unsurlarıdır; kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe imkân verir.

6102 sayılı TTK m.776-779

Borç

Borçlar Hukuku

Borç ilişkisinden doğan ve borçlunun alacaklıya karşı yerine getirmekle yükümlü olduğu edimdir (verme, yapma veya yapmama). Geniş anlamda borç ilişkisi; alacak, borç, yenilik doğuran haklar ve yan yükümlülükleri kapsayan hukuki bağı ifade eder.

6098 sayılı TBK m.1 vd.

Borca batıklık

Ticaret Hukuku / İcra ve İflas Hukuku

Şirket aktiflerinin, hem işletmenin devamlılığı esasına hem de muhtemel satış fiyatlarına göre düzenlenen bilançolarda borçları karşılamaya yetmemesidir. Yönetim organının mahkemeye bildirimi üzerine iflas kararı verilir; iyileştirme ümidi varsa iflasın ertelenmesi yerine günümüzde konkordato mekanizması uygulanır.

6102 sayılı TTK m.376-377; 2004 sayılı İİK m.285 vd.

Borçlar hukuku

Borçlar Hukuku

Kişiler arasındaki borç ilişkilerini; sözleşmeden, haksız fiilden ve sebepsiz zenginleşmeden doğan borçları düzenleyen özel hukuk dalıdır. Genel hükümler tüm borç ilişkilerine, özel hükümler ise satış, kira, hizmet, eser gibi tipik sözleşmelere uygulanır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Borçlunun temerrüdü

Borçlar Hukuku

Muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla (veya kesin vadeli işlemlerde kendiliğinden) ifada gecikmiş sayılmasıdır. Temerrüt; gecikme faizi, aşkın zararın tazmini ve karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde seçimlik haklar (ifa+gecikme tazminatı, ifadan vazgeçip müspet zarar, dönme+menfi zarar) doğurur.

6098 sayılı TBK m.117-126

Borcun üstlenilmesi

Borçlar Hukuku

Üçüncü kişinin, alacaklıyla yaptığı sözleşmeyle borçlunun borcunu üstlenerek onun yerine geçmesidir (dış üstlenme). Borçludan borcu üstlenme taahhüdü (iç üstlenme) ise yalnızca borçluyla üstlenen arasında hüküm doğurur. Bağlı fer'i haklar kural olarak devam eder; kefillerin sorumluluğu rızalarına bağlıdır.

6098 sayılı TBK m.195-204

Boşanma

Aile Hukuku

Eşlerden birinin, kanunda öngörülen sebeplerden birine dayanarak açtığı dava sonucunda evlilik birliğinin hâkim kararıyla sona erdirilmesidir. Özel sebepler (zina, hayata kast, suç işleme, terk, akıl hastalığı) ve genel sebep (evlilik birliğinin temelinden sarsılması) TMK'da düzenlenmiştir; boşanma kararı yenilik doğuran niteliktedir.

4721 sayılı TMK m.161-184

Boşanmada maddi ve manevi tazminat

Aile Hukuku

Boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat; kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın ise manevi tazminat isteyebilmesidir. Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımına tabidir.

4721 sayılı TMK m.174, m.178

Bozma kararı

Usul Hukuku

Yargıtay'ın, temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırı bulduğu hükmü kaldırarak dosyayı yeniden karar verilmek üzere ilgili mahkemeye göndermesidir. İlk derece mahkemesi bozmaya uyabilir veya (hukuk davalarında) direnme kararı verebilir; direnme halinde uyuşmazlığı ilgili Hukuk/Ceza Genel Kurulu çözer.

6100 sayılı HMK m.371-373; 5271 sayılı CMK m.302-307

Bozucu şart

Borçlar Hukuku

Gerçekleşmesi halinde sözleşmenin hükümden düşmesi sonucunu doğuran şarttır. Şartın gerçekleşmesiyle sözleşme kural olarak ileriye etkili biçimde sona erer; geciktirici şartın karşıtıdır.

6098 sayılı TBK m.173

Brüt ücret

İş Hukuku

İşçinin, gelir vergisi, damga vergisi ve sosyal güvenlik primi gibi yasal kesintiler yapılmadan önceki toplam ücretidir. Kıdem ve ihbar tazminatı hesaplarında giydirilmiş brüt ücret (ücrete ek para ve parayla ölçülebilen menfaatler dahil) esas alınır.

4857 sayılı İş Kanunu m.32; 1475 sayılı Kanun m.14

Buluş (patent hukukunda)

Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku

Teknoloji alanında spesifik bir problemin çözümüne ilişkin tekniktir; yeni olan, buluş basamağı içeren ve sanayiye uygulanabilen buluşlar patentle korunur. Patent, sahibine kural olarak başvuru tarihinden itibaren 20 yıl süreyle inhisari yetkiler tanır; incelemesiz faydalı model korumasında süre 10 yıldır.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.82 vd.

Butlan (kesin hükümsüzlük)

Medeni Hukuk / Borçlar Hukuku

Bir hukuki işlemin; ehliyetsizlik, emredici hükümlere, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırılık veya imkânsızlık ya da muvazaa sebebiyle baştan itibaren hüküm doğurmamasıdır. Kesin hükümsüzlük herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve hâkim tarafından resen gözetilir; evlenmede mutlak butlan ayrıca düzenlenmiştir.

6098 sayılı TBK m.27; 4721 sayılı TMK m.145 vd.

Bütünleyici parça (mütemmim cüz)

Eşya Hukuku

Yerel âdetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçadır. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur; arazi üzerindeki yapılar arazinin bütünleyici parçasıdır.

4721 sayılı TMK m.684, m.718

Ç

Çağrı üzerine çalışma

İş Hukuku

İşçinin, işverence ihtiyaç duyulması halinde iş görme edimini yerine getireceğinin kararlaştırıldığı, yazılı yapılması zorunlu kısmi süreli iş sözleşmesi türüdür. Haftalık çalışma süresi belirlenmemişse yirmi saat kararlaştırılmış sayılır; işveren çağrıyı kural olarak en az dört gün önceden yapmalıdır.

4857 sayılı İş Kanunu m.14

Çalışan buluşu (hizmet buluşu)

Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku / İş Hukuku

İşçinin, işletmede yükümlü olduğu faaliyeti gereği veya işletmenin deneyim ve çalışmalarına dayanarak iş ilişkisi sırasında yaptığı buluştur. İşveren, hizmet buluşu üzerinde tam veya kısmi hak talep edebilir; bu durumda çalışana makul bir bedel ödenmesi zorunludur.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.113 vd.; Çalışan Buluşları Yönetmeliği

Çalışan temsilcisi (İSG)

İş Sağlığı ve Güvenliği Hukuku

İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalara katılma, çalışmaları izleme, tedbir alınmasını isteme ve tekliflerde bulunma konularında çalışanları temsil etmeye yetkili kişidir. İşyerindeki çalışan sayısına göre bir ila altı arasında temsilci seçimle veya atamayla belirlenir; temsilciler hakları kısıtlanamayacak güvenceye sahiptir.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.20

Çalışma belgesi

İş Hukuku

İşten ayrılan işçiye işverence verilmesi zorunlu olan; işinin çeşidinin ne olduğunu ve süresini gösteren belgedir. Belgenin zamanında verilmemesi veya yanlış bilgi içermesi nedeniyle zarar gören işçi ya da işçiyi işe alan yeni işveren tazminat isteyebilir.

4857 sayılı İş Kanunu m.28

Çalışma Hakkı

Çalışma hakkı, herkesin dilediği alanda çalışma, meslek seçme ve emeği karşılığında gelir elde etme hakkını ifade eden temel bir sosyal ve ekonomik haktır. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma barışını sağlamak, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik ortamı oluşturmak ve çalışanları korumak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

1982 Anayasası

Çalışma izni (yabancılar)

Yabancılar Hukuku / İş Hukuku

Yabancıların Türkiye'de bağımlı veya bağımsız çalışabilmeleri için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca verilen resmi izindir. Süreli, süresiz ve bağımsız çalışma izni türleri ile nitelikli yabancılara yönelik Turkuaz Kart uygulaması mevcuttur; izinsiz yabancı çalıştırmak idari para cezasına tabidir.

6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu

Çalışma koşullarında esaslı değişiklik

İş Hukuku

İşverenin; ücret, işyeri, çalışma süresi gibi çalışma koşullarında işçi aleyhine yaptığı önemli değişikliklerdir. Değişiklik ancak yazılı bildirimle ve işçinin altı işgünü içinde yazılı kabulüyle bağlayıcı olur; kabul edilmeyen değişiklik işçiyi bağlamaz, işveren geçerli nedenle fesih yoluna gidebilir.

4857 sayılı İş Kanunu m.22

Çalışma süresi

İş Hukuku

İşçinin işte geçirdiği süredir; haftalık en çok kırk beş saattir ve aksi kararlaştırılmadıkça işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit bölünerek uygulanır. Denkleştirme esasında günlük on bir saati aşmamak koşuluyla farklı dağıtım mümkündür; kırk beş saati aşan çalışmalar fazla çalışmadır.

4857 sayılı İş Kanunu m.63; İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği

Çalışma ve iş kurumu (İŞKUR) işlemleri

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

İstihdamın korunması ve geliştirilmesi, işsizlik sigortası hizmetleri ile aktif işgücü programlarının yürütülmesinden sorumlu kurumun; işsizlik ödeneği, kısa çalışma ödeneği ve işbaşı eğitim programı gibi uygulamalarıdır. İşsizlik ödeneğine hak kazanma prim ve fesih şekli koşullarına bağlıdır.

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu; 4904 sayılı Kanun

Çalışmaktan kaçınma hakkı

İş Sağlığı ve Güvenliği Hukuku

Ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalan çalışanların, kurula veya işverene başvurarak durumun tespitini ve gerekli tedbirlerin alınmasını isteyebilmesi; talep yönünde karar verilmesi halinde tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilmesidir. Ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu durumlarda çalışan başvuru koşulu aranmaksızın işyerini terk edebilir; bu dönemde ücret ve diğer hakları saklıdır.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.13

Çapraz sorgu (doğrudan soru yöneltme)

Ceza Muhakemesi Hukuku

Duruşmada Cumhuriyet savcısı, müdafi ve vekillerin; sanığa, katılana, tanıklara ve bilirkişilere doğrudan soru yöneltebilmesidir. Sanık ve katılan ise ancak hâkim aracılığıyla soru sorabilir; yöneltilen soruya itiraz edildiğinde sorunun sorulup sorulmayacağına mahkeme başkanı karar verir.

5271 sayılı CMK m.201

Çarter

Deniz Ticareti Hukuku

Bir deniz veya hava taşıma aracının tamamının ya da belirli bir kısmının, belirli bir süre veya belirli bir sefer için bir kişi ya da kuruluş tarafından sözleşmeyle kiralanmasıdır. Bu sözleşmeye çarter sözleşmesi (charter party) denir.

Çarter mukavelesi (Çarter sözleşmesi)

Deniz Ticareti Hukuku

Bir geminin tamamının veya belirli bir kısmının ya da taşıma kapasitesinin, belirli bir süre veya belirli bir sefer için bir ücret karşılığında kiraya verilmesini düzenleyen sözleşmedir. Bu sözleşme ile gemi sahibi (donatan), gemiyi veya taşıma kapasitesini kullanıma tahsis etmeyi; çarterer (kiracı) ise kararlaştırılan ücreti ödemeyi üstlenir.

Çarter parti (Charter Party)

Deniz Ticareti Hukuku

Çarter parti, deniz ticaret hukukunda geminin tamamının veya bir kısmının ya da taşıma kapasitesinin belirli bir süre veya belirli bir sefer için kiralanmasına ilişkin olarak taraflar arasında düzenlenen yazılı çarter sözleşmesidir. Sözleşmede geminin özellikleri, taşıma konusu yük, navlun, yükleme ve boşaltma limanları, süre, tarafların hak ve yükümlülükleri gibi hususlar yer alır.

Çatma

Deniz Ticareti Hukuku

Deniz hukukunda iki veya daha fazla geminin, seyir hâlindeyken ya da birinin hareketi nedeniyle birbirine çarpması sonucu meydana gelen deniz kazasını ifade eder. Çatma sonucunda gemilerde, yükte veya üçüncü kişilere ait malvarlığında zarar doğabilir; ayrıca can kaybı veya yaralanmalar da meydana gelebilir.

ÇED Raporu (Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu)

ÇED raporu, gerçekleştirilmesi planlanan bir projenin çevre üzerinde oluşturabileceği olası etkileri önceden belirlemek, değerlendirmek ve bu etkileri önlemek veya en aza indirmek amacıyla hazırlanan teknik ve bilimsel rapordur. Raporda projenin çevresel etkileri, alınacak önlemler, alternatifler ve izleme yöntemleri yer alır.

Çek

Ticaret Hukuku

Çek, keşidecinin (çeki düzenleyen kişinin), bankaya hitaben yazdığı ve bankada bulunan karşılığın, çek üzerinde belirtilen tutar kadarının lehtara veya hamile ödenmesini emreden kıymetli evraktır. Çek, hem bir ödeme aracı hem de kambiyo senedi niteliği taşır. Çekin geçerli olabilmesi için Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen zorunlu unsurları taşıması gerekir. Ayrıca çek, kural olarak görüldüğünde ödenir; üzerine ileri bir düzenleme tarihi yazılmış olsa bile ibraz edildiğinde kanuni şartlar çerçevesinde ödenebilir. Keşidecinin, bankaya hitaben belirli bir tutarın lehtara veya hamile ödenmesini emrettiği, kanunda düzenlenen zorunlu unsurları taşıyan ve kambiyo senedi niteliğinde olan kıymetli evraktır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

Çek

Kıymetli Evrak Hukuku

Bir bankaya hitaben yazılan, kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi havalesini içeren kambiyo senedidir. Kanunen emre yazılıdır ve görüldüğünde ödenir; vade içermez, ancak uygulamada ileri düzenleme tarihli çek yaygındır. Muhatap yalnızca banka olabilir.

6102 sayılı TTK m.780 vd.; 5941 sayılı Çek Kanunu

Çek anlaşması

Çek anlaşması, bir banka ile hesap sahibi arasında yapılan ve bankanın, hesap sahibine çek düzenleme yetkisi tanımasını konu alan sözleşmedir. Bu anlaşma uyarınca banka, gerekli şartların sağlanması hâlinde müşterisine çek defteri verir; hesap sahibi ise çeki kanuna ve sözleşmeye uygun şekilde kullanmayı taahhüt eder. Çek anlaşması, çekin hukuken düzenlenebilmesi için gerekli olan temel hukuki ilişkiyi oluşturur. Ancak bu anlaşmanın yapılmış olması tek başına çek bedelinin ödeneceği anlamına gelmez; çekin ödenebilmesi için hesapta yeterli karşılığın bulunması ve diğer yasal şartların da gerçekleşmesi gerekir.

Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı

Kıymetli Evrak Hukuku / Ceza Hukuku

Karşılıksız çek düzenlenmesi halinde, hesap sahibi hakkında mahkemece verilen ve yeni çek hesabı açmasını ve çek düzenlemesini engelleyen güvenlik tedbiridir. Karşılıksız kalan çek bedelinin faiziyle ödenmesi halinde yasak kaldırılır; ayrıca her bir çek için adli para cezası öngörülmüştür.

5941 sayılı Çek Kanunu m.5-6

Çek karnesi (Çek defteri)

Ticaret Hukuku

Çek karnesi, banka tarafından çek anlaşması yapılan hesap sahibine verilen ve her biri bağımsız bir çek niteliği taşıyan çek yapraklarından oluşan resmî belgedir. Hesap sahibi, çek karnesindeki yaprakları kullanarak kanuni şartlara uygun şekilde çek düzenleyebilir. Çek karnesinin verilmesi, 5941 sayılı Çek Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca belirli koşullara tabidir. Bankalar, çek karnesi vermeden önce başvuru sahibinin kanunda öngörülen şartları taşıyıp taşımadığını araştırmakla yükümlüdür.

5941 sayılı Çek Kanunu

Çeki listesi

Çeki listesi, bir taşıma veya teslim işlemi kapsamında taşınan ya da teslim edilecek eşya, yük veya malların cinsini, miktarını, özelliklerini ve gerektiğinde ağırlıklarını gösteren düzenli listedir. Özellikle lojistik, depolama, gümrük ve taşımacılık işlemlerinde, malların kontrolü ve takibi amacıyla kullanılır. Çeki listesi, taşıma belgeleriyle birlikte düzenlenerek yükün eksiksiz ve doğru şekilde teslim edilmesini sağlamaya yardımcı olur.

Çekilme (hâkimin çekilmesi)

Usul Hukuku

Hâkimin, tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerin varlığı halinde davaya bakmaktan kendiliğinden çekinmesi veya taraflarca reddedilmesidir. Yasaklılık halleri (yakınlık, önceki görev vb.) kesin çekilme sebebi olup hâkim bu hallerde davaya bakamaz.

6100 sayılı HMK m.34-38; 5271 sayılı CMK m.22 vd.

Çekin ibraz süresi

Kıymetli Evrak Hukuku

Çekin muhatap bankaya ödeme için sunulması gereken süredir; düzenlenme yerinde ödenecek çeklerde on gün, aynı ülkede farklı yerde ödenecek çeklerde bir aydır. Süresinde ibraz edilmeyen çekte hamil, kambiyo hukukuna özgü başvuru haklarını yitirir.

6102 sayılı TTK m.796

Çekince (ihtirazi kayıt)

Vergi Hukuku / İş Hukuku

Bir hakkın saklı tutulduğunu gösteren şerhtir. Vergi hukukunda mükellef, ihtirazi kayıtla verdiği beyannameye dayanan tarhiyata karşı dava açma hakkını korur; iş hukukunda ibraname ve bordroların çekincesiz imzalanması ispat açısından sonuç doğurabilir.

2577 sayılı İYUK m.27; 213 sayılı VUK (uygulama)

Çekişmeli yargı

Medeni Usul Hukuku

Aralarında uyuşmazlık bulunan taraflar arasındaki davanın, iddia ve savunma çerçevesinde görülüp kesin hükümle sonuçlandırıldığı yargı türüdür. Çekişmesiz yargının karşıtıdır; kural olarak taraflarca getirilme ilkesi geçerlidir.

6100 sayılı HMK (genel sistem)

Çekişmesiz yargı

Medeni Usul Hukuku

İlgililer arasında uyuşmazlık olmayan, ilgililerin ileri sürebileceği bir hakkının bulunmadığı veya hâkimin resen harekete geçtiği hallerde başvurulan yargı türüdür (ör. vasi atanması, ergin kılınma, terekenin tespiti). Kural olarak sulh hukuk mahkemesi görevlidir ve kararlar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz.

6100 sayılı HMK m.382-388

Çevre hakkı

Çevre Hukuku

Herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkıdır; çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir. Çevre davalarında menfaat koşulu geniş yorumlanır.

Anayasa m.56; 2872 sayılı Çevre Kanunu

Çevrenin kirletilmesi suçları

Ceza Hukuku / Çevre Hukuku

Çevreye zarar verecek şekilde atık veya artıkların toprağa, suya veya havaya kasten ya da taksirle verilmesini cezalandıran suç tipleridir. Atıkların izinsiz ülkeye sokulması ve kalıcı etki doğuran kirletme nitelikli hallerdir.

5237 sayılı TCK m.181-182

Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED)

Çevre Hukuku

Gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz etkilerin önlenmesi için alınacak önlemlerin saptanması ve projelerin izlenmesi sürecidir. 'ÇED olumlu' kararı alınmadıkça kapsam içi projeler için teşvik, onay, izin ve ruhsat verilemez.

2872 sayılı Çevre Kanunu m.10; ÇED Yönetmeliği

Çift meclisli hükümet sistemi (Bikameral sistem)

Anayasa Hukuku

Çift meclisli hükümet sistemi, yasama organının iki ayrı meclisten oluştuğu yönetim sistemidir. Bu meclisler genellikle alt meclis (halkı temsil eden meclis) ve üst meclis (eyaletleri, bölgeleri veya farklı toplumsal kesimleri temsil eden meclis) şeklinde örgütlenir. Kanunların yürürlüğe girebilmesi için çoğu durumda her iki meclisin de onayı gerekir. Çift meclisli sistem; yasama faaliyetlerinin daha ayrıntılı incelenmesini, farklı temsil esaslarının sağlanmasını ve yasama organı içinde denge ve denetimin güçlendirilmesini amaçlar.

Çifte vatandaşlık (çok vatandaşlık)

Vatandaşlık Hukuku

Bir kişinin birden fazla devletin vatandaşlığına aynı anda sahip olmasıdır. Türk hukuku çok vatandaşlığa izin verir; ancak Türk vatandaşının başka devlet vatandaşlığını kazanması bildirime tabidir. Kanunlar ihtilafında çok vatandaşlara ilişkin özel bağlama kuralları uygulanır.

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu; 5718 sayılı MÖHUK m.4

Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları

Vergi Hukuku / Uluslararası Vergi

Aynı gelirin hem kaynak hem mukimlik devletinde vergilendirilmesini önlemek amacıyla devletler arasında yapılan uluslararası anlaşmalardır. Vergilendirme yetkisini paylaştırır; istisna ve mahsup yöntemleriyle çifte vergilendirme giderilir. Türkiye'nin geniş bir anlaşma ağı bulunmaktadır.

İlgili ikili anlaşmalar; 193 sayılı GVK, 5520 sayılı KVK

Çıplak mülkiyet (kuru mülkiyet)

Eşya Hukuku

Üzerinde intifa hakkı kurulmuş eşyada, kullanma ve yararlanma yetkileri intifa hakkı sahibine ait olduğundan malikin elinde kalan tasarruf yetkisini ifade eder. İntifa hakkının sona ermesiyle mülkiyet tam mülkiyete dönüşür.

4721 sayılı TMK m.794 vd.

Çıplak Ücret

İş Hukuku

Çıplak ücret, işçiye yaptığı iş karşılığında ödenen, ikramiye, prim, fazla çalışma ücreti, sosyal yardımlar, yol ve yemek yardımı, aile yardımı, yakacak yardımı ve benzeri ek ödemeler dâhil edilmeksizin yalnızca temel ücret tutarını ifade eder. Başka bir deyişle, iş sözleşmesinde kararlaştırılan veya kanuna göre belirlenen esas (brüt veya net) ücrettir.

Çıraklık (mesleki eğitim) sözleşmesi

İş Hukuku / Eğitim Hukuku

Bir mesleği işyerinde uygulamalı olarak öğrenmek üzere aday çırak veya çırak ile işyeri sahibi arasında yapılan yazılı sözleşmedir. Çıraklar iş kanununa değil mesleki eğitim mevzuatına tabidir; iş kazası ve meslek hastalığı yönünden sigortalı sayılırlar ve asgari ücretin belirli bir oranında ücret alırlar.

3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu m.13 vd.

Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması

Ceza Hukuku

Velayet yetkisi elinden alınmış üstsoyun veya üçüncü derece dahil hısımın, on altı yaşını bitirmemiş çocuğu veli, vasi ya da bakımını üstlenen kişiden kaçırması veya alıkoymasıdır. Fiilin cebir veya tehditle ya da çocuğun on iki yaşını bitirmemiş olması halinde işlenmesi cezayı artırır.

5237 sayılı TCK m.234

Çocuk (ceza hukukunda)

Ceza Hukuku

Henüz on sekiz yaşını doldurmamış kişidir. On iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur; 12-15 yaş grubunda algılama ve yönlendirme yeteneğine göre, 15-18 yaş grubunda ise kanunen indirilmiş ceza uygulanır. Çocuklar hakkında soruşturma ve kovuşturma özel hükümlere tabidir.

5237 sayılı TCK m.6, m.31; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu

Çocuk mahkemeleri

Ceza Muhakemesi Hukuku

Suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan davalar ile çocuklar hakkındaki koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarına bakan özel mahkemelerdir. Çocuk mahkemesi asliye ceza, çocuk ağır ceza mahkemesi ağır ceza düzeyindeki işlere bakar; duruşmalar kapalı yapılır.

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.25 vd.

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kurulması

Aile Hukuku / İcra Hukuku

Velayet veya kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesinde çocuğun teslimi ve hak sahibiyle kişisel ilişkisinin sağlanmasıdır. 2021 değişikliğiyle icra dairelerinden alınarak Adalet Bakanlığı adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerine devredilmiş; çocuk odaklı, kademeli bir uygulama modeli benimsenmiştir.

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu Ek m.1 vd. (7343 sayılı Kanun)

C

Can Sigortası

Sigorta Hukuku

Can sigortası, bir kişinin yaşamı, ölümü, sakatlığı, hastalanması veya kaza geçirmesi gibi kişinin varlığına ilişkin riskleri teminat altına alan sigorta türüdür. Malvarlığını değil, doğrudan kişinin yaşamını ve beden bütünlüğünü korumaya yönelik bir sigortadır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

Canavarca His

Ceza Hukuku

Failin suçu işlerken insani değerlerle bağdaşmayacak derecede vahşi, acımasız ve merhametsiz bir saikle hareket etmesini ifade eder. Fail, mağdura zarar vermekten veya onu öldürmekten adeta haz alır ya da insanlık dışı bir kötülük duygusuyla hareket eder. "Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme" kasten öldürme suçunun nitelikli hâlidir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

Cari Açık

Bir ülkenin cari işlemler hesabında, belirli bir dönemde ithalat, hizmet giderleri, gelir transferleri ve diğer cari ödemeler toplamının; ihracat, hizmet gelirleri ve diğer cari gelirlerden fazla olması durumudur. Başka bir ifadeyle, ülkenin yurt dışına yaptığı cari ödemelerin, yurt dışından elde ettiği cari gelirleri aşmasıdır.

Cari Aktif

Cari aktif, bir işletmenin bir yıl veya normal faaliyet dönemi içinde paraya çevrilebilen, tüketilebilen ya da kullanılabilen varlıklarının toplamını ifade eder. Muhasebede dönen varlıklar olarak da adlandırılır.

Cari Borç

Ticaret Hukuku

Cari borç, bir gerçek veya tüzel kişinin ticari ilişki, mal veya hizmet alımı ya da cari hesap ilişkisi nedeniyle henüz ödenmemiş olan kısa vadeli borcunu ifade eder. Muhasebede genellikle işletmenin satıcılara veya diğer kişi ve kuruluşlara olan vadesi gelmiş ya da gelecek borçlarını kapsar.

Cari Gider

İdare Hukuku

Cari gider, kamu maliyesinde devletin günlük işleyişini sürdürmek amacıyla yaptığı, mevcut hizmetlerin devamını sağlayan ve sermaye (yatırım) niteliği taşımayan harcamaları ifade eder. Bu giderler, yeni bir malvarlığı oluşturmaz; mevcut kamu hizmetlerinin yürütülmesini sağlar.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu

Cari hesap sözleşmesi

Ticaret Hukuku

İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip, bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinde çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin yazılı sözleşmedir. Ticari ilişkilerde süregelen alışverişlerin tasfiyesini kolaylaştırır; bileşik faiz istisnası tanınan sınırlı alanlardandır.

6102 sayılı TTK m.89-101

Cayma Akçesi

Borçlar Hukuku

Cayma akçesi, tarafların sözleşme kurulurken kararlaştırdıkları ve sözleşmeden tek taraflı olarak dönme (cayma) hakkının kullanılmasının karşılığı olarak verilen paradır. Cayan taraf, verdiği cayma akçesini geri isteyemez; cayma akçesini alan taraf cayarsa aldığı paranın iki katını iade etmekle yükümlü olur. Cayma Tazminatı.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Cayma hakkı

Tüketici Hukuku

Tüketicinin, mesafeli sözleşmeler ile işyeri dışında kurulan sözleşmelerde kural olarak 14 gün içinde hiçbir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden dönebilmesidir. Devre tatil, ön ödemeli konut satışı ve tüketici kredilerinde de ayrı cayma süreleri öngörülmüştür; kişiye özel üretilen mallar gibi istisnalar saklıdır.

6502 sayılı TKHK m.24, m.43, m.47-48; Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği

Cayma parası

Borçlar Hukuku

Sözleşme kurulurken verilen ve taraflara sözleşmeden cayma hakkı tanıyan paradır. Cayma parası veren taraf verdiğini bırakarak, alan taraf ise aldığının iki katını geri vererek sözleşmeden dönebilir; bağlanma parasından bu yönüyle ayrılır.

6098 sayılı TBK m.178

Cayma tazminatı

Borçlar Hukuku

Cayma tazminatı, tarafların sözleşmeye koydukları bir kayıt uyarınca, bir tarafın sözleşmeden cayma hakkını kullanması hâlinde karşı tarafa ödemeyi taahhüt ettiği tazminattır. Bu tazminat, sözleşmeden dönmenin karşılığı olarak ödenir ve cayma hakkının kullanılmasına bağlıdır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Cebir

Ceza Hukuku

Bir kişiye karşı, bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için fiziksel güç kullanılmasıdır; bağımsız suç olarak düzenlendiği gibi birçok suçun (yağma, cinsel saldırı vb.) unsurunu da oluşturur. Cebir kullanılarak elde edilen ikrar ve deliller hukuka aykırı delil niteliğindedir.

5237 sayılı TCK m.108; 5271 sayılı CMK m.148

Cebrî Artırma

İcra ve İflas Hukuku

Cebrî artırma, borçlunun haczedilen veya paraya çevrilmesi gereken malının, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre icra dairesi tarafından açık artırma yoluyla satılması işlemidir. Amaç, satıştan elde edilen bedelle alacaklının alacağının tahsil edilmesidir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

Cebri icra

İcra ve İflas Hukuku

Borcunu rızasıyla yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının başvurusu üzerine devlet gücü (icra ve iflas organları) aracılığıyla borcunu ifaya zorlanmasıdır. Cüzi icra (icra takibi) ve külli icra (iflas) olmak üzere ikiye ayrılır; kişilerin kendiliğinden hak almasının (ihkak-ı hak) yasak olmasının doğal sonucudur.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

Cebrî İcra Yasağı

İcra İflas Hukuku

Cebrî icra yasağı, belirli kişi, mal veya alacaklar hakkında kanun gereği cebrî icra yoluna başvurulamamasını veya başlatılmış icra takibinin yürütülememesini ifade eder. Bu yasak, kamu yararı, sosyal devlet ilkesi veya özel hukuki koruma amacıyla getirilmiştir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

Cebri satış

İcra ve İflas Hukuku

Borçlunun haczedilen veya rehnedilen malının, icra organları eliyle açık artırma yoluyla paraya çevrilmesidir. Satış ilanı, muhammen bedel ve ihalenin feshi kurallarına tabidir; elektronik satış portalı üzerinden teklif verme usulü esastır. İhale kesinleşmeden mülkiyet alıcıya geçmez.

2004 sayılı İİK m.106 vd.

Cebri tescil davası

Eşya Hukuku

Taşınmaz satış vaadi veya arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gibi geçerli bir hukuki ilişkiye dayanarak taşınmazın devrini isteme hakkı olan kişinin, malikin devirden kaçınması üzerine mülkiyetin hükmen adına tesciline karar verilmesini istediği davadır (tapu iptali ve tescil).

4721 sayılı TMK m.716

Celse

Usul Hukuku

Duruşmanın her bir oturumunu ifade eden usul hukuku terimidir. Yargılama birden çok celsede tamamlanabilir; duruşma tutanağı her celsede düzenlenir ve celse arası verilen kararlar ara karar niteliğindedir.

6100 sayılı HMK; 5271 sayılı CMK (duruşma hükümleri)

Celse Harcı

Medeni Usul Hukuku

Celse harcı, mahkemenin ertelediği duruşmanın (celsenin), taraflardan birinin usulüne uygun olmayan davranışı veya talebi nedeniyle uzaması ya da ertelenmesi hâlinde alınan yargı harcıdır. Amacı, gereksiz duruşma ertelemelerini önlemek ve yargılamanın düzenli yürütülmesini sağlamaktır.

492 sayılı Harçlar Kanunu

Cemiyet

Medeni Hukuk

Dernek kavramının eski hukuk dilindeki karşılığıdır; kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere kişilerin bilgi ve çalışmalarını birleştirdikleri tüzel kişiliğe sahip topluluklardır. Güncel mevzuatta 'dernek' terimi kullanılır.

4721 sayılı TMK m.56 vd.; 5253 sayılı Dernekler Kanunu

Cenin (sağ doğma koşulu)

Medeni Hukuk / Miras Hukuku

Ana rahmine düşmüş ancak henüz doğmamış varlıktır. Cenin, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetine sahip olur; bu sayede mirasçı olabilir ve lehine kazandırmalar yapılabilir.

4721 sayılı TMK m.28/2, m.582

Cevaba cevap dilekçesi (replik)

Medeni Usul Hukuku

Yazılı yargılama usulünde davacının, davalının cevap dilekçesine karşı iki hafta içinde verdiği ikinci dilekçedir. Davalının buna verdiği ikinci cevap dilekçesi ise düplik olarak adlandırılır; dilekçeler aşaması bu ikinci dilekçelerle tamamlanır.

6100 sayılı HMK m.136

Cevap dilekçesi

Medeni Usul Hukuku

Davalının, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren yazılı yargılama usulünde iki hafta içinde sunduğu ve savunmalarını, itirazlarını ve delillerini içeren dilekçedir. Süresinde cevap verilmemesi, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının inkârı anlamına gelir; ilk itirazlar mutlaka cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir.

6100 sayılı HMK m.126-131

Cevap süresi

Medeni Usul Hukuku

Davalının cevap dilekçesini sunması için öngörülen, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren işleyen iki haftalık süredir. Durum ve koşullara göre cevap hazırlanması güçse mahkeme, bu süre içinde başvurulması koşuluyla bir ayı geçmemek üzere ek süre verebilir.

6100 sayılı HMK m.127

Ceza davası (kamu davası)

Ceza Muhakemesi Hukuku

İşlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle, Cumhuriyet savcısının düzenlediği iddianamenin kabulüyle açılan ve devlet adına yürütülen davadır. Kamu davasının açılmasında mecburilik ilkesi esastır; kanunda öngörülen hallerde açılmasının ertelenmesi mümkündür.

5271 sayılı CMK m.170 vd.

Ceza ehliyeti

Ceza Hukuku

Kişinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine bağlı olarak cezalandırılabilmesidir. On iki yaşını doldurmayan çocukların ceza sorumluluğu yoktur; 12-15 ve 15-18 yaş gruplarında kademeli indirim uygulanır; akıl hastalığı ve geçici nedenler de ehliyeti etkiler.

5237 sayılı TCK m.31-34

Ceza hukuku

Ceza Hukuku

Suç oluşturan eylemleri, bunlara uygulanacak ceza ve güvenlik tedbirlerini düzenleyen kamu hukuku dalıdır. Suçta ve cezada kanunilik, kusur ilkesi ve cezaların şahsiliği temel ilkeleridir; genel hükümler TCK'nın Birinci Kitabında, suç tipleri İkinci Kitabında yer alır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu; Anayasa m.38

Ceza infaz kurumu

İnfaz Hukuku

Hapis cezalarının ve tutukluluğun yerine getirildiği kapalı, yüksek güvenlikli kapalı, kadın, çocuk ve açık kurumlarla eğitimevlerini kapsayan kurumlardır. İnfaz hizmetleri Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce yürütülür; infaz hâkimliği kurum işlemlerinin yargısal denetimini yapar.

5275 sayılı Kanun m.8 vd.; 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu

Ceza muhakemesi

Ceza Muhakemesi Hukuku

Bir suç isnadının soruşturma ve kovuşturma evrelerinde, maddi gerçeğin hukuka uygun delillerle ortaya çıkarılmasına yönelik faaliyet ve bu faaliyeti düzenleyen hukuk dalıdır. Şüpheden sanık yararlanır (in dubio pro reo), masumiyet karinesi ve delillerin serbestçe değerlendirilmesi temel ilkeleridir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu

Ceza verilmesine yer olmadığı kararı

Ceza Muhakemesi Hukuku

Kusurluluğu ortadan kaldıran nedenler (yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, zorunluluk hâli, cebir-tehdit vb.), şahsi cezasızlık sebepleri veya etkin pişmanlık gibi hallerde, fiil sabit olsa dahi faile ceza verilmemesine ilişkin hüküm türüdür. Beraatten farklı olarak fiilin işlendiği tespit edilmiş ancak cezalandırma koşulları oluşmamıştır.

5271 sayılı CMK m.223/3-4

Ceza zamanaşımı

Ceza Hukuku

Kesinleşen bir cezanın, kanunda öngörülen sürelerin geçmesiyle artık infaz edilememesidir. Süreler cezanın tür ve miktarına göre değişir; dava zamanaşımından farkı, hükmün kesinleşmesinden sonraki infaz aşamasına ilişkin olmasıdır. Bazı suçlarda (örn. soykırım) zamanaşımı işlemez.

5237 sayılı TCK m.68-72

Cezai şart (ceza koşulu)

Borçlar Hukuku

Borçlunun, borcunu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde alacaklıya ödemeyi taahhüt ettiği ve zarar ispatı aranmaksızın istenebilen edimdir. Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir; ancak tacirler hakkındaki indirim yalnızca tacirin ekonomik yıkımına yol açacak düzeydeyse mümkündür.

6098 sayılı TBK m.179-182; 6102 sayılı TTK m.22

Cezai sorumluluk

Ceza Hukuku

Kişinin işlediği suç nedeniyle ceza yaptırımına muhatap olma durumudur; kusur ilkesine dayanır ve şahsidir. Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; ancak güvenlik tedbirleri (faaliyet izninin iptali, müsadere) uygulanabilir.

5237 sayılı TCK m.20, m.60

Cezaların şahsiliği ilkesi

Ceza Hukuku / Anayasa Hukuku

Ceza sorumluluğunun şahsi olduğunu, kimsenin başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamayacağını ifade eden anayasal ilkedir. Kollektif cezalandırma yasağını içerir ve suçta-cezada kanunilik ilkesiyle birlikte ceza hukukunun temelini oluşturur.

Anayasa m.38/7; 5237 sayılı TCK m.20

Cezanın ertelenmesi

Ceza Hukuku

İki yıl veya daha az süreli hapis cezasının, mahkûmun geçmişi ve yeniden suç işlemeyeceği yönündeki kanaate bağlı olarak infazının cezaevinde çektirilmemesidir. Bir ila üç yıl arasında denetim süresi belirlenir; süre yükümlülüklere uygun geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılır. Fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış veya 65 yaşını bitirmiş olanlarda üst sınır üç yıldır.

5237 sayılı TCK m.51

Cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi

Ceza Hukuku

Kısa süreli (bir yıl ve altı) hapis cezasının; adli para cezasına, mağdurun zararının giderilmesine, eğitim programına katılmaya, kamuya yararlı işte çalıştırılmaya gibi seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilmesidir. Taksirli suçlarda süre koşulu aranmaksızın uzun süreli hapis de adli para cezasına çevrilebilir.

5237 sayılı TCK m.50

Cezayı ağırlaştıran nedenler (nitelikli haller)

Ceza Hukuku

Suçun temel şekline göre cezanın artırılmasını gerektiren; suçun işleniş biçimi, mağdurun niteliği, failin sıfatı gibi kanunda gösterilen hallerdir. Örneğin hırsızlığın gece vakti işlenmesi veya kasten öldürmenin üstsoy-altsoya karşı işlenmesi nitelikli haldir.

5237 sayılı TCK (ilgili suç tipleri, örn. m.82, m.142)

Cezayı hafifleten nedenler (takdiri indirim)

Ceza Hukuku

Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak cezada altıda bire kadar indirim yapılabilmesidir. Kararda gerekçe gösterilmesi zorunludur.

5237 sayılı TCK m.62

Cins tashihi (cins değişikliği)

Eşya Hukuku / İmar Hukuku

Tapu kütüğünde kayıtlı bir taşınmazın niteliğinin (örneğin 'arsa' iken 'bahçeli kargir ev' olarak) fiili duruma uygun hale getirilmesi işlemidir. Yapı kullanma izni sonrası cins değişikliği, kadastro müdürlükleri ve tapu müdürlüğü nezdinde yürütülür.

3194 sayılı İmar Kanunu; Tapu Sicili Tüzüğü

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar

Ceza Hukuku

Kişilerin cinsel dokunulmazlığını koruyan; cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki ve cinsel taciz suçlarını kapsayan TCK bölümüdür. Mağdurun yaşına ve fiilin ağırlığına göre kademeli yaptırım sistemi öngörülmüştür; bir kısmı şikâyete tabidir.

5237 sayılı TCK m.102-105

Ciranta

Kıymetli Evrak Hukuku

Kambiyo senedini ciro ederek devreden kişidir. Ciranta, aksine kayıt yoksa senedin kabul edilmemesinden ve ödenmemesinden sonraki hamillere karşı müteselsilen sorumludur; hamil ödeyen cirantaya karşı başvuru (rücu) hakkını kullanabilir.

6102 sayılı TTK m.685, m.724

Ciro

Kıymetli Evrak Hukuku

Emre yazılı senetlerin, senet üzerine veya alonj üzerine yazılan devir beyanı ve teslimle el değiştirmesidir. Tam ciro devralanı gösterir, beyaz ciro yalnızca imzadan oluşur; temlik, tahsil ve rehin cirosu olmak üzere işlevlerine göre üçe ayrılır.

6102 sayılı TTK m.681-690

Cismani zarar

Borçlar Hukuku

Kişinin vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararları ifade eden ve öğretide 'bedensel zarar' ile eş anlamlı kullanılan terimdir. Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar bu kapsamdadır.

6098 sayılı TBK m.54

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi

Anayasa Hukuku / İdare Hukuku

Cumhurbaşkanının, yürütme yetkisine ilişkin konularda çıkardığı düzenleyici işlemdir. Temel haklar, kişi hakları ve siyasi haklar kararnameyle düzenlenemez; kanunda açıkça düzenlenen konularda kararname çıkarılamaz ve kanun hükümleriyle çatışma halinde kanun uygulanır. Anayasa Mahkemesi denetimine tabidir.

Anayasa m.104/17

Cumhuriyet başsavcılığı

Ceza Muhakemesi Hukuku

Her adli yargı ilk derece mahkemesi kuruluşunda görev yapan; soruşturmaların yürütülmesi, kamu davasının açılması ve infaz işlemlerinin izlenmesinden sorumlu makamdır. Başsavcı ile yeteri kadar Cumhuriyet savcısından oluşur.

5235 sayılı Kanun m.16 vd.

Cumhuriyet savcısı

Ceza Muhakemesi Hukuku

Suç şüphesini öğrendiğinde kamu davası açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere soruşturma yürüten, iddia makamını temsil eden ve infazı izleyen adli görevlidir. Soruşturmada şüphelinin lehine olan delilleri de toplamakla yükümlüdür; adli kolluk üzerinde emir ve denetim yetkisi vardır.

5271 sayılı CMK m.160-161

Cürmü meşhut (suçüstü)

Ceza Muhakemesi Hukuku

İşlenmekte olan suçu, henüz işlenmiş fiili ya da fiilin işlenmesinden hemen sonra takip edilerek yakalanan kişinin durumunu ifade eden haldir. Suçüstü halinde herkes geçici yakalama yapabilir; bazı usul kolaylıkları ve yakalama yetkileri bu hale bağlanmıştır.

5271 sayılı CMK m.2/1-j, m.90

Cürüm

Ceza Hukuku (tarihçe)

765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu döneminde suçların ağırlığına göre yapılan cürüm-kabahat ayrımında ağır suç kategorisini ifade eden terimdir. 5237 sayılı TCK bu ayrımı kaldırmış, kabahatler ayrı bir kanunla idari yaptırıma bağlanmıştır.

765 sayılı eski TCK (mülga); 5326 sayılı Kabahatler Kanunu

D

Damga vergisi

Vergi Hukuku

Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kâğıtların (sözleşmeler, kararlar, makbuzlar vb.) düzenlenmesi nedeniyle alınan vergidir. Nispi veya maktu olarak hesaplanır; kâğıdı imzalayanlar verginin ödenmesinden müteselsilen sorumludur. Belirli sözleşme türleri istisna kapsamındadır.

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu

Danıştay

İdari Yargılama Hukuku

İdari yargının en üst mahkemesi olup idari mahkeme kararlarının temyiz mercii, kanunda gösterilen davaların ilk derece mahkemesi ve idarenin danışma-inceleme organıdır. Dava daireleri ile idari daireden ve kurullardan oluşur; içtihatları birleştirme kararları bağlayıcıdır.

Anayasa m.155; 2575 sayılı Danıştay Kanunu

Dask (Zorunlu Deprem Sigortası)

Sigorta Hukuku

Binalarda deprem ve depremden kaynaklanan yangın, infilak, tsunami ve yer kaymasının doğrudan neden olacağı maddi zararları teminat altına alan zorunlu sigortadır. Tapu ve elektrik-su abonelik işlemlerinde poliçe aranır; teminat Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından sağlanır.

6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu

Dava

Medeni Usul Hukuku

Bir hakkın mahkeme önünde ileri sürülmesi ve hukuki korunma istenmesidir. Talep edilen hukuki korunmaya göre eda, tespit ve inşai (yenilik doğuran) dava olarak; talep sonucunun niteliğine göre kısmi, belirsiz alacak ve topluluk davası gibi türlere ayrılır.

6100 sayılı HMK m.105 vd.

Dava açma süresi (idari yargıda)

İdari Yargılama Hukuku

İptal ve tam yargı davalarının açılabileceği hak düşürücü süredir; özel kanunlarda ayrı süre bulunmayan hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Süre, yazılı bildirimin yapıldığı günü izleyen günden başlar; idari başvurular süreyi durdurabilir.

2577 sayılı İYUK m.7-11

Dava arkadaşlığı

Medeni Usul Hukuku

Birden fazla kişinin birlikte dava açması veya birlikte davalı olmasıdır. İhtiyari dava arkadaşlığında hüküm her biri için ayrı verilebilir; mecburi dava arkadaşlığında ise hak birlikte kullanılmak zorunda olduğundan dava tüm arkadaşlar hakkında birlikte ve aynı yönde sonuçlanır.

6100 sayılı HMK m.57-60

Dava dilekçesi

Medeni Usul Hukuku

Davacının; mahkemeyi, tarafları, dava konusunu, vakıaları, delilleri, hukuki sebepleri ve açık talep sonucunu göstererek davayı açtığı dilekçedir. Zorunlu unsurlardaki eksiklikler için hâkim bir haftalık kesin süre verir; tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır.

6100 sayılı HMK m.119

Dava ehliyeti

Medeni Usul Hukuku

Kişinin, davayı bizzat veya atadığı temsilci aracılığıyla yürütebilme yeteneğidir; medeni hakları kullanma (fiil) ehliyetine göre belirlenir. Fiil ehliyeti bulunmayanlar davada kanuni temsilcileriyle temsil edilir; dava ehliyeti dava şartıdır.

6100 sayılı HMK m.51-52

Dava konusunun devri

Medeni Usul Hukuku

Davanın açılmasından sonra, dava konusu şey veya hakkın taraflardan biri tarafından üçüncü kişiye devredilmesidir. Devir davacı tarafından yapılmışsa davalı seçimlik haklara sahiptir; davalı tarafından yapılmışsa davacı davayı devralana yöneltebilir veya tazminat davasına dönüştürebilir.

6100 sayılı HMK m.125

Dava şartı arabuluculuk (zorunlu arabuluculuk)

Usul Hukuku

Kanunda sayılan uyuşmazlıklarda (işçi-işveren alacak ve tazminatları, ticari davalar, tüketici uyuşmazlıklarının bir kısmı, kira ve ortaklığın giderilmesi gibi) dava açmadan önce arabulucuya başvurmanın zorunlu olmasıdır. Başvurulmadan açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

7036 sayılı Kanun m.3; 6102 sayılı TTK m.5/A; 6325 sayılı Kanun m.18/A-B

Dava şartları

Medeni Usul Hukuku

Mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için varlığı ya da yokluğu gereken koşullardır; görev, yargı hakkı, taraf ve dava ehliyeti, hukuki yarar, kesin hüküm bulunmaması ve derdestlik bunların başlıcalarıdır. Dava şartları hâkim tarafından resen ve yargılamanın her aşamasında gözetilir.

6100 sayılı HMK m.114-115

Dava vekâletnamesi

Usul Hukuku

Tarafın, avukatına dava açma, takip etme ve kanunda sayılan özel yetkileri kullanma imkânı veren, noterce düzenlenen temsil belgesidir. Sulh, feragat, kabul, ibra ve ahzu kabz gibi işlemler için vekâletnamede özel yetki bulunması zorunludur; boşanma vekâletnamesinde fotoğraf aranır.

6100 sayılı HMK m.73-74; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu

Dava zamanaşımı (ceza)

Ceza Hukuku

Suçun işlenmesinden itibaren kanunda öngörülen sürelerin geçmesiyle kamu davasının açılamaması veya açılmış davanın düşmesidir. Süreler suçun cezasının üst sınırına göre sekiz ile otuz yıl arasında değişir; kesme ve durma sebepleri kanunda sayılmıştır ve bazı suçlarda zamanaşımı işlemez.

5237 sayılı TCK m.66-67

Davadan feragat

Medeni Usul Hukuku

Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir; kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve kural olarak geri alınamaz. Feragat eden taraf aleyhine yargılama giderlerine hükmedilir.

6100 sayılı HMK m.307-312

Davaların birleştirilmesi ve ayrılması

Medeni Usul Hukuku

Aralarında bağlantı bulunan davaların birlikte görülmek üzere birleştirilmesi veya birlikte açılmış davaların ayrı görülmesine karar verilmesidir. Aynı yargı çevresindeki mahkemeler arasında birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemece yapılır; bağlantı, davaların aynı veya benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkındaki kararın diğerini etkileyecek olmasıdır.

6100 sayılı HMK m.166-168

Davanın açılmamış sayılması

Medeni Usul Hukuku

Dava şartı eksikliğinin süresinde giderilmemesi, dilekçedeki zorunlu eksikliklerin tamamlanmaması veya işlemden kaldırılan dosyanın süresinde yenilenmemesi gibi hallerde davanın hiç açılmamış kabul edilmesidir. Davanın açılmasına bağlı sonuçlar (zamanaşımının kesilmesi gibi) ortadan kalkar.

6100 sayılı HMK m.150/7, m.119/2

Davanın geri alınması

Medeni Usul Hukuku

Davacının, davalının açık rızasıyla davasını geri almasıdır; feragatten farklı olarak haktan vazgeçme anlamına gelmez ve dava yeniden açılabilir. Hüküm kesinleşinceye kadar mümkündür.

6100 sayılı HMK m.123

Davanın ihbarı

Medeni Usul Hukuku

Taraflardan birinin, davayı kaybetmesi halinde üçüncü kişiye rücu edebileceğini düşünerek davayı o kişiye bildirmesidir. İhbar edilen davaya fer'i müdahil olarak katılabilir; ihbarın hükümleri rücu davasında ileri sürülebilecek savunmaları etkiler.

6100 sayılı HMK m.61-64

Davanın konusuz kalması

Medeni Usul Hukuku

Yargılama sırasında dava konusu talebin, tarafların iradesi dışındaki bir olguyla ortadan kalkması (borcun ödenmesi, işlemin geri alınması vb.) halidir. Mahkeme esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verir ve yargılama giderlerini dava açıldığı andaki haklılık durumuna göre paylaştırır.

6100 sayılı HMK m.331

Davetiye (tebligat)

Usul Hukuku

Tarafların ve ilgililerin duruşmaya çağrılmasını sağlayan tebliğ evrakıdır. Tebligat, elektronik ortamda veya PTT aracılığıyla yapılır; usulsüz tebligat, muhatabın öğrenme tarihine göre sonuç doğurur. Duruşma davetiyesinde gelinmemesinin sonuçlarının gösterilmesi zorunludur.

7201 sayılı Tebligat Kanunu; 6100 sayılı HMK m.147

Def'i

Borçlar Hukuku / Usul Hukuku

Borçlunun, borcunu ifadan kaçınmasını haklı kılan özel bir sebebi ileri sürmesidir (zamanaşımı def'i, ödemezlik def'i gibi). İtirazdan farklı olarak hâkim tarafından resen dikkate alınmaz; tarafça ileri sürülmesi gerekir ve hak dava dışında da kullanılabilir.

6098 sayılı TBK (genel sistem); HMK uygulaması

Defter tutma yükümlülüğü

Ticaret Hukuku / Vergi Hukuku

Her tacirin, ticari işletmesinin ekonomik ve mali durumunu, borç-alacak ilişkilerini ve dönem sonuçlarını açıkça gösterecek şekilde kanuna uygun defter tutmasıdır. Yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri ile pay defteri ve karar defterleri başlıcalarıdır; açılış-kapanış onayları ve e-defter uygulaması VUK ve TTK'da düzenlenmiştir.

6102 sayılı TTK m.64 vd.; 213 sayılı VUK m.171 vd.

Değer kaybı tazminatı (araç)

Sigorta Hukuku / Borçlar Hukuku

Trafik kazası sonucu hasar görüp onarılan aracın, onarılmış dahi olsa ikinci el piyasa değerinde meydana gelen azalmanın tazmin edilmesidir. Zorunlu trafik sigortası (ZMSS) kapsamında kusurlu tarafın sigortacısından talep edilebilir; başvuru ve dava öncesi sigortacıya müracaat zorunludur.

2918 sayılı KTK m.90 vd.; ZMSS Genel Şartları

Delil

Usul Hukuku

Uyuşmazlık konusu vakıaların ispatına yarayan araçlardır. Hukuk yargılamasında kesin deliller (senet, yemin, kesin hüküm) ve takdiri deliller (tanık, bilirkişi, keşif, uzman görüşü) ayrımı vardır; ceza yargılamasında ise vicdani delil sistemi geçerli olup her şey delil olabilir, yeter ki hukuka uygun elde edilsin.

6100 sayılı HMK m.187 vd.; 5271 sayılı CMK m.217

Delil başlangıcı

Medeni Usul Hukuku

İddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu işlemi muhtemel gösteren ve karşı tarafça verilmiş veya gönderilmiş belgedir. Delil başlangıcı bulunan hallerde senetle ispat zorunluluğunun istisnası olarak tanık dinlenebilir.

6100 sayılı HMK m.202

Delil sözleşmesi

Medeni Usul Hukuku

Tarafların, belirli bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini kararlaştırmalarıdır. Kanuni delillere ek delil kabul eden sözleşmeler geçerli; bir tarafın ispat hakkını imkânsızlaştıran veya aşırı güçleştiren münhasır delil sözleşmeleri geçersizdir.

6100 sayılı HMK m.193

Delil tespiti

Medeni Usul Hukuku

Görülmekte olan veya ileride açılacak davada delil olarak kullanılacak vakıaların, kaybolma veya ileri sürülmesinde güçlük doğma tehlikesi varsa önceden tespit ettirilmesidir. Hukuki yararın varlığı koşuluna bağlıdır; tespit dosyası asıl dava dosyasının eki sayılır.

6100 sayılı HMK m.400-406

Delil yasakları (hukuka aykırı deliller)

Usul Hukuku

Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hükme esas alınamamasıdır. Ceza muhakemesinde yasak sorgu yöntemleriyle (işkence, ilaç verme, aldatma vb.) elde edilen ifadeler rızayla dahi delil olamaz; hukuk yargılamasında da hukuka aykırı elde edilmiş deliller vakıa ispatında dikkate alınamaz.

Anayasa m.38/6; 5271 sayılı CMK m.148, m.217/2; 6100 sayılı HMK m.189/2

Denetimli serbestlik

İnfaz Hukuku

Şüpheli, sanık veya hükümlünün toplum içinde denetim ve takibinin yapıldığı, iyileştirilmesi ve topluma kazandırılması için ihtiyaç duyulan hizmetlerin sağlandığı alternatif infaz ve denetim sistemidir. Koşullu salıverilmeye belirli süre kalan hükümlülerin cezalarının denetimli serbestlik tedbiri altında infazı da mümkündür.

5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu; 5275 sayılı Kanun m.105/A

Deniz İş Kanunu

İş Hukuku

Denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk bayrağını taşıyan yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde çalışan gemi adamları ile işverenleri hakkında uygulanan özel iş kanunudur. Hizmet akdinin şekli, çalışma süreleri ve kıdem tazminatı gibi konularda 4857 sayılı Kanundan ayrılan hükümler içerir.

854 sayılı Deniz İş Kanunu

Denkleştirme (katılma alacağı hesabında)

Aile Hukuku

Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde; bir eşin kişisel mallarına ilişkin borçların edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçların kişisel mallardan ödenmiş olması halinde, tasfiye sırasında yapılan hesap düzeltmesidir. Artık değerin doğru hesaplanmasını sağlar.

4721 sayılı TMK m.230

Denkleştirme istemi (portföy tazminatı)

Ticaret Hukuku

Acentelik (ve kıyasen tek satıcılık gibi) sözleşmesinin sona ermesinden sonra; müvekkilin, acentenin kazandırdığı müşteri çevresinden önemli menfaatler elde etmeye devam etmesi ve hakkaniyetin gerektirmesi halinde acenteye ödenen uygun tazminattır. Son beş yıllık komisyon ortalaması üst sınırdır ve haklı sebeple acentenin feshi hariç, önceden vazgeçilemez.

6102 sayılı TTK m.122

Deport (sınır dışı etme)

Yabancılar Hukuku

Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancının menşe ülkesine, transit gideceği ülkeye ya da üçüncü bir ülkeye gönderilmesidir. Karar valilikçe alınır; ilgili, karara karşı yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir ve dava süresince (istisnalar dışında) sınır dışı edilemez.

6458 sayılı YUKK m.52-60

Depozito (güvence bedeli)

Borçlar Hukuku

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıdan istenebilecek, üç aylık kira bedelini aşamayan güvencedir. Para olarak verilmişse kiracı adına vadeli mevduat hesabına yatırılır; kiraya veren, kira ilişkisinin bitiminden itibaren üç ay içinde dava veya takip başlatmazsa banka güvenceyi kiracıya iade eder.

6098 sayılı TBK m.342

Derdestlik

Medeni Usul Hukuku

Aynı davanın (aynı taraflar, aynı dava sebebi, aynı talep sonucu) daha önce açılmış ve halen görülmekte olması halidir. Derdestlik dava şartıdır; ikinci dava usulden reddedilir.

6100 sayılı HMK m.114/1-ı

Dernek

Medeni Hukuk

Kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere en az yedi gerçek veya tüzel kişinin bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirdikleri tüzel kişiliğe sahip kişi topluluğudur. Kuruluş bildirimi ve tüzüğün mülki idare amirliğine verilmesiyle tüzel kişilik kazanır; genel kurul, yönetim ve denetim kurulu zorunlu organlarıdır.

4721 sayılı TMK m.56 vd.; 5253 sayılı Dernekler Kanunu

Devir (işyeri devri)

İş Hukuku

İşyerinin veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak başka bir işverene geçmesidir. Devir tarihinde mevcut iş sözleşmeleri tüm hak ve borçlarıyla devralana geçer; devreden işverenin işçilik alacaklarından sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yılla sınırlıdır. Devir tek başına işçi için haklı fesih sebebi değildir.

4857 sayılı İş Kanunu m.6

Devlet memuru

İdare Hukuku

Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini yerine getiren personeldir. Statü hukukuna tabidir; hak ve yükümlülükleri, disiplin rejimi ve güvenceleri 657 sayılı Kanunda düzenlenmiştir. Memurlar hakkındaki ceza soruşturmaları kural olarak izin sistemine bağlıdır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu; 4483 sayılı Kanun

Devre mülk hakkı

Eşya Hukuku

Mesken olarak kullanılmaya elverişli bir yapı veya bağımsız bölümün ortak maliklerinden her biri lehine, yılın belirli dönemlerinde istifade edilmek üzere müşterek mülkiyet payına bağlı olarak kurulan irtifak hakkıdır. Devre süresi on beş günden az olamaz; hak tapu siciline tescil edilir.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m.57-65

Devre tatil sözleşmesi

Tüketici Hukuku

Bir yıldan uzun süreli ve tüketiciye bu süre zarfında birden fazla dönem için konaklama imkânı veren sözleşmedir. Tüketici on dört gün içinde cayma hakkına sahiptir; cayma süresi dolmadan tüketiciden ödeme veya borçlandırıcı belge alınması yasaktır. Şahsi hakka dayalı devre tatil satışlarında kooperatif veya ön ödemeli usule ilişkin ek koruma hükümleri uygulanır.

6502 sayılı TKHK m.50; Devre Tatil Yönetmeliği

Dijital (elektronik) delil

Bilişim Hukuku / Usul Hukuku

Bilgisayar, telefon, sunucu ve benzeri bilişim sistemlerinde tutulan ve uyuşmazlığın ispatında kullanılan verilerdir. Ceza muhakemesinde bilgisayarlarda arama, kopyalama ve elkoyma özel koşullara bağlanmıştır; imaj alma ve bütünlük (hash) doğrulaması delil güvenilirliğinin temelidir.

5271 sayılı CMK m.134; 6100 sayılı HMK m.199

Dike

Yunan mitolojisinde Dike, insan arasındaki adaletin, ahlaki düzenin ve hakkaniyetin tanrıçasıdır. Baş tanrı Zeus ile adalet tanrıçası Themis'in kızıdır. Annesi ilahi ve evrensel adaleti temsil ederken, Dike günlük yaşamdaki ve toplumsal düzen içindeki pratik adaleti simgeler

Dilekçe hakkı

Anayasa Hukuku / İdare Hukuku

Vatandaşların ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla yabancıların, kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında yetkili makamlara ve TBMM'ye yazıyla başvurabilmesidir. Başvuru sonucu gecikmeksizin ve en geç otuz gün içinde ilgiliye bildirilir.

Anayasa m.74; 3071 sayılı Dilekçe Hakkı Kanunu

Disiplin cezası (memur)

İdare Hukuku

Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla, görev ve yasaklara aykırı davranan memurlara verilen uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma cezalarıdır. Savunma alınmadan ceza verilemez; tüm disiplin cezalarına karşı yargı yolu açıktır.

657 sayılı DMK m.124 vd.; Anayasa m.129

Disiplin soruşturması (iş hukukunda savunma alma)

İş Hukuku

İşverenin, işçinin davranışı veya verimiyle ilgili nedenlerle belirsiz süreli iş sözleşmesini feshetmeden önce işçinin savunmasını almasıdır; savunma alınmadan yapılan fesih geçersiz sayılabilir. Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle haklı fesihte savunma koşulu aranmaz.

4857 sayılı İş Kanunu m.19

Doğrudan doğruyalık (vasıtasızlık) ilkesi

Usul Hukuku

Hükmün, duruşmada doğrudan ortaya konulup tartışılan delillere dayanması gerektiğini ifade eden muhakeme ilkesidir. Kararı verecek hâkimin delillerle bizzat temas etmesini amaçlar; istisnaları (istinabe, dinleme tutanaklarının okunması) sınırlı yorumlanır.

5271 sayılı CMK m.217; 6100 sayılı HMK (tahkikat sistemi)

Doğum borçlusu / doğma ihtimali olan haklar (beklenen hak)

Medeni Hukuk

Henüz tam olarak kazanılmamış ancak kazanılması belirli bir olguya bağlı hukuki konumdur (örn. şarta bağlı alacak, mirasçılık beklentisi). Beklenen hak, koşulun gerçekleşmesiyle tam hakka dönüşür; bazı beklenen haklar devredilebilir ve korunur.

6098 sayılı TBK m.170 vd. (şart); doktrin

Dolandırıcılık

Ceza Hukuku

Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına yarar sağlanmasıdır. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması, kamu kurumu zararına işlenmesi gibi nitelikli haller daha ağır cezaya tabidir.

5237 sayılı TCK m.157-158

Dolayısıyla faillik (dolaylı faillik)

Ceza Hukuku

Suçun, başkasını araç olarak kullanmak suretiyle işlenmesidir; arkadaki kişi fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları (çocuk, akıl hastası) suçta araç olarak kullanan kişinin cezası artırılır.

5237 sayılı TCK m.37/2

Donatan

Deniz Ticareti Hukuku

Gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanan gemi malikidir; kendisinin olmayan gemiyi kendi adına işleten kişi de üçüncü kişilere karşı donatan sayılır. Gemi adamlarının kusurundan doğan zararlardan donatanın sorumluluğu deniz ticareti hükümlerine tabidir.

6102 sayılı TTK m.1061 vd.

Dönme (sözleşmeden dönme)

Borçlar Hukuku

Sözleşmenin, kural olarak geçmişe etkili biçimde ortadan kaldırılmasını sağlayan bozucu yenilik doğuran haktır; borçlunun temerrüdünde alacaklının seçimlik haklarındandır. Dönme halinde taraflar aldıklarını sebepsiz zenginleşme/geri verme hükümlerine göre iade eder; sürekli edimli sözleşmelerde dönmenin yerini ileriye etkili fesih alır.

6098 sayılı TBK m.125, m.126

Dosyanın işlemden kaldırılması

Medeni Usul Hukuku

Usulüne uygun davet edilen tarafların duruşmaya gelmemesi veya gelip davayı takip etmeyeceklerini bildirmeleri halinde dosyanın işlemden kaldırılmasıdır. Üç ay içinde yenilenmeyen dava açılmamış sayılır; bir davada en fazla iki kez işlemden kaldırma mümkündür, üçüncüde dava açılmamış sayılır.

6100 sayılı HMK m.150

Dövizle ödeme yasağı (sözleşmelerde döviz kısıtlaması)

Ekonomi Hukuku / Borçlar Hukuku

Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarındaki belirli sözleşme türlerinde (gayrimenkul satış ve kiralama, iş ve hizmet sözleşmelerinin bir kısmı) sözleşme bedelinin döviz veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamamasıdır. İstisnalar tebliğle belirlenir; aykırılık kabahat olarak idari para cezasına tabidir.

1567 sayılı Kanun; 32 sayılı Karar ve 2008-32/34 sayılı Tebliğ

Düplik

Medeni Usul Hukuku

Yazılı yargılama usulünde davalının, davacının cevaba cevap (replik) dilekçesine karşı verdiği ikinci cevap dilekçesidir. Düplik ile dilekçeler aşaması tamamlanır ve iddia-savunmanın genişletilmesi yasağı tam olarak başlar.

6100 sayılı HMK m.136

Duruşma

Usul Hukuku

Yargılamanın; tarafların, sanığın, müdafiin ve diğer süjelerin hazır bulunduğu, sözlülük ve yüz yüzelik ilkeleri çerçevesinde yürütülen aşamasıdır. Ceza muhakemesinde kovuşturma evresinin kalbidir; hukuk yargılamasında ön inceleme ve tahkikat duruşmaları yapılır ve e-duruşma imkânı getirilmiştir.

5271 sayılı CMK m.182 vd.; 6100 sayılı HMK m.144 vd.

Dürüstlük kuralı

Medeni Hukuk

Herkesin, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüst, makul ve orta zekâlı bir kişiden beklenen şekilde davranması gereğidir. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz; sözleşmelerin yorumu, tamamlanması ve uyarlanmasında temel ölçüttür.

4721 sayılı TMK m.2

Düşme kararı

Ceza Muhakemesi Hukuku

Sanığın ölümü, genel af, dava zamanaşımı, şikâyetten vazgeçme veya ön ödeme gibi nedenlerle kamu davasının düşürülmesine ilişkin hüküm türüdür. Davayı esastan sonuçlandırmaz; muhakeme engelinin ortaya çıkması üzerine verilir.

5271 sayılı CMK m.223/8; 5237 sayılı TCK m.64 vd.

Düzeltme ve cevap hakkı (tekzip)

Medya Hukuku

Kişilerin, şeref ve haysiyetlerini ihlal eden veya gerçeğe aykırı yayınlara karşı, yayın organında düzeltme ve cevap metninin yayımlanmasını isteyebilmesidir. Süreli yayınlarda sorumlu müdüre başvuru ve sulh ceza hâkimliği denetimi öngörülmüştür; internet yayınları için 5651 sayılı Kanunda benzer mekanizma vardır.

Anayasa m.32; 5187 sayılı Basın Kanunu m.14; 5651 sayılı Kanun m.9

Düzenleme şeklinde noter senedi

Noterlik Hukuku / Medeni Hukuk

Noterin, ilgilinin beyanını dinleyerek bizzat düzenlediği ve resmi senet gücünde olan belgedir; onaylama işleminden farklı olarak içerik noter tarafından oluşturulur. Taşınmaz satış vaadi, mal rejimi sözleşmesi ve araç satışı gibi işlemler düzenleme şeklinde yapılmak zorundadır.

1512 sayılı Noterlik Kanunu m.84 vd.

E

E-Devlet Hizmeti

E-Devlet hizmeti, kamu kurum ve kuruluşları tarafından sunulan bilgi ve hizmetlerin, vatandaşların elektronik ortamda erişimine ve işlem yapmasına imkân sağlayacak şekilde sunulmasıdır. Bu hizmetler; bilgi edinme, başvuru, belge sorgulama, ödeme, kayıt ve çeşitli idarî işlemlerin elektronik ortamda gerçekleştirilmesini kapsayabilir. Türkiye'de e-Devlet hizmetleri esas olarak e-Devlet Kapısı üzerinden sunulmaktadır. Vatandaşlar, kurumlara fiziksel olarak başvurmaksızın kendilerine sunulan hizmetlerden elektronik ortamda yararlanabilirler.

E-Devlet Kapısı

E-Devlet Kapısı, kamu hizmetlerinin elektronik ortamda vatandaşlara, tüzel kişilere ve diğer kullanıcı gruplarına sunulmasını sağlayan, kamu kurum ve kuruluşlarının hizmetlerine tek bir elektronik platform üzerinden erişim ve kimlik doğrulama imkânı sağlayan dijital kamu hizmetleri platformudur. Türkiye'de e-Devlet Kapısı 2008 yılında hizmete açılmıştır ve çok sayıda kamu kurumunun elektronik hizmetlerini tek çatı altında sunmaktadır.

Ecel (miras hukukunda ölümün ispatı)

Medeni Hukuk / Miras Hukuku

Mirasın açılabilmesi için ölümün nüfus kayıtlarıyla veya ölüm karinesi ve gaiplik kararıyla ispatlanmasıdır. Ölüm tehlikesi içinde kaybolan kişi ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren hallerde ölmüş sayılır; birlikte ölüm karinesinde hangi kişinin önce öldüğü ispatlanamıyorsa aynı anda ölmüş sayılırlar.

4721 sayılı TMK m.29-31

Ecrimisil

Eşya Hukuku / İdare Hukuku

Bir malın, malikin rızası dışında kötüniyetli olarak kullanılması nedeniyle ödenmesi gereken haksız işgal tazminatıdır. Hazine taşınmazlarının işgalinde idarece takdir edilip tahsil edilir; özel hukukta ise haksız işgal nedeniyle en az kira bedeli düzeyinde tazminat istenebilir ve beş yıllık dönem için geriye dönük talep mümkündür.

2886 sayılı Kanun m.75; 4721 sayılı TMK m.995; Yargıtay içtihatları

Eda davası

Medeni Usul Hukuku

Davalının bir şeyi vermeye, yapmaya veya yapmamaya mahkûm edilmesinin istendiği dava türüdür. Alacak, tazminat ve teslim davaları tipik örnekleridir; eda davasında verilen hüküm ilamlı icraya konu olabilir.

6100 sayılı HMK m.105

Eda Yerini Tutan İfa

Borçlar Hukuku

Eda yerini tutan ifa, borçlunun başlangıçta kararlaştırılan edimden farklı bir edimi, alacaklının kabulüyle asıl edimin yerine getirmesidir. Bu durumda borçlu, asıl borcunu aynen yerine getirmemekte; onun yerine başka bir edimde bulunarak borcundan kurtulmaktadır.

Edanın olanaksızlığı

Borçlar Hukuku

Borç ilişkisinden doğan edimin sonradan, borçlunun borcu gereği gibi yerine getirmesini engelleyen bir sebeple ifa edilemez hâle gelmesidir. Başka bir ifadeyle, başlangıçta mümkün olan bir edimin, borç ilişkisi kurulduktan sonra maddi veya hukuki bir nedenle yerine getirilmesinin mümkün olmamasıdır.

Edim

Borçlar Hukuku

Borç ilişkisinin konusunu oluşturan; borçlunun yerine getirmekle yükümlü olduğu davranıştır (verme, yapma veya yapmama). Edimin imkânsız, hukuka veya ahlaka aykırı olması sözleşmeyi kesin hükümsüz kılar; edimler ani, sürekli veya dönemli olabilir.

6098 sayılı TBK m.27 vd.

Edim Davası

Borçlar Hukuku

Edim davası, davacının, davalıdan bir şeyi yapmasını, vermesini veya yapmamasını talep ettiği dava türüdür. Başka bir ifadeyle, davacı mevcut bir hakkına dayanarak davalının belirli bir edimi yerine getirmesine karar verilmesini ister. Eda davası.

Edimin ifasına fesat karıştırma

Ceza Hukuku / Kamu İhale Hukuku

Kamu kurumları ile kanunda sayılan kuruluşlara karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına hileli davranışlarla fesat karıştırılmasıdır; ihale sonrası sözleşme aşamasını korur. Şartnameye aykırı mal teslimi, hileli muayene-kabul gibi fiiller bu kapsamdadır.

5237 sayılı TCK m.236

Edimin Olanaksızlığı

Borçlar Hukuku

Edimin olanaksızlığı, borçlunun borçlandığı edimi yerine getirmesinin, borç ilişkisinin kurulmasından sonra ortaya çıkan bir nedenle mümkün olmaması durumudur. Başlangıçta mümkün olan edimin sonradan imkânsız hâle gelmesi, sonradan ortaya çıkan ifa imkânsızlığı olarak değerlendirilir.

Edinilmiş mallara katılma rejimi

Aile Hukuku

1 Ocak 2002'den itibaren eşler arasındaki yasal mal rejimidir; her eşin çalışma karşılığı edinimleri, sosyal güvenlik ödemeleri ve kişisel malların gelirleri edinilmiş mal sayılır. Rejim sona erdiğinde her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağına sahip olur; kişisel mallar (miras, bağış, kişisel eşya) tasfiye dışıdır.

4721 sayılı TMK m.218-241

Eğitim ve öğretim hakkı ve ödevi

Anayasa Hukuku

Kimsenin eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamamasını güvence altına alan anayasal haktır; ilköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri doğrultusunda ve devletin gözetimi altında yapılır.

Anayasa m.42

Eğitime Katkı Payı

Eğitime katkı payı, eğitim hizmetlerinin finansmanına katkı sağlamak amacıyla belirli kâğıt, işlem ve beyanlar üzerinden alınan parasal yükümlülüktür.

Ehil

Medeni Hukuk

Ehil, bir kişinin belirli bir işi, görevi veya hukukî işlemi gerçekleştirebilmesi için gerekli yeterliliğe, yeteneğe veya hukukî kapasiteye sahip olması anlamında kullanılan bir hukuk terimidir. “Ehil olmak” ifadesi, bağlama göre bir işi yapmaya yetkin veya bir hakkı kullanmaya yeterli olmayı ifade eder.

Ehli vukuf

Usul Hukuku

Bilirkişinin eski hukuk dilindeki karşılığıdır; çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda görüşüne başvurulan uzmanı ifade eder. Güncel mevzuatta 'bilirkişi' terimi kullanılır.

6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu

Ehliyet

Medeni Hukuk

Ehliyet, kişinin hukuk düzeni tarafından haklara sahip olabilme ve hukukî sonuç doğuran işlemleri kendi fiilleriyle gerçekleştirebilme yeteneğini ifade eden hukukî kavramdır. Ehliyet, yalnızca gerçek kişiler bakımından değil, tüzel kişiler bakımından da önem taşır. Tüzel kişilerin hak ehliyeti ve fiil ehliyeti, kanun ve kuruluş belgelerinde belirlenen amaçları ve faaliyet alanları çerçevesinde değerlendirilir.

Ehliyetsizlik

Medeni Hukuk

Kişinin fiil ehliyetinin bulunmaması veya sınırlı olması durumudur. Tam ehliyetsizlerin (ayırt etme gücü olmayanların) hukuki işlemleri kural olarak kesin hükümsüzdür; sınırlı ehliyetsizler (ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlılar) ancak yasal temsilcinin rızasıyla borç altına girebilir. Tapu işlemlerinde ehliyetsizlik, tapu iptali davalarının yaygın sebeplerindendir.

4721 sayılı TMK m.9-16

Ek iş (yan işte çalışma)

İş Hukuku

İşçinin, iş sözleşmesi devam ederken başka bir işte çalışmasıdır. Mevzuatta genel bir yasak yoktur; ancak sadakat borcuna aykırılık, rekabet oluşturma veya iş görme edimini aksatma halinde işveren için fesih sebebi oluşturabilir. Kamu görevlileri yönünden ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyet yasağı ayrıca düzenlenmiştir.

6098 sayılı TBK m.396; 657 sayılı DMK m.28

Eklenti (teferruat)

Eşya Hukuku

Asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel âdetlere göre, işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanılmasında birleştirme, takma gibi biçimde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır. Asıl şeye ilişkin tasarruflar, aksi belirtilmedikçe eklentiyi de kapsar; taşınmaz rehni eklentiyi de içine alır.

4721 sayılı TMK m.686, m.862

Eksik borç

Borçlar Hukuku

İfa edilebilen ancak alacaklısı tarafından dava ve cebri icra yoluyla talep edilemeyen borçlardır. Zamanaşımına uğramış borçlar, kumar ve bahisten doğan borçlar ile evlenme simsarlığından doğan ücret tipik örnekleridir; ödenmişse geri istenemez.

6098 sayılı TBK m.604-605; m.78/2

Eksik İki Taraflı Sözleşme

Borçlar Hukuku

Eksik iki taraflı sözleşme, sözleşmenin kurulmasıyla birlikte taraflardan yalnızca birinin asli borç altına girdiği, ancak diğer tarafın da sözleşmenin niteliğinden veya belirli koşulların gerçekleşmesinden dolayı bazı borçlar üstlenebildiği sözleşmedir.

Eksik inceleme (bozma sebebi olarak)

Usul Hukuku

Mahkemenin, hüküm kurmaya yeterli araştırma ve incelemeyi yapmadan karar vermesidir; istinaf ve temyizde kaldırma/bozma sebebidir. Delillerin toplanmaması, bilirkişi incelemesi yaptırılmaması veya çelişkilerin giderilmemesi tipik örneklerdir.

6100 sayılı HMK m.353, m.371; 5271 sayılı CMK m.289

Eksper (sigorta eksperi)

Sigorta Hukuku

Sigorta edilen rizikoların gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan kayıp ve hasarların miktarını, nedenlerini ve niteliklerini belirleyen, tarafsız ve bağımsız olması gereken meslek mensubudur. Sigortacılık mevzuatı uyarınca ruhsata tabidir; ekspertiz raporu tazminat hesabının temelini oluşturur.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.22

El atma (kamulaştırmasız el atma)

İdare Hukuku / Eşya Hukuku

İdarenin, kamulaştırma yapmaksızın özel mülkiyetteki taşınmaza fiilen el koyması veya imar planıyla mülkiyet hakkını kullanılamaz hale getirmesidir (hukuki el atma). Malik, bedel ve tazminat davası açabilir; yargı içtihatlarıyla şekillenmiş, kamulaştırma hukukunun en tartışmalı alanlarındandır.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu geçici m.6; Yargıtay/AYM içtihatları

El atmanın önlenmesi davası (müdahalenin men'i)

Eşya Hukuku

Malikin, mülkiyet hakkına yönelik devam eden haksız saldırının sona erdirilmesini istediği ayni davadır. Saldırının kusurlu olması aranmaz; taşkın yapı, haksız işgal ve komşuluk hukukuna aykırılıklar tipik uygulama alanlarıdır. Ecrimisil ve kal (yıkım) talepleriyle birlikte açılabilir.

4721 sayılı TMK m.683/2

El koyma (CMK)

Ceza Muhakemesi Hukuku

Suçun veya tehlikelerin önlenmesi ya da delil olabilecek yahut müsadereye tabi eşyanın muhafazası amacıyla, eşya üzerindeki zilyetliğe hâkim kararıyla (gecikmesinde sakınca varsa savcı emriyle) son verilmesidir. Taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma ile kazanç müsaderesine yönelik el koyma ayrıca düzenlenmiştir.

5271 sayılı CMK m.123-134

El yazılı vasiyetname

Miras Hukuku

Mirasbırakanın; yapıldığı yıl, ay ve günü göstererek başından sonuna kadar kendi el yazısıyla yazıp imzaladığı ölüme bağlı tasarruftur. Notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabilir; şekil eksikliği iptal davasına konu olur.

4721 sayılı TMK m.538

Elbirliği mülkiyeti (iştirak halinde mülkiyet)

Eşya Hukuku

Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk (miras ortaklığı, aile malları ortaklığı, adi ortaklık) nedeniyle malların tamamı üzerinde ortakların birlikte malik olmalarıdır. Ortakların belirlenmiş payları yoktur; tasarruf kural olarak oybirliğiyle yapılır. Paylı mülkiyete geçiş veya ortaklığın giderilmesi istenebilir.

4721 sayılı TMK m.701-703

Elektronik Genel Kurul (e-GK)

Ticaret Hukuku

Anonim şirket genel kurullarına elektronik ortamda katılma, öneride bulunma, görüş açıklama ve oy kullanma imkânıdır. Borsaya kote şirketlerde elektronik genel kurul sistemi (e-GKS) kurulması zorunludur; elektronik ortamda kullanılan oylar fiziki oylarla aynı hukuki sonucu doğurur.

6102 sayılı TTK m.1527; ilgili yönetmelik ve tebliğ

Elektronik haciz (e-haciz)

Vergi Hukuku / İcra Hukuku

Kamu alacaklarının tahsilinde, borçlunun banka hesapları ve elektronik ortamda tespit edilebilen hak ve alacakları üzerine elektronik ortamda haciz bildirisi tebliğ edilerek haciz uygulanmasıdır. 6183 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklar için vergi daireleri ve SGK tarafından yaygın olarak kullanılır.

6183 sayılı Kanun m.79

Elektronik imza (güvenli e-imza)

Bilişim Hukuku

Başka bir elektronik veriye eklenen veya mantıksal bağlantısı bulunan ve kimlik doğrulama amacıyla kullanılan elektronik veridir. Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurur; ancak kanunların resmi şekle veya özel merasime tabi tuttuğu işlemler ile teminat sözleşmeleri e-imzayla yapılamaz.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu m.5; 6100 sayılı HMK m.205

Elektronik tebligat (e-tebligat)

Usul Hukuku

Tebligatın, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) üzerinden elektronik adrese yapılmasıdır. Anonim, limited ve komandit şirketler ile avukatlar, noterler ve kamu kurumları için zorunludur; tebligat, muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a; Elektronik Tebligat Yönetmeliği

Elektronik ticaret (e-ticaret)

Ticaret Hukuku / Bilişim Hukuku

Fiziki olarak karşı karşıya gelmeksizin, elektronik ortamda gerçekleştirilen çevrim içi iktisadi ve ticari faaliyetlerdir. Ticari elektronik ileti onayı, aracı hizmet sağlayıcıların yükümlülükleri ve e-ticaret platformlarına ilişkin haksız ticari uygulama yasakları özel kanunla düzenlenmiştir; mesafeli sözleşme hükümleri tüketici işlemlerinde ayrıca uygulanır.

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun

Emeklilik (yaşlılık aylığı)

Sosyal Güvenlik Hukuku

Sigortalının; yaş, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı koşullarını birlikte sağlaması halinde bağlanan sosyal güvenlik aylığıdır. Koşullar sigortalılık başlangıç tarihine göre kademeli geçiş hükümlerine tabidir; engellilik ve yıpranma (fiili hizmet zammı) gibi durumlar koşulları hafifletebilir.

5510 sayılı Kanun m.28; 506 sayılı Kanun geçici hükümler

Emlak vergisi

Vergi Hukuku

Türkiye sınırları içindeki bina, arsa ve arazilerin, vergi değerleri üzerinden malikinden (yoksa intifa hakkı sahibi veya tasarruf edenden) alınan yerel vergidir. Belediyelerce tarh ve tahsil edilir; oranlar taşınmazın türüne ve büyükşehir statüsüne göre değişir, tek meskeni olan bazı gruplara sıfır oran uygulanır.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu

Emniyeti suistimal (güveni kötüye kullanma)

Ceza Hukuku

Başkasına ait olup muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş mal üzerinde, devir amacı dışında tasarrufta bulunulması ya da devir olgusunun inkâr edilmesidir. Meslek, sanat, ticaret ilişkisinin ya da hizmet ilişkisinin kötüye kullanılması nitelikli haldir; eski dilde 'emniyeti suistimal' olarak bilinir.

5237 sayılı TCK m.155

Emre yazılı senet

Kıymetli Evrak Hukuku

Emre yazılı olarak düzenlenen veya kanunen emre yazılı sayılan ve ciro ile devredilen kıymetli evraktır. Poliçe, bono ve çek kanunen emre yazılıdır; 'emre yazılı değildir' kaydı senedi nama yazılı hale getirir.

6102 sayılı TTK m.824 vd.

Emredici hukuk kuralı

Medeni Hukuk / Borçlar Hukuku

Tarafların aksini kararlaştıramayacakları, kamu düzenini, genel ahlakı veya zayıf tarafı koruyan hukuk kurallarıdır. Emredici hükümlere aykırı sözleşmeler kesin hükümsüzdür; iş hukuku ve tüketici hukukunda nispi emredici (işçi/tüketici lehine değiştirilebilir) kurallar yaygındır.

6098 sayılı TBK m.26-27

Emsal kira bedeli esası

Vergi Hukuku

Vergi uygulamasında; kiraya verilen mal ve hakların kira bedelinin, emsallerine göre düşük gösterilmesi veya bedelsiz kullandırılması halinde vergilemenin emsal kira bedeli üzerinden yapılmasıdır. Bina ve arazide emsal kira bedeli, vergi değerinin %5'idir; anne-baba ve çocuklara konut tahsisi gibi istisnalar tanınmıştır.

193 sayılı GVK m.73

Endüstriyel tasarım (tasarım)

Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku

Ürünün tümü veya bir parçasının; çizgi, şekil, renk, doku gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Yeni ve ayırt edici tasarımlar tescille beşer yıllık dönemler halinde toplam 25 yıl korunur; tescilsiz tasarımlara da kamuya sunumdan itibaren üç yıl koruma tanınır.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.55 vd.

Enflasyon düzeltmesi

Vergi Hukuku

Mali tabloların, paranın satın alma gücündeki değişimlerden arındırılarak gerçek durumu yansıtacak şekilde düzeltilmesidir. Fiyat endeksindeki artışın son üç yılda %100'ü ve son yılda %10'u aşması halinde uygulanır; 2023 ve sonrası dönemlerde yeniden uygulamaya girmiştir.

213 sayılı VUK mükerrer m.298

Ergin kılınma (kazai rüşt)

Medeni Hukuk

On beş yaşını dolduran küçüğün, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınmasıdır. Vesayet altındaki küçükte vasinin dinlenmesi ve vesayet makamının izni aranır; ergin kılınan küçük tam fiil ehliyeti kazanır ancak evlenme yaşı ayrıca korunur.

4721 sayılı TMK m.12

Erginlik (rüşt)

Medeni Hukuk

Fiil ehliyetinin yaş unsurunun tamamlanmasıdır; erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar. Evlenme kişiyi ergin kılar; ergin kılınma (kazai rüşt) yoluyla da erginlik kazanılabilir.

4721 sayılı TMK m.11

Erişimin engellenmesi

Bilişim Hukuku

İnternet ortamındaki yayınlarla ilgili olarak; katalog suçların işlendiğine dair yeterli şüphe veya kişilik hakkı ihlali bulunması halinde içeriğe erişimin sulh ceza hâkimliği kararıyla (belirli hallerde idari kararla) engellenmesidir. Kararlar kural olarak URL bazlı verilir; ölçülülük ilkesi Anayasa Mahkemesi içtihatlarıyla vurgulanmıştır.

5651 sayılı Kanun m.8, m.8/A, m.9

Erken itfa (kredinin erken kapatılması)

Tüketici Hukuku / Bankacılık Hukuku

Tüketicinin, kredi borcunun tamamını veya bir taksitten az olmamak koşuluyla bir kısmını vadesinden önce ödemesidir. Bu durumda ödenen tutara göre gerekli faiz ve maliyet indirimi yapılması zorunludur; konut kredilerinde kalan vadeye göre sınırlı erken ödeme tazminatı istenebilir.

6502 sayılı TKHK m.27, m.37

Esas numarası

Usul Hukuku

Mahkemeye gelen her davaya verilen ve yıl ile sıra numarasından oluşan kayıt numarasıdır (örn. 2026/145 E.). Dava esas defterine kaydedilir; karar verildiğinde ayrıca karar numarası alır. Dosyanın izlenmesi ve UYAP sorgularında temel kimliktir.

Yazı İşleri Yönetmelikleri

Eser sahibi

Fikri Mülkiyet Hukuku

Bir fikir ve sanat eserini meydana getiren kişidir. Eser sahipliği eserin yaratılmasıyla kendiliğinden doğar, tescile bağlı değildir; eser sahibine manevi haklar (umuma arz, adın belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını önleme) ve mali haklar (işleme, çoğaltma, yayma, temsil, umuma iletim) tanınır. Koruma süresi kural olarak eser sahibinin yaşamı boyunca ve ölümünden itibaren 70 yıldır.

5846 sayılı FSEK m.1/B, m.8, m.27

Eser sözleşmesi (istisna akdi)

Borçlar Hukuku

Yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. İnşaat, tadilat, yazılım geliştirme ve bakım-onarım işlerinin tipik hukuki çerçevesidir; ayıba karşı tekeffül, yaklaşık bedelin aşılması ve dönme/fesih hükümleri ayrıntılı düzenlenmiştir.

6098 sayılı TBK m.470-486

Eşit davranma ilkesi (iş hukukunda)

İş Hukuku

İşverenin, iş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi sebeplere dayalı ayrım yapamamasıdır; aynı veya eşit değerde iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz. Aykırılık halinde işçi, dört aya kadar ücreti tutarında ayrımcılık tazminatı ve yoksun bırakıldığı hakları talep edebilir.

4857 sayılı İş Kanunu m.5

Esnaf

Ticaret Hukuku

İster gezici olsun ister bir dükkânda veya sokağın belirli yerinde sabit bulunsun; ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri sınırlı olan sanat ve ticaret sahibidir. Esnaf, tacirlere özgü hükümlerin çoğuna tabi değildir; ancak işletme rehni ve ödeme yeri gibi bazı ticari hükümler esnafa da uygulanır.

6102 sayılı TTK m.15; 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanunu

Eşya

Eşya Hukuku

Üzerinde hâkimiyet kurulabilen, kişi dışı, maddi ve iktisadi değer taşıyan varlıklardır. Taşınır ve taşınmaz olarak ayrılır; doğal güçler (elektrik gibi) edinmeye elverişli olduklarında taşınır hükümlerine tabidir.

4721 sayılı TMK m.683 vd., m.762

Eşya hukuku

Eşya Hukuku

Kişilerin eşya üzerindeki hâkimiyet ve tasarruflarının kapsamını düzenleyen medeni hukuk dalıdır; mülkiyet, sınırlı ayni haklar, zilyetlik ve tapu sicili temel konularıdır. TMK'nın Dördüncü Kitabında düzenlenmiştir.

4721 sayılı TMK m.683-1027

Etkin pişmanlık

Ceza Hukuku

Failin, suç tamamlandıktan sonra ortaya çıkan zararı gidermesi, malı iade etmesi veya suçun aydınlatılmasına katkı sağlaması halinde cezasının indirilmesi ya da kaldırılmasıdır. Hırsızlık, dolandırıcılık, uyuşturucu ve örgüt suçları gibi kanunda özel olarak öngörülen suçlarda uygulanır; genel bir kurum değildir.

5237 sayılı TCK m.168, m.192, m.221 vb.

Ev başkanının sorumluluğu

Medeni Hukuk / Borçlar Hukuku

Ev başkanının, otoritesi altında yaşayan küçüğün, kısıtlının veya akıl hastalığı ya da zayıflığı bulunan kişinin başkalarına verdiği zarardan, alışılmış şekilde gözetim ve özen gösterdiğini ispat etmedikçe sorumlu olmasıdır; özen ispatına dayalı kusursuz sorumluluk halidir.

4721 sayılı TMK m.369

Ev hizmetlerinde çalışanlar

İş Hukuku / Sosyal Güvenlik Hukuku

Ev içinde temizlik, bakım, aşçılık gibi işlerde çalışanlardır; İş Kanunu kapsamı dışındadır ve haklarında Borçlar Kanununun hizmet sözleşmesi hükümleri uygulanır. Sosyal güvenlikte, ayda 10 günden az ve 10 gün ve üzeri çalışanlar için farklı sigortalılık rejimleri öngörülmüştür.

4857 sayılı İş Kanunu m.4; 6098 sayılı TBK m.393 vd.; 5510 sayılı Kanun Ek m.9

Evlat edinme

Aile Hukuku

Evlat edinen ile evlatlık arasında mahkeme kararıyla soybağı kurulmasıdır. Küçüklerin evlat edinilmesinde kural olarak bir yıl bakım ve eğitim koşulu, en az 18 yaş fark ve ana-babanın rızası aranır; erginlerin evlat edinilmesi ek koşullara bağlıdır. Evlatlık, evlat edinenin mirasçısı olur ancak evlat edinen evlatlığa mirasçı olamaz.

4721 sayılı TMK m.305-320

Evlenme ehliyeti

Aile Hukuku

Evlenebilmek için aranan yaş, ayırt etme gücü ve yasal temsilci rızası koşullarıdır. On yedi yaşını dolduranlar yasal temsilcinin izniyle; on altı yaşını dolduranlar olağanüstü durumlarda hâkim izniyle evlenebilir. Ayırt etme gücü bulunmayanlar evlenemez; akıl hastalarının evlenmesi resmi sağlık kurulu raporuna bağlıdır.

4721 sayılı TMK m.124-133

Evlenmenin butlanı

Aile Hukuku

Evliliğin; mevcut evlilik, ayırt etme gücünden sürekli yoksunluk, evlenmeye engel akıl hastalığı veya yasak derecede hısımlık gibi sebeplerle mutlak butlanla, yanılma, aldatma, korkutma gibi sebeplerle nisbi butlanla sakat olması ve hâkim kararıyla sona erdirilmesidir. Butlan kararı geçmişe etkili değildir; boşanmaya ilişkin hükümler kıyasen uygulanır.

4721 sayılı TMK m.145-160

Evlilik birliği

Aile Hukuku

Evlenmeyle eşler arasında kurulan; eşlerin birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlama, çocuklara özen gösterme, sadakat ve yardım yükümlülüklerini içeren hukuki birliktir. Eşler birliği beraberce yönetir ve giderlerine güçleri oranında katılır; birliğin korunmasına yönelik önlemler hâkimden istenebilir.

4721 sayılı TMK m.185-201

Eziyet suçu

Ceza Hukuku

Bir kimseye karşı insan onuruyla bağdaşmayan, bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açan sistematik davranışlar sergilenmesidir. İşkenceden farkı failin kamu görevlisi olmasının aranmamasıdır; çocuklara, beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişilere karşı işlenmesi nitelikli haldir.

5237 sayılı TCK m.96

F

Faal İdare

İdare Hukuku

Faal idare, kamu hizmetlerini ve idari faaliyetleri fiilen yürüten, kamu gücünü kullanarak karar alan ve uygulayan idari teşkilatı ifade eden, özellikle idare hukuku öğretisinde kullanılan bir kavramdır. Kavram, idarenin yalnızca örgütsel yapısını değil, yürütme ve kamu hizmetlerinin gerçekleştirilmesine yönelik aktif faaliyetini vurgular.

Faaliyet izninin iptali (tüzel kişilerde)

Ceza Hukuku

Bir suçun işlenmesine iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenmesi halinde uygulanan güvenlik tedbiridir. Tüzel kişilere ceza verilemez; ancak izin iptali ve müsadere tedbirleri uygulanabilir.

5237 sayılı TCK m.60

Factoring

Factoring (faktoring), işletmelerin mal veya hizmet satışlarından doğan vadeli alacaklarını bir faktoring şirketine devretmeleri ve bunun karşılığında alacakların tahsilatının yönetilmesi, finansman sağlanması veya alacağın ödenmeme riskine karşı garanti sunulması gibi hizmetlerden yararlanılması işlemidir.

Fahiş Cezai Şart

Borçlar Hukuku

Fahiş cezai şart, sözleşmeye aykırılık hâlinde ödenmesi kararlaştırılan ceza koşulunun, somut olayın koşulları dikkate alındığında aşırı ve hakkaniyete aykırı bir miktara ulaşması durumunu ifade eder.

Fahiş Faiz

Borçlar Hukuku

Fahiş faiz, bir borç ilişkisinde uygulanan faiz oranının hukuken izin verilen sınırları aşacak veya somut olayın koşulları bakımından aşırı nitelikte olacak derecede yüksek olması durumunu ifade eder.

Fahiş fiyat artışı

Ticaret Hukuku / Tüketici Hukuku

Olağanüstü hal, afet ve ekonomik dalgalanma dönemlerinde girdi maliyetiyle haklı gösterilemeyecek şekilde satış fiyatının aşırı artırılmasıdır. Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu idari para cezası uygulayabilir; stokçuluk da aynı çerçevede yaptırıma bağlanmıştır.

6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Ek m.1

Fahri Konsolos

Milletlerarası Kamu Hukuku

Fahri konsolos, bir devlet tarafından başka bir devletin ülkesinde, o devletin menfaatlerini korumak, vatandaşlarına konsolosluk himayesi sağlamak ve gerektiğinde kendisine verilen konsolosluk görevlerini yerine getirmek üzere görevlendirilen, genellikle görev yaptığı devletin vatandaşı olan veya orada sürekli ikamet eden kişidir.

Fahri Noter

Fahri noter, noterlik hizmetlerinin ücret karşılığında değil, fahri olarak yürütüldüğü noterlik görevini ifade eder. Ancak Türk hukukunda günümüzde “fahri noter” adıyla ayrı bir noterlik statüsü bulunmamaktadır.

Fahri trafik müfettişliği

İdare Hukuku / Trafik Hukuku

Trafik kural ihlallerini tespit ederek tutanak düzenleme yetkisi verilen gönüllü denetim uygulamasıdır; tutanaklar idari para cezasına esas alınır ve sürücü bu cezalara karşı sulh ceza hâkimliğine başvurabilir.

2918 sayılı KTK Ek m.6

Fail

Ceza Hukuku

Suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştiren kişidir. Suçu birlikte işleyenlerden her biri müşterek fail olarak, başkasını araç olarak kullanan ise dolaylı fail olarak sorumlu olur; yalnızca gerçek kişiler fail olabilir.

5237 sayılı TCK m.37

Faili Müşterek

Ceza Hukuku

Faili müşterek, bir suçun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesini ifade eden ve ceza hukukunda suçun birden fazla kişi tarafından müştereken işlenmesi hâlini anlatmak için kullanılan bir kavramdır. Faili müşterek olan kişiler, suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştirir ve suçun işlenişi üzerinde ortak hâkimiyet kurarlar.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

Faiz

Borçlar Hukuku

Alacaklının, para alacağından yoksun kaldığı süre için aldığı medeni semeredir; anapara faizi ve temerrüt faizi olarak ikiye ayrılır. Oran sözleşmeyle belirlenmemişse yasal faiz uygulanır; adi işlerde sözleşmesel faize üst sınır getirilmiştir.

6098 sayılı TBK m.88, m.120; 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun

Faiz Oranı

Borçlar Hukuku

Faiz oranı, belirli bir miktardaki paranın kullanılması karşılığında, belirli bir dönem için ödenecek faizin anaparaya oranını ifade eder. Genellikle yıllık yüzde olarak gösterilir. Faiz oranı; sözleşmeyle belirlenebileceği gibi, kanun veya ilgili mevzuat hükümlerine göre de belirlenebilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Faiz-i Mürekkep

Borçlar Hukuku

Faiz-i mürekkep, belirli bir dönem içinde işlemiş ve henüz ödenmemiş faizin anaparaya eklenerek, sonraki dönemlerde anapara ile birlikte faiz hesabına esas alınmasıdır. Başka bir ifadeyle, faizin faiz doğurması, yani bileşik faiz uygulanmasıdır.

Faize Faiz Yürütülmesi

Borçlar Hukuku

Faize faiz yürütülmesi, işlemiş olan faizin anaparaya eklenerek bu yeni toplam üzerinden yeniden faiz hesaplanmasıdır. Bu uygulama hukukta bileşik faiz (mürekkep faiz) olarak adlandırılır. Kural olarak Türk hukukunda faize faiz yürütülmesi yasaktır. Ancak ticari işlerde kanunun öngördüğü sınırlı bir istisna bulunmaktadır.

Faktoring

Ticaret Hukuku / Finans Hukuku

Mal veya hizmet satışından doğmuş ya da doğacak alacakların faktoring şirketine devredilmesi karşılığında finansman, garanti ve tahsilat hizmetlerinin sağlandığı finansman yöntemidir. Faktoring şirketleri BDDK gözetimindedir ve alacağın fatura gibi belgelere dayanması zorunludur.

6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu

Faktoring Sözleşmesi

Faktoring sözleşmesi, bir işletmenin mal veya hizmet satışından doğmuş veya belirli şartlarla doğacak alacaklarını faktoring şirketine devretmesi ve bunun karşılığında faktoring şirketinin müşterisine finansman, alacakların tahsili ve/veya alacakların ödenmeme riskinin üstlenilmesi gibi faktoring hizmetleri sunduğu sözleşmedir.

Farik ve mümeyyiz (eski terim)

Medeni Hukuk / Ceza Hukuku

Ayırt etme gücüne sahip olmayı ifade eden eski hukuk terimidir; özellikle çocukların işledikleri fiilin anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğine ilişkin raporlarda kullanılırdı. Güncel mevzuatta 'ayırt etme gücü' ve 'algılama yeteneği' kavramları kullanılır.

4721 sayılı TMK m.13; 5237 sayılı TCK m.31

Fatura

Vergi Hukuku / Ticaret Hukuku

Satılan mal veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere düzenlenen ticari belgedir. Vergi mevzuatında düzenlenmesi zorunlu belgelerdendir; e-fatura ve e-arşiv uygulamaları belirli mükellefler için zorunludur.

213 sayılı VUK m.229 vd.; 6102 sayılı TTK m.21

Fatura ve teyit mektubu karinesi

Ticaret Hukuku

Ticari işletmesi bağlamında bir mal satan, üreten veya iş gören tacirin verdiği faturalar ile sözlü anlaşmaları teyit eden mektuplara sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde içeriklerinin kabul edilmiş sayılmasıdır; ticari hayatta ispat kolaylığı sağlar.

6102 sayılı TTK m.21

Faturaya itiraz

Ticaret Hukuku

Faturayı alan kişinin, içeriği hakkında sekiz gün içinde itirazda bulunmaması halinde fatura içeriğini kabul etmiş sayılmasıdır. Bu karine yalnızca taraflar arasında sözleşme ilişkisinin varlığı halinde ve faturanın olağan içeriği bakımından geçerlidir.

6102 sayılı TTK m.21/2

Faydalı model

Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku

Yeni ve sanayiye uygulanabilir buluşlara, buluş basamağı koşulu aranmaksızın verilen ve başvuru tarihinden itibaren on yıl koruma sağlayan sınai mülkiyet hakkıdır. Patentten farklı olarak incelemesiz verilir; kimyasal maddeler ve usuller faydalı modelle korunamaz.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.142 vd.

Fazla çalışma (fazla mesai)

İş Hukuku

Haftalık kırk beş saati aşan çalışmalardır; her saat için normal saat ücretinin yüzde elli fazlası ödenir. İşçinin yazılı onayı gerekir ve yıllık fazla çalışma toplamı 270 saati aşamaz; ücret yerine işçi serbest zaman da kullanabilir.

4857 sayılı İş Kanunu m.41

Fazla sürelerle çalışma

İş Hukuku

Haftalık çalışma süresinin sözleşmeyle 45 saatin altında belirlendiği hallerde, bu süreyi aşan ancak 45 saate kadar olan çalışmalardır. Her saat için normal saat ücretinin yüzde yirmi beş fazlası ödenir.

4857 sayılı İş Kanunu m.41/2

Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması

Medeni Usul Hukuku

Kısmi dava açan davacının, alacağının dava edilmeyen bölümünü ileride talep etme hakkını koruduğunu belirtmesidir. HMK döneminde saklı tutma kaydı bulunmasa dahi kısmi dava, kalan kısımdan feragat anlamına gelmez.

6100 sayılı HMK m.109

Fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi

Borçlar Hukuku / İdare Hukuku

Hukuka uygun bir müdahale sonucunda özel bir zarara uğrayan kişinin bu zararının, müdahaleden yarar sağlayan tarafından giderilmesidir. Zorunluluk halinde başkasının malına verilen zarar ile idarenin kusursuz sorumluluğunun bir kısmı bu ilkeye dayanır.

6098 sayılı TBK m.63-64; idare hukuku içtihatları

Federal Devlet

Milletlerarası Kamu Hukuku

Federal devlet, devletin merkezî bir federal devlet ile federal devletin bünyesindeki federe devletlerden oluştuğu devlet biçimidir. Federal devlet ile federe devletler arasında egemenliğe ve kamu yetkilerine ilişkin görev ve yetkiler anayasa tarafından paylaşılır. Federe devletler, federal devletin birer idarî alt birimi değildir. Kendi yasama, yürütme ve yargı organlarına sahip olabilir ve anayasanın kendilerine bıraktığı alanlarda yasama ve düzenleme yetkilerini bağımsız olarak kullanabilirler. Buna karşılık dış egemenlik ve uluslararası hukuk bakımından federal devlet, devletin bütününü temsil eder.

Federasyon

Milletlerarası Kamu Hukuku

Federasyon, birden fazla federe devletin, ortak bir anayasa altında birleşerek tek bir federal devlet oluşturduğu devlet yapılanmasıdır. Federasyonda hem federal devletin hem de federe devletlerin kendilerine özgü yetki alanları bulunur. Bu yetkilerin kapsamı ve federal makamlarla federe devletler arasındaki görev paylaşımı federal anayasa tarafından belirlenir. Federe devletler, federal devletin idarî birimleri değildir. Kural olarak kendi yasama ve yürütme organlarına sahip olup federal anayasanın kendilerine bıraktığı alanlarda kamu gücünü kullanırlar. Buna karşılık federal devlet, federasyonu uluslararası alanda tek bir devlet olarak temsil eder.

Fekki Rehin

Medeni Hukuk

Fekki rehin, bir taşınır veya taşınmaz üzerinde kurulmuş olan rehin hakkının sona erdirilmesi ve rehin kaydının kaldırılması işlemidir. Başka bir ifadeyle, rehinle güvence altına alınan borcun sona ermesi veya rehnin devamını gerektiren sebebin ortadan kalkması üzerine, rehnin hukukî varlığına son verilmesidir. Özellikle taşınmaz rehninde “rehinin fekki”, uygulamada ipoteğin kaldırılması (terkini) anlamında kullanılır.

Fer'i (yan) haklar

Borçlar Hukuku

Asıl alacağa bağlı olan faiz, cezai şart, rehin ve kefalet gibi haklardır. Asıl alacak devredildiğinde fer'i haklar da kural olarak birlikte geçer; asıl alacağın sona ermesi fer'i hakları da sona erdirir.

6098 sayılı TBK m.131, m.189

Fer'î Borç

Borçlar Hukuku

Fer'î borç, asıl borca bağlı olarak varlığını sürdüren ve hukukî kaderi kural olarak asıl borca bağlı olan borçtur. Fer'î borç, asıl borcun varlığına veya geçerliliğine bağlıdır; asıl borç sona erdiğinde kural olarak fer'î borç da sona erer. Faiz, temerrüt faizi ve cezai şart gibi borçlar, niteliğine göre asıl borca bağlı fer'î borçlara örnek oluşturabilir.

Fer'i müdahale

Medeni Usul Hukuku

Davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan üçüncü kişinin, taraflardan birinin yanında davaya katılmasıdır. Fer'i müdahil taraf değildir; katıldığı tarafın yararına usul işlemleri yapabilir ve hüküm, müdahilin yanında katıldığı tarafla ilişkisinde (rücu davasında) müdahale etkisi doğurur.

6100 sayılı HMK m.66-69

Ferağ

Eşya Hukuku

Taşınmaz mülkiyetinin devri amacıyla tapu sicil müdürlüğünde yapılan resmi devir işlemini ifade eden uygulama terimidir; malikin devir iradesini resmi senette açıklamasıdır. Ferağa yetkili olma, vekâletnamelerde özel yetki gerektirir.

4721 sayılı TMK m.705-706; Tapu Kanunu m.26

Feragat (mirastan feragat sözleşmesi)

Miras Hukuku

Mirasbırakan ile mirasçının, mirasçılık sıfatından karşılıklı veya karşılıksız vazgeçilmesi konusunda yaptıkları ölüme bağlı tasarruftur; resmi vasiyetname şeklinde düzenlenir. Karşılık sağlanarak yapılan feragat, aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.

4721 sayılı TMK m.528-530

Feragati Caiz Olmayan Haklar

Medeni Hukuk

Feragati caiz olmayan haklar, hak sahibinin hukuken geçerli bir irade açıklamasıyla vazgeçemeyeceği veya önceden feragat edemeyeceği hakları ifade eder. Bu kavram özellikle kişinin şahsına sıkı sıkıya bağlı hakları ve kamu düzeni nedeniyle üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen hakları bakımından kullanılır.

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu

Ferdi kaza sigortası

Sigorta Hukuku

Sigortalının ani ve harici bir olay sonucu ölümü veya sürekli sakatlığı halinde poliçede yazılı bedelin ödenmesini sağlayan can sigortasıdır. İşverenlerce çalışanlar lehine grup poliçesi olarak da yaptırılabilir; sorumluluk sigortalarından farklı olarak meblağ sigortasıdır.

6102 sayılı TTK m.1487 vd.

Feshin geçersizliği ve işe iade

İş Hukuku

İş güvencesi kapsamındaki işçinin, geçerli sebep gösterilmeden yapılan feshe karşı arabuluculuk ve ardından dava yoluyla feshin geçersizliğinin tespitini ve işe iadesini istemesidir. İşe iade kararına rağmen işe başlatılmayan işçiye 4-8 aylık ücreti tutarında tazminat ve 4 aya kadar boşta geçen süre ücreti ödenir.

4857 sayılı İş Kanunu m.18-21

Fesih

Borçlar Hukuku / İş Hukuku

Sürekli borç ilişkilerini ileriye etkili olarak sona erdiren bozucu yenilik doğuran haktır. Bildirimli (süreli) ve haklı nedenle (derhal) fesih olarak ikiye ayrılır; iş, kira ve hizmet sözleşmelerinde ayrıntılı özel hükümlere tabidir.

6098 sayılı TBK; 4857 sayılı İş Kanunu m.17 vd.

Fesih (kira sözleşmesinde)

Borçlar Hukuku

Kira ilişkisinin bildirimli veya olağanüstü fesihle sona erdirilmesidir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin fesih imkânı sınırlandırılmıştır; kiracı sözleşme bitiminden en az on beş gün önce bildirimle sözleşmeyi sona erdirebilirken, kiraya veren ancak on yıllık uzama süresi sonunda gerekçesiz fesih bildiriminde bulunabilir.

6098 sayılı TBK m.347

Fesih bildirimi

İş Hukuku / Borçlar Hukuku

Sözleşmeyi sona erdirme iradesinin karşı tarafa açıklanmasıdır; varması gerekli tek taraflı irade beyanıdır. İş hukukunda fesih bildiriminin yazılı yapılması ve geçerli fesihlerde sebebin açık ve kesin biçimde belirtilmesi zorunludur.

4857 sayılı İş Kanunu m.19; 6098 sayılı TBK m.348 (kira)

Fesih hakkının kötüye kullanılması (kötüniyet tazminatı)

İş Hukuku

İş güvencesi kapsamında olmayan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılması suretiyle (örneğin şikâyet başvurusu nedeniyle) sona erdirilmesi halinde işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında kötüniyet tazminatı ödenmesidir.

4857 sayılı İş Kanunu m.17/6

Fesihte son çare ilkesi (ultima ratio)

İş Hukuku

Feshin geçerli sayılabilmesi için işverenin; fesihten önce daha hafif önlemleri (başka pozisyonda değerlendirme, eğitim, esnek çalışma) denemiş veya değerlendirmiş olması gereğidir. Yargıtay içtihatlarıyla işe iade davalarının temel denetim ölçütlerinden biri haline gelmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu m.18; Yargıtay içtihatları

Fevkalade (olağanüstü) kazandırıcı zamanaşımı

Eşya Hukuku

Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan veya maliki tespit edilemeyen taşınmazı davasız ve aralıksız yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişinin, mülkiyetin adına tesciline karar verilmesini isteyebilmesidir.

4721 sayılı TMK m.713

Fiil ehliyeti

Medeni Hukuk

Kişinin kendi fiilleriyle hak edinebilme ve borç altına girebilme ehliyetidir; ayırt etme gücüne sahip ve ergin olan, kısıtlı olmayan herkes tam fiil ehliyetine sahiptir. Hak ehliyetinden farklı olarak eylem yeteneğine bağlıdır.

4721 sayılı TMK m.9-10

Fiili hizmet süresi zammı (yıpranma payı)

Sosyal Güvenlik Hukuku

Ağır, riskli ve yıpratıcı işlerde (yeraltı madenleri, basın, TSK, emniyet, sağlık çalışanları vb.) çalışanların prim ödeme gün sayılarına, çalışılan her yıl için 60 ila 180 gün eklenmesidir. Eklenen sürenin bir kısmı emeklilik yaş haddinden de indirilir.

5510 sayılı Kanun m.40

Fiili karine

Medeni Usul Hukuku

Belli bir olaydan, belli olmayan bir olay için hâkim tarafından yaşam deneyi kurallarına dayanılarak çıkarılan sonuçlardır. İspat yükünü değiştirmez ancak delil değerlendirmesinde dikkate alınır; kanuni karineden farklı olarak yasal dayanağı yoktur.

6100 sayılı HMK m.190 (bağlantılı); doktrin

Fiili yol (idare hukukunda)

İdare Hukuku

İdarenin, hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın veya açıkça hukuka aykırı biçimde kişilerin temel haklarına ve mülkiyetine el atmasıdır. Fiili yol halinde idari işlem güvencesi ortadan kalkar; adli yargıda dava açılabilir ve idare haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olur.

Doktrin ve yargı içtihatları; 2942 sayılı Kanun (el atma)

Fikir ve sanat eserleri

Fikri Mülkiyet Hukuku

Sahibinin hususiyetini taşıyan; ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri kategorilerinden birine giren her nevi fikir ve sanat ürünüdür. Eser niteliği tescile bağlı olmaksızın yaratmayla doğar; işleme ve derlemeler de koruma görür.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.1/B-6

Fikri hakların devri ve lisansı

Fikri Mülkiyet Hukuku

Eser sahibinin mali haklarının yazılı sözleşmeyle ve hakların ayrı ayrı gösterilmesi koşuluyla devredilebilmesi veya kullanım yetkisinin lisansla tanınmasıdır; henüz vücuda getirilmemiş eserlere ilişkin devir taahhütleri geçerli, devirler ise batıldır. Manevi haklar devredilemez.

5846 sayılı FSEK m.48-52

Fikri içtima

Ceza Hukuku

Tek fiille birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet verilmesi halinde, failin yalnızca en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılmasıdır. Kasten yaralamanın aynı zamanda mala zarar vermeyi de içermesi tipik örnektir.

5237 sayılı TCK m.44

Fikri mülkiyet hukuku

Fikri Mülkiyet Hukuku

İnsan zihninin ürünleri üzerindeki hakları düzenleyen hukuk dalıdır; telif hakları (eser sahibinin hakları) ile sınai mülkiyet haklarını (marka, patent, tasarım, coğrafi işaret) kapsar. Türkiye'de FSEK ve SMK temel kaynaklardır; uluslararası düzeyde TRIPS ve WIPO sözleşmeleri belirleyicidir.

5846 sayılı FSEK; 6769 sayılı SMK

Fikri ve sınai haklar mahkemeleri

Fikri Mülkiyet Hukuku

FSEK ve SMK'dan doğan hukuk ve ceza davalarına bakan ihtisas mahkemeleridir. Kurulmayan yerlerde asliye hukuk ve asliye ceza mahkemeleri bu sıfatla görev yapar; büyük illerde ayrı hukuk ve ceza mahkemeleri bulunur.

6769 sayılı SMK m.156; 5846 sayılı FSEK m.76

Finansal kiralama (leasing)

Ticaret Hukuku / Finans Hukuku

Kiralayanın, kiracının talebi üzerine seçilen bir malı satın alıp kira bedeli karşılığında kiracının kullanımına bıraktığı ve genellikle süre sonunda mülkiyetin devrini öngören finansman yöntemidir. Sözleşme yazılı şekilde yapılır; taşınmazlarda tapuya, özel sicili olan mallarda sicile şerh edilir.

6361 sayılı Kanun m.18 vd.

Firar (hükümlü veya tutuklunun kaçması)

Ceza Hukuku

Tutukevi veya ceza infaz kurumundan ya da gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçılmasıdır. Cebir veya tehdit kullanılması ve silahla ya da birden çok kişiyle birlikte işlenmesi cezayı artırır; etkin pişmanlık hükmü öngörülmüştür.

5237 sayılı TCK m.292-293

Fiyat etiketi

Tüketici Hukuku

Perakende satışa arz edilen malların üzerine veya ambalajına; satış fiyatı, birim fiyatı ve üretim yerini gösterir etiket konulması zorunluluğudur. Etiket fiyatı ile kasa fiyatı farklıysa tüketici lehine olan fiyat uygulanır.

6502 sayılı TKHK m.54; Fiyat Etiketi Yönetmeliği

Fiyat manipülasyonu (piyasa dolandırıcılığı)

Sermaye Piyasası Hukuku / Ceza Hukuku

Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, değerlerine veya yatırımcı kararlarına etki etmek amacıyla aldatıcı işlem yapılması ya da yalan, yanlış bilgi yayılmasıdır; işlem bazlı ve bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı olarak suç düzenlenmiştir.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.107

Fon (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu - TMSF)

Bankacılık Hukuku

Tasarruf mevduatını sigorta eden, faaliyet izni kaldırılan bankaların yönetimini devralan ve varlıklarını tasfiye eden kamu tüzel kişisidir. Sigorta kapsamındaki mevduat limiti Fon Kurulunca belirlenir; kayyımlık görevleri de mevzuatla verilmiştir.

5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.111 vd.

Fon (yatırım fonu)

Sermaye Piyasası Hukuku

Tasarruf sahiplerinden katılma payı karşılığında toplanan paralarla, pay sahipleri hesabına ve riskin dağıtılması ilkesiyle sermaye piyasası araçlarından oluşan portföyün işletilmesi amacıyla kurulan, tüzel kişiliği olmayan malvarlığıdır. Portföy yönetim şirketlerince içtüzük çerçevesinde yönetilir.

6362 sayılı SPK m.52 vd.

Forfaiting

Finans Hukuku / Dış Ticaret

Özellikle dış ticaretten doğan vadeli alacakların, rücu edilmemek kaydıyla iskonto edilerek forfaiter kuruluşa devredildiği finansman tekniğidir. Poliçe, bono ve akreditife dayalı alacaklarda kullanılır; ihracatçıyı tahsilat riskinden kurtarır.

6361 sayılı Kanun (finansman şirketleri çerçevesi); uygulama

Franchise sözleşmesi

Ticaret Hukuku

Franchise verenin; markasını, işletme sistemini ve know-how'ını, franchise alanın sürekli kullanımına sunduğu, karşılığında bedel aldığı ve alanı destek-denetim yükümlülüğü altına girdiği isimsiz sürekli sözleşmedir. Sona ermede acentelik hükümleri (denkleştirme) kıyasen uygulanabilir; dikey anlaşma yönünden rekabet hukuku denetimine tabidir.

TBK genel hükümler; 6102 sayılı TTK m.122 (kıyasen); 4054 sayılı RKHK

Fuhşa teşvik ve aracılık suçu

Ceza Hukuku

Bir kimsenin fuhşa teşvik edilmesi, bunun yolunun kolaylaştırılması, fuhuş için aracılık edilmesi veya yer temin edilmesidir; çocuklara karşı işlenmesi ağırlaştırıcı nedendir. Fuhşa sürüklenen kişi cezalandırılmaz ve tedaviye veya psikolojik desteğe erişimi sağlanır.

5237 sayılı TCK m.227

Fuzuli işgal (haksız işgal)

Eşya Hukuku / İdare Hukuku

Bir taşınmazın, hiçbir hukuki dayanak olmaksızın kullanılması veya elde tutulmasıdır. Malik; el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve tahliye yollarına başvurabilir; kamu taşınmazlarında idarece ecrimisil tahakkuku ve tahliye 2886 sayılı Kanuna göre yapılır.

4721 sayılı TMK m.683, m.995; 2886 sayılı Kanun m.75

G

Gabin (aşırı yararlanma)

Borçlar Hukuku

Bir sözleşmede edimler arasında açık oransızlık bulunması ve bu oransızlığın, zarar görenin zor durumundan, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılarak yaratılmış olmasıdır. Zarar gören bir yıl (her halde on yıl) içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirebilir veya oransızlığın giderilmesini isteyebilir.

6098 sayılı TBK m.28

Gaip

Medeni Hukuk

Ölümüne kesin gözüyle bakılmasını gerektiren bir olay içinde kaybolan veya kendisinden uzun süredir haber alınamayan ve ölümü hakkında kesin bilgi bulunmayan kişidir. Hukuken, hakkında gaiplik kararı verilmesiyle kişinin bazı hukuki sonuçları doğar.

4721 sayılı TMK m.429

Gaiplerin muhakemesi

Medeni Hukuk

Gaip kişinin gıyabında yapılan yargılamadır.

Gaiplik

Medeni Hukuk

Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun süre haber alınamayan kişinin, ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunması halinde mahkemece gaipliğine karar verilmesidir. Ölüm tehlikesinde bir yıl, son haber tarihinden itibaren beş yıl geçmesi gerekir; gaiplik kararı miras ve evlilik yönünden ölüme benzer sonuçlar doğurur.

4721 sayılı TMK m.32-35, m.131

Gaiplik kararı

Medeni Hukuk

Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kişinin, ölmüş sayılmasına ilişkin mahkeme tarafından verilen karardır. Gaiplik kararı, kişinin mirası ve diğer özel hukuk ilişkileri bakımından ölümün hukuki sonuçlarını doğurur.

4721 sayılı TMK

Garameten tevzi

Bir alacağın tamamının tahsil edilememesi hâlinde, elde edilen miktarın alacaklılar arasında alacaklarının birbirine oranına göre paylaştırılmasıdır. Özellikle iflas ve icra hukukunda, alacaklıların alacakları oranında ödeme almasını ifade eder.

Garanti belgesi

Tüketici Hukuku

Üretici ve ithalatçıların, sattıkları sanayi mallarının belirli süre içinde arızalanması halinde ücretsiz onarım, değişim veya bedel iadesini taahhüt ettikleri zorunlu belgedir. Garanti süresi asgari iki yıldır; garanti süresi içindeki onarımlarda geçen süre garanti süresine eklenir ve azami tamir süresi 20 iş günüdür.

6502 sayılı TKHK m.56; Garanti Belgesi Yönetmeliği

Garanti mektubu

Ticaret Hukuku

Bir bankanın, müşterisinin bir borcunu veya yükümlülüğünü yerine getirmemesi hâlinde, belirli bir tutarı lehtara ödemeyi bankanın kendi yükümlülüğü olarak üstlendiği banka teminatıdır. Özellikle ihalelerde, sözleşmelerde ve ticari işlemlerde kullanılır. Teminat mektubu.

Garanti sözleşmesi

Borçlar Hukuku

Garanti verenin, garanti alana karşı üçüncü kişinin bir edimini yerine getireceğini bağımsız olarak taahhüt ettiği sözleşmedir. Kefaletten farkı fer'i olmamasıdır; garanti veren, asıl borçluya ait def'ileri ileri süremez. Banka teminat mektupları tipik uygulamasıdır.

6098 sayılı TBK m.128

Garantili tahvil

Ticaret Hukuku

Anapara ve faiz ödemelerinin, ihraç eden kuruluşun yanı sıra bir gerçek kişi, tüzel kişi veya banka tarafından garanti altına alındığı tahvildir. Garanti sayesinde tahvil sahibinin alacağının güvence altına alınması amaçlanır.

Garantör

Borçlar Hukuku

Bir borcun veya yükümlülüğün yerine getirilmesini güvence altına alan ve belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde alacaklıya karşı garanti veren kişi veya kuruluştur. Garantör, garanti sözleşmesi kapsamında asıl borçludan bağımsız bir yükümlülük üstlenebilir.

Gasp (yağma)

Ceza Hukuku

Başkasının malının, cebir veya tehdit kullanılarak alınmasıdır; halk dilinde gasp olarak bilinen suç TCK'da yağma olarak düzenlenmiştir. Silahla, birden fazla kişiyle, gece vakti veya konutta işlenmesi nitelikli haldir ve cezası hırsızlıktan önemli ölçüde ağırdır.

5237 sayılı TCK m.148-150

Gayrimenkul (taşınmaz)

Eşya Hukuku

Bir yerden başka yere taşınamayan eşyadır; arazi, tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar ile kat mülkiyetine kayıtlı bağımsız bölümler taşınmaz mülkiyetinin konusudur. Devri resmi şekle ve tapu siciline tescile bağlıdır.

4721 sayılı TMK m.704-705

Gayrimenkul mükellefiyeti

Medeni Hukuk

Bir taşınmaz malikinin, taşınmazıyla ilgili olarak başka bir kişiye karşı belirli bir şeyi yapma veya verme yükümlülüğü altına girmesini ifade eden ayni haktır. Taşınmazın yükümlülüğü olarak da adlandırılır.

4721 sayılı TMK

Gayrimenkul rehni

Medeni Hukuk

Bir alacağın güvence altına alınması amacıyla taşınmaz üzerinde kurulan rehin hakkıdır. Alacak ödenmediğinde alacaklı, taşınmazın paraya çevrilmesini isteyerek alacağını tahsil edebilir. İpotek, ipotekli borç senedi ve irat senedi gayrimenkul rehni türlerindendir.

4721 sayılı TMK

Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi

Eşya Hukuku / Borçlar Hukuku

Bir taşınmazın ileride satışının yapılmasını taahhüt eden ön sözleşmedir; noterde düzenleme şeklinde yapılması geçerlilik koşuludur. Tapuya şerh verildiğinde beş yıl süreyle üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir; ifa edilmezse cebri tescil davası açılabilir.

1512 sayılı Noterlik Kanunu m.60; 4721 sayılı TMK m.706; 2644 sayılı Tapu Kanunu m.26

Gayrimenkul sermaye iradı (kira geliri)

Vergi Hukuku

Taşınmaz ve hakların kiraya verilmesinden elde edilen gelirlerin gelir vergisine tabi tutulmasıdır. Konut kira gelirlerinde yıllık istisna uygulanır; gerçek gider veya götürü gider yöntemi seçilebilir ve beyanname mart ayında verilir.

193 sayılı GVK m.70-74

Gayrimenkul yatırım ortaklığı (GYO)

Sermaye Piyasası Hukuku

Gayrimenkullere, gayrimenkul projelerine ve gayrimenkule dayalı haklara yatırım yapan, SPK düzenlemelerine tabi halka açık sermaye piyasası kurumudur. Portföy sınırlamaları ve kâr dağıtımı SPK tebliğleriyle düzenlenir; kurumlar vergisi istisnasından yararlanır.

6362 sayılı SPK m.48-49; III-48.1 sayılı Tebliğ

Gayrisafi millî hasıla (GSMH)

Bir ülke vatandaşlarının, bir yıl içinde ülke içinde ve ülke dışında ürettikleri nihai mal ve hizmetlerin toplam parasal değeridir. GSMH hesaplanırken, yurt içinde yabancıların yaptığı üretimden elde edilen gelirler dikkate alınmaz; ülke vatandaşlarının yurt dışındaki üretimlerinden elde ettikleri gelirler dikkate alınır.

Gebe ve emziren kadınların çalıştırılması

İş Hukuku / İş Sağlığı ve Güvenliği

Gebe çalışanların sağlık ve güvenliğinin korunmasına yönelik özel düzenlemedir; gebe kadınlar günde yedi buçuk saatten fazla ve gece postasında çalıştırılamaz, doğum sonrası bir yıl gece çalışması yaptırılamaz. Emziren kadına günde toplam bir buçuk saat ücretli süt izni verilir.

4857 sayılı İş Kanunu m.74; Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarına Dair Yönetmelik

Gece çalışması

İş Hukuku

Çalışma hayatında en geç saat 20.00'de başlayıp en erken 06.00'ya kadar süren ve en fazla on bir saat süren dönemde yapılan çalışmadır. İşçilerin gece çalışması yedi buçuk saati geçemez (turizm, güvenlik, sağlık gibi sektörlerde yazılı onayla aşılabilir); gece postalarında çalışanlar periyodik sağlık kontrolüne tabidir.

4857 sayılı İş Kanunu m.69

Geçersiz sözleşmenin tahvili (çevirme)

Borçlar Hukuku

Kesin hükümsüz bir sözleşmenin, geçerli başka bir sözleşmenin unsurlarını taşıması ve tarafların farazi iradelerine uygun düşmesi halinde o sözleşme olarak ayakta tutulmasıdır; şekle aykırı ölüme bağlı tasarrufların ve senetlerin çevrilmesi tipik uygulamalardır.

Doktrin; Yargıtay içtihatları (TBK m.19 bağlantılı)

Geçici hukuki korumalar

Usul Hukuku

Yargılamanın sonunda elde edilecek korumanın etkisini güvence altına almak için verilen ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti gibi kararlardır. Yaklaşık ispat yeterlidir; asıl uyuşmazlığı çözmez ve karşı tarafın zararına karşı teminat öngörülebilir.

6100 sayılı HMK m.389 vd.; 2004 sayılı İİK m.257 vd.

Geçici iş göremezlik ödeneği

Sosyal Güvenlik Hukuku

İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde sigortalıya, istirahatli olduğu dönemde SGK tarafından ödenen gelir kaybı telafisidir. İş kazasında ilk günden, hastalıkta üçüncü günden itibaren ödenir; yatarak tedavide günlük kazancın yarısı, ayaktan tedavide üçte ikisi tutarındadır.

5510 sayılı Kanun m.18

Geçici iş ilişkisi

İş Hukuku

İşverenin, işçisini holding içinde başka bir işverene veya özel istihdam bürosu aracılığıyla geçici olarak devretmesidir. Özel istihdam bürosu aracılığıyla kurulan ilişki kanunla sınırlı hallerde (analık izni, mevsimlik işler, öngörülemeyen iş artışı vb.) ve sürelerde mümkündür.

4857 sayılı İş Kanunu m.7

Geçici teminat (ihalede)

Kamu İhale Hukuku

Kamu ihalelerine katılan isteklilerden, teklif ettikleri bedelin %3'ünden az olmamak üzere alınan teminattır. İhale üzerinde kalan istekli sözleşme imzalamaktan kaçınırsa geçici teminatı gelir kaydedilir; sözleşme aşamasında kesin teminata dönüşür.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu m.33

Gecikme zammı

Vergi Hukuku

Vadesinde ödenmeyen kamu alacaklarına, vade tarihinden itibaren aylık olarak uygulanan fer'i kamu alacağıdır. Oranı Cumhurbaşkanınca belirlenir; ay kesirlerine günlük esasla uygulanır ve vergi ziyaı cezaları dahil birçok kamu alacağını kapsar.

6183 sayılı Kanun m.51

Geçit hakkı

Eşya Hukuku

Taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malikin, komşularından tam bir bedel karşılığında geçit hakkı tanınmasını istemesidir (zorunlu geçit). Mahkeme kararıyla kurulur ve tapuya tescil edilir; önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en az zarar verecek komşudan istenir.

4721 sayılı TMK m.747

Gemi adamı

İş Hukuku / Deniz Hukuku

Bir iş sözleşmesine dayanarak gemide çalışan kaptan, zabit, tayfa ve diğer kişilerdir. Deniz İş Kanununa tabidirler; çalışma süreleri, iaşe ve yurda iade gibi konularda özel koruyucu hükümler uygulanır.

854 sayılı Deniz İş Kanunu m.1-2

Genel Af

Kanunla belirli suçlar veya suçlular hakkında suçun ve mahkûmiyetin bütün veya bir kısmının hukuki sonuçlarını ortadan kaldıran af türüdür. Genel af, hem kesinleşmiş mahkûmiyetleri hem de devam eden ceza soruşturması ve kovuşturmalarını etkileyebilir.

Genel haciz yolu ile takip

İcra ve İflas Hukuku

Rehinle temin edilmemiş ve ilama bağlanmamış para ve teminat alacakları için başvurulan ilamsız icra takibidir. Ödeme emrine yedi gün içinde itiraz takibi durdurur; alacaklı itirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması yoluyla takibe devam edebilir.

2004 sayılı İİK m.42 vd.

Genel işlem koşulları

Borçlar Hukuku

Bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla önceden tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Karşı taraf aleyhine olan ve açıkça bilgilendirilmeyen koşullar yazılmamış sayılır; dürüstlük kuralına aykırı koşullar içerik denetimiyle geçersiz kılınır.

6098 sayılı TBK m.20-25

Genel kurul (anonim şirkette)

Ticaret Hukuku

Pay sahiplerinin şirket işlerine ilişkin haklarını kullandıkları zorunlu karar organıdır. Esas sözleşme değişikliği, organların seçimi, finansal tabloların onayı ve kâr dağıtımı devredilemez yetkilerindendir; olağan toplantı her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde yapılır.

6102 sayılı TTK m.407 vd.

Genel sağlık sigortası (GSS)

Sosyal Güvenlik Hukuku

Kişilerin sağlıklarının korunması ve hastalık halinde finansmanının sağlanması amacıyla, Türkiye'de ikamet edenleri kural olarak zorunlu kapsama alan sigorta koludur. Geliri düşük olanların primleri devletçe karşılanır; sağlık hizmetlerinden yararlanma prim borcu ve gün koşullarına bağlıdır.

5510 sayılı Kanun m.60 vd.

Genel tatil (ulusal bayram ve genel tatil günleri)

İş Hukuku

Kanunla belirlenen ulusal bayram ve genel tatil günleridir (29 Ekim, dini bayramlar, 1 Ocak, 23 Nisan, 1 Mayıs, 19 Mayıs, 15 Temmuz, 30 Ağustos). Bu günlerde çalışmayan işçi tam ücret alır; çalışırsa her gün için ilave bir günlük ücret ödenir.

2429 sayılı UBGT Kanunu; 4857 sayılı İş Kanunu m.44, m.47

Gerçek kişi

Medeni Hukuk

İnsan olarak hukuk düzeninde hak ve borçlara ehil olan kişidir. Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer; kişiliğe bağlı haklar devredilemez ve vazgeçilemez.

4721 sayılı TMK m.8, m.28

Gerekçeli karar

Usul Hukuku

Mahkeme hükmünün; tarafların iddia ve savunmalarının özetini, tartışılan hukuki ve maddi sorunları, delillerin değerlendirilmesini ve sonucun hukuki dayanaklarını gösterecek şekilde yazılmasıdır. Gerekçesiz karar Anayasaya aykırıdır ve mutlak bozma sebebidir; kanun yolu süreleri çoğu halde gerekçeli kararın tebliğiyle işlemeye başlar.

Anayasa m.141/3; 6100 sayılı HMK m.297; 5271 sayılı CMK m.34, m.230

Geri gönderme yasağı (non-refoulement)

Yabancılar ve Mülteci Hukuku

Hiç kimsenin; işkenceye, insanlık dışı muameleye veya onur kırıcı ceza ve muameleye tabi tutulacağı ya da ırkı, dini, tabiiyeti ve siyasi görüşleri nedeniyle hayatının veya hürriyetinin tehdit altında olacağı bir yere gönderilememesidir. Uluslararası koruma hukukunun temel ilkesidir.

6458 sayılı YUKK m.4; 1951 Cenevre Sözleşmesi m.33

Geriye yürüme yasağı (kanunların)

Genel Hukuk / Ceza Hukuku

Kural olarak kanunların yürürlüğe girdikleri tarihten sonraki olaylara uygulanmasıdır; kazanılmış haklara ve tamamlanmış hukuki durumlara dokunulamaz. Ceza hukukunda ise failin lehine olan kanunun geçmişe yürümesi anayasal ve yasal zorunluluktur.

5237 sayılı TCK m.7; Anayasa m.38

Gider avansı

Medeni Usul Hukuku

Davacının, dava açarken tarifede belirlenen tebligat, bilirkişi ve keşif gibi yargılama giderleri karşılığı mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu tutardır; dava şartıdır. Eksikliği halinde tamamlanması için iki haftalık kesin süre verilir.

6100 sayılı HMK m.114/1-g, m.120

Gider pusulası

Vergi Hukuku

Vergi mükelleflerinin, defter tutmak zorunda olmayan kişilerden aldıkları mal ve hizmetler için düzenledikleri belgedir; belirli hallerde banka dekontu gibi belgeler gider pusulası yerine geçer. Ödemenin türüne göre gelir vergisi tevkifatı yapılır.

213 sayılı VUK m.234

Gıyapta karar / gıyabi hüküm (eski usul)

Usul Hukuku (tarihçe)

Tarafın yokluğunda verilen kararı ifade eden eski usul hukuku terimidir. Güncel hukukta duruşmaya gelmemenin sonuçları; hukukta dosyanın işlemden kaldırılması veya yokluğunda yargılamaya devam, cezada ise sanığın sorgusu yapılmadan mahkûmiyet verilememesi şeklinde düzenlenmiştir.

6100 sayılı HMK m.150; 5271 sayılı CMK m.193 vd.

Gizli ayıp

Borçlar Hukuku / Tüketici Hukuku

Satılan malda, olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayan ve sonradan anlaşılan ayıptır. Alıcı, gizli ayıbı öğrenir öğrenmez uygun süre içinde satıcıya bildirmek zorundadır; tüketici satışlarında teslimden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim anında var olduğu karine olarak kabul edilir.

6098 sayılı TBK m.223; 6502 sayılı TKHK m.10

Gizli soruşturmacı

Ceza Muhakemesi Hukuku

Örgütlü suçlarla mücadelede, kimliği değiştirilerek örgüt içine yerleştirilen ve delil toplayan kamu görevlisidir. Ancak kanunda sayılan katalog suçlarda, hâkim kararıyla görevlendirilebilir; soruşturmacı görevini yaparken suç işleyemez.

5271 sayılı CMK m.139

Gizli tanık (tanık koruma)

Ceza Muhakemesi Hukuku

Ağır suçlara ilişkin yargılamalarda, hayatı veya yakınları tehlikede olan tanığın kimlik bilgilerinin gizlenmesi ve sesi-görüntüsü değiştirilerek dinlenmesidir. Gizli tanık beyanı tek başına mahkûmiyete esas alınamaz; diğer delillerle desteklenmesi gerekir.

5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu; 5271 sayılı CMK m.58

Gizlilik sözleşmesi (NDA)

Ticaret Hukuku / Borçlar Hukuku

Taraflardan birinin veya her ikisinin, ilişki sırasında öğrendikleri ticari sır ve gizli bilgileri üçüncü kişilerle paylaşmama ve amaç dışı kullanmama taahhüdünü içeren sözleşmedir. İhlali; cezai şart, tazminat ve koşulları varsa ticari sırların korunmasına ilişkin hükümler ile haksız rekabet yaptırımlarını gündeme getirir.

6098 sayılı TBK genel hükümler; 6102 sayılı TTK m.55 (haksız rekabet)

Göçmen kaçakçılığı

Ceza Hukuku

Doğrudan veya dolaylı maddi menfaat elde etmek amacıyla, yabancının yasal olmayan yollarla ülkeye sokulması, ülkede kalmasına imkân sağlanması veya Türk vatandaşı ya da yabancının yurt dışına çıkarılmasıdır. Mağdurların hayatı bakımından tehlike oluşturması ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi cezayı artırır.

5237 sayılı TCK m.79

Gönüllü vazgeçme

Ceza Hukuku

Failin, suçun icra hareketlerinden kendi isteğiyle vazgeçmesi veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını ya da neticenin gerçekleşmesini önlemesidir. Fail teşebbüsten cezalandırılmaz; ancak o ana kadarki hareketler başlı başına suç oluşturuyorsa yalnızca o suçtan sorumlu olur.

5237 sayılı TCK m.36

Görev (mahkemelerin görevi)

Usul Hukuku

Bir davaya hangi tür (sulh hukuk, asliye hukuk, asliye ticaret, iş, tüketici vb.) mahkemede bakılacağını belirleyen kurallardır; kamu düzenindendir ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevsiz mahkemede açılan dava usulden reddedilir ve dosya talep üzerine görevli mahkemeye gönderilir.

6100 sayılı HMK m.1 vd., m.114-115

Görev uyuşmazlığı

Yargılama Hukuku

Adli ve idari yargı mercileri arasında bir davanın hangi yargı kolunda görüleceğine ilişkin çıkan olumlu veya olumsuz uyuşmazlıktır; Uyuşmazlık Mahkemesince kesin olarak çözülür.

2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunu

Görevden uzaklaştırma

İdare Hukuku

Kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülen memur hakkında uygulanan ihtiyati tedbirdir. Uzaklaştırılan memura bu dönemde aylığının üçte ikisi ödenir; soruşturma sonunda göreve iade halinde kesilen kısım iade edilir.

657 sayılı DMK m.137 vd.

Görevi kötüye kullanma

Ceza Hukuku

Kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kişilerin mağduriyetine, kamunun zararına veya kişilere haksız menfaat sağlanmasına neden olmasıdır. Görevin ihmali veya geciktirilmesi suretiyle işlenmesi ayrı fıkrada düzenlenmiştir; genel ve tali nitelikte bir suçtur.

5237 sayılı TCK m.257

Görevsizlik kararı

Medeni Usul Hukuku

Mahkemenin, davanın kendi görev alanına girmediğini tespit ederek verdiği usule ilişkin karardır. Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde başvuru üzerine dosya görevli mahkemeye gönderilir; süresinde başvurulmazsa dava açılmamış sayılır.

6100 sayılı HMK m.20

Götürü bedel (eser sözleşmesinde)

Borçlar Hukuku / İnşaat Hukuku

Eserin, önceden kesin olarak belirlenmiş toplam bir bedel karşılığında yapılmasının kararlaştırılmasıdır. Yüklenici, işin öngörülenden fazla emek ve masraf gerektirmesi halinde kural olarak bedel artırımı isteyemez; ancak önceden öngörülemeyen olağanüstü durumlarda uyarlama veya sözleşmeden dönme mümkündür.

6098 sayılı TBK m.480

Gözaltı

Ceza Muhakemesi Hukuku

Yakalanan kişinin, hakkındaki işlemlerin tamamlanması amacıyla hâkim önüne çıkarılmasına kadar özgürlüğünün savcı kararıyla geçici olarak kısıtlanmasıdır. Süre yakalama anından itibaren 24 saati (yol süresi hariç), toplu suçlarda uzatmalarla dört günü geçemez; gözaltına karşı sulh ceza hâkimliğine itiraz mümkündür.

5271 sayılı CMK m.91; Anayasa m.19

Gözlem altına alma

Ceza Muhakemesi Hukuku

Fiili işlediği yolunda kuvvetli şüphe bulunan şüpheli veya sanığın akıl hastası olup olmadığını, akıl hastasıysa ne zamandan beri hasta olduğunu tespit için resmi sağlık kurumunda üç haftayı (uzatmalarla üç ayı) aşmamak üzere gözleme tabi tutulmasıdır; hâkim veya mahkeme kararı gerekir.

5271 sayılı CMK m.74

Grev

İş Hukuku / Toplu İş Hukuku

İşçilerin, topluca çalışmamak suretiyle işyerinde faaliyeti durdurmak veya önemli ölçüde aksatmak amacıyla aralarında anlaşarak işi bırakmalarıdır. Toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uyuşmazlık halinde kanuni greve gidilebilir; kanun dışı grevde işveren iş sözleşmelerini haklı nedenle feshedebilir. Grev hakkı anayasal güvence altındadır.

Anayasa m.54; 6356 sayılı STİSK m.58 vd.

Grev yasakları ve ertelemesi

Toplu İş Hukuku

Can ve mal kurtarma, hastane, enerji üretim-dağıtım gibi işlerde grevin yasak olması; genel sağlığı veya milli güvenliği bozucu grevlerin ise Cumhurbaşkanı kararıyla altmış gün ertelenebilmesidir. Erteleme sonunda anlaşma sağlanamazsa uyuşmazlık Yüksek Hakem Kuruluna gider.

6356 sayılı STİSK m.62-63

Gümrük kaçakçılığı

Ceza Hukuku / Gümrük Hukuku

Eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın ülkeye sokulması, gümrük vergilerinin kaçırılması veya yasak eşyanın ithal-ihraç edilmesidir; hapis ve adli para cezası ile eşya müsaderesini gerektirir. Akaryakıt, tütün ve alkol kaçakçılığı için özel ağırlaştırıcı hükümler vardır.

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu m.3

Gümrük vergisi

Gümrük ve Vergi Hukuku

Eşyanın gümrük kıymeti veya miktarı üzerinden, ithalatta (istisnaen ihracatta) alınan dış ticaret vergisidir. Tarife cetveline ve eşyanın menşeine göre hesaplanır; itiraz ve uzlaşma yolları Gümrük Kanununda düzenlenmiştir.

4458 sayılı Gümrük Kanunu

Güvence hesabı

Sigorta Hukuku

Zorunlu sorumluluk sigortalarında; sigortasız veya tespit edilemeyen araçların yol açtığı bedensel zararlar ile sigortacının iflası gibi hallerde zarar görenlere ödeme yapan hesaptır. Türkiye Sigorta Birliği nezdinde faaliyet gösterir.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması

İdare Hukuku

İlk defa memuriyete veya belirli kamu görevlerine atanacaklar hakkında; adli sicil, arananlardan olup olmadığı ve kanunda sayılan diğer hususların araştırılmasıdır. 7315 sayılı Kanunla anayasal ilkeler doğrultusunda yeniden düzenlenmiş, hangi kadrolar için güvenlik soruşturması yapılacağı sınırlandırılmıştır.

7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu

Güvenlik tedbirleri

Ceza Hukuku

Ceza yerine veya cezayla birlikte uygulanan; belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma, eşya ve kazanç müsaderesi, akıl hastalarına özgü tedbirler, tekerrür rejimi ve sınır dışı etme gibi koruma ve iyileştirme amaçlı yaptırımlardır.

5237 sayılı TCK m.53-60

H

Haberleşme özgürlüğü

Kişilerin haberleşme araçlarını kullanarak başkalarıyla serbestçe iletişim kurabilmesini ve haberleşmelerinin gizliliğinin korunmasını güvence altına alan temel hak ve özgürlüktür. Haberleşmenin gizliliğine, kural olarak hâkim kararıyla ve kanunda öngörülen şartlar altında müdahale edilebilir.

Haberleşme özgürlüğünün ihlali

Kişilerin haberleşme hakkına veya haberleşmenin gizliliğine hukuka aykırı şekilde müdahale edilmesidir. Haberleşmenin hukuka aykırı olarak dinlenmesi, kayda alınması, içeriğinin öğrenilmesi veya başkalarına açıklanması bu kapsama girebilir.

Haciz

İcra ve İflas Hukuku

Kesinleşmiş icra takibinin konusu olan alacağın karşılanması için, borçlunun mal ve haklarına icra dairesince hukuken el konulmasıdır. Borçlu ve ailesinin yaşamı için zorunlu mallar haczedilemez; hacizli mal satılarak alacaklıya ödeme yapılır.

2004 sayılı İİK m.78 vd.

Haciz ihbarnamesi (İİK 89)

İcra ve İflas Hukuku

Borçlunun üçüncü kişilerdeki (banka, işveren, kiracı vb.) alacak ve haklarının haczi için gönderilen bildirimdir. Birinci ihbarnameye yedi gün içinde itiraz etmeyen üçüncü kişi borcu zimmetinde saymış kabul edilir; süreç ikinci ve üçüncü ihbarnamelerle devam eder.

2004 sayılı İİK m.89

Haciz tutanağı

İcra İflas Hukuku

İcra memuru tarafından haciz işlemi sırasında düzenlenen; haczedilen mal, hak veya alacakların ve haciz işlemiyle ilgili diğer önemli hususların kaydedildiği resmî belgedir. Haciz tutanağı, haczin kapsamını ve yapılan işlemleri belgelemek ve gerektiğinde ispatlamak amacıyla kullanılır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

Hacizde değerleme

İcra İflas Hukuku

Haczedilen malın haciz tarihindeki ekonomik değerinin belirlenmesi işlemidir. İcra memuru tarafından yapılır ve malın satışa esas değerinin belirlenmesinde dikkate alınır.

Hacizde derece

İcra İflas Hukuku

Aynı taşınmaz veya mal üzerinde birden fazla rehin hakkı ya da haciz bulunması hâlinde, alacaklıların alacaklarının tahsilinde sahip oldukları öncelik sırasını ifade eder. Özellikle taşınmaz rehni bakımından, önceki derecede bulunan alacaklı öncelikle tatmin edilir.

Hacizde tertip

İcra İflas Hukuku

Haciz işleminin, borçlunun mallarının haczedilmesinde kanunda öngörülen sıraya ve usule uygun olarak yapılmasını ifade eder. İcra memuru, haciz sırasında borçlunun borcunu karşılayacak miktarda malını haczetmeli ve mümkün olduğunca borçlu ile üçüncü kişiler bakımından kanunda belirtilen haciz sırasına uymalıdır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

Hacze adi iştirak

İcra İflas Hukuku

Aynı borçlu hakkında haciz koydurmuş olan bir alacaklının, ilk hacze iştirak ederek haczedilen malın satış bedelinden diğer alacaklıyla birlikte yararlanmasıdır. İştirak için İcra ve İflas Kanunu'nda öngörülen şartların bulunması gerekir; şartları sağlayan alacaklılar aynı derecede sayılır ve satış bedeli alacakları oranında paylaştırılır.

Haczedilemeyen mal ve haklar

İcra ve İflas Hukuku

Borçlunun ve ailesinin yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan; ekonomik faaliyeti için zorunlu eşya, haline uygun konutu (sınırlamalarla), maaşının belirli oranı üzerindeki kısmı, emekli aylıkları (SGK) ve nafaka alacakları gibi kanunla korunmuş değerlerdir. Ücret haczi kural olarak dörtte biri aşamaz.

2004 sayılı İİK m.82-83; 5510 sayılı Kanun m.93

Hak

Medeni Hukuk

Hukuk düzeninin kişilere tanıdığı ve koruduğu menfaat ve yetkilerdir. Mutlak haklar herkese karşı, nisbi haklar belirli kişilere karşı ileri sürülür; yenilik doğuran haklar tek taraflı beyanla hukuki durum değiştirir.

Genel hukuk teorisi; 4721 sayılı TMK

Hak arama hürriyeti

Anayasa Hukuku

Herkesin, meşru vasıta ve yollardan yararlanarak yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olmasıdır. Mahkemeye erişim hakkını, gerekçeli karar hakkını ve makul sürede yargılanmayı kapsar.

Anayasa m.36; AİHS m.6

Hak düşürücü süre

Genel Hukuk

Bir hakkın, kanunda öngörülen süre içinde kullanılmaması halinde kendiliğinden sona ermesidir. Zamanaşımından farklı olarak hâkim tarafından resen gözetilir, durması ve kesilmesi söz konusu olmaz; iş güvencesinde başvuru süreleri ve boşanmada tazminat süresi tipik örneklerdir.

İlgili özel hükümler (örn. 4857 m.20; TMK m.178)

Hak ehliyeti

Medeni Hukuk

Her insanın, hukuk düzeni sınırları içinde haklara ve borçlara ehil olma yeteneğidir; bütün insanlar hak ehliyetinde eşittir. Sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düşme anından itibaren başlar.

4721 sayılı TMK m.8, m.28

Hakaret

Ceza Hukuku

Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövmek suretiyle saldırılmasıdır. Kamu görevlisine görevinden dolayı, kişinin mensup olduğu dine göre veya alenen işlenmesi cezayı artırır; mağdurun gıyabında hakaret en az üç kişiyle ihtilat halinde cezalandırılır.

5237 sayılı TCK m.125-131

Hakediş

İnşaat Hukuku / Kamu İhale Hukuku

Eser ve yapım sözleşmelerinde, gerçekleştirilen imalat tutarının dönemler halinde tespit edilerek yükleniciye ödenmesine esas alınan belgedir. Kamu ihale sözleşmelerinde hakediş raporlarının düzenlenmesi, kesintiler ve itiraz usulü ayrıntılı düzenlenmiştir; hakedişin çekincesiz imzalanması sonraki taleplerde ispat sorunu doğurabilir.

4735 sayılı Kanun; Yapım İşleri Genel Şartnamesi

Hakem

Tahkim Hukuku

Tarafların, aralarındaki uyuşmazlığın çözümünü devlet yargısı yerine bıraktıkları tarafsız ve bağımsız kişidir. Hakem kararları taraflar için bağlayıcıdır ve kesinleşince ilam gibi icra edilebilir; iptal davası sınırlı sebeplerle açılabilir.

6100 sayılı HMK m.407 vd.; 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu

Hakem heyeti (tüketici hakem heyeti)

Tüketici Hukuku

Tüketici işlemlerinden doğan ve değeri her yıl belirlenen parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıkları çözmekle görevli idari kuruluştur. Sınırın altındaki uyuşmazlıklarda başvuru zorunludur; kararlar tarafları bağlar, ilam hükmünde olup 15 gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir.

6502 sayılı TKHK m.66-72

Hakem-bilirkişi

Sigorta Hukuku / Usul Hukuku

Sigorta sözleşmelerinde ve diğer özel hukuk ilişkilerinde, tarafların; zararın miktarı gibi maddi vakıaların tespitini kesin biçimde bağlayıcı olmak üzere bıraktıkları uzman kişidir. Tespitleri, açıkça gerçek durumdan önemli ölçüde farklı olmadıkça tarafları ve mahkemeyi bağlar.

6102 sayılı TTK m.1425 vd.; Yargıtay içtihatları

Hâkimin takdir yetkisi

Medeni Hukuk

Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkimin, hukuka ve hakkaniyete göre karar vermesidir. Tazminatın belirlenmesi, cezai şartın indirilmesi ve nafaka takdiri tipik uygulama alanlarıdır.

4721 sayılı TMK m.4

Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK)

Anayasa Hukuku

Hâkim ve savcıların mesleğe kabul, atama, terfi, disiplin ve meslekten çıkarma işlemlerini yürüten anayasal kuruldur; on üç üyeden oluşur ve başkanı Adalet Bakanıdır. Meslekten çıkarma kararları dışındaki kararlarına karşı yargı yolu kapalıdır.

Anayasa m.159; 6087 sayılı Kanun

Hâkimlik teminatı

Anayasa Hukuku

Hâkimlerin ve savcıların azlolunamaması, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaması ve aylık-ödeneklerinden yoksun bırakılamamasıdır; yargı bağımsızlığının kişisel güvencesidir.

Anayasa m.139

Hakkaniyet sorumluluğu

Borçlar Hukuku

Kusursuz olan ayırt etme gücünden yoksun kişinin verdiği zarardan, hakkaniyet gerektiriyorsa tamamen veya kısmen sorumlu tutulabilmesidir; tarafların ekonomik durumları gözetilir. Kusursuz sorumluluğun istisnai bir türüdür.

6098 sayılı TBK m.65

Hakkın kötüye kullanılması yasağı

Medeni Hukuk

Bir hakkın, açıkça dürüstlük kuralına aykırı ve başkasına zarar verme amacıyla veya hiçbir meşru menfaat sağlamaksızın kullanılmasının hukuk düzenince korunmamasıdır. Şekil eksikliğinin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması sayıldığı haller içtihatlarla geliştirilmiştir.

4721 sayılı TMK m.2/2

Haklı fesih (işçinin haklı nedenle feshi)

İş Hukuku

İşçinin; sağlık sebepleri, işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışları (ücretin ödenmemesi, mobbing, hakaret vb.) veya zorlayıcı sebeplerle iş sözleşmesini bildirim süresi beklemeksizin derhal feshedebilmesidir. Haklı fesihte işçi kıdem tazminatına hak kazanır ancak ihbar tazminatı alamaz.

4857 sayılı İş Kanunu m.24

Haklı fesih (işverenin haklı nedenle feshi)

İş Hukuku

İşverenin; işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışları (devamsızlık, doğruluğa aykırılık, işyerinde suç işleme vb.), sağlık sebepleri veya zorlayıcı nedenlerle sözleşmeyi derhal feshedebilmesidir. Ahlak ve iyi niyete aykırılık nedeniyle fesihte işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz.

4857 sayılı İş Kanunu m.25

Haklı fesihte hak düşürücü süre

İş Hukuku

Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılığa dayanan fesih hakkının; iki taraftan birinin bu davranışları öğrendiği günden başlayarak altı iş günü ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılması zorunluluğudur. Süre geçtikten sonra yapılan fesih haksız fesih sonuçlarını doğurur.

4857 sayılı İş Kanunu m.26

Haksız fiil

Borçlar Hukuku

Hukuka aykırı ve kusurlu bir fiille başkasına zarar verilmesidir; zarar görene tazminat isteme hakkı verir. Sorumluluğun koşulları fiil, hukuka aykırılık, kusur, zarar ve nedensellik bağıdır; tazminat davası zararın ve tazmin yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki, her halde fiilden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir.

6098 sayılı TBK m.49-76

Haksız rekabet

Ticaret Hukuku

Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranış ve ticari uygulamalardır. Kötüleme, yanıltıcı reklam, iş şartlarına uymama ve iş sırlarından yararlanma başlıca hallerdir; tespit, men, maddi-manevi tazminat davaları ve cezai yaptırım öngörülmüştür.

6102 sayılı TTK m.54-63

Haksız şart

Tüketici Hukuku

Tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dahil edilen ve dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan şartlardır; kesin olarak hükümsüzdür. Ticaret Bakanlığı ve mahkemeler haksız şartların kullanımını denetler.

6502 sayılı TKHK m.5

Haksız tahrik

Ceza Hukuku

Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlenmesidir; cezada indirim nedenidir. Kasten öldürmede ceza 12-18 yıla iner, diğer suçlarda dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir; ilk haksız hareketin kimden geldiği belirlenemiyorsa asgari indirim uygulanır.

5237 sayılı TCK m.29

Haksız tutuklama tazminatı (koruma tedbirleri nedeniyle tazminat)

Ceza Muhakemesi Hukuku

Kanuna uygun olmayan yakalama, gözaltı veya tutuklama ile hakkında kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararı verilenlerin uğradıkları zararların Devletten tazminidir. Karar veya hükmün kesinleşmesinden itibaren üç ay ve her halde bir yıl içinde ağır ceza mahkemesinde dava açılır.

5271 sayılı CMK m.141-144

Halefiyet

Borçlar Hukuku / Sigorta Hukuku

Bir kişinin, başkasına ait hakka onun yerine geçerek sahip olmasıdır. Borcu ifa eden kefil ve sigorta tazminatını ödeyen sigortacı, alacaklının haklarına halef olur; mirasçılar külli halefiyet yoluyla mirasbırakanın hak ve borçlarına bir bütün olarak sahip olur.

6098 sayılı TBK m.127, m.596; 6102 sayılı TTK m.1472

Halka arz

Sermaye Piyasası Hukuku

Sermaye piyasası araçlarının satın alınması için her türlü yoldan halka çağrıda bulunulmasıdır. İzahname hazırlanması ve SPK onayı zorunludur; halka açık ortaklık statüsü, pay sahibi sayısına veya halka arza bağlı olarak kazanılır.

6362 sayılı SPK m.3-4 vd.

Hamil

Kıymetli Evrak Hukuku

Kıymetli evrakı elinde bulunduran ve senetten doğan hakkı talep etmeye yetkili kişidir. Emre yazılı senetlerde düzgün ciro zinciriyle senedi elinde bulunduran kişi yetkili hamil sayılır; iyiniyetli hamil, önceki hamillere karşı ileri sürülebilecek kişisel def'ilerden etkilenmez.

6102 sayılı TTK m.686, m.687

Hamiline yazılı senet

Kıymetli Evrak Hukuku

Senedin metninden veya şeklinden hamili kim ise o kişinin hak sahibi sayılacağı anlaşılan kıymetli evraktır; yalnızca teslimle devredilir. Hamiline yazılı pay senetlerinin devri, Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirimle hüküm ifade eder.

6102 sayılı TTK m.658, m.489

Hamule senedi

Türk Ticaret Kanunu

Tren ile taşımacılıkta kullanılan taşıma belgesi olup malların demiryolu ile taşınmasına ilişkin uluslararası anlaşmadır. Hamule, aslen Arapça bir kelime olup "yük" manasına gelmektedir.

VUK Genel Tebliği (253 Sıra No)

Hapis cezası

Ceza Hukuku

Kişi özgürlüğünün ceza infaz kurumunda kısıtlanmasını içeren yaptırımdır; ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve süreli hapis olarak üçe ayrılır. Süreli hapis, aksine hüküm yoksa bir aydan az yirmi yıldan fazla olamaz; kısa süreli hapis seçenek yaptırımlara çevrilebilir.

5237 sayılı TCK m.46-50

Hapis hakkı

Eşya Hukuku

Alacaklının; zilyetliğinde bulunan ve borçluya ait olan taşınırlar ile kıymetli evrakı, muaccel ve bağlantılı alacağı ödeninceye kadar geri vermeyip paraya çevirtebilme hakkıdır. Kiraya verenin hapis hakkı ile otelci ve taşıyıcının hapis hakkı özel olarak düzenlenmiştir.

4721 sayılı TMK m.950-953; 6098 sayılı TBK m.336

Harç

Vergi Hukuku / Usul Hukuku

Devletin yargı, tapu, noter ve konsolosluk gibi hizmetlerinden yararlananlardan aldığı kamu geliridir. Yargı harçları başvurma harcı ile nispi/maktu karar ve ilam harcından oluşur; harcı ödenmeyen işlemler kural olarak yapılmaz ve eksik harç ikmal ettirilir.

492 sayılı Harçlar Kanunu

Haricen tahsil

İcra ve İflas Hukuku

İcra takibine konu alacağın, icra dairesi dışında borçludan doğrudan tahsil edilmesidir. Alacaklının haricen tahsili icra dairesine bildirmesi gerekir; bildirilmeyen haricen tahsilde tahsil harcı sorumluluğu doğabilir ve takibin akıbeti uyuşmazlık konusu olabilir.

492 sayılı Harçlar Kanunu; 2004 sayılı İİK uygulaması

Harici satış (haricen satış)

Eşya Hukuku

Taşınmazın, tapu müdürlüğü dışında adi yazılı sözleşme veya sözlü anlaşmayla satılmasıdır; resmi şekil koşuluna aykırı olduğundan kesin hükümsüzdür ve mülkiyeti geçirmez. Alıcı ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilir; içtihatlar bazı hallerde şekil eksikliğinin ileri sürülmesini hakkın kötüye kullanılması saymıştır.

4721 sayılı TMK m.706; 6098 sayılı TBK m.77 vd.

Hasılat (ürün) kirası

Borçlar Hukuku

Kiraya verenin, kiracıya ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanımını ürün devşirme yetkisiyle birlikte bıraktığı, kiracının bedeli para veya ürün payı olarak ödediği kira türüdür; tarım arazileri ve işletme kiraları tipik örnektir. Adi kiradan farklı fesih süreleri öngörülmüştür.

6098 sayılı TBK m.357-378

Hata (yanılma)

Borçlar Hukuku

Sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen tarafın sözleşmeyle bağlı olmamasıdır. Açıklamada yanılma (sözleşmenin niteliğinde, konusunda, kişide, miktarda) ve temel yanılması esaslı sayılır; yanılan, öğrenmeden itibaren bir yıl içinde iptal hakkını kullanabilir ancak dürüstlük kuralına aykırı biçimde yanılmaya dayanamaz.

6098 sayılı TBK m.30-35

Hatır taşıması

Borçlar Hukuku / Sigorta Hukuku

Bir kimsenin, karşılık almaksızın ve kendi menfaati olmaksızın başkasını taşımasıdır. Motorlu araç işletenin sorumluluğuna ilişkin hükümler hatır taşımalarında uygulanmaz; sorumluluk genel hükümlere tabidir ve tazminattan hakkaniyet indirimi yapılabilir.

2918 sayılı KTK m.87; Yargıtay içtihatları

Havale

Borçlar Hukuku / Bankacılık

Havale edenin, havale ödeyicisini kendi hesabına para, kıymetli evrak veya diğer misli eşyayı havale alıcısına vermeye; alıcıyı da bunu kendi adına kabule yetkilendirdiği hukuki işlemdir. Banka havaleleri ve EFT işlemlerinin borçlar hukuku temelidir.

6098 sayılı TBK m.555-560

Hayat sigortası

Sigorta Hukuku

Sigortacının, prim karşılığında sigortalının ölümü veya belirli bir yaşa ulaşması ya da her iki ihtimale bağlı olarak sigorta bedelini ödemeyi üstlendiği can sigortasıdır. Lehtar atanabilir; sigorta ettiren, ilk yıl primleri ödendikten sonra sözleşmeden cayma ve iştira (satın alma) haklarına sahiptir.

6102 sayılı TTK m.1487 vd.

Hayata kast (boşanma sebebi)

Aile Hukuku

Eşlerden birinin diğerinin hayatına kast etmesi; özel ve mutlak boşanma sebebidir. Pek kötü veya onur kırıcı davranışla birlikte düzenlenmiştir; davaya hakkı olan eşin sebebi öğrenmesinden itibaren altı ay ve her halde beş yıl içinde dava açması gerekir.

4721 sayılı TMK m.162

Haysiyetsiz hayat sürme (boşanma sebebi)

Aile Hukuku

Eşlerden birinin sürekli biçimde toplumun anlayışına göre haysiyetsiz bir yaşam sürmesi ve bu nedenle diğer eş için birlikte yaşamanın beklenemez hale gelmesidir; özel ve nisbi boşanma sebebidir.

4721 sayılı TMK m.163

Hayvan bulunduranın sorumluluğu

Borçlar Hukuku

Bir hayvanın bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişinin, hayvanın verdiği zarardan kusursuz sorumlu olmasıdır. Bulunduran, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispatlarsa sorumluluktan kurtulur; zarar başka birinin veya hayvanın kışkırtmasından doğmuşsa rücu mümkündür.

6098 sayılı TBK m.67-68

Hazine taşınmazı

İdare Hukuku / Eşya Hukuku

Mülkiyeti Hazineye ait olan veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardır. Satışı, kiraya verilmesi ve irtifak hakkı tesisi 2886 sayılı Kanun ile Milli Emlak mevzuatına tabidir; işgali halinde ecrimisil tahakkuk ettirilir.

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu; 4706 sayılı Kanun

Hazırlık soruşturması (eski terim)

Ceza Muhakemesi Hukuku (tarihçe)

1412 sayılı eski CMUK döneminde, kamu davası açılmadan önce savcılıkça yürütülen araştırma evresini ifade eden terimdir; 5271 sayılı CMK'da 'soruşturma evresi' olarak yeniden adlandırılmıştır.

5271 sayılı CMK m.2, m.160 vd.

Hekimin aydınlatma yükümlülüğü

Sağlık Hukuku

Hekimin; tıbbi müdahalenin türü, riskleri, alternatifleri ve reddin sonuçları hakkında hastayı anlayabileceği şekilde bilgilendirmesi ve rızasını almasıdır. Aydınlatılmamış rıza geçersizdir; usulüne uygun aydınlatma yapılmadan gerçekleştirilen müdahale, tıbben kusursuz olsa dahi hukuka aykırı sayılabilir.

Hasta Hakları Yönetmeliği m.15 vd.; Biyotıp Sözleşmesi m.5; TBK m.502 vd.

Hekimin hukuki sorumluluğu (malpraktis)

Sağlık Hukuku

Hekimin, tıp biliminin standartlarına aykırı teşhis, tedavi veya organizasyon kusuruyla hastaya zarar vermesinden doğan sorumluluktur; özel hastane ve serbest hekimlerde vekâlet sözleşmesine, estetik gibi sonuç taahhütlü işlemlerde eser sözleşmesine dayanır. Kamu hastanelerinde dava idare aleyhine tam yargı davası olarak açılır; kamu görevlisi sağlık personeli hakkında ceza soruşturması ve tazminatta özel usuller (Sağlık Bakanlığı kurul incelemesi) getirilmiştir.

6098 sayılı TBK m.502 vd.; Anayasa m.129; 3359 sayılı Kanun Ek m.18

Hile (aldatma)

Borçlar Hukuku

Bir tarafın, diğerini sözleşme yapmaya yöneltmek için kasten yanlış kanaat uyandırması veya mevcut yanlış kanaati sürdürmesidir. Aldatılan taraf, öğrenmeden itibaren bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirebilir ve tazminat isteyebilir; üçüncü kişinin aldatması halinde karşı tarafın bilmesi veya bilebilecek olması aranır.

6098 sayılı TBK m.36, m.39

Hileli iflas

Ceza Hukuku / İcra ve İflas Hukuku

Müflisin, iflasından önce veya sonra alacaklılarını zarara uğratmak kastıyla malvarlığını azaltıcı hileli işlemler (mal kaçırma, gerçeğe aykırı borç ikrarı, defter yok etme vb.) yapmasıdır; üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Taksirli (taksiratlı) iflas ayrıca düzenlenmiştir.

5237 sayılı TCK m.161-162; 2004 sayılı İİK m.310 vd.

Hırsızlık

Ceza Hukuku

Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malın, kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bulunduğu yerden alınmasıdır. Bina içinde, gece vakti, kilit kırarak veya bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi nitelikli hallerdir; kullanma hırsızlığı ve malın değerinin azlığı indirim nedenleridir.

5237 sayılı TCK m.141-147

Hısımlık

Medeni Hukuk

Kişiler arasındaki kan bağına veya evlenmeye dayanan yakınlık ilişkisidir. Kan hısımlığının derecesi doğumların sayısıyla belirlenir; kayın hısımlığı, eşlerden biriyle diğer eşin kan hısımları arasında oluşur ve evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmaz. Hısımlık; evlenme engelleri, tanıklıktan çekinme ve hâkimin yasaklılığında hukuki sonuç doğurur.

4721 sayılı TMK m.17-18

Hizmet kusuru

İdare Hukuku

Kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki bozukluk ve aksaklıktır; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi şeklinde ortaya çıkar. İdarenin tazmin sorumluluğunun temel dayanağıdır ve kişisel kusurdan ayrılır; zarar gören, idare aleyhine tam yargı davası açar.

Anayasa m.125; 2577 sayılı İYUK m.12-13; Danıştay içtihatları

Hizmet sözleşmesi

Borçlar Hukuku / İş Hukuku

İşçinin, işverene bağımlı olarak belirli veya belirsiz süreyle iş görmeyi, işverenin de ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir; İş Kanunu kapsamı dışında kalan çalışma ilişkilerinde TBK hükümleri uygulanır. Bağımlılık unsuru, onu eser ve vekâlet sözleşmelerinden ayırır.

6098 sayılı TBK m.393 vd.; 4857 sayılı İş Kanunu m.8

Hizmet tespit davası

Sosyal Güvenlik Hukuku / İş Hukuku

Sigortasız çalıştırılan veya eksik bildirilen işçinin, çalışmalarının SGK'ya bildirilmesini sağlamak amacıyla açtığı davadır. Hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıllık hak düşürücü süreye tabidir; işe giriş bildirgesi verilmiş çalışmalarda süre işlemez. Kamu düzenine ilişkin sayıldığından resen araştırma ilkesi uygulanır.

5510 sayılı Kanun m.86/9; 7036 sayılı İMK m.4

Holding

Ticaret Hukuku

Başka işletmelere katılmak ve onları yönetmek amacıyla kurulan; kural olarak üretim veya ticaret yapmayan ana ortaklıktır. Türk hukukunda anonim şirket olarak kurulur; şirketler topluluğuna ilişkin TTK hükümleri (hâkimiyet, denkleştirme, güvenden doğan sorumluluk) holdingler için özel önem taşır.

6102 sayılı TTK m.519/4, m.195 vd.

Hükmi şahıs (eski terim)

Medeni Hukuk

Tüzel kişinin eski hukuk dilindeki karşılığıdır; başlı başına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ile belirli bir amaca özgülenmiş bağımsız mal topluluklarını ifade eder. Güncel mevzuatta 'tüzel kişi' terimi kullanılır.

4721 sayılı TMK m.47 vd.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB)

Ceza Muhakemesi Hukuku

İki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezalarında; sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmaması, zararın giderilmesi ve yeniden suç işlemeyeceği kanaati koşullarıyla hükmün açıklanmayıp sanığın beş yıl denetime tabi tutulmasıdır. 2023 AYM iptali sonrası kurum yeniden düzenlenmiş; sanığın kabulü koşulu kaldırılmış ve karara karşı istinaf yolu açılmıştır. Denetim süresi yükümlülüklere uygun geçirilirse dava düşer.

5271 sayılı CMK m.231 (7499 sayılı Kanunla değişik)

Hukuk devleti

Anayasa Hukuku

Devletin tüm eylem ve işlemlerinin hukuka bağlı olduğu, yargı denetimine açık bulunduğu, temel hakların güvence altına alındığı ve hukuki güvenlik ile belirliliğin sağlandığı devlet modelidir; Cumhuriyetin değiştirilemez niteliklerindendir.

Anayasa m.2; AYM içtihatları

Hukuka aykırılık

Borçlar Hukuku / Ceza Hukuku

Bir fiilin, hukuk düzeninin emir ve yasaklarına aykırı olmasıdır; haksız fiil sorumluluğunun ve suçun unsurlarındandır. Kişilik haklarına ve mutlak haklara saldırı doğrudan, salt malvarlığı zararları ise koruma normunun ihlali halinde hukuka aykırı sayılır.

6098 sayılı TBK m.49; 5237 sayılı TCK m.21 vd.

Hukuka uygunluk nedenleri

Ceza Hukuku / Borçlar Hukuku

Bir fiilin suç veya haksız fiil olmasını engelleyen hallerdir; meşru savunma, hakkın kullanılması, görevin ifası ve ilgilinin rızası başlıcalarıdır. Ceza hukukunda hukuka uygunluk nedeninin varlığı beraat sonucunu doğurur; sınırın aşılması ayrıca düzenlenmiştir.

5237 sayılı TCK m.24-27; 6098 sayılı TBK m.63

Hukuki dinlenilme hakkı

Medeni Usul Hukuku

Davanın taraflarının; yargılamayla ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkını kullanma ve mahkemenin bu açıklamaları dikkate alıp değerlendirmesini isteme hakkıdır. Adil yargılanma hakkının usul hukukundaki temel görünümüdür; ihlali bozma sebebidir.

6100 sayılı HMK m.27; Anayasa m.36

Hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesi

Anayasa Hukuku

Bireylerin, hukuk kurallarını önceden bilerek davranışlarını buna göre düzenleyebilmelerini ve kazanılmış haklara dokunulmamasını gerektiren hukuk devleti ilkesidir. Kanunların açık, anlaşılır ve öngörülebilir olmasını; idarenin istikrarlı uygulamasını kapsar.

Anayasa m.2; AYM içtihatları

Hukuki işlem

Medeni Hukuk

Bir veya birden çok kişinin, hukuki sonuç doğurmaya yönelik irade açıklamasıdır. Tek taraflı (vasiyetname, fesih), iki taraflı (sözleşmeler) ve çok taraflı (kararlar) olarak sınıflandırılır; geçerliliği ehliyet, şekil ve içerik koşullarına bağlıdır.

4721 sayılı TMK; 6098 sayılı TBK m.1 vd.

Hukuki yarar

Medeni Usul Hukuku

Davacının dava açmakta korunmaya değer güncel bir menfaatinin bulunmasıdır; dava şartıdır. Özellikle tespit davalarında aranır; eda davası açılabilecekken tespit davası açılmasında kural olarak hukuki yarar yoktur.

6100 sayılı HMK m.114/1-h

Hüküm

Usul Hukuku

Mahkemenin, yargılamanın sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verdiği nihai karardır. Hukukta davanın kabulü, reddi veya kısmen kabulü; cezada beraat, mahkûmiyet, düşme, ceza verilmesine yer olmadığı gibi türleri vardır. Hüküm fıkrası açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde yazılır.

6100 sayılı HMK m.294 vd.; 5271 sayılı CMK m.223

Hükümlü

İnfaz Hukuku

Hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşmiş kişidir; tutukludan bu yönüyle ayrılır. Hükümlünün infaz rejimi, izinleri, koşullu salıverilmesi ve hakları 5275 sayılı Kanunda düzenlenmiştir.

5275 sayılı Kanun m.2

Hükümözlü

Ceza Hukuku

Yerel mahkeme tarafından hüküm kararı verilmiş ancak hükmü henüz kesinleşmemiş tutuklu. Hükmen tutuklu. Türk ceza mevzuatında doğrudan "hükümözlü" adıyla ayrı ve bağımsız bir infaz kanunu bulunmamaktadır; bu statüdeki kişilere hukuki olarak tutukluluk hükümleri uygulanır.

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)

Hüsnüniyet (eski terim)

Medeni Hukuk

İyiniyetin eski hukuk dilindeki karşılığıdır; bir hakkın kazanılmasına engel bir durumun bilinmemesini ve bilinmesinin de beklenemez olmasını ifade eder. Güncel mevzuatta 'iyiniyet' terimi kullanılır ve kanunun iyiniyete sonuç bağladığı durumlarda varlığı asıldır.

4721 sayılı TMK m.3

İ

İade-i İtibar

İade-i itibar, kişinin bir mahkûmiyet veya başka bir hukuki durum nedeniyle kaybettiği şeref, onur ve belirli hakların yeniden kazanılmasını ifade eden hukuki kavramdır. Türk hukukunda “iade-i itibar” tek başına güncel bir kanun yolu veya bağımsız bir kurum adı değildir; somut olaya göre yasaklanmış hakların geri verilmesi ve adli sicil hükümleri değerlendirilir.

İade-i Muhakeme

Usul Hukuku

İade-i muhakeme, kesinleşmiş bir mahkeme kararının, kanunda öngörülen olağanüstü sebeplerin bulunması hâlinde yeniden yargılama yapılarak değiştirilmesini sağlayan olağanüstü kanun yoludur. Güncel hukuk terminolojisinde “yargılamanın yenilenmesi” olarak ifade edilir.

İbra

Borçlar Hukuku / İş Hukuku

Alacaklının, borçluyla yaptığı sözleşmeyle alacağından tamamen veya kısmen vazgeçerek borcu sona erdirmesidir. İş hukukunda işçi alacaklarına ilişkin ibranamenin geçerliliği; yazılı olması, fesihten en az bir ay sonra düzenlenmesi, alacak türü ve miktarının açıkça gösterilmesi ve ödemenin banka aracılığıyla eksiksiz yapılması koşullarına bağlıdır.

6098 sayılı TBK m.132, m.420

İbraname

Borçlar Hukuku

İbraname, bir kişinin diğer kişiden olan belirli bir alacağından veya bir hukuki ilişkiden doğan haklarından, karşı tarafın edimini yerine getirmesi sonucunda vazgeçtiğini ve onu ibra ettiğini yazılı olarak beyan ettiği belgedir. İbraname, alacaklının, belirli bir alacak veya hukuki ilişkiden doğan hak bakımından borçluyu ibra ettiğini gösteren yazılı belgedir.

İcaba Davet

Borçlar Hukuku

İcaba davet, bir kişinin veya işletmenin, karşı tarafı sözleşme yapmaya yönelik bir öneride bulunmaya çağırması, ancak yaptığı açıklamanın henüz kendisini sözleşme kurma iradesiyle bağlamaması durumudur. Türk Borçlar Kanunu bakımından öneri (icap), sözleşmenin kurulması için gerekli esaslı unsurları içeren ve öneriyi yapanı sözleşme kurma konusunda bağlayan irade açıklamasıdır. Buna karşılık icaba davette, açıklamayı yapan kişinin amacı doğrudan sözleşmeyi kurmak değil, karşı taraftan bir öneri almaktır.

İcap (öneri)

Borçlar Hukuku

Sözleşme kurma iradesinin, kabul edildiğinde sözleşmeyi meydana getirecek biçimde karşı tarafa yöneltilmesidir. Süreli öneride öneren süre sonuna kadar bağlıdır; fiyat gösterilerek mal sergilenmesi kural olarak öneri sayılır, ısmarlanmayan şeyin gönderilmesi ise öneri değildir.

6098 sayılı TBK m.3-9

İçerik, yer ve erişim sağlayıcı

Bilişim Hukuku

İnternet ortamında; içeriği üreten (içerik sağlayıcı), hizmeti barındıran (yer sağlayıcı) ve erişim imkânı sunan (erişim sağlayıcı) süjelerdir. Sorumlulukları kademeli düzenlenmiştir; yer sağlayıcı, hukuka aykırılığı haberdar edilmesi halinde içeriği çıkarmakla yükümlüdür.

5651 sayılı Kanun m.4-6

İcra dairesi

İcra ve İflas Hukuku

İcra takiplerini yürüten, haciz ve satış işlemlerini yapan, ilamları yerine getiren asli icra organıdır. İşlemlerine karşı şikâyet yolu icra mahkemesine açıktır; paranın tahsili ve reddiyat işlemleri devlet güvencesindedir.

2004 sayılı İİK m.1 vd.

İcra dosyası

İcra İflas Hukuku

İcra dosyası, bir alacağın cebri icra yoluyla tahsil edilmesi amacıyla icra dairesinde yürütülen icra takibine ilişkin bilgi, belge ve işlemlerin toplandığı dosyadır. İcra dosyasında; takip talebi, ödeme emri, tebligat belgeleri, borçlunun itirazları, haciz işlemleri, haciz tutanakları, satış işlemleri, tahsilat kayıtları ve icra dairesince yapılan diğer işlemler gibi takip sürecine ilişkin belgeler bulunabilir. İcra dosyası, bir alacağın cebri icra yoluyla tahsili için yürütülen icra takibine ilişkin tüm işlem ve belgelerin yer aldığı dosyadır.

İcra emri

İcra ve İflas Hukuku

İlamlı icra takibinde borçluya gönderilen ve borcun yedi gün içinde ödenmesini, aksi halde cebri icraya devam edileceğini ihtar eden belgedir. Borçlu; icranın geri bırakılmasını ancak itfa, imhal veya zamanaşımı sebeplerine dayanarak isteyebilir.

2004 sayılı İİK m.32-33

İcra Hâkimi

İcra İflas Hukuku

İcra hâkimi, icra ve iflas hukukundan doğan bazı uyuşmazlıkları ve icra dairesinin işlemlerine karşı yapılan şikâyet ve itirazları incelemekle görevli icra mahkemesinde görev yapan hâkimdir. İcra mahkemesi, kural olarak tek hâkimli bir mahkeme olup icra ve iflas hukukuna ilişkin kanunda kendisine verilen görevleri yerine getirir. İcra hâkimi; örneğin icra memurunun işlemlerine karşı yapılan şikâyetleri, bazı itirazları ve İcra ve İflas Kanunu'nun kendisine verdiği diğer uyuşmazlıkları inceler. İcra hâkimi, icra dairesinin yerine geçerek takip işlemlerini yürüten kişi değildir. İcra takibinin yürütülmesi esas olarak icra dairesinin görevidir; icra hâkimi ise kanunun öngördüğü durumlarda yargısal denetim ve karar verme görevini yerine getirir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

İcra Harçları

İcra İflas Hukuku

İcra harçları, icra ve iflas işlemlerinin yapılması nedeniyle devlete ödenen ve kanunda belirlenen harçlardır. İcra takibinin başlatılması, takip sonucunda alacağın tahsil edilmesi veya belirli icra işlemlerinin gerçekleştirilmesi gibi durumlarda harç doğabilir. İcra ve iflas harçları esas olarak 492 sayılı Harçlar Kanunu kapsamında düzenlenmiştir. Kanunun 1 sayılı tarifesinde icra ve iflas harçlarına ilişkin hükümler yer alır.

492 sayılı Harçlar Kanunu

İcra Heyeti

İcra İflas Hukuku

İcra heyeti, icra ve iflas hukukunda icra işlemlerinin yürütülmesi veya denetlenmesi amacıyla oluşturulan kurul niteliğindeki karar ve görev organını ifade etmek için kullanılabilen bir terimdir. Ancak “icra heyeti” güncel Türk icra ve iflas hukukunda genel ve bağımsız bir yargısal makamın resmi adı değildir. İcra ve İflas Kanunu sisteminde temel görevler icra daireleri, icra mahkemeleri ve gerektiğinde iflas organları tarafından yerine getirilir. Bu nedenle terimin kullanıldığı mevzuat veya kurum bağlamına göre anlamı değişebilir.

İcra inkâr tazminatı

İcra ve İflas Hukuku

İlamsız icra takibine haksız yere itiraz eden borçlunun, itirazın iptali davasında haksız çıkması halinde alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere mahkûm edildiği tazminattır. Alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli olması halinde ise aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilir.

2004 sayılı İİK m.67

İcra Kefaleti

İcra İflas Hukuku

İcra kefaleti, icra takibi sırasında borçlunun borcunu ödemesini veya belirli bir yükümlülüğü yerine getirmesini güvence altına almak amacıyla üçüncü bir kişinin borçtan sorumlu olmayı üstlenmesini ifade eder. İcra ve İflas Kanunu'nda özellikle m. 38 kapsamında, icra dairesindeki kefaletlerin ilam hükmünde olduğu düzenlenmiştir. Bu nedenle icra dairesinde usulüne uygun olarak alınan bir kefalet, gerektiğinde ayrıca bir dava açılmasına gerek kalmaksızın ilamlı icra konusu yapılabilecek nitelikte olabilir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

İcra mahkemesi

İcra ve İflas Hukuku

İcra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı yapılan şikâyetleri, itirazın kaldırılmasını, hacizde istihkak davalarını ve icra suçlarını karara bağlayan özel görevli mahkemedir. Basit yargılama usulü uygulanır ve kararlarının çoğu maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz.

2004 sayılı İİK m.4, m.16 vd.

İcra Memuru

İcra İflas Hukuku

İcra memuru, icra ve iflas dairesinde görev yapan ve icra takiplerinin yürütülmesi kapsamında kanunla kendisine verilen icra işlemlerini yerine getiren görevlidir. İcra memuru; ödeme emri ve diğer icra belgelerinin düzenlenmesi ve tebliğe çıkarılması, haciz işlemlerinin gerçekleştirilmesi, haciz tutanağının düzenlenmesi, muhafaza işlemleri, satış işlemlerinin yürütülmesi ve icra dairesinin diğer takip işlemlerinin yerine getirilmesi gibi görevleri, yetkisi ve ilgili mevzuat çerçevesinde yerine getirir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

İcra Muamelesi

İcra İflas Hukuku

İcra muamelesi, bir icra takibinin yürütülmesi sırasında icra ve iflas organları tarafından gerçekleştirilen ve cebri icranın ilerlemesini sağlayan hukuki işlemlerin her birini ifade eder. İcra muamelesi, icra takibinin tamamından farklıdır. İcra takibi, alacağın cebren tahsili amacıyla yürütülen bütün süreci ifade ederken; icra muamelesi, bu süreç içerisinde gerçekleştirilen tek tek icra işlemlerini ifade eder.

İcra Müdürü

İcra İflas Hukuku

İcra müdürü, icra ve iflas dairesinin işleyişini ve kanunla kendisine verilen icra takip işlemlerini yürütmek ve yönetmekle görevli adli personeldir. İcra müdürü, icra dairesinin başında bulunur ve icra takiplerinin mevzuata uygun şekilde yürütülmesini sağlar.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

İcra takibi

İcra ve İflas Hukuku

Alacaklının, alacağına kavuşmak için icra dairesi aracılığıyla başlattığı cebri icra sürecidir. İlamlı, ilamsız (genel haciz, kambiyo senetlerine özgü, kiralanan taşınmazın tahliyesi) ve rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip türleri vardır; takip talebiyle başlar.

2004 sayılı İİK m.42 vd.

İçtihadı birleştirme kararı

Yargılama Hukuku

Yargıtay veya Danıştay daireleri ya da kurulları arasında aynı konuda verilmiş çelişkili kararların, ilgili büyük genel kurulca birleştirilerek bağlayıcı biçimde karara bağlanmasıdır. Benzer hukuki konularda tüm yargı organlarını bağlar ve Resmî Gazete'de yayımlanır.

2797 sayılı Yargıtay Kanunu m.45; 2575 sayılı Danıştay Kanunu m.39-40

İçtihat

Genel Hukuk

Mahkemelerin, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanmasına ilişkin kararlarıyla oluşturdukları hukuk kaynağıdır. Türk hukukunda içtihatlar kural olarak bağlayıcı değildir; ancak Yargıtay ve Danıştay içtihadı birleştirme kararları bağlayıcıdır ve hâkim, kanunda hüküm bulunmayan hallerde hukuk yaratırken yerleşik içtihatlardan yararlanır.

4721 sayılı TMK m.1; 2797 sayılı Yargıtay Kanunu m.45

İçtima (suçların içtiması)

Ceza Hukuku

Bir kişinin birden fazla suçtan sorumluluğunun belirlenmesine ilişkin kurallar bütünüdür; bileşik suç, zincirleme suç ve fikri içtima olarak düzenlenmiştir. Zincirleme suçta, bir suç işleme kararıyla aynı kişiye karşı değişik zamanlarda işlenen aynı suç için tek ceza verilir ancak artırılır.

5237 sayılı TCK m.42-44

İdare mahkemesi

İdari Yargılama Hukuku

İptal ve tam yargı davaları ile idari sözleşmelerden doğan davalara bakan genel görevli ilk derece idari yargı merciidir; vergi mahkemesinin görevine giren işler ile Danıştay'ın ilk derece görevleri bunun dışındadır.

2576 sayılı Kanun m.5

İdarenin kusursuz sorumluluğu

İdare Hukuku

İdarenin, kusuru bulunmasa dahi; risk ilkesi (tehlikeli faaliyet ve araçlar) veya kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi uyarınca verdiği zararları tazmin etmesidir. Sosyal risk ilkesi, terör zararlarında illiyet bağı aranmaksızın kısmi tazmine imkân verir.

Anayasa m.125/son; Danıştay içtihatları; 5233 sayılı Kanun

İdari işlem

İdare Hukuku

İdarenin, kamu gücü kullanarak tek yanlı irade açıklamasıyla hukuki sonuç doğuran işlemidir. Yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarından birindeki sakatlık iptal sebebidir; icrailik ve hukuka uygunluk karinesinden yararlanır.

2577 sayılı İYUK m.2

İdari para cezası

İdare Hukuku

İdari makamlarca, kabahat niteliğindeki fiillere uygulanan parasal yaptırımdır. Genel usul Kabahatler Kanununda düzenlenmiştir; kural olarak kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir ve peşin ödemede indirim uygulanır.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17, m.27

İdari sözleşme

İdare Hukuku

İdarenin, kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla ve kamu gücüne dayanan üstün yetkilerle donatılmış olarak yaptığı sözleşmelerdir; imtiyaz sözleşmeleri tipik örnektir. Bu sözleşmelerden doğan davalar idari yargıda görülür; idarenin özel hukuk sözleşmeleri ise adli yargıya tabidir.

2577 sayılı İYUK m.2/1-c; Danıştay içtihatları

İdari vesayet

İdare Hukuku

Merkezi idarenin, yerinden yönetim kuruluşları (belediyeler, il özel idareleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları) üzerinde, idarenin bütünlüğünü sağlamak amacıyla kanunla tanınan sınırlı denetim yetkisidir; hiyerarşiden farklı olarak kural değil istisnadır.

Anayasa m.127

İddianame

Ceza Muhakemesi Hukuku

Cumhuriyet savcısının, soruşturma sonunda suçun işlendiği hususunda yeterli şüpheye ulaşması üzerine düzenlediği ve kamu davasını açan belgedir. Şüpheliyi, suçu, delilleri ve sevk maddelerini gösterir; mahkeme iddianameyi on beş gün içinde inceleyerek kabul veya iade eder.

5271 sayılı CMK m.170

İddianamenin iadesi

Ceza Muhakemesi Hukuku

İddianamenin; kanuni unsurları taşımaması, suçun ispatına doğrudan etki edecek delillerin toplanmaması veya ön ödeme-uzlaştırma usulü uygulanmadan düzenlenmesi hallerinde mahkemece Cumhuriyet başsavcılığına geri gönderilmesidir. İade kararına karşı savcı itiraz edebilir.

5271 sayılı CMK m.174

İfa

Borçlar Hukuku

Borçlanılan edimin, borca uygun biçimde (doğru zamanda, doğru yerde, doğru kişiye) yerine getirilmesidir; borcu sona erdiren asıl sebeptir. İfa yeri kararlaştırılmamışsa para borçları alacaklının yerleşim yerinde (götürülecek borç), parça borçları sözleşme anındaki yerde ifa edilir.

6098 sayılı TBK m.83 vd.

İfa imkânsızlığı

Borçlar Hukuku

Borcun ifasının, borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle sürekli olarak imkânsızlaşması halinde borcun sona ermesidir. Borçlu, karşı edimden aldığını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade eder; kısmi imkânsızlıkta borçlu yalnızca imkânsızlaşan kısımdan kurtulur.

6098 sayılı TBK m.136-137

İfade alma ve sorgu

Ceza Muhakemesi Hukuku

Şüphelinin kolluk veya Cumhuriyet savcısı tarafından dinlenmesi ifade alma; hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesi sorgudur. Kişiye hakları (susma, müdafi isteme, delil toplanmasını isteme) hatırlatılmadan alınan ifadeler hükme esas alınamaz; yasak usullerle elde edilen beyanlar rızayla dahi delil olamaz.

5271 sayılı CMK m.147-148

İfade özgürlüğü

Anayasa Hukuku

Herkesin, söz, yazı, resim veya başka yollarla düşünce ve kanaatlerini açıklama ve yayma hakkıdır; demokratik toplumun temellerindendir. Sınırlama ancak kanunla, meşru amaçlarla ve ölçülülük ilkesine uygun yapılabilir; eleştiri ve şok edici ifadeler de koruma kapsamındadır.

Anayasa m.25-26; AİHS m.10

İflas

İcra ve İflas Hukuku

Ticaret mahkemesince iflasına karar verilen borçlunun (kural olarak tacirin) haczedilebilir tüm malvarlığının, alacaklıların tamamının tatmini için tasfiye edilmesidir (külli icra). İflas takibi veya doğrudan iflas yollarıyla istenebilir; iflasla borçlunun tasarruf yetkisi kısıtlanır ve iflas masası oluşur.

2004 sayılı İİK m.154 vd.

İflas masası

İcra ve İflas Hukuku

Müflisin, iflasın açıldığı andaki haczedilebilir tüm mal, alacak ve haklarından oluşan ve alacaklıların tatminine özgülenen malvarlığı topluluğudur. Masa, iflas idaresince yönetilir; alacaklılar sıra cetveline göre tatmin edilir.

2004 sayılı İİK m.184 vd.

İfraz (ayırma)

İmar Hukuku / Eşya Hukuku

Tapu kütüğünde tek parsel olarak kayıtlı taşınmazın, birden fazla parsele bölünmesi işlemidir; tevhit (birleştirme) bunun karşıtıdır. İmar mevzuatına uygunluk ve encümen kararı gerekir; imar planına aykırı ifraz yapılamaz.

3194 sayılı İmar Kanunu m.15-16

İhale (kamu ihalesi)

Kamu İhale Hukuku

Kamu idarelerinin mal ve hizmet alımları ile yapım işlerini; saydamlık, rekabet, eşit muamele ve güvenirlik ilkeleri çerçevesinde isteklilere gördürme usulüdür. Açık ihale temel usuldür; ihale süreci Kamu İhale Kurumu denetimine ve itirazen şikâyet yoluna tabidir.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu

İhalenin feshi (icra satışında)

İcra ve İflas Hukuku

Cebri icra yoluyla yapılan artırma ve ihalenin; hazırlık veya yapılış aşamasındaki kanuna aykırılıklar ya da ihaleye fesat karıştırılması nedeniyle icra mahkemesince iptalidir. Şikâyet, ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde yapılır; talebin reddi halinde şikâyetçi aleyhine para cezasına hükmedilebilir.

2004 sayılı İİK m.134

İhaleye fesat karıştırma

Ceza Hukuku / Kamu İhale Hukuku

Kamu kurumları adına yapılan ihalelerde; hileli davranışlarla rekabetin engellenmesi, isteklilerin anlaşması, teklif gizliliğinin ihlali gibi yollarla ihalenin sağlıklı işleyişinin bozulmasıdır. Cebir veya tehdit kullanılması ve kamu zararının doğması cezayı etkiler.

5237 sayılı TCK m.235

İhbar (bildirim) süresi

İş Hukuku

Belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshinden önce karşı tarafa tanınması gereken süredir; kıdeme göre 2, 4, 6 ve 8 haftadır ve sözleşmeyle artırılabilir. Süre verilmeden yapılan fesihte, süreye ait ücret tutarında ihbar tazminatı ödenir; işveren bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek de fesih yapabilir.

4857 sayılı İş Kanunu m.17

İhbar tazminatı

İş Hukuku

Bildirim sürelerine uyulmadan iş sözleşmesini fesheden tarafın, karşı tarafa ödediği ve bildirim süresine ait giydirilmiş brüt ücret tutarındaki tazminattır. Haklı nedenle derhal fesihte ihbar tazminatı doğmaz; deneme süresi içindeki fesihlerde de istenemez.

4857 sayılı İş Kanunu m.17/4

İhtar / İhtarname

Borçlar Hukuku

Bir hakkın kullanılması, borcun ifası veya bir hususun bildirilmesi amacıyla karşı tarafa yöneltilen irade açıklamasıdır; noter aracılığıyla yapılanı ihtarname olarak adlandırılır. Borçlu temerrüdü kural olarak ihtarla başlar; kira, iş ve tüketici hukukunda birçok hakkın kullanımı ihtar koşuluna bağlanmıştır.

6098 sayılı TBK m.117; 1512 sayılı Noterlik Kanunu m.106

İhtira beratı (eski terim)

Fikri ve Sınai Mülkiyet (tarihçe)

Patentin eski hukuk dilindeki karşılığıdır; buluş sahibine tanınan inhisari kullanma yetkisini belgeleyen resmi belgeyi ifade eder. Güncel mevzuatta 'patent' terimi kullanılır ve 6769 sayılı SMK uygulanır.

6769 sayılı SMK m.82 vd.

İhtiyat akçesi (yedek akçe)

Ticaret Hukuku

Anonim şirketlerde, kâr üzerinden ayrılarak şirketin öz kaynaklarını güçlendirmeye özgülenen tutarlardır; kanuni yedek akçe, yıllık kârın yüzde beşi oranında, ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar ayrılır. Serbest yedek akçeler kâr dağıtımında kullanılabilir.

6102 sayılı TTK m.519-523

İhtiyati haciz

İcra ve İflas Hukuku

Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para alacaklarında (vadesi gelmemişse kanundaki özel hallerde), alacaklının, borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasını mahkemeden istemesidir. Alacaklı kural olarak teminat gösterir; haczi tamamlayan merasim (dava veya takip) yedi gün içinde başlatılmalıdır.

2004 sayılı İİK m.257-268

İhtiyati tedbir

Medeni Usul Hukuku

Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya imkânsız hale geleceği hallerde, uyuşmazlık konusu hakkında verilen geçici hukuki koruma kararıdır. Yaklaşık ispat yeterlidir; karar, verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde uygulanması istenmezse kendiliğinden kalkar.

6100 sayılı HMK m.389-399

İkale sözleşmesi

İş Hukuku

İş sözleşmesinin, tarafların ortak iradesiyle sona erdirilmesine ilişkin anlaşmadır (bozma sözleşmesi). Fesih sayılmadığından kural olarak kıdem-ihbar tazminatı ve işsizlik ödeneği hakkı doğurmaz; Yargıtay, işçiden gelen taleple yapılmayan ikalelerde 'makul yarar' ölçütünü arar ve geçersiz ikale feshe dönüşür.

6098 sayılı TBK (sözleşme özgürlüğü); Yargıtay içtihatları

İkamet izni

Yabancılar Hukuku

Yabancıların Türkiye'de vizenin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden fazla kalabilmeleri için aldıkları izindir; kısa dönem, aile, öğrenci, uzun dönem, insani ve insan ticareti mağduru ikamet izni türleri vardır. Göç İdaresi Başkanlığınca düzenlenir.

6458 sayılı YUKK m.19 vd.

İki haklı ihtar nedeniyle tahliye

Borçlar Hukuku

Kiracının, bir kira yılı içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olması halinde; kiraya verenin, kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde dava yoluyla kira sözleşmesini sona erdirebilmesidir.

6098 sayılı TBK m.352/2

İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti

Ticaret / Tüketici Hukuku

Yetki belgesine bağlanmış ikinci el araç alım satım faaliyetidir; ekspertiz raporu zorunluluğu, garanti sorumluluğu ve ilan kuralları yönetmelikle düzenlenmiştir. Ayıplı araç satışlarında tüketici hukuku hükümleri uygulanır.

6585 sayılı Kanun; İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik

İkinci haciz ihbarnamesi

İcra İflas Hukuku

Birinci haciz ihbarnamesine süresi içinde itiraz etmeyen üçüncü kişiye gönderilen ve borcu artık icra dairesine ödemesi gerektiğini bildiren haciz ihbarnamesidir. Üçüncü kişi, ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde borcu öder veya itiraz edebilir; itiraz etmezse, üçüncü kişi hakkında 15 gün içinde menfi tespit davası açma hakkı doğar.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

İkrah (korkutma)

Borçlar Hukuku

Bir kimsenin, karşı tarafın veya üçüncü kişinin korkutması sonucu sözleşme yapmasıdır; korkutulan taraf sözleşmeyle bağlı değildir. Korkutmanın; ağır ve derhal gerçekleşecek bir tehlikeye ilişkin olması gerekir ve iptal hakkı korkutmanın kalktığı andan itibaren bir yıl içinde kullanılır.

6098 sayılı TBK m.37-38

İkrar

Usul Hukuku

Bir tarafın, karşı tarafın ileri sürdüğü ve kendisi aleyhine hukuki sonuç doğuracak vakıanın doğruluğunu kabul etmesidir. Mahkeme önünde yapılan ikrar kesin delildir ve ikrar edeni bağlar; ceza muhakemesinde ise ikrar (itiraf) diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilir.

6100 sayılı HMK m.188

İlam

Usul Hukuku

Mahkeme kararının, taraflardan her birine verilen mühürlü ve imzalı örneğidir. İlamların icrası ilamlı icra hükümlerine tabidir; taşınmaz, aile ve kişiler hukukuna ilişkin ilamlar kesinleşmeden icra edilemez.

6100 sayılı HMK m.301; 2004 sayılı İİK m.24 vd.

İlam niteliğinde belgeler

İcra ve İflas Hukuku

Mahkeme ilamı olmamakla birlikte ilam gibi icra edilebilen belgelerdir; para borcu ikrarını içeren düzenleme şeklindeki noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri, icra dairesindeki kefaletler ile kanunların bu nitelikte saydığı diğer belgeler (baro hakem kararları, tüketici hakem heyeti kararları vb.) bu kapsamdadır.

2004 sayılı İİK m.38

İlamlı icra

İcra ve İflas Hukuku

Mahkeme ilamına veya ilam niteliğindeki belgeye dayanan icra takibidir; borçluya icra emri gönderilir ve borçlu itirazla takibi durduramaz. Her ilam, Türkiye'nin herhangi bir icra dairesinde takibe konabilir.

2004 sayılı İİK m.24-41

İlamsız icra

İcra ve İflas Hukuku

Mahkeme kararına dayanmaksızın, yalnızca para ve teminat alacakları için başlatılabilen takip yoludur. Borçlunun yedi gün içindeki itirazı takibi durdurur; alacaklı, itirazın iptali veya kaldırılması yollarına başvurabilir.

2004 sayılı İİK m.42 vd.

İlk itirazlar

Medeni Usul Hukuku

Davalının, esasa girmeden önce ve mutlaka cevap dilekçesinde ileri sürmek zorunda olduğu itirazlardır; kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı ile uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülmesi gerektiği itirazı bunlardandır. Süresinde ileri sürülmezse dinlenmez.

6100 sayılı HMK m.116-117

İlliyet bağı (nedensellik bağı)

Borçlar Hukuku / Ceza Hukuku

Fiil ile zarar veya netice arasındaki sebep-sonuç ilişkisidir; hem haksız fiil sorumluluğunun hem ceza sorumluluğunun kurucu unsurudur. Uygun illiyet bağı teorisi esas alınır; mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru illiyet bağını kesebilir.

6098 sayılı TBK m.49 vd.; doktrin ve içtihat

İltica (uluslararası koruma)

Mülteci Hukuku

Zulüm riski nedeniyle ülkesinden kaçan yabancının başka bir devletin korumasına sığınmasıdır. Türk hukukunda uluslararası koruma; mülteci, şartlı mülteci ve ikincil koruma statülerini kapsar; başvurular Göç İdaresi Başkanlığınca karara bağlanır ve geri gönderme yasağı mutlaktır.

6458 sayılı YUKK m.61 vd.; 1951 Cenevre Sözleşmesi

İmar barışı (yapı kayıt belgesi)

İmar Hukuku

31.12.2017 öncesi yapılmış ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılara, başvuru ve bedel ödenmesi karşılığında yapı kayıt belgesi verilerek kayıt altına alınması uygulamasıdır. Belge, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüme kadar geçerli geçici bir statü sağlar; kazanılmış imar hakkı vermez.

3194 sayılı İmar Kanunu geçici m.16

İmar planı

İmar Hukuku

Toprağın kullanım biçimini ve yapılaşma koşullarını belirleyen; nazım imar planı ve uygulama imar planından oluşan idari düzenlemedir. Planlar kesinleştiğinde düzenleyici işlem olarak dava konusu edilebilir; plana aykırı yapı ruhsatı verilemez.

3194 sayılı İmar Kanunu m.6 vd.

İmtiyaz sözleşmesi

İdare Hukuku

Bir kamu hizmetinin, uzun süreli olarak ve hasılatından pay alınması karşılığında özel hukuk kişisince kurulup işletilmesini konu alan idari sözleşmedir. Danıştay incelemesinden geçirilir; uyuşmazlıklarda tahkim yolu öngörülebilir.

Anayasa m.47, m.155; 3996 sayılı Kanun (YİD)

İnançlı işlem

Medeni Hukuk / Borçlar Hukuku

Bir hakkın, güvene dayalı olarak belirli bir amaçla (teminat, yönetim) devredilmesi ve amacın gerçekleşmesiyle iadesinin kararlaştırılmasıdır. Taşınmazlarda inanç sözleşmesinin yazılı delille ispatı aranır; inanılanın amaca aykırı tasarrufu tazminat sorumluluğu doğurur.

Doktrin; Yargıtay İBK 05.02.1947

İnfaz (cezaların infazı)

İnfaz Hukuku

Kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesidir; infazda temel amaç genel ve özel önleme ile hükümlünün yeniden topluma kazandırılmasıdır. İnfaz işlemleri Cumhuriyet başsavcılığınca yürütülür ve infaz hâkimliği denetimine tabidir.

5275 sayılı Kanun

İnfaz hâkimliği

İnfaz Hukuku

Ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki işlemler ile infaza ilişkin kararları (koşullu salıverilme, denetimli serbestlik, disiplin cezaları vb.) inceleyip karara bağlayan özel hâkimliktir. 2020 değişikliğiyle görev alanı önemli ölçüde genişletilmiştir.

4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu

İnşai dava (yenilik doğuran dava)

Medeni Usul Hukuku

Mevcut bir hukuki durumun değiştirilmesi, kaldırılması veya yeni bir hukuki durumun yaratılması için açılan davadır; boşanma, babalık ve ortaklığın giderilmesi tipik örneklerdir. İnşai hüküm kural olarak kesinleşmekle sonuç doğurur.

6100 sayılı HMK m.108

İnternet alan adı uyuşmazlıkları

Bilişim / Fikri Mülkiyet Hukuku

'.tr' uzantılı alan adlarının tahsisi ve marka hakkıyla çatışmasından doğan uyuşmazlıklardır; TRABİS sistemi üzerinden yürütülür ve uyuşmazlıklar alternatif çözüm mekanizması (UÇHS) ile karara bağlanabilir. Kötüniyetli tescil, marka tecavüzü ve haksız rekabet davalarına konu olabilir.

5809 sayılı Kanun; İnternet Alan Adları Yönetmeliği; 6769 sayılı SMK

İntifa hakkı

Eşya Hukuku

Sahibine, konusu üzerinde tam yararlanma (kullanma ve semerelerini toplama) yetkisi veren sınırlı ayni haktır; taşınır, taşınmaz, hak ve malvarlığı üzerinde kurulabilir. Gerçek kişilerde en çok hak sahibinin yaşamıyla, tüzel kişilerde en fazla yüz yılla sınırlıdır; devredilemez ancak kullanımı devredilebilir.

4721 sayılı TMK m.794-822

İntihal

Fikri Mülkiyet Hukuku

Başkasına ait eser veya fikri ürünün, kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen kendi eseri gibi sunulmasıdır. FSEK kapsamında mali ve manevi hakların ihlali olarak hukuk ve ceza davalarına konu olur; akademik alanda ayrıca disiplin yaptırımı ve etik ihlal sonuçları doğurur.

5846 sayılı FSEK m.66 vd., m.71; 2547 sayılı Kanun m.53

İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip

İcra ve İflas Hukuku

İpotekle temin edilmiş alacağın, taşınmazın icra yoluyla satılması suretiyle tahsil edilmesidir; rehinle temin edilmiş alacaklarda kural olarak önce rehne başvurma zorunluluğu vardır. İpotek akit tablosu kayıtsız şartsız para borcu ikrarı içeriyorsa ilamlı takip hükümleri uygulanır.

2004 sayılı İİK m.145 vd.

İpotek

Eşya Hukuku

Mevcut veya ileride doğması muhtemel bir alacağın güvencesi olarak taşınmaz üzerinde kurulan rehin hakkıdır; kesin borç ipoteği ve üst sınır (maksimal) ipoteği türleri vardır. Resmi senetle kurulur ve tescille doğar; borç ödenmezse alacaklı taşınmazı sattırarak alacağını alır, taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine ilişkin kayıt (lex commissoria) geçersizdir.

4721 sayılı TMK m.850-897

İptal davası (idari yargıda)

İdari Yargılama Hukuku

Menfaati ihlal edilenlerin, hukuka aykırı idari işlemin iptali için açtıkları davadır; işlemi yapıldığı andan itibaren (geçmişe etkili) hukuk düzeninden kaldırır. Yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırılık denetlenir.

2577 sayılı İYUK m.2

İrade bozukluğu (irade fesadı)

Borçlar Hukuku

Sözleşme iradesinin; yanılma, aldatma veya korkutma nedeniyle sakatlanmasıdır. İrade bozukluğuyla sözleşme yapan taraf, bir yıllık hak düşürücü süre içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirebilir; sözleşmeye onma (icazet) ile geçerlilik kazandırılabilir.

6098 sayılı TBK m.30-39

İrtifak hakkı

Eşya Hukuku

Bir taşınmaz üzerinde, diğer bir taşınmaz lehine veya belirli bir kişi lehine yüklenen; malikin bazı yetkilerini kullanmaktan kaçınmasını ya da hak sahibinin sınırlı yararlanmasını sağlayan ayni haktır. Geçit, kaynak, intifa ve oturma hakkı başlıca türleridir; tescille kurulur.

4721 sayılı TMK m.779 vd.

İrtikâp

Ceza Hukuku

Kamu görevlisinin, görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak; icbar (zorlama), ikna veya hatadan yararlanma suretiyle kendisine ya da başkasına yarar sağlanmasına yol açmasıdır. Rüşvetten farkı, karşı tarafın serbest iradesinin bulunmamasıdır.

5237 sayılı TCK m.250

İş güvencesi

İş Hukuku

Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde, en az altı aylık kıdemi olan ve işveren vekili konumunda bulunmayan işçinin; iş sözleşmesinin ancak geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebilmesidir. Geçersiz fesihte işe iade ve tazminat mekanizması işler.

4857 sayılı İş Kanunu m.18-21

İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi

İş Sağlığı ve Güvenliği Hukuku

İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek üzere görevlendirilen; rehberlik, risk değerlendirmesi, çalışma ortamı gözetimi ve eğitim görevlerini üstlenen yetkili profesyonellerdir. Görevlendirme, işyerinin tehlike sınıfına ve çalışan sayısına göre belirlenen sürelerle yapılır; hayati tehlike tespitinde işverene bildirim ve gerektiğinde Bakanlığa ihbar yükümlülükleri vardır.

6331 sayılı Kanun m.6, m.8

İş kazası

Sosyal Güvenlik / İş Sağlığı ve Güvenliği

Sigortalının; işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle, görevli olarak başka yere gönderilmesi sırasında, emziren kadının süt izni saatlerinde veya işverence sağlanan servisle işe gidiş gelişte meydana gelen ve bedence ya da ruhça engelli hale getiren olaydır. İşverence kolluğa derhal, SGK'ya üç iş günü içinde bildirilir; sigortalıya iş göremezlik ödenekleri ve gelir bağlanır.

5510 sayılı Kanun m.13; 6331 sayılı Kanun m.3, m.14

İş mahkemesi

İş Hukuku

İş ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ile SGK aleyhine açılan davalara bakan özel görevli mahkemedir. İşçi alacak ve tazminatları ile işe iade taleplerinde dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır; kurulmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu

İş sağlığı ve güvenliği kurulu

İş Sağlığı ve Güvenliği Hukuku

Elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve altı aydan fazla süren sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde kurulması zorunlu olan; işveren vekili, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve çalışan temsilcisinden oluşan kuruldur. İSG iç yönergesi hazırlamak, tehlikeleri değerlendirmek ve kararlar almakla görevlidir; kurul kararları işverence uygulanır.

6331 sayılı Kanun m.22; İSG Kurulları Yönetmeliği

İş sözleşmesi

İş Hukuku

Bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir; iş ilişkisinin temelidir. Kural olarak şekle bağlı değildir ancak bir yıl ve daha uzun süreli belirli süreli sözleşmelerin yazılı yapılması zorunludur.

4857 sayılı İş Kanunu m.8

İşçi

İş Hukuku

Bir iş sözleşmesine dayanarak ücret karşılığı çalışan gerçek kişidir. İşçilik statüsü; bağımlılık, iş görme ve ücret unsurlarına göre belirlenir, tarafların nitelendirmesi bağlayıcı değildir.

4857 sayılı İş Kanunu m.2

İspat yükü

Usul Hukuku

Bir vakıanın ispatının hangi tarafa düştüğünü belirleyen kuraldır; kanunda özel düzenleme yoksa, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü taşır. Kanuni karineler ve özel hükümler (işçilik alacaklarında, ayrımcılıkta) ispat yükünü yer değiştirebilir.

4721 sayılı TMK m.6; 6100 sayılı HMK m.190

İşsizlik ödeneği

Sosyal Güvenlik Hukuku

Kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalan sigortalıya; son üç yılda en az 600 gün ve son 120 gün hizmet akdine tabi olma koşuluyla İŞKUR tarafından bağlanan ödenektir. Prim gün sayısına göre 180 ila 300 gün süreyle ödenir; günlük tutar asgari ücretin brütünün %80'ini aşamaz.

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu m.50-51

İsticvap

Medeni Usul Hukuku

Tarafın, kendi aleyhine olan belli vakıalar hakkında mahkemece bizzat dinlenmesidir. İsticvaba çağrılan taraf geçerli özürü olmadan gelmez veya cevap vermezse, sorulan vakıaları ikrar etmiş sayılır; bu sonuç davetiyede ihtar edilir.

6100 sayılı HMK m.169-175

İstifa (memuriyetten çekilme)

İdare Hukuku

Devlet memurunun, yazılı başvuruyla memurluktan çekilmesidir. Memur, yerine atanan kimsenin gelmesine veya çekilme isteğinin kabulüne kadar (en çok bir ay) görevine devam etmekle yükümlüdür; usulüne uygun çekilenler belirli süre sonra yeniden atanabilir.

657 sayılı DMK m.94-97

İstihkak davası (hacizde)

İcra ve İflas Hukuku

Haczedilen malın borçluya değil üçüncü kişiye (veya üçüncü kişi elindeki malın borçluya) ait olduğu iddiasının icra mahkemesinde çözülmesidir. Mal borçlunun elinde haczedilmişse dava üçüncü kişi tarafından açılır; takibin ertelenmesi veya devamına icra mahkemesi karar verir.

2004 sayılı İİK m.96-99

İstihkak davası (mülkiyete dayalı)

Eşya Hukuku

Malikin, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı açtığı ve malın geri verilmesini istediği ayni davadır; zamanaşımına uğramaz. El atmanın önlenmesi davasıyla birlikte mülkiyetin temel koruma araçlarındandır.

4721 sayılı TMK m.683/2

İstinabe

Usul Hukuku

Bir mahkemenin, yargı çevresi dışında yapılması gereken bir usul işlemini (tanık dinleme, keşif vb.) o yer mahkemesi aracılığıyla yaptırmasıdır. Doğrudan doğruyalık ilkesinin istisnasıdır; SEGBİS ve e-duruşma uygulamaları ihtiyacı azaltmıştır.

6100 sayılı HMK m.197; 5271 sayılı CMK m.180

İstinaf

Usul Hukuku

İlk derece mahkemesi kararlarının, bölge adliye/bölge idare mahkemesince hem maddi vakıa hem hukuka uygunluk yönünden denetlendiği kanun yoludur. Hukuk davalarında başvuru süresi kural olarak iki hafta, ceza davalarında yedi gündür; istinaf mahkemesi kararı kaldırıp yeniden hüküm kurabilir.

6100 sayılı HMK m.341 vd.; 5271 sayılı CMK m.272 vd.

İştirak (suça iştirak)

Ceza Hukuku

Bir suçun birden fazla kişi tarafından işbirliği içinde işlenmesidir; faillik (müşterek ve dolaylı), azmettirme ve yardım etme şekillerinde ortaya çıkar. Yardım eden hakkında suçun cezası belirli oranda indirilir; bağlılık kuralı gereği ortakların sorumluluğu kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığına bağlıdır.

5237 sayılı TCK m.37-41

İştirak nafakası

Aile Hukuku

Boşanma sonucunda velayet kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır. Çocuk ergin oluncaya kadar (eğitim devam ediyorsa eğitim süresince yardım nafakası olarak) devam eder; her yıl uyarlanması kararlaştırılabilir.

4721 sayılı TMK m.182, m.328

İstirdat davası

İcra ve İflas Hukuku

Borçlu olmadığı bir parayı, icra takibinin kesinleşmesi nedeniyle cebri icra tehdidi altında ödeyen kişinin, ödediğini geri almak için açtığı davadır; ödemeden itibaren bir yıl içinde açılır. Menfi tespit davası, ödeme üzerine kendiliğinden istirdat davasına dönüşür.

2004 sayılı İİK m.72

İşveren

İş Hukuku

İşçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ya da tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlardır. İşveren; ücret ödeme, eşit davranma, işçiyi gözetme (iş sağlığı ve güvenliğini sağlama) ve özlük dosyası tutma borçları altındadır.

4857 sayılı İş Kanunu m.2; 6331 sayılı Kanun m.4

İşveren vekili

İş Hukuku

İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimsedir. İşveren vekilinin işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur; işletmenin bütününü yöneten işveren vekilleri iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz.

4857 sayılı İş Kanunu m.2/4, m.18/son

İşyeri

İş Hukuku

İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birimdir; işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyerinin bildirimi, devri ve kapatılması özel hükümlere tabidir.

4857 sayılı İş Kanunu m.2-3

İtiraz (ceza muhakemesinde)

Ceza Muhakemesi Hukuku

Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hallerde mahkeme kararlarına karşı başvurulan olağan kanun yoludur; kural olarak kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılır. Tutuklama, adli kontrol ve el koyma kararları itiraza tabi tipik kararlardır.

5271 sayılı CMK m.267-271

İtirazın iptali davası

İcra ve İflas Hukuku

İlamsız icra takibine itiraz edilmesi üzerine alacaklının, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede açtığı ve takibin devamını sağlamayı amaçlayan davadır. Davanın kabulünde borçlu, koşulları varsa icra inkâr tazminatına mahkûm edilir.

2004 sayılı İİK m.67

İtirazın kaldırılması

İcra ve İflas Hukuku

Alacağı İİK m.68'deki belgelerden birine (imzası ikrar edilmiş senet, noter senedi, resmi belge) dayanan alacaklının, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kesin veya geçici kaldırılmasını istemesidir; dava yoluna göre daha hızlı sonuç verir.

2004 sayılı İİK m.68-70

İvaz (karşılık)

Medeni Hukuk

Bir hukuki işlemde edim karşılığında elde edilen karşı edimi ifade eder. İvazlı (karşılıklı) kazandırmalarda her iki taraf edim yükümü altındadır; ivazsız kazandırmalar (bağışlama gibi) tenkise ve tasarrufun iptaline karşı daha korumasızdır.

6098 sayılı TBK; 4721 sayılı TMK (genel kavram)

İyiniyet

Medeni Hukuk

Bir hakkın kazanılmasına veya hukuki sonucun doğmasına engel olan bir durumun bilinmemesi ve gerekli özen gösterilse dahi bilinemeyecek olmasıdır. Kanunun iyiniyete hukuki sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır; emin sıfatıyla zilyetten taşınır edinimi ve tapu siciline güven ilkesi başlıca uygulamalarıdır.

4721 sayılı TMK m.3, m.988, m.1023

İzale-i şüyu (ortaklığın giderilmesi)

Eşya Hukuku

Paylı veya elbirliği mülkiyetine konu malda ortaklığın; aynen taksim ya da satış yoluyla sona erdirilmesi için açılan davadır. Sulh hukuk mahkemesi görevlidir; taşınmazlarda dava öncesi arabuluculuk 2023'ten itibaren dava şartıdır ve satış kural olarak açık artırmayla yapılır.

4721 sayılı TMK m.698-699; 6100 sayılı HMK m.4

I

Irkçılık suçu

Irkçılık suçu, kişilerin ırkı, etnik kökeni veya benzeri özellikleri nedeniyle ayrımcılığa uğramasına, aşağılanmasına, dışlanmasına ya da nefret ve düşmanlığa maruz bırakılmasına yönelik hukuka aykırı fiilleri ifade eden genel bir kavramdır. Türk hukukunda “ırkçılık suçu” adıyla tek ve bağımsız bir suç tipi bulunmamaktadır. Bunun yerine, somut eylemin niteliğine göre farklı suç hükümleri uygulanabilir. Örneğin TCK m. 122'de düzenlenen nefret ve ayrımcılık suçu, kişinin ırkı, milliyeti, rengi, cinsiyeti, engelliliği, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi ve benzeri nedenlerle belirli haklardan yararlanmasının engellenmesini yaptırıma bağlar. Ayrıca ırk veya etnik köken temelinde halkın bir kesimini diğerine karşı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme gibi fiiller, koşulları oluştuğunda TCK m. 216 kapsamında değerlendirilebilir.

Iskat (mirasçılıktan çıkarma)

Miras Hukuku

Mirasbırakanın; kendisine veya yakınlarına karşı ağır bir suç işleyen ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmeyen saklı paylı mirasçısını, ölüme bağlı tasarrufla mirasçılıktan çıkarmasıdır. Çıkarılan mirasçı mirastan pay alamaz ve tenkis davası açamaz; çıkarma sebebinin tasarrufta gösterilmesi gerekir.

4721 sayılı TMK m.510-513

Iskonto (senet kırdırma)

Ticaret Hukuku / Finans

Vadesi gelmemiş bir kambiyo senedinin, vadeye kadarki faiz ve komisyon düşülerek banka veya finans kurumuna devredilmesi karşılığında bedelinin erken tahsil edilmesidir; ticari hayatta işletme finansmanı aracıdır.

6361 sayılı Kanun; bankacılık uygulaması

Islah

Medeni Usul Hukuku

Taraflardan birinin, yapmış olduğu usul işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesidir; iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının istisnasıdır. Aynı davada her taraf ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir; tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir ve dava konusunun artırılmasında yaygın kullanılır.

6100 sayılı HMK m.176-182

Islak imza

Medeni Hukuk

Kişinin el ürünü olarak kâğıt üzerine attığı imzayı, elektronik imzadan ayırmak için kullanılan uygulama terimidir. İmza atamayanların usulüne uygun onaylanmış parmak izi veya mühür kullanması mümkündür; güvenli elektronik imza ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.

6098 sayılı TBK m.15-16; 5070 sayılı Kanun m.5

Israrlı takip suçu

Ceza Hukuku

Bir kimsenin; fiziken takip edilmesi ya da haberleşme araçlarıyla, bilişim sistemleriyle veya üçüncü kişiler aracılığıyla ısrarla temas kurulmaya çalışılması suretiyle üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına veya güvenliğinden endişe duymasına neden olunmasıdır; 2022'de TCK'ya eklenmiştir. Çocuğa, eski eşe karşı veya tedbir kararına rağmen işlenmesi nitelikli haldir.

5237 sayılı TCK m.123/A

Iztırar hali (zorunluluk hali - eski terim)

Ceza Hukuku / Borçlar Hukuku

Zorunluluk halinin eski hukuk dilindeki karşılığıdır; kişinin, bilerek neden olmadığı ağır ve muhakkak bir tehlikeden kendisini veya başkasını kurtarmak için tehlikeyle orantılı biçimde başkasının hakkına zarar vermesidir. Ceza hukukunda kusurluluğu kaldırır; özel hukukta fedakârlığın denkleştirilmesi gündeme gelir.

5237 sayılı TCK m.25/2; 6098 sayılı TBK m.63-64

J

Jandarma

İdare Hukuku / Ceza Muhakemesi

Emniyet ve asayiş ile kamu düzeninin korunmasını sağlayan, polis teşkilatı bulunmayan yerlerde genel kolluk görevini yürüten silahlı kolluk kuvvetidir; 2016'dan itibaren İçişleri Bakanlığına bağlıdır. Mülki görevlerinin yanında adli kolluk görevlerini Cumhuriyet savcısının emrinde yerine getirir.

2803 sayılı Jandarma Teşkilat Kanunu; 5271 sayılı CMK m.164

Jandarma Devlet

İdare Hukuku

Jandarma devlet, devletin temel görevinin toplumda güvenliği ve kamu düzenini sağlamak, dış tehditlere karşı ülkeyi korumak ve kişilerin temel hak ve özgürlüklerine mümkün olduğunca müdahale etmemek olduğu devlet anlayışıdır.

Joint venture (ortak girişim)

Ticaret Hukuku

İki veya daha fazla işletmenin, belirli bir işi ya da projeyi gerçekleştirmek üzere kaynaklarını birleştirdikleri işbirliği modelidir. Türk hukukunda çoğunlukla adi ortaklık hükümlerine tabi sözleşmesel ortak girişim ya da birlikte kurulan sermaye şirketi biçiminde yapılandırılır; kamu ihalelerinde 'iş ortaklığı' ve 'konsorsiyum' olarak düzenlenmiştir.

6098 sayılı TBK m.620 vd.; 4734 sayılı KİK m.14

Joint Venture Sözleşmesi

Ticaret Hukuku

Joint venture sözleşmesi, iki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişinin, belirli bir ekonomik amacı veya projeyi gerçekleştirmek üzere kaynaklarını, bilgi ve deneyimlerini ya da faaliyetlerini bir araya getirmelerini ve bu iş birliğinin şartlarını belirlemelerini sağlayan sözleşmedir. Joint venture'ın temel özelliği, tarafların ortak bir ekonomik amaç doğrultusunda iş birliği yapması ve bu faaliyetin risk ve sonuçlarını sözleşmede belirlenen esaslara göre paylaşmasıdır.

Jüri (Türk hukukunda yokluğu)

Yargılama Hukuku (karşılaştırmalı)

Halktan seçilen kişilerin mahkûmiyet kararına katıldığı Anglo-Sakson yargılama kurumudur; Türk yargı sisteminde jüri bulunmaz, davalar meslekten hâkimlerce karara bağlanır. Karşılaştırmalı hukuk ve yabancı kararların tanınması bağlamında karşılaşılan bir kavramdır.

Karşılaştırmalı hukuk; Anayasa m.9

K

Kabahat

İdare Hukuku / Ceza Hukuku

Kanunun, karşılığında idari yaptırım (idari para cezası, mülkiyetin kamuya geçirilmesi vb.) öngördüğü haksızlıktır; suçtan bu yönüyle ayrılır. Emre aykırı davranış, dilencilik, gürültü ve tütün ürünleri yasağı ihlali tipik örneklerdir.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu

Kabil-i Rücu

Kabil-i rücu, bir kişinin yaptığı bir hukuki işlemden veya verdiği bir beyandan geri dönebilmesinin, başka bir ifadeyle işlemden dönme veya geri alma imkânının bulunması anlamına gelir. Rücu edilebilir. “Kabil” yapılabilir, “rücu” ise geri dönme anlamındadır. Bu nedenle kabil-i rücu, kelime anlamıyla “geri dönülebilir, geri alınabilir” demektir.

Kabil-i Tatbik

Kabil-i tatbik, bir hukuk kuralının, kararın, sözleşme hükmünün veya başka bir hukuki düzenlemenin somut bir olaya uygulanabilir nitelikte olması anlamına gelir. “Kabil” yapılabilir veya mümkün olan, “tatbik” ise uygulama anlamındadır. Buna göre kabil-i tatbik, kelime anlamıyla “uygulanabilir” demektir.

Kabil-i Temlik

Kabil-i temlik, bir hakkın veya alacağın başka bir kişiye devredilebilmesinin hukuken mümkün olması anlamına gelir. “Temlik”, bir hakkın sahibinin değiştirilmesi, yani hakkın bir başka kişiye devredilmesidir. Bu nedenle kabil-i temlik, kelime anlamıyla “devredilebilir” demektir.

Kabil-i Temyiz

Kabil-i temyiz, bir mahkeme kararının temyiz kanun yoluna götürülebilmesinin hukuken mümkün olması anlamına gelir. “Kabil” mümkün olan, “temyiz” ise kanunda öngörülen şartlar altında bir mahkeme kararının hukuka uygunluk yönünden yüksek mahkeme tarafından incelenmesini isteme anlamındadır. Buna göre kabil-i temyiz, “temyiz edilebilir” demektir.

Kabotaj

Kabotaj, bir devletin kendi kara suları ve iç sularında, deniz taşımacılığına ilişkin belirli faaliyetleri yalnızca kendi vatandaşlarına veya kendi bayrağını taşıyan gemilere özgü kılmasıdır. Türkiye'de kabotaj hakkı, 20 Nisan 1926 tarihli ve 815 sayılı Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Karasuları Dahilinde İcrayı San'at ve Ticaret Hakkında Kanun ile düzenlenmiştir. Kanuna göre Türkiye kıyılarında, limanlarda ve karasularında deniz yoluyla yük ve yolcu taşıma, kılavuzluk, liman hizmetleri ve benzeri bazı faaliyetler kural olarak Türk vatandaşlarına ve Türk bayrağı taşıyan gemilere bırakılmıştır. Türkiye'de kabotaj hakkının millî egemenlik bakımından kazanılması 1 Temmuz 1926 tarihinde yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu ile gerçekleşmiştir. Bu nedenle 1 Temmuz, Denizcilik ve Kabotaj Bayramı olarak kutlanır.

Kabul (davayı kabul)

Medeni Usul Hukuku

Davalının, davacının talep sonucuna kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir; kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Yalnızca tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda sonuç doğurur.

6100 sayılı HMK m.308-312

Kadastro

Eşya Hukuku

Taşınmazların sınırlarının arazi ve harita üzerinde belirlenerek hukuki durumlarının tespit edilmesi ve tapu siciline kaydedilmesidir. Kadastro tutanakları askı ilanına çıkarılır; tespite karşı kadastro mahkemesinde dava açılabilir ve tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçince yapılan tespitlere karşı iddia dinlenmez.

3402 sayılı Kadastro Kanunu m.12

Kambiyo senetleri

Kıymetli Evrak Hukuku

Poliçe, bono ve çekten oluşan; sıkı şekil şartlarına tabi, soyutluk ilkesi geçerli olan ve ciro ile devredilen kıymetli evrak türüdür. Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip, bu senetlere dayanan alacaklıya hızlandırılmış takip imkânı verir.

6102 sayılı TTK m.670 vd.; 2004 sayılı İİK m.167 vd.

Kamu denetçiliği (Ombudsmanlık)

İdare Hukuku

İdarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde inceleyip idareye tavsiyelerde bulunan anayasal kurumdur. Başvuru ücretsizdir; başvuru dava açma süresini durdurur ancak kararları bağlayıcı değildir.

Anayasa m.74; 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu

Kamu düzeni

Genel Hukuk

Toplumun temel yapısını ve çıkarlarını koruyan; tarafların iradesiyle bertaraf edilemeyen hukuk kuralları ve ilkeler bütünüdür. Sözleşme özgürlüğünün sınırlarından biridir; milletlerarası özel hukukta yabancı hukukun ve yabancı kararların uygulanmasına istisna oluşturur.

6098 sayılı TBK m.27; 5718 sayılı MÖHUK m.5

Kamu görevlisi

Ceza Hukuku / İdare Hukuku

Kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişidir; ceza hukukunda memur kavramından geniştir. Kamu görevlisine karşı ve kamu görevlisi tarafından işlenen suçlarda özel hükümler uygulanır.

5237 sayılı TCK m.6/1-c

Kamu yararı

İdare Hukuku

İdari işlem ve eylemlerin nihai amacını oluşturan, toplumun ortak menfaatini ifade eden kavramdır. Kamulaştırmanın ön koşuludur; amaç unsurundaki sakatlık (kamu yararı dışında kişisel/siyasi amaç) idari işlemi iptal ettirir.

Anayasa m.35, m.46; Danıştay içtihatları

Kamulaştırma

İdare Hukuku

Devletin ve kamu tüzel kişilerinin, kamu yararının gerektirdiği hallerde özel mülkiyetteki taşınmazlara bedelini peşin ödemek koşuluyla el koymasıdır. Süreç; kamu yararı kararı, uzlaşma görüşmeleri ve bedel tespiti-tescil davası aşamalarından oluşur; malik, işlemin iptali için idari yargıya başvurabilir.

Anayasa m.46; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu

Kanun hükmünde kararname (KHK - tarihçe)

Anayasa Hukuku (tarihçe)

2017 Anayasa değişikliğinden önce Bakanlar Kurulunun, yetki kanununa dayanarak çıkardığı kanun gücündeki düzenlemelerdir. Yeni sistemde yerini Cumhurbaşkanlığı kararnamesi almıştır; mevcut KHK'lar yürürlüğünü korur ve olağanüstü hal KHK'ları ayrı bir rejime tabiydi.

Anayasa (2017 öncesi m.91); 6771 sayılı Kanun

Kanun yolları

Usul Hukuku

Mahkeme kararlarının üst mercilerce denetlenmesini sağlayan başvuru yollarıdır; olağan kanun yolları istinaf ve temyiz (cezada ayrıca itiraz), olağanüstü kanun yolları yargılamanın yenilenmesi ve kanun yararına bozmadır. Süreler hak düşürücü niteliktedir.

6100 sayılı HMK m.341 vd.; 5271 sayılı CMK m.260 vd.

Kanuni temsilci

Medeni Hukuk

Fiil ehliyeti bulunmayan veya sınırlı olan kişiler adına hukuki işlem yapmaya kanunen yetkili kişidir; küçüklerde veli, kısıtlılarda vasidir. Bazı işlemler kanuni temsilcinin yanında vesayet ve denetim makamlarının iznini de gerektirir.

4721 sayılı TMK m.16, m.335 vd., m.462-463

Kanunilik ilkesi (suçta ve cezada)

Ceza Hukuku

Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği ve kanunda yazılı cezadan başka ceza uygulanamayacağı ilkesidir. İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz; kıyas yasağını ve belirlilik ilkesini içerir.

Anayasa m.38; 5237 sayılı TCK m.2

Kaparo (halk dilinde)

Borçlar Hukuku

Sözleşme kurulurken verilen ön ödemeyi ifade eden gündelik terimdir; hukuki niteliği somut olaya göre bağlanma parası (alacaktan mahsup edilir) veya cayma parası (dönme hakkı verir) olarak belirlenir. Sözleşme kurulmamışsa verilen para sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edilir.

6098 sayılı TBK m.177-178

Karapara aklama (suç gelirlerinin aklanması)

Ceza Hukuku / Mali Hukuk

Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin; yurt dışına çıkarılması veya gayrimeşru kaynağını gizlemek amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutulmasıdır. MASAK önleyici denetim yürütür; yükümlü gruplarına kimlik tespiti ve şüpheli işlem bildirimi zorunlulukları getirilmiştir.

5237 sayılı TCK m.282; 5549 sayılı Kanun

Karine

Usul Hukuku

Bilinen bir olgudan bilinmeyen bir olgunun varlığının çıkarılmasıdır. Kanuni karineler ispat yükünü yer değiştirir (babalık karinesi, tapu kaydının doğruluğu karinesi); kesin kanuni karinelerin aksi ispat edilemez, adi karinelerin aksi ispatlanabilir.

6100 sayılı HMK m.190/2; 4721 sayılı TMK m.285

Karşı dava

Medeni Usul Hukuku

Davalının, açılmış davada aynı mahkemeye kendi talebini dava olarak yöneltmesidir; asıl davayla arasında bağlantı bulunması ya da takas-mahsup ilişkisi gerekir. Esasa cevap süresi içinde açılır; asıl dava geri alınsa dahi karşı dava görülmeye devam eder.

6100 sayılı HMK m.132-135

Karz (tüketim ödüncü)

Borçlar Hukuku

Ödünç verenin bir miktar parayı veya tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir. Ticari olmayan ödünçte faiz ancak kararlaştırılmışsa istenir; tefecilik suç olarak ayrıca düzenlenmiştir.

6098 sayılı TBK m.386-392

Kasko sigortası

Sigorta Hukuku

Aracın; çarpma, çarpılma, yanma, çalınma gibi rizikolar sonucu uğrayacağı zararları teminat altına alan isteğe bağlı mal sigortasıdır. Zorunlu trafik sigortasından farkı, sigortalının kendi aracındaki zararı karşılamasıdır; teminat kapsamı genel şartlar ve özel şartlarla belirlenir.

6102 sayılı TTK m.1401 vd.; Kasko Sigortası Genel Şartları

Kast

Ceza Hukuku

Suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir; ceza sorumluluğunun asıl kusurluluk biçimidir. Olası kastta fail, öngördüğü neticeyi kabullenerek hareket eder ve cezası indirilir; suçlar kural olarak ancak kastla işlenebilir, taksir istisnadır.

5237 sayılı TCK m.21

Kasten öldürme

Ceza Hukuku

Bir insanın hayatına kasten son verilmesidir; temel cezası müebbet hapistir. Tasarlayarak, canavarca hisle, yakın akrabaya, çocuğa veya kadına karşı, kamu görevlisine görevi nedeniyle işlenmesi gibi hallerde ağırlaştırılmış müebbet hapis uygulanır.

5237 sayılı TCK m.81-82

Kasten yaralama

Ceza Hukuku

Başkasının vücuduna acı verilmesi, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasıdır. Silahla, eziyet çektirerek veya belirli kişilere karşı işlenmesi ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış haller (kemik kırılması, yaşamsal tehlike, organ kaybı) cezayı artırır; basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralama şikâyete tabidir.

5237 sayılı TCK m.86-88

Kat irtifakı

Eşya Hukuku

Yapılmakta veya ileride yapılacak bir yapının bağımsız bölümleri üzerinde, yapı tamamlandığında kat mülkiyetine geçilmek üzere arsa payına bağlı olarak kurulan irtifak hakkıdır. Yapı kullanma izin belgesi alındığında kat mülkiyetine resen çevrilebilir.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m.1-3, m.14

Kat mülkiyeti

Eşya Hukuku

Tamamlanmış bir yapının bağımsız bölümleri üzerinde, arsa payı ve ortak yerlerle bağlantılı olarak kurulan özel mülkiyet türüdür. Kat malikleri kurulu, yönetici ve yönetim planı kurumsal yapısını oluşturur; ortak giderlere katılım ve komşuluk yükümlülükleri kanunda ayrıntılı düzenlenmiştir.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu

Katalog suçlar

Ceza Muhakemesi Hukuku

CMK'da; tutuklama nedeninin varsayılabildiği veya iletişimin denetlenmesi, gizli soruşturmacı gibi ağır koruma tedbirlerine başvurulabilen, kanunda tek tek sayılmış suçlardır. Kasten öldürme, uyuşturucu ticareti, silahlı örgüt ve cinsel istismar tipik katalog suçlardandır.

5271 sayılı CMK m.100/3, m.135, m.139-140

Katılan (müdahil)

Ceza Muhakemesi Hukuku

Suçtan zarar gören, mağdur veya malen sorumlu olan kişinin, kovuşturma evresinde kamu davasına katılmasıdır. Katılan; duruşmada hazır bulunma, soru sordurma, delil sunma ve hükmü temyiz etme haklarına sahiptir; katılma, hüküm verilinceye kadar istenebilir.

5271 sayılı CMK m.237-243

Kayyım

Medeni Hukuk / Ceza Muhakemesi

Belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek üzere vesayet makamınca atanan kişidir; temsil kayyımlığı ve yönetim kayyımlığı türleri vardır. Ceza muhakemesinde, belirli suçlarda şirket yönetimine kayyım atanması ayrıca düzenlenmiştir; TMSF'nin kayyımlık yetkileri özel kanunlarla genişletilmiştir.

4721 sayılı TMK m.426-431; 5271 sayılı CMK m.133

Kazandırıcı zamanaşımı (olağan)

Eşya Hukuku

Geçerli bir hukuki sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılan kişinin; taşınmazı on yıl süreyle davasız ve aralıksız, iyiniyetle malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurması halinde mülkiyeti kazanmasıdır. Taşınırlarda iyiniyetli zilyetlik süresi beş yıldır.

4721 sayılı TMK m.712, m.777

Kefalet

Borçlar Hukuku

Kefilin, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından alacaklıya karşı kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Yazılı şekil, azami sorumluluk miktarının ve tarihin kefilin el yazısıyla belirtilmesi ile evli kefilde eş rızası geçerlilik koşullarıdır; adi ve müteselsil kefalet türleri vardır.

6098 sayılı TBK m.581-603

Kentsel dönüşüm (6306 uygulaması)

İmar Hukuku

Afet riski altındaki alanlar ile riskli yapıların; tespit, tahliye, yıktırma ve yeniden yapım süreçlerini düzenleyen dönüşüm rejimidir. Riskli yapı tespitine itiraz mümkündür; maliklerin anlaşması salt çoğunlukla (arsa payı esasıyla) sağlanır ve hak sahiplerine kira yardımı ile kredi destekleri öngörülmüştür. 2023 değişiklikleriyle Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kurulmuştur.

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun

Keşif

Usul Hukuku

Hâkimin, uyuşmazlık konusu şeyi veya yeri bizzat inceleyerek bilgi edinmesidir; çoğunlukla bilirkişiyle birlikte yapılır. Taşınmaz davalarında ve sınır uyuşmazlıklarında temel delil toplama aracıdır; keşfe katlanma zorunluluğu üçüncü kişileri de kapsar.

6100 sayılı HMK m.288-292

Kesin delil

Medeni Usul Hukuku

Hâkimi bağlayan ve takdir yetkisi tanımayan delillerdir; senet, yemin ve kesin hüküm hukuk yargılamasının kesin delilleridir. Bir miktarı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı zorunludur; ceza yargılamasında kesin delil-takdiri delil ayrımı yoktur.

6100 sayılı HMK m.200 vd.

Kesin hüküm

Usul Hukuku

Bir uyuşmazlığın, kanun yollarının tükenmesi veya sürelerin geçmesiyle kesin biçimde çözülmüş olmasıdır. Şekli kesinlik kararın denetlenemezliğini, maddi kesinlik aynı uyuşmazlığın yeniden dava edilemezliğini ifade eder; kesin hükmün varlığı dava şartıdır ve ceza hukukunda aynı fiilden iki kez yargılama yasağını (ne bis in idem) doğurur.

6100 sayılı HMK m.303; 5271 sayılı CMK m.223/7

Kesin süre

Medeni Usul Hukuku

Hâkimin verdiği veya kanunun öngördüğü, uyulmaması halinde o işlemi yapma hakkını düşüren süredir. Hâkim kesin süre verirken yapılacak işlemi ve uymamanın sonuçlarını açıkça bildirmek zorundadır; kesin sürenin kaçırılması telafisi güç hak kayıpları doğurur.

6100 sayılı HMK m.90-94

Kesinleşme şerhi

Usul Hukuku

Bir mahkeme kararının kanun yollarından geçerek veya süreler kullanılmayarak kesinleştiğini gösteren, kararın altına yazılan resmi kayıttır. Tapu iptali, boşanma ve tescil gibi kararların icrası ve nüfusa işlenmesi kesinleşme şerhine bağlıdır.

6100 sayılı HMK m.302; Yazı İşleri Yönetmeliği

Kıdem tazminatı

İş Hukuku

En az bir yıl kıdemi bulunan işçinin; işveren feshi (haklı ahlak-iyi niyet feshi hariç), işçinin haklı feshi, askerlik, emeklilik, kadın işçinin evlilik nedeniyle bir yıl içinde ayrılması veya ölüm hallerinde, her tam yıl için otuz günlük giydirilmiş brüt ücreti tutarında ödenen tazminattır. Tavanı, en yüksek devlet memurunun bir yıllık emeklilik ikramiyesiyle sınırlıdır; beş yıllık zamanaşımına tabidir.

1475 sayılı İş Kanunu m.14; 4857 sayılı Kanun geçici m.6

Kira sözleşmesi

Borçlar Hukuku

Kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Konut ve çatılı işyeri kiraları, kiracıyı koruyan özel hükümlere tabidir; yazılı şekil geçerlilik koşulu değildir.

6098 sayılı TBK m.299 vd.

Kira tespit ve uyarlama davası

Borçlar Hukuku

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kira bedelinin; taraflarca belirlenememesi veya beş yıllık dönem sonunda emsal ve hakkaniyete göre yeniden belirlenmesi için açılan davadır. Yenilenen dönem artışı TÜFE on iki aylık ortalamasıyla sınırlıdır; olağanüstü koşullarda TBK m.138'e dayalı uyarlama da istenebilir.

6098 sayılı TBK m.344-345

Kısa çalışma ödeneği

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerle işyerindeki çalışma süresinin önemli ölçüde azalması veya durması halinde, işçilere İşsizlik Sigortası Fonundan en fazla üç ay (uzatılabilir) süreyle yapılan ödemedir. Günlük tutarı brüt kazancın %60'ıdır ve asgari ücretin brütünün %150'sini aşamaz.

4447 sayılı Kanun Ek m.2

Kişilik hakları

Medeni Hukuk

Kişinin; hayatı, sağlığı, vücut bütünlüğü, onuru, adı, resmi, özel yaşamı ve sırları üzerindeki mutlak haklarıdır. Saldırı halinde; koruma, durdurma, tespit davaları ile maddi-manevi tazminat ve vekâletsiz iş görme hükümlerine dayalı kazanç devri istenebilir. Kişilik haklarından vazgeçilemez ve aşırı sınırlamalar geçersizdir.

4721 sayılı TMK m.23-25; 6098 sayılı TBK m.58

Kişisel verilerin korunması

Kişisel Verilerin Korunması Hukuku

Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilginin; hukuka uygun işlenmesini, saklanmasını ve silinmesini güvence altına alan rejimdir. İşleme, kanundaki şartlara (açık rıza veya diğer hukuka uygunluk sebepleri) bağlıdır; ihlaller KVK Kurulu yaptırımlarına ve TCK m.135-140'taki suçlara konu olur.

Anayasa m.20/3; 6698 sayılı KVKK; 5237 sayılı TCK m.135 vd.

Kısıtlama (hacir)

Medeni Hukuk

Ergin bir kişinin; akıl hastalığı, akıl zayıflığı, savurganlık, alkol-uyuşturucu bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim veya bir yıl ve daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı ceza nedeniyle fiil ehliyetinin mahkeme kararıyla sınırlandırılması ve vesayet altına alınmasıdır. Kişi istemiyle de kısıtlama mümkündür.

4721 sayılı TMK m.405-409

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

Ceza Hukuku

Bir kimsenin, hukuka aykırı olarak bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğünden yoksun bırakılmasıdır. Cebir, tehdit veya hileyle, silahla, birden fazla kişiyle ya da çocuğa karşı işlenmesi cezayı artırır; mağdurun serbest bırakılması etkin pişmanlık indirimi sağlar.

5237 sayılı TCK m.109-110

Kısmi dava

Medeni Usul Hukuku

Alacağın yalnızca bir bölümünün dava edilmesidir; talep konusunun bölünebilir olması koşuluyla mümkündür. Kalan kısım için ayrıca dava açılabilir veya ıslahla artırım yapılabilir; zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım için kesilir.

6100 sayılı HMK m.109

Kısmi süreli çalışma

İş Hukuku

İşçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az (uygulamada üçte ikisinden az, yani 30 saatin altında) belirlendiği çalışmadır. Kısmi süreli işçiye ayrımı haklı kılan bir neden olmadıkça salt bu nedenle farklı işlem yapılamaz; ücret ve bölünebilir menfaatler çalışılan süreyle orantılı ödenir.

4857 sayılı İş Kanunu m.13

Kıyas yasağı (ceza hukukunda)

Ceza Hukuku

Suç ve ceza içeren hükümlerin kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamamasıdır; kanunilik ilkesinin sonucudur. Fail aleyhine kıyas mutlak biçimde yasaktır; lehine yorum ise mümkündür.

5237 sayılı TCK m.2/3

Kıymetli evrak

Kıymetli Evrak Hukuku

Hakkın senede bağlı olduğu ve senetsiz ileri sürülemediği, devredilemediği senetlerdir. Nama, emre ve hamiline yazılı olarak düzenlenebilir; kambiyo senetleri, makbuz senedi, varant, konişmento ve pay senetleri başlıca türleridir. Zayi halinde mahkemece iptal kararı verilebilir.

6102 sayılı TTK m.645 vd.

Kolluk

İdare Hukuku / Ceza Muhakemesi

Kamu düzenini ve güvenliğini korumakla görevli teşkilattır; idari kolluk önleyici, adli kolluk suç sonrası araştırıcı görev yürütür. Genel kolluk (polis, jandarma, sahil güvenlik) ve özel kolluk (gümrük muhafaza, orman muhafaza, belediye zabıtası) ayrımı yapılır.

2559 sayılı PVSK; 5271 sayılı CMK m.164 vd.

Komandit şirket

Ticaret Hukuku

Ortaklarından bir kısmının sorumluluğu sınırsız (komandite), bir kısmının koydukları sermayeyle sınırlı (komanditer) olduğu şahıs şirketidir; sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket ise sermaye şirketi sayılır. Yönetim komandite ortaklara aittir.

6102 sayılı TTK m.304 vd., m.564 vd.

Komisyon sözleşmesi

Borçlar Hukuku / Ticaret Hukuku

Komisyoncunun; ücret karşılığında, kendi adına ve vekâlet verenin hesabına kıymetli evrak ve taşınır eşya alım satımını üstlendiği sözleşmedir. Komisyoncu, hapis hakkına ve kanunda öngörülen hallerde bizzat taraf olma yetkisine sahiptir.

6098 sayılı TBK m.532-546

Komşuluk hukuku

Eşya Hukuku

Taşınmaz maliklerinin, mülkiyet haklarını kullanırken komşularını olumsuz etkilemekten kaçınma yükümlülüklerini düzenleyen kurallardır; taşkınlık yasağı temel ilkedir. Kazı ve yapılarda zarar vermeme, bitki dallarının taşması ve zorunlu geçitler bu kapsamda düzenlenmiştir.

4721 sayılı TMK m.737-750

Konişmento

Deniz Ticareti Hukuku

Deniz taşımacılığında; taşıyanın eşyayı teslim aldığını veya gemiye yüklediğini gösteren ve eşyanın varma yerinde hamiline teslimini taahhüt eden kıymetli evraktır. Eşyayı temsil eder; ciro ve teslimle eşya üzerindeki zilyetlik devredilmiş olur.

6102 sayılı TTK m.1228 vd.

Konkordato

İcra ve İflas Hukuku

Borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altındaki borçlunun; alacaklılarıyla yaptığı ve mahkemece tasdik edilen yeniden yapılandırma anlaşmasıdır. Geçici ve kesin mühlet sürecinde borçluya karşı takipler durur; komiser gözetiminde hazırlanan proje, alacaklı çoğunluğunun kabulü ve mahkeme tasdikiyle bağlayıcı olur.

2004 sayılı İİK m.285 vd.

Konut dokunulmazlığı

Anayasa Hukuku / Ceza Hukuku

Kimsenin konutuna rızası dışında girilememesi ve arama yapılamamasıdır; anayasal güvence altındadır. İhlali suçtur; usulüne uygun hâkim kararı veya kanunla yetkili merciin yazılı emri istisnaları oluşturur.

Anayasa m.21; 5237 sayılı TCK m.116

Konut ve çatılı işyeri kirası

Borçlar Hukuku

TBK'nın kiracıyı koruyan özel hükümlerine tabi kira türüdür; kiraya verenin fesih ve tahliye imkânları sınırlı sayıdaki sebeplere (ihtiyaç, yeniden inşa, yeni malik ihtiyacı, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar, on yıllık uzama) bağlanmıştır. Kira artışı TÜFE ile sınırlıdır ve bağlantılı sözleşme yasağı öngörülmüştür.

6098 sayılı TBK m.339-356

Kooperatif

Ticaret Hukuku

Ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım ve dayanışmayla sağlamak amacıyla kurulan, değişir ortaklı ve değişir sermayeli tüzel kişiliktir. Konut yapı kooperatifleri uygulamada en yaygın türüdür; genel kurul, yönetim ve denetim kurulu organlarıdır.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu

Koruma tedbirleri

Ceza Muhakemesi Hukuku

Ceza muhakemesinin yapılabilmesini veya hükmün infazını güvence altına almak için, hüküm öncesinde temel haklara geçici müdahale oluşturan işlemlerdir; yakalama, gözaltı, tutuklama, adli kontrol, arama, el koyma, iletişimin denetlenmesi ve gizli soruşturmacı başlıcalarıdır. Ölçülülük ilkesine tabidir ve haksız uygulanmaları tazminat doğurur.

5271 sayılı CMK m.90-140

Koruyucu aile

Aile Hukuku / Sosyal Hizmet

Korunmaya ihtiyacı olan çocuğun; bakımını, eğitimini ve yetiştirilmesini devlet denetiminde üstlenen aile yanına yerleştirilmesidir. Evlat edinmeden farklı olarak soybağı kurulmaz; koruyucu aileye ödeme yapılır ve süreç Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca izlenir.

5395 sayılı ÇKK m.23; 2828 sayılı SHK; Koruyucu Aile Yönetmeliği

Koşullu salıverilme (şartlı tahliye)

İnfaz Hukuku

Cezasının kanunda öngörülen kısmını iyi halli olarak infaz kurumunda geçiren hükümlünün, kalan cezasını denetim altında dışarıda geçirmek üzere salıverilmesidir. Oran kural olarak yarı; mükerrirler ve belirli suçlarda dörtte üçtür. Denetim süresinde kasıtlı suç işlenmesi veya yükümlülük ihlali salıverilmenin geri alınmasına yol açar.

5275 sayılı Kanun m.107-108

Kovuşturma

Ceza Muhakemesi Hukuku

İddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen ceza muhakemesi evresidir; duruşma hazırlığı, duruşma ve hüküm aşamalarını kapsar. Kovuşturma evresinde yargılamayı mahkeme yürütür ve aleniyet ilkesi geçerlidir.

5271 sayılı CMK m.2, m.175 vd.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK)

Ceza Muhakemesi Hukuku

Soruşturma sonunda; yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmaması veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde Cumhuriyet savcısının verdiği karardır (takipsizlik). Suçtan zarar gören, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

5271 sayılı CMK m.172-173

Kredi (tüketici kredisi) sözleşmesi

Tüketici Hukuku

Kredi verenin tüketiciye faiz veya benzeri menfaat karşılığında ödemenin ertelenmesi, ödünç veya benzeri finansman şekilleri aracılığıyla kredi verdiği sözleşmedir. Tüketici on dört gün içinde gerekçesiz cayabilir; sözleşme öncesi bilgilendirme, ücret ve sigorta kısıtlamaları ile erken ödeme indirimi zorunludur.

6502 sayılı TKHK m.22 vd.

Külli halefiyet

Medeni Hukuk / Ticaret Hukuku

Bir malvarlığının; aktif ve pasifiyle bir bütün olarak, tek bir hukuki olay sonucunda başkasına geçmesidir. Mirasın mirasçılara geçişi ile şirket birleşme ve bölünmeleri başlıca örnekleridir; tek tek devir işlemine gerek yoktur.

4721 sayılı TMK m.599; 6102 sayılı TTK m.153

Kusur

Borçlar Hukuku

Hukuka aykırı sonucu istemek (kast) veya gerekli özeni göstermemek (ihmal/taksir) biçimindeki kınanabilir davranıştır. Haksız fiil sorumluluğunun kural olarak koşuludur; tazminattan indirim sebebi olarak zarar görenin birlikte kusuru dikkate alınır.

6098 sayılı TBK m.49, m.52

Kusursuz sorumluluk

Borçlar Hukuku

Kusur bulunmasa dahi kanunun öngördüğü hallerde doğan tazminat sorumluluğudur; hakkaniyet sorumluluğu, özen sorumluluğu (adam çalıştıran, hayvan bulunduran, bina maliki) ve tehlike sorumluluğu (önemli ölçüde tehlike arz eden işletmeler, motorlu araç işleteni) olarak sınıflandırılır.

6098 sayılı TBK m.65-71; 2918 sayılı KTK m.85

Kuvvetler ayrılığı

Anayasa Hukuku

Yasama, yürütme ve yargı işlevlerinin ayrı organlara verilmesi ve bu organların birbirini dengeleyip denetlemesi ilkesidir; hukuk devletinin kurumsal güvencesidir. Anayasanın başlangıcında medeni bir iş bölümü ve işbirliği olarak nitelenmiştir.

Anayasa Başlangıç, m.7-9

L

Lafız

Lafız, hukukta bir sözün, yazılı veya sözlü ifadenin dışa vurulan kelime ve ifadelerini, yani metinde kullanılan sözcüklerin kendisini ifade eder. Hukuki yorumda, bir hükmün veya sözleşme maddesinin lafzı, düzenlemenin kelime anlamı ve ifade biçimi bakımından incelenir. Özellikle kanunların yorumlanmasında “lafzî yorum”, kanun hükmünün öncelikle kullanılan kelimelerin olağan veya hukuki anlamları dikkate alınarak yorumlanmasını ifade eder.

Lafzî Yorum

Lafzî yorum, kanun veya diğer hukuk kurallarının anlamının, öncelikle kullanılan kelimelerin anlamı, cümle yapısı ve hükmün ifade biçimi esas alınarak belirlenmesidir. Hükmün anlamı tespit edilirken kanun koyucunun kullandığı sözcüklerin olağan veya hukuk alanındaki teknik anlamları dikkate alınır. Lafzî yorumda temel hareket noktası, hukuk kuralının metnidir. Ancak hükmün yalnızca tek bir kelimesine bakılmaz; kelimeler, cümlenin bütünü ve hükmün metinsel bağlamı içinde değerlendirilir.

Laik

Laik, devletin dinî kurallardan bağımsız olarak, hukuk düzenini ve kamu yönetimini din ve vicdan özgürlüğü ile dinî inançlar karşısında tarafsızlık ilkeleri doğrultusunda yürütmesini ifade eder. Laiklik, devletin belirli bir dini veya mezhebi esas alarak vatandaşlar arasında ayrım yapmamasını ve kişilerin din veya inanç özgürlüğünü güvence altına almasını gerektirir.

Laik Devlet

Laik devlet, devlet yönetiminin ve hukuk düzeninin belirli bir dinin veya mezhebin kurallarına dayandırılmadığı; devletin din ve inançlar karşısında tarafsız olduğu ve bireylerin din, vicdan ve inanç özgürlüğünü güvence altına aldığı devlet biçimidir. Din ve devlet işlerinin ayrılığı, devletin din ve inançlar karşısında tarafsızlığı ve din özgürlüğünün güvence altına alınması esasına dayanan devlet.

Laiklik

Laiklik, devletin din ve inançlar karşısında tarafsız olmasını, devlet yönetiminin ve hukuk düzeninin belirli bir dinin veya mezhebin kurallarına dayandırılmamasını ve bireylerin din, vicdan ve inanç özgürlüğünün güvence altına alınmasını ifade eden temel bir hukuk ve devlet ilkesidir.

Latife Beyanı

Latife beyanı, bir kişinin kullandığı sözlerin ciddi bir irade açıklaması olmayıp şaka, espri veya eğlence amacıyla söylendiğinin, sözün niteliğinden veya olayın koşullarından anlaşılması durumunu ifade eder. Hukukta özellikle irade beyanlarının yorumlanması bakımından önem taşır. Bir sözün gerçekten hukuki sonuç doğurmayı amaçlayan ciddi bir irade açıklaması mı, yoksa yalnızca şaka amacıyla mı söylendiği değerlendirilirken somut olayın koşulları dikkate alınır. Hukuki sonuç doğurma amacı taşımayan, şaka veya espri amacıyla yapılan beyan.

Leasing

Borçlar Hukuku

Leasing (finansal kiralama), bir malın mülkiyetinin finansal kiralama şirketinde kalması ve malın kullanım hakkının, belirli bir süre ve bedel karşılığında kiracıya bırakılması esasına dayanan bir finansman yöntemidir. Leasing işleminde finansal kiralama şirketi, kiracının talep ettiği malı satın alarak veya başka bir şekilde temin ederek kullanımını kiracıya bırakır. Kiracı ise kararlaştırılan kira bedellerini öder. Sözleşmenin sonunda, sözleşme hükümlerine göre malın mülkiyetinin kiracıya devredilmesi veya başka bir hukuki sonucun gerçekleşmesi mümkün olabilir.

Legal

Legal, hukukta ve genel kullanımda hukuka uygun, kanunlara ve yürürlükteki hukuk kurallarına uygun anlamına gelir. Bir işlem, davranış veya durumun hukuk düzeni tarafından yasaklanmamış ve hukuken geçerli kabul edilmiş olması hâlinde “legal” olduğu ifade edilir.

Lehe kanun uygulaması

Ceza Hukuku

Suçun işlenmesinden sonra yürürlüğe giren kanunun failin lehine hükümler içermesi halinde geçmişe yürüyerek uygulanmasıdır; infaz aşamasında dahi gözetilir. Ceza kanunlarının zaman bakımından uygulanmasının temel kuralıdır.

5237 sayılı TCK m.7

Lehtar

Kıymetli Evrak / Sigorta Hukuku

Bir hukuki işlemden yararlanacak kişiyi ifade eder; kambiyo senetlerinde senet bedeli lehine düzenlenen kişi, sigortada ise sigorta tazminatının ödeneceği kişidir. Hayat sigortalarında lehtar atanması ve değiştirilmesi özel hükümlere tabidir.

6102 sayılı TTK m.681, m.1493 vd.

Lex Commissoria

Eşya Hukuku

Lex commissoria, Türkçede mülkiyetin muhafazası şartı / komiser şartı olarak da ifade edilen, özellikle rehin hukuku bağlamında kullanılan Latince bir hukuk terimidir. Borçlunun borcunu vadesinde ödememesi hâlinde, rehin konusu malın kendiliğinden alacaklının mülkiyetine geçmesini öngören anlaşmayı ifade eder. Türk hukukunda lex commissoria yasağı geçerlidir. Buna göre rehin veren ile rehin alan, borcun ödenmemesi hâlinde rehin konusu malın mülkiyetinin doğrudan alacaklıya geçeceğini önceden kararlaştıramaz. Bu yasak, rehin verenin ekonomik açıdan zor durumundan yararlanılarak malın gerçek değerinin altında alacaklıya geçmesini önlemeye yöneliktir.

Lex commissoria yasağı

Eşya Hukuku

Rehin sözleşmesinde, borcun ödenmemesi halinde rehinli malın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine ilişkin kaydın geçersiz olmasıdır; borçluyu koruyan emredici kuraldır. Hem taşınır rehni hem ipotek bakımından geçerlidir.

4721 sayılı TMK m.873/2, m.949

Liberalizm

Liberalizm, bireyin özgürlüğünü, temel haklarını ve özerkliğini esas alan; devletin bireylerin hak ve özgürlüklerine müdahalesinin hukukla sınırlandırılmasını savunan siyasal ve hukuki düşüncedir. Liberalizm; ifade özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü, mülkiyet hakkı, hukukun üstünlüğü, eşitlik ve sınırlı devlet iktidarı gibi ilkeleri önemser. Klasik liberalizm özellikle ekonomik alanda özel mülkiyet, serbest piyasa ve sözleşme özgürlüğünü ön plana çıkarır.

Limited şirket

Ticaret Hukuku

Bir veya daha çok gerçek ya da tüzel kişi tarafından kurulan, esas sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından yalnızca malvarlığıyla sorumlu sermaye şirketidir. Asgari esas sermayesi 50.000 TL'dir; ortaklar şirket borçlarından sorumlu olmayıp yalnızca taahhüt ettikleri payları ödemekle yükümlüdür, ancak kamu borçlarından payları oranında sorumluluk istisnası vardır.

6102 sayılı TTK m.573 vd.; 6183 sayılı Kanun m.35

Lisans sözleşmesi

Fikri Mülkiyet Hukuku

Fikri veya sınai hak sahibinin, hakkın kullanımını bedel karşılığında başkasına bırakmasıdır; inhisari (tekelci) ve inhisari olmayan lisans türleri vardır. Aksi kararlaştırılmadıkça lisans inhisari değildir; marka ve patent lisanslarının sicile kaydı üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilirlik sağlar.

6769 sayılı SMK m.24, m.125; 5846 sayılı FSEK m.56

Liyakat ilkesi

İdare Hukuku

Kamu görevlerine alınmada ve yükselmede; işin gerektirdiği nitelik, yeterlik ve başarının esas alınmasıdır. Devlet memurluğunun temel ilkelerindendir ve kamu görevine girişte eşitlikle birlikte anayasal dayanağa sahiptir.

Anayasa m.70; 657 sayılı DMK m.3

Lokavt

Toplu İş Hukuku

Toplu iş uyuşmazlığında işverenin; işyerinde faaliyetin tamamen durmasına neden olacak biçimde işçileri topluca işten uzaklaştırmasıdır. Kanuni lokavt ancak greve karşı ve grev kararına uyularak yapılabilir; kanun dışı lokavtta işçilerin iş sözleşmelerinden doğan hakları saklıdır.

Anayasa m.54; 6356 sayılı STİSK m.59 vd.

Lüzum-u muhakeme kararı

İdare Hukuku / Ceza Muhakemesi

Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görev suçlarında, yetkili kurulca yargılamanın gerekli görüldüğüne ilişkin verilen karardır; men-i muhakeme bunun karşıtıdır. 4483 sayılı Kanun sisteminde 'soruşturma izni' kavramı bu işlevi görür.

4483 sayılı Kanun; 2547 sayılı Kanun m.53 (akademik personel)

M

Madde

Madde, kanun, tüzük, yönetmelik, sözleşme veya vasiyetname gibi hukuki metinlerin her bir sıralı, bağımsız ve numaralandırılmış bölümüdür. Hukuki kural ve düzenlemelerin mantıksal bir sıra içinde sunulmasını sağlayan temel yapıdır.

Madde Kenar Başlığı

Madde kenar başlığı, bir kanun veya mevzuat maddesinin hemen üzerinde, yanında veya başında yer alan; o maddenin konusunu, amacını ve düzenlediği hukuki ilişkiyi kısa ve öz şekilde özetleyen başlık metnidir.

Maddi Anlamda Kesin Hüküm

Maddi anlamda kesin hüküm, bir dava sonucunda verilen mahkeme kararının kesinleşmesiyle birlikte, o uyuşmazlığın tarafları arasında tekrar dava konusu yapılamaması ve aynı konuda yeni bir davanın açılamaması durumudur. Hukuki uyuşmazlıklara nihai ve kalıcı bir çözüm getiren temel yargı ilkesidir.

Maddi Delil

Maddi delil, gerçekleştiği iddia edilen bir olayın veya suçun varlığını, meydana geliş şeklini ya da faillerini somut olarak kanıtlayan; elle tutulabilir, görülebilir veya ölçülebilir fiziksel ve dijital nesnelerdir.

Maddi Edim

Borçlar Hukuku

Maddi edim, bir borç ilişkisinde borçlunun alacaklıya karşı yapmayı, vermeyi veya ödemeyi üstlendiği, dış dünyada fiziksel veya ekonomik bir değişiklik yaratan somut eylemdir. Borcun konusunu oluşturan insan davranışının parasal veya eşyasal boyutta gerçekleşmesini ifade eder.

Maddi Hata

Maddi hata, mahkeme kararlarında, dilekçelerde veya resmi belgelerde esaslı bir değerlendirme hatası olmaksızın; isim, rakam, hesap, tarih veya yazım gibi konularda tamamen dikkatsizlik sonucu yapılan açık ve belirgin işlem hatalarıdır.

Maddi Hukuk

Maddi hukuk, kişilerin haklarını, borçlarını, yetkilerini ve yükümlülüklerini doğrudan düzenleyen; neyin hukuka uygun, neyin hukuka aykırı olduğunu belirleyen esas hukuk kurallarının bütünüdür. Kısacası "Kim, neye, hangi şartlarda sahiptir?" sorusunun cevabını verir.

Maddi tazminat

Borçlar Hukuku

Hukuka aykırı fiil veya sözleşme ihlali nedeniyle malvarlığında meydana gelen eksilmenin (fiili zarar ve yoksun kalınan kâr) giderilmesidir. Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla yükümlüdür; hâkim tazminatı, durumun gereğini ve kusurun ağırlığını gözeterek belirler.

6098 sayılı TBK m.49-52

Maddi Zarar

Medeni Hukuk

Maddi zarar, bir kimsenin hukuka aykırı bir eylem, eylemsizlik veya sözleşmeye aykırılık nedeniyle malvarlığında meydana gelen irade dışı azalmadır. Kişinin ekonomik durumunun, olumsuz olay yaşanmamış olsaydı bulunacağı durum ile mevcut durum arasındaki parasal farkı ifade eder.

Mağdur

Ceza Muhakemesi Hukuku

Suçun konusunun ait olduğu, suçla korunan hukuki değeri ihlal edilen kişidir. Mağdurun; davaya katılma, delil sunma, avukat isteme ve kanun yollarına başvurma hakları CMK'da düzenlenmiştir; çocuk ve cinsel suç mağdurlarının dinlenmesinde özel usuller uygulanır.

5271 sayılı CMK m.233-236

Mağdurun Hakları

Ceza Hukuku

Mağdurun hakları, bir suçun işlenmesiyle doğrudan zarara uğrayan veya suçun olumsuz sonuçlarından etkilenen kişilere, ceza yargılaması sürecinde kanunlarca sağlanan hukuki, koruyucu, bilgilendirici ve usule ilişkin güvencelerin bütünüdür. Bilgi Alma ve Belge İsteme Hakkı, Avukat / Vekil Görevlendirilmesini İsteme, Delil Sunma ve Toplanmasını İsteme, Kamu Davasına Katılma (Müdahil Olma) Hakkı, Kararlara İtiraz Etme Hakkı, Gizlilik ve Korunma İsteme..

Mahalli İdareler

İdare Hukuku

Mahalli idareler (yerel yönetimler); il, belediye veya köy halkının yerel ve ortak ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileridir.

Mahsup

Borçlar Hukuku / Ceza Hukuku

Bir alacaktan, aynı ilişkiden doğan karşı kalemlerin düşülmesidir; takastan farklı olarak tek bir borç ilişkisi içinde hesaplama işlemidir. Ceza hukukunda, gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin hükmedilen cezadan indirilmesi de mahsup olarak adlandırılır.

6098 sayılı TBK m.100; 5237 sayılı TCK m.63

Mal ayrılığı rejimi

Aile Hukuku

Eşlerden her birinin, kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf yetkisini koruduğu seçimlik mal rejimidir; mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilir. Rejim sona erdiğinde eşler arasında katılma alacağı doğmaz; her eş kendi borçlarından tüm malvarlığıyla sorumludur.

4721 sayılı TMK m.242-243

Mal beyanı (icrada)

İcra ve İflas Hukuku

Ödeme emrine itiraz etmeyen veya itirazı kaldırılan borçlunun; mal, alacak ve gelirlerini, geçim kaynaklarını ve borcunu nasıl ödeyebileceğini icra dairesine bildirmesidir. Süresinde beyanda bulunmama, alacaklının şikâyeti üzerine tazyik hapsine yol açabilir; gerçeğe aykırı beyan suçtur.

2004 sayılı İİK m.74-77, m.337-338

Mal bildirimi (kamu görevlileri)

İdare Hukuku / Ceza Hukuku

Kamu görevlilerinin; kendilerine, eşlerine ve velayetleri altındaki çocuklarına ait taşınmaz, taşıt, mevduat ve borçları belirli dönemlerde bildirmeleridir. Haksız mal edinme, ağır cezai yaptırıma ve zoralıma tabidir; bildirimler gizlidir.

3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması Kanunu

Mal rejimi sözleşmesi (evlilik sözleşmesi)

Aile Hukuku

Eşlerin; yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma yerine mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden birini seçtikleri sözleşmedir. Evlenmeden önce veya sonra, noterde düzenleme ya da onaylama şeklinde yapılır; evlenme başvurusunda yazılı bildirimle de seçilebilir.

4721 sayılı TMK m.203-205

Mala zarar verme

Ceza Hukuku

Başkasının taşınır veya taşınmaz malının kısmen ya da tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması, kullanılamaz hale getirilmesi veya kirletilmesidir; şikâyete tabidir. Yakarak, patlayıcıyla veya kamu malına karşı işlenmesi nitelikli haldir.

5237 sayılı TCK m.151-152

Malen sorumlu

Ceza Muhakemesi / Sigorta Hukuku

Suçun işlenmesinde kullanılan eşya veya suçtan elde edilen değerler üzerinde hak sahibi olması nedeniyle, yargılama sonucunda malvarlığı etkilenebilecek kişidir; duruşmaya çağrılır ve katılma hakkı vardır. Araç işleteninin trafik kazasındaki hukuki konumu için de kullanılır.

5271 sayılı CMK m.2; 2918 sayılı KTK m.85

Malullük aylığı

Sosyal Güvenlik Hukuku

Çalışma gücünün veya meslekte kazanma gücünün en az %60'ını yitiren sigortalıya; en az on yıl sigortalılık ve 1800 gün prim (başkasının bakımına muhtaç malullerde yalnızca 1800 gün) koşuluyla bağlanan aylıktır. Malullük durumu SGK sağlık kurullarınca tespit edilir.

5510 sayılı Kanun m.25-27

Manevi tazminat

Borçlar Hukuku / Medeni Hukuk

Kişilik haklarına saldırı veya ağır bedensel zarar ya da ölüm nedeniyle duyulan acı, elem ve üzüntünün para ile giderilmesidir. Hâkim, tarafların sıfatını, ekonomik durumlarını ve olayın özelliklerini gözeterek takdir eder; zenginleşme aracı olamayacağı içtihatlarla vurgulanmıştır.

6098 sayılı TBK m.56, m.58; 4721 sayılı TMK m.25

Marka

Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku

Bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini diğerlerinden ayırt etmeyi sağlayan; kişi adları, sözcükler, şekiller, renkler, sesler dahil her türlü işarettir. Tescille on yıl korunur ve sınırsız yenilenebilir; tecavüz halinde hukuk ve ceza davaları ile gümrüklerde el koyma mümkündür. Tescilsiz işaretler haksız rekabet hükümleriyle korunabilir.

6769 sayılı SMK m.4 vd., m.29-30

Masumiyet karinesi (suçsuzluk karinesi)

Ceza Muhakemesi / Anayasa Hukuku

Suçluluğu kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar herkesin suçsuz sayılmasıdır. İspat yükünün iddia makamında olması, şüpheden sanığın yararlanması ve lekelenmeme hakkı bu karinenin sonuçlarıdır; kamu makamlarının süreç devam ederken kişiyi suçlu ilan etmesi ihlal oluşturur.

Anayasa m.38/4; AİHS m.6/2

Matrah

Vergi Hukuku

Verginin hesaplanmasına esas alınan değer veya miktardır; gelir vergisinde safi kazanç, KDV'de teslim bedeli, emlak vergisinde vergi değeri matrahı oluşturur. Matrahın eksik beyanı vergi ziyaına yol açar ve ikmalen ya da resen tarhiyata konu olur.

213 sayılı VUK m.25 vd.; ilgili vergi kanunları

Mecelle

Hukuk Tarihi

Osmanlı Devleti'nde 1868-1876 arasında hazırlanan ve İslam hukukunun borçlar, eşya ve yargılama alanındaki kurallarını maddeleştiren ilk medeni kanun çalışmasıdır (Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye). 1926'da Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu'nun kabulüyle yürürlükten kalkmıştır; küllî kaideleri hukuk kültüründe yaşamaktadır.

Tarihi mevzuat (mülga)

Medeni hukuk

Medeni Hukuk

Kişiler, aile, miras, eşya ve borç ilişkilerini düzenleyen; özel hukukun temelini oluşturan hukuk dalıdır. Türk Medeni Kanunu ve onun tamamlayıcısı olan Türk Borçlar Kanunu temel kaynaklarıdır; kanunda hüküm yoksa hâkim örf ve âdete, o da yoksa kendi koyacağı kurala göre karar verir.

4721 sayılı TMK m.1-5; 6098 sayılı TBK

Menfi tespit davası

İcra ve İflas Hukuku

Borçlunun, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığının tespitini istediği davadır. Takipten önce açılan davada mahkeme, alacağın %15'inden az olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verebilir; haksız çıkan taraf aleyhine tazminata hükmedilir.

2004 sayılı İİK m.72

Mera

İdare Hukuku / Eşya Hukuku

Bir veya birden çok köy ya da belediyeye, hayvanlarını otlatmaları için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan arazidir. Özel mülkiyete geçirilemez, zamanaşımıyla kazanılamaz; tahsis amacı ancak kanundaki istisnai hallerde değiştirilebilir.

4342 sayılı Mera Kanunu

Mesafeli sözleşme

Tüketici Hukuku

Satıcı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın, uzaktan iletişim araçlarıyla (internet, telefon vb.) kurulan sözleşmedir. Tüketici, mal tesliminden itibaren on dört gün içinde gerekçesiz cayma hakkına sahiptir; ön bilgilendirme yapılmamışsa süre uzar ve platformların sorumlulukları yönetmelikle düzenlenmiştir.

6502 sayılı TKHK m.48; Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği

Meskeniyet iddiası

İcra ve İflas Hukuku

Haczedilen konutun, borçlunun ve ailesinin haline uygun (münasip) evi olduğu gerekçesiyle haczedilemeyeceğinin ileri sürülmesidir; icra mahkemesine şikâyet yoluyla yapılır. Konutun değeri münasip ev bedelini aşıyorsa satılıp bedelden münasip ev parası borçluya bırakılır; ipotekli konutlarda kural olarak ileri sürülemez.

2004 sayılı İİK m.82/12

Meslek hastalığı

Sosyal Güvenlik / İş Sağlığı ve Güvenliği

Sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple ya da işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir. SGK sağlık kurulu raporuyla tespit edilir; yükümlülük süresi içinde ortaya çıkması gerekir ve sigortalıya iş kazasıyla aynı haklar sağlanır.

5510 sayılı Kanun m.14; 6331 sayılı Kanun m.3

Meşru savunma (yasal savunma)

Ceza Hukuku

Kendisine veya başkasına yönelmiş haksız bir saldırıyı, o andaki durum ve koşullara göre saldırıyla orantılı biçimde defetmek zorunluluğuyla işlenen fiildir; hukuka uygunluk nedenidir ve faile ceza verilmez. Sınırın heyecan, korku ve telaşla aşılması halinde de ceza verilmez.

5237 sayılı TCK m.25/1, m.27/2

Mevsimlik iş sözleşmesi

İş Hukuku

Yılın belirli dönemlerinde yoğunlaşan işlerde (tarım, turizm, inşaat) kurulan ve askı-çağrı mekanizmasıyla yenilenen iş ilişkisidir. Askı döneminde sözleşme sona ermez; yeni sezonda işe çağrılmayan işçi yönünden fesih hükümleri uygulanır ve mevsimlik işçiler yıllık izin hükümlerinden kural olarak yararlanamaz.

4857 sayılı İş Kanunu m.53/3; Yargıtay içtihatları

Milletlerarası tahkim

Milletlerarası Özel Hukuk

Yabancılık unsuru taşıyan ve tarafların iradesiyle hakem yargısına bırakılan uyuşmazlıkların çözüm yöntemidir. Türkiye'de 4686 sayılı Kanun uygulanır; yabancı hakem kararlarının tenfizi New York Sözleşmesine tabidir ve İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) kurumsal tahkim hizmeti verir.

4686 sayılı MTK; 1958 New York Sözleşmesi; 5718 sayılı MÖHUK m.60 vd.

Milletvekili dokunulmazlığı (yasama dokunulmazlığı)

Anayasa Hukuku

Milletvekillerinin; seçimden önce veya sonra suç işlediği ileri sürülse bile Meclis kararı olmadıkça tutulamaması, sorguya çekilememesi, tutuklanamaması ve yargılanamamasıdır. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve belirli suçlar istisnadır; yasama sorumsuzluğu (kürsü masuniyeti) ise oy, söz ve düşünce açıklamalarını mutlak korur.

Anayasa m.83

Miras ortaklığı

Miras Hukuku

Birden çok mirasçının, mirasın paylaşılmasına kadar terekenin tamamı üzerinde elbirliğiyle hak sahibi olmalarıdır; tereke işlemlerinde kural olarak birlikte hareket ederler. Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereği ortaklığı sürdürme yükümlülüğü yoksa her zaman paylaşma isteyebilir.

4721 sayılı TMK m.640, m.642

Miras sözleşmesi

Miras Hukuku

Mirasbırakanın, bir mirasçı atamayı veya belirli mal bırakmayı sözleşmeyle taahhüt ettiği ölüme bağlı tasarruftur; olumlu ve olumsuz (feragat) türleri vardır. Resmi vasiyetname şeklinde, iki tanık huzurunda ve resmi memur önünde yapılması zorunludur; vasiyetnameden farkı tek taraflı dönülememesidir.

4721 sayılı TMK m.527, m.545

Mirasçılık belgesi (veraset ilamı)

Miras Hukuku

Yasal mirasçıların, mirasçılık sıfatlarını ve pay oranlarını gösteren belgedir; sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınabilir. Aksi ispat edilinceye kadar geçerlidir (adi karine); nüfus kayıtlarının yetersiz kaldığı ve yabancılık unsuru taşıyan hallerde noter belge veremez.

4721 sayılı TMK m.598; 1512 sayılı NK m.71/A

Mirasın açılması

Miras Hukuku

Mirasın, mirasbırakanın ölümüyle ve son yerleşim yerinde açılmasıdır; mirasçılar, mirası bir bütün olarak kanun gereğince o anda kazanır. Açılma yeri; veraset belgesi, mirasın reddi ve tereke davalarında yetkiyi belirler.

4721 sayılı TMK m.575-576, m.599

Mirasın reddi (reddi miras)

Miras Hukuku

Mirasçının, mirasın açıldığını öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine beyanla mirası reddetmesidir; ret ile mirasçılık geçmişe etkili olarak ortadan kalkar. Terekenin borca batık olduğu açıkça belliyse miras reddedilmiş sayılır (hükmen ret); alacaklılardan mal kaçırma amaçlı ret iptale tabidir.

4721 sayılı TMK m.605-618

Mirasta denkleştirme

Miras Hukuku

Yasal mirasçıların, mirasbırakandan sağlığında miras paylarına mahsuben aldıkları karşılıksız kazandırmaları (çeyiz, kuruluş sermayesi, borçtan kurtarma vb.) terekeye geri vermeleri veya paylarından düşülmesidir; altsoy yönünden denkleştirme karinesi geçerlidir.

4721 sayılı TMK m.669-675

Mobbing (işyerinde psikolojik taciz)

İş Hukuku

İşyerinde bir çalışana karşı; sistematik biçimde ve süreklilik arz eder şekilde yürütülen yıldırma, dışlama, aşağılama ve baskı uygulamalarıdır. İşçiye haklı fesih, manevi tazminat ve ayrımcılık iddialarına dayanak oluşturur; işverenin işçinin kişiliğini koruma borcunun ihlalidir ve ispatında emare düzeyindeki deliller ile tanık beyanları önem taşır.

6098 sayılı TBK m.417; 4857 sayılı İş Kanunu m.24; 2011/2 sayılı Başbakanlık Genelgesi

Muacceliyet

Borçlar Hukuku

Borcun ifa zamanının gelmesi ve alacaklının ifayı talep edebilir hale gelmesidir. Vade kararlaştırılmamışsa her borç, doğumu anında muaccel olur; muacceliyet, zamanaşımının işlemeye başlaması ve temerrüdün ön koşuludur.

6098 sayılı TBK m.90, m.149

Muacceliyet

Borçlar Hukuku

Borcun ifa zamanının gelmesi ve alacaklının ifayı talep edebilir hale gelmesidir. Vade kararlaştırılmamışsa her borç, doğumu anında muaccel olur; muacceliyet, zamanaşımının işlemeye başlaması ve temerrüdün ön koşuludur.

6098 sayılı TBK m.90, m.149

Mücavir Alan

İdare Hukuku

Mücavir alan, belediye sınırları dışında olup, imar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve mesuliyeti altına verilmiş olan alanlardır. Belediye sınırı idari bir sınırdır; mücavir alan ise belediyenin imar ve kontrol yetkisini gösteren bir yetki sınırıdır. Yapılaşma Durumu: Bir yerin mücavir alanda olması, doğrudan her arsa için hazır bir yapılaşma izni vermez; imar planlarının ve şartların ayrıca incelenmesi gerekir. Taşınmaz bir malın mücavir alanda olup olmadığını öğrenmek için ilgili belediyenin imar müdürlüğüne başvurulabilir veya belediyelerin internet sitelerindeki e-imar sistemleri kullanılabilir.

3194 sayılı İmar Kanunu

Mücbir sebep

Borçlar Hukuku

Borçlunun faaliyet alanı dışında gerçekleşen; öngörülemeyen, kaçınılamayan ve dıştan gelen olağanüstü olaydır (deprem, savaş, salgın vb.). İlliyet bağını keserek sorumluluğu kaldırır; sürekli ifa engeli imkânsızlık, geçici engel ise temerrüdü erteleyici etki doğurur.

6098 sayılı TBK m.136 (bağlantılı); Yargıtay içtihatları

Müdafi

Ceza Muhakemesi Hukuku

Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukattır. Şüpheli müdafi seçebilecek durumda değilse ve isterse baro tarafından atanır; alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda, çocuklarda ve kendini savunamayacak kişilerde müdafi görevlendirilmesi zorunludur.

5271 sayılı CMK m.149-156

Müeccel

Borçlar Hukuku

Vadeli; vadeye bağlanmış; zamanı henüz gelmemiş. Vadesi ertelenen, henüz istenemeyen, ileride ödenecek olan durum

6098 sayılı TBK

Müflis

İcra ve İflas Hukuku

Hakkında iflas kararı verilmiş borçludur. Müflisin, masaya giren mallar üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanır; iflasın kapanmasından sonra borç ödemeden aciz belgesine bağlanan alacaklar için itibarın iadesi kurumu öngörülmüştür.

2004 sayılı İİK m.184 vd., m.312 vd.

Muhatap (kambiyo senetlerinde)

Kıymetli Evrak Hukuku

Poliçe ve çekte, senet bedelini ödemesi için kendisine havale verilen kişidir; çekte muhatap yalnızca banka olabilir. Poliçede muhatap, kabul beyanıyla asıl borçlu haline gelir; çekte kabul yasağı vardır.

6102 sayılı TTK m.671, m.780, m.784

Muhdesat

Eşya Hukuku

Bir taşınmaz üzerinde, arazi malikinden başkasına ait olduğu iddia edilen yapı, tesis veya dikili ağaçlardır. Ortaklığın giderilmesi ve kamulaştırma davalarında muhdesatın aidiyetinin tespiti davası gündeme gelir; muhdesat sahibine kural olarak yapı bedeli üzerinden pay verilir.

4721 sayılı TMK m.684, m.722 vd.; içtihatlar

Mükellef (vergi yükümlüsü)

Vergi Hukuku

Vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu düşen gerçek veya tüzel kişidir; vergi sorumlusu ise verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir. Mükellefiyete ilişkin özel sözleşmeler vergi dairesini bağlamaz.

213 sayılı VUK m.8

Müktesep hak (kazanılmış hak)

Genel Hukuk

Yürürlükteki hukuk kurallarına uygun olarak tamamlanmış işlemlerle elde edilmiş ve kişinin hukuki güvenliği kapsamında korunan haktır. Sonradan çıkan kural veya işlemlerle geriye dönük olarak ortadan kaldırılamaz; idare hukukunda istikrar ilkesiyle birlikte değerlendirilir.

Anayasa m.2; yargı içtihatları

Mülki idare amiri

İdare Hukuku

İl genel idaresinin başı olan vali ile ilçe yönetiminin başı olan kaymakamı ifade eder. 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu tedbir kararı verme, kolluk üzerinde gözetim ve idari yaptırım yetkileri vardır.

5442 sayılı İl İdaresi Kanunu

Mülkiyet hakkı

Eşya Hukuku / Anayasa Hukuku

Malike; eşyayı kullanma, semerelerinden yararlanma ve eşya üzerinde tasarruf etme yetkilerini veren en geniş ayni haktır. Anayasal güvence altındadır ve ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir; malik, malını haksız elinde bulundurandan geri isteyebilir ve her türlü haksız el atmanın önlenmesini dava edebilir.

Anayasa m.35; 4721 sayılı TMK m.683

Mülteci

Mülteci Hukuku

Irkı, dini, tabiiyeti, belirli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulme uğrayacağından haklı sebeplerle korktuğu için ülkesi dışında bulunan ve Avrupa ülkelerinde meydana gelen olaylar nedeniyle bu korumadan yararlanan yabancıya tanınan statüdür. Avrupa dışından gelenler 'şartlı mülteci' statüsüne tabidir.

6458 sayılı YUKK m.61-62; 1951 Cenevre Sözleşmesi

Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma)

Miras Hukuku / Eşya Hukuku

Mirasbırakanın; gerçekte bağışlamak istediği taşınmazını, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstererek devretmesidir. Saklı pay sahibi olsun olmasın tüm mirasçılar, tapu iptali ve tescil davası açabilir; 1.4.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararına dayanır.

Yargıtay İBK 1.4.1974, 1/2; 6098 sayılı TBK m.19

Mürur-u zaman (eski terim)

Genel Hukuk (tarihçe)

Zamanaşımının eski hukuk dilindeki karşılığıdır; bir hakkın kazanılması (kazandırıcı) veya bir alacağın talep edilebilirliğinin sona ermesi (düşürücü) sonucunu doğuran sürenin geçmesini ifade eder. Güncel mevzuatta 'zamanaşımı' terimi kullanılır.

6098 sayılı TBK m.146 vd.

Müsadere

Ceza Hukuku

Suçun işlenmesinde kullanılan veya suça özgülenen eşya (eşya müsaderesi) ile suçtan elde edilen kazançların (kazanç müsaderesi) mülkiyetinin devlete geçirilmesidir; güvenlik tedbiridir. İyiniyetli üçüncü kişilere ait eşya müsadere edilemez; kaim değerin müsaderesi de mümkündür.

5237 sayılı TCK m.54-55

Müşteki (şikâyetçi)

Ceza Muhakemesi Hukuku

Suçtan zarar gördüğünü ileri sürerek yetkili makamlara şikâyette bulunan kişidir. Takibi şikâyete bağlı suçlarda şikâyet, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır; kovuşturma aşamasında şikâyetten vazgeçme davayı düşürür.

5237 sayılı TCK m.73; 5271 sayılı CMK m.158

Mütalaa (esas hakkında mütalaa)

Ceza Muhakemesi Hukuku

Cumhuriyet savcısının, kovuşturmanın sonunda; delillerin tartışılmasından sonra sanığın mahkûmiyeti, beraati veya diğer kararlara ilişkin görüşünü açıklamasıdır. Sanık ve müdafiine mütalaaya karşı savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulamaz.

5271 sayılı CMK m.216

Müteselsil kefalet

Borçlar Hukuku

Kefilin, asıl borçlu takip edilmeden veya taşınmaz rehni paraya çevrilmeden kendisine başvurulabilmesini kabul ettiği kefalet türüdür; borçlu ifada gecikir ve ihtar sonuçsuz kalırsa kefil doğrudan takip edilebilir. Ticari kefaletlerde yaygındır; kefilin sorumluluğu yine de yazılı azami miktarla sınırlıdır.

6098 sayılı TBK m.586

Müteselsil sorumluluk

Borçlar Hukuku

Birden çok borçlunun, aynı borcun tamamından alacaklıya karşı ayrı ayrı sorumlu olmalarıdır; alacaklı dilediği borçludan borcun tamamını isteyebilir. Ortak kusurla verilen zararlarda ve ticari işlerde teselsül karinesi geçerlidir; ödeyen borçlu iç ilişkide diğerlerine rücu eder.

6098 sayılı TBK m.61-62, m.162 vd.; 6102 sayılı TTK m.7

Muvazaa

Borçlar Hukuku

Tarafların, üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan görünüşte bir işlem yapmalarıdır; görünürdeki işlem kesin hükümsüzdür. Mutlak muvazaada hiçbir işlem istenmez; nispi muvazaada görünürdeki işlemin arkasına gizlenen işlem, şekil koşullarını taşıyorsa geçerli olabilir.

6098 sayılı TBK m.19

Müvekkil

Borçlar Hukuku

Vekâlet sözleşmesinde, vekile iş görme yetkisi veren taraftır; avukatlık ilişkisinde avukatın temsil ettiği kişiyi ifade eder. Müvekkil, vekilin talimatlara uygun ve özenle iş görmesini isteme; vekil ise ücret, masraf ve giderlerin ödenmesini talep etme hakkına sahiptir.

6098 sayılı TBK m.502 vd.; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu

N

Nafaka

Aile Hukuku

Bir kimsenin, kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişilere sağladığı geçim katkısıdır; boşanma sürecinde tedbir nafakası, boşanma sonrası yoksulluk ve iştirak nafakası, hısımlar arasında ise yardım nafakası söz konusudur. Nafaka alacağı haczedilemez, takas edilemez ve nafaka yükümlülüğünün ihlali tazyik hapsine yol açabilir.

4721 sayılı TMK m.169, m.175-176, m.182, m.364; 2004 sayılı İİK m.344

Nafaka yükümlülüğü

Medeni Hukuk

Türk Medeni Kanunu (TMK) kapsamında aile birliğinin korunması, boşanma sonrası tarafların mağdur olmaması ve akrabalık ilişkilerinden doğan dayanışmanın sağlanması amacıyla düzenlenen kanuni bir mali yükümlülüktür.

Naip

Naip, Türk hukukunda ve idare tarihinde "birinin yerine geçen, vekillik eden veya bir adli/idari görevi geçici olarak yürütmekle görevlendirilen kimse" anlamına gelen bir terimdir. Arapça kökenli bir kelime olan naip, güncel hukuk dilinde özellikle mahkeme veya yargılama süreçlerinde karşımıza çıkar.

Naiplik

Türk hukuk sisteminde ve idare hukukunda, yetkili bir merci veya makam adına geçici olarak adli veya idari görev yürütme durumunu, temsilciliği veya vekilliği ifade eden hukuki kurumdur. Yargılama Hukukunda Naiplik (Adli Niyabet); Toplu mahkemelerde yargılamanın usul ekonomisine uygun, hızlı ve etkin yürütülmesi amacıyla başvurulan bir yöntemdir.

Nakdi Teminat

Nakdi teminat, doğmuş veya ileride doğması muhtemel bir borcun, zararın ya da hukuki yükümlülüğün eksiksiz yerine getirileceğini güvence altına almak amacıyla alacaklı tarafa, mahkeme/icra veznesine veya ilgili kamu kurumuna peşin para olarak yatırılan hukuki güvencedir.

Nama yazılı senet

Kıymetli Evrak Hukuku

Belli bir kişinin adına düzenlenen; emre kaydı içermeyen ve kanunen emre sayılmayan kıymetli evraktır. Devri, alacağın temliki hükümlerine ve senedin teslimine bağlıdır; nama yazılı pay senetlerinin devri pay defterine kayıtla şirkete karşı hüküm ifade eder.

6102 sayılı TTK m.654 vd., m.490 vd.

Namı Müstear

Namı müstear (Arapça kökenli olup "eğreti isim" veya "takma ad" anlamına gelir), bir kimsenin hukuki işlemleri kendi adına fakat başkası hesabına yaparken gerçek kimliğini gizleyerek veya bir başkasının adını kullanarak hareket etmesidir.

Navlun Sigortası

Deniz Ticareti Hukuku

Navlun sigortası, eşya taşıma hukuku ve deniz ticareti kapsamında, taşıyanın (taşıyıcının) taşıma hizmeti karşılığında hak kazandığı navlun ücretinin (taşıma bedelinin), taşıma sürecinde meydana gelebilecek kazalar veya riskler nedeniyle kaybedilmesi ihtimaline karşı yapılan bir zarar sigortası türüdür.

Navlun Sözleşmesi

Deniz Ticareti Hukuku

Navlun sözleşmesi, deniz yoluyla eşya taşıma hukuku kapsamında, taşıyanın (armatör/taşıyıcı) bir ücret (navlun) karşılığında deniz yoluyla eşya taşımayı, taşıtanın ise bu taşıma hizmetine karşılık navlun ücretini ödemeyi üstlendiği ilzam edici (iki tarafa borç yükleyen) bir özel hukuk sözleşmesidir.

Naylon fatura (sahte belge)

Vergi Ceza Hukuku

Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir; düzenleyen ve bilerek kullananlar hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis öngörülmüştür. Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge (gerçek işlemi miktar/nitelik yönünden yanlış yansıtan) ayrıca düzenlenmiştir.

213 sayılı VUK m.359

Ne bis in idem

Ceza Muhakemesi Hukuku

Aynı fiilden dolayı aynı kişinin birden fazla kez yargılanamaması ve cezalandırılamaması ilkesidir; kesin hükmün ceza muhakemesindeki temel sonucudur. AİHS 7 No.lu Protokol ve AYM içtihatlarıyla, idari yaptırım-ceza yaptırımı çakışmalarında da gündeme gelir.

5271 sayılı CMK m.223/7; AİHS 7 No.lu Protokol m.4

Nedensellik Bağı (İlliyet Bağı)

Ceza Hukuku

Nedensellik bağı (hukuk literatüründeki adıyla illiyet bağı), hukuka aykırı bir fiil veya olay ile ortaya çıkan zarar ya da suç sonucu arasında bulunan doğrudan neden-sonuç ilişkisidir.

Nesebin Reddi (Soybağının Reddi)

Medeni Hukuk

Nesebin reddi (güncel hukuk dilindeki adıyla soybağının reddi), evlilik birliği içinde veya evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün içinde doğan çocuğun, koca ile arasındaki hukuki soybağının (babalık ilişkisinin) mahkeme kararıyla kaldırılmasını sağlayan bir aile hukuku davasıdır.

Nesebin Tashihi (Soybağının Düzeltilmesi)

Medeni Hukuk

Nesebin tashihi (güncel adıyla soybağının düzeltilmesi veya nüfus kaydının düzeltilmesi), biyolojik olarak doğru olan anne veya baba ile çocuk arasındaki soybağı ilişkisinin, nüfus kütüğüne yanlış, eksik veya usulsüz kaydedilmesi durumunda bu kaydın gerçeğe uygun hale getirilmesini sağlayan adli davadır.

Nişanlanma

Aile Hukuku

Evlenme vaadiyle kurulan aile hukuku ilişkisidir; evlenmeye zorlama için dava ve cezai şart yaptırımı öngörülemez. Haksız bozulmasında maddi ve manevi tazminat ile alışılmışın dışındaki hediyelerin iadesi istenebilir; talepler bir yıllık zamanaşımına tabidir.

4721 sayılı TMK m.118-123

Nispi butlan (iptal edilebilirlik)

Medeni Hukuk / Borçlar Hukuku

Hukuki işlemin, korunmak istenen tarafın iradesine bağlı olarak geçersiz kılınabilmesidir; irade bozukluğu ve gabin hallerinde işlem, iptal hakkı kullanılıncaya kadar geçerlidir. Evlenmede nispi butlan sebepleri (ayırt etme gücünden geçici yoksunluk, yanılma, aldatma, korkutma) ayrıca düzenlenmiştir.

6098 sayılı TBK m.30 vd.; 4721 sayılı TMK m.148-151

Nöbetçi mahkeme ve hâkimlik

Yargılama Hukuku

Adli tatilde, hafta sonlarında ve mesai dışı saatlerde acele işleri (tutuklama, arama, el koyma onayı, ihtiyati tedbir vb.) yürütmek üzere görevlendirilen mahkeme ve hâkimliklerdir; kesintisiz yargısal korumanın aracıdır.

5235 sayılı Kanun; HSK ilke kararları

Noter

Noterlik Hukuku

Hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek amacıyla; işlemleri belgelendiren, düzenleme ve onaylama biçiminde senet yapan, tespit, ihtarname, protesto ve tebligat işlemleri yürüten kamu hizmeti görevlisidir. Araç satışı, taşınmaz satış vaadi ve zorunlu düzenleme şeklindeki işlemler noterlerce yapılır; 2023'ten itibaren taşınmaz satışı da noterlerde mümkün kılınmıştır.

1512 sayılı Noterlik Kanunu

Nüfus kaydının düzeltilmesi davası

Medeni Hukuk

Kişisel durum sicilindeki (doğum tarihi, ad, cinsiyet vb.) kayıtların gerçeğe aykırılığının mahkeme kararıyla düzeltilmesidir; ilgililer ve Cumhuriyet savcısı dava açabilir. Yaş düzeltmede dış görünüş, tanık ve kemik yaşı raporu birlikte değerlendirilir; asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.36; 4721 sayılı TMK m.39

O

Objektif Dava Birleşmesi

Medeni Usul Hukuku

Objektif dava birleşmesi (davaların objektif birleşmesi), bir davacının aynı davalıya karşı aralarındaki birden fazla bağımsız talebi (talep sonucunu) aynı dava dilekçesinde ileri sürmesidir. Bu usul kurumu sayesinde davacı, aynı kişiden olan birden fazla alacağını veya hakkını ayrı ayrı davalar açmak yerine tek bir mahkemede ve tek bir dosya üzerinden talep edebilir. Hukuk yargılamasında usul ekonomisini sağlayan ve çelişkili kararların önüne geçen temel mekanizmalardan biridir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) - Madde 110

Objektif İyiniyet (Dürüstlük Kuralı)

Medeni Hukuk

Objektif iyiniyet veya hukuk dilindeki yaygın adıyla dürüstlük kuralı, kişilerin haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken dürüst, makul, orta zekalı ve özenli bir insandan beklenen davranış standartlarına uygun hareket etmesidir. Hakların kötüye kullanılmasını engelleyen bu ilke, tüm hukuk düzeninin temel dayanağını oluşturur. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) - Madde 2 (Dürüst davranma)

Olağanüstü hal (OHAL)

Anayasa Hukuku

Savaş, seferberlik, ayaklanma, şiddet olaylarının yaygınlaşması, doğal afet, tehlikeli salgın veya ağır ekonomik bunalım hallerinde Cumhurbaşkanınca ilan edilen ve temel hakların kullanımının kısmen veya tamamen durdurulabildiği yönetim usulüdür. İlan TBMM onayına tabidir; süre altı ayı aşamaz ve OHAL Cumhurbaşkanlığı kararnameleri Meclis onayına sunulur.

Anayasa m.119; 2935 sayılı OHAL Kanunu

Oligarşi

Oligarşi, siyasi iktidarın ve yönetim yetkisinin küçük, ayrıcalıklı bir grubun veya zümrenin elinde bulunduğu yönetim şeklidir. Bu ayrıcalıklı grup; servet (plütokrasi), soyluluk (aristokrasi), aile bağları, askeri güç veya belirli bir siyasi parti/bürokrasi mensubiyeti üzerinden şekillenebilir. Oligarşik yapılarda toplumun geneli karar alma mekanizmalarından dışlanır ve kamu gücü kural olarak yönetici azınlığın menfaatlerini korumak için kullanılır.

Olması Gereken Hukuk (De Lege Ferenda)

Olması gereken hukuk (Latince karşılığıyla de lege ferenda), yürürlükte bulunan hukuki kuralların toplumun ihtiyaçlarına, adalet anlayışına veya çağın gereklerine yetersiz kaldığı durumlarda, gelecekte nasıl bir hukuki düzenleme yapılması gerektiğini inceleyen hukuk yaklaşımıdır. Yürürlükteki hukukun (de lege lata) eleştirilerek adalet, hakkaniyet ve kamu yararına en uygun yeni kuralların önerilmesini sağlar.

Ombudsman (Kamu Denetçisi)

İdare Hukuku

Ombudsman veya Türk hukukundaki adıyla Kamu Denetçisi, idarenin (devlet kurumları, belediyeler ve kamu tüzel kişileri) her türlü eylem, işlem, tutum ve davranışlarını insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden inceleyen, araştıran ve idareye tavsiyelerde bulunan bağımsız bir denetim organıdır. Yurttaşlar ile devlet arasındaki uyuşmazlıkları mahkemeye gitmeden, hızlı ve ücretsiz bir şekilde çözmeyi amaçlayan dostane bir denetim mekanizmasıdır.

Onama kararı

Usul Hukuku

Yargıtay veya Danıştay'ın, temyiz incelemesi sonucunda hükmü hukuka uygun bularak aynen geçerli kılmasıdır; düzelterek onama da mümkündür. Onanan karar kesinleşir ve bölge mahkemesi/ilk derece kararı icra edilebilir hale gelir.

6100 sayılı HMK m.370; 5271 sayılı CMK m.302

Opsiyon Sözleşmesi

Borçlar Hukuku

Opsiyon sözleşmesi, bir tarafa (opsiyon alıcısına) belirli bir varlığı (gayrimenkul, hisse senedi, döviz, emtia vb.) gelecekteki belirli bir süre içinde veya belirli bir tarihte, önceden kararlaştırılan fiyat üzerinden satın alma veya satma hakkı veren; diğer tarafa (opsiyon satıcısına) ise bu hakkın kullanılması halinde sözleşme konusunu devretme veya devralma yükümlülüğü yükleyen bir sözleşme türüdür. Opsiyon sözleşmeleri hem genel borçlar hukukunda (satış vaadi, alım/satım hakları) hem de finans ve sermaye piyasalarında türev araç (derivative instrument) olarak yaygın biçimde uygulanır.

Ordino

Türk Ticaret Kanunu

1-Bir poliçenin arkasına yazılan havale emri, 2- Tüccarın malını gümrükten çekebilmesi için vapur kumpanyasından yük konşimentosuna karşılık verilen havale, 3- Denizcilik işletmelerinde gemi adamlarını gemilere atama belgesi

4458 sayılı Gümrük Kanunu

Organize sanayi bölgesi (OSB)

Ticaret ve İmar Hukuku

Sanayinin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak amacıyla; planlı altyapı ve ortak hizmetlerle donatılan, özel hukuk tüzel kişiliğine sahip üretim bölgeleridir. Parsel tahsisi, yapı ruhsatı ve işyeri açma izinleri OSB yönetimince yürütülür; katılımcılara vergi ve harç kolaylıkları tanınmıştır.

4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu

Orman arazisi ve 2/B taşınmazları

İdare Hukuku / Eşya Hukuku

Orman sayılan yerler devletin hüküm ve tasarrufundadır ve mülkiyeti devredilemez; orman vasfını bilim ve fen bakımından yitirmiş 2/B alanları ise kadastro sonucu Hazine adına orman dışına çıkarılır ve hak sahiplerine rayiç bedelle satışı özel kanunla düzenlenmiştir.

Anayasa m.169-170; 6831 sayılı Orman Kanunu m.2/B; 6292 sayılı Kanun

Orta Malları

İdare Hukuku

Orta malları, doğrudan kamu hizmetine tahsis edilmemiş olmakla birlikte, halkın veya belirli bir topluluğun (köy, mahalle vb.) ortaklaşa yararlanmasına devretme veya geleneğe dayalı olarak bırakılmış kamu mallarıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu veya mülkiyeti altında bulunan bu mallar, nitelikleri gereği doğrudan doğruya toplumun ortak kullanımına ve kamu yararına hizmet eder.

Ortak Girişim Sözleşmesi (Joint Venture)

Ticaret Hukuku

Ortak girişim sözleşmesi (Joint Venture), iki veya daha fazla gerçek ya da tüzel kişinin belirli bir işi, projeyi veya ticari amacı gerçekleştirmek üzere sermaye, emek, bilgi birikimi veya kaynaklarını birleştirmelerini ve projenin kâr ile zararını paylaşmalarını düzenleyen borçlandırıcı bir sözleşmedir. Ortak girişimler; tarafların yeni ve bağımsız bir sermaye şirketi kurarak yapılandıkları Sermaye Katılımlı Ortak Girişim (Corporate Joint Venture) veya tüzel kişiliği bulunmayan sadece bir sözleşme ilişkisinden ibaret olan İş Ortaklığı / Adi Ortaklık (Unincorporated Joint Venture) şeklinde kurulabilir.

Ortak İlliyet (Yarışan / Birlikte Nedensellik)

Borçlar Hukuku

Ortak illiyet (birlikte nedensellik bağı), birden fazla bağımsız sebebin veya birden fazla kişinin hukuka aykırı eyleminin aynı anda ve birleşerek tek bir zararlı sonucunu doğurması durumudur. Bu durumda, faillerin eylemleri tek başlarına zararı doğurmaya yetebileceği gibi (yarışan illiyet), ancak bir araya geldiklerinde de zararı oluşturmuş olabilirler (kumülatif illiyet). Hukuk düzeninde zarar görenin korunması amacıyla ortak illiyete sebep olan failler kural olarak zararın tamamından müteselsil (zincirleme) olarak sorumlu tutulur.

Ortak yerler (kat mülkiyetinde)

Eşya Hukuku

Anagayrimenkulün, bağımsız bölümler dışında kalıp korunma ve ortaklaşa kullanma veya faydalanmaya yarayan yerleridir (temeller, ana duvarlar, merdivenler, çatı, sığınak vb.). Kat malikleri ortak yerlerde arsa payları oranında paydaştır; yönetim planı ve kurul kararlarıyla kullanım düzenlenir.

634 sayılı KMK m.4, m.16

Ortak Yetkili Mahkeme

Medeni Usul Hukuku

Ortak yetkili mahkeme, bir uuyşmazlıkta veya davada birden fazla mahkemenin aynı anda yetkili kılındığı durumlarda, davacının dava açmak için tercih edebileceği yetkili mahkemelerden her birini ifade eder. Kanunun birden fazla mahkemeye yetki tanıdığı (genel yetkili mahkeme ve özel yetkili mahkeme) hallerde, birden çok mahkeme bu uyuşmazlığı çözmeye "ortak yetkili" hale gelir. Davacı, bu ortak yetkili mahkemelerden dilediğini seçerek davasını ikame etme hakkına sahiptir.

6098 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)

Otopsi

Ceza Muhakemesi Hukuku

Ölüm sebebinin belirlenmesi için cesedin; Cumhuriyet savcısı huzurunda, biri adli tıp uzmanı olmak üzere kural olarak iki hekim tarafından açılarak incelenmesidir. Şüpheli ölümlerde zorunludur; ölü muayenesi otopsiden önceki dış inceleme aşamasıdır.

5271 sayılı CMK m.86-89

Oturma hakkı (sükna)

Eşya Hukuku

Bir binadan veya onun bir bölümünden konut olarak yararlanma yetkisi veren, kişiye bağlı ve devredilemez sınırlı ayni haktır. Hak sahibinin şahsına özgülenmiştir; başkasına devredilemez ve mirasçılara geçmez.

4721 sayılı TMK m.823-825

Oy hakkı (pay sahibinin)

Ticaret Hukuku

Pay sahibinin genel kurulda, paylarının toplam itibari değeriyle orantılı olarak oy kullanmasıdır; her pay sahibi en az bir oya sahiptir. Oyda imtiyaz esas sözleşmeyle tanınabilir ancak bir paya en çok on beş oy hakkı verilebilir; belirli kararlarda imtiyaz işlemez.

6102 sayılı TTK m.434-436, m.479

Ö

Ödeme

Borçlar Hukuku

Ödeme (ifa), borçlunun borçlandığı edimi (para, mal, hizmet vb.) sözleşmeye, kanuna veya dürüstlük kuralına uygun olarak alacaklıya teslim etmesi veya sunması suretiyle borcu sona erdiren hukuki işlemdir. Dar anlamda "ödeme" bir miktar paranın alacaklıya aktarılmasını ifade ederken; geniş (hukuki) anlamda ödeme, borç konusunun eksiksiz ve süresinde alacaklıya sunularak borç ilişkisinin tasfiye edilmesini kapsar.

Ödeme Belgesi

Borçlar Hukuku

Ödeme belgesi (makbuz/dekont), bir borcun veya edimin alacaklıya eksiksiz ve usulüne uygun şekilde yerine getirildiğini (ifa edildiğini) ispatlayan yazılı vesikadır. Borçlar hukukunda borçlu, ödemeyi yaptığı anda alacaklıdan borcun ödendiğini gösteren imzalı bir makbuz isteme hakkına sahiptir. Özel hukuk davalarında ve icra takipleri sürecinde ödeme belgesi, borcu sona erdiren "itiraz ve def'i" nedenlerini ispatlayan en güçlü yazılı delil niteliğindedir.

Ödeme Bilançosu (Ödemeler Dengesi)

Ticaret Hukuku

Ödeme bilançosu (ödemeler dengesi / balance of payments), bir ülkedeki yerleşik kişilerin, şirketlerin ve kamu kurumlarının belirli bir dönem (genellikle bir yıl veya çeyrek) içinde diğer ülkelerdeki yerleşik kişilerle yaptığı tüm ekonomik ve finansal işlemlerin sistematik ve muhasebesel kaydıdır. Uluslararası hukuk ve ekonomi ilişkilerinde bir ülkenin döviz girdi ve çıktı dengesini, dış borçlanma ihtiyacını ve ekonomik gücünü gösteren temel finansal göstergedir.

Ödeme emri (icra takibinde)

İcra ve İflas Hukuku

İlamsız icra takibinde borçluya gönderilen; borcun yedi gün içinde ödenmesini, itiraz edilmezse cebri icraya devam olunacağını bildiren belgedir. Borçlunun süresindeki itirazı takibi kendiliğinden durdurur; kambiyo takibinde itiraz süresi beş gündür ve satıştan başka işlemleri durdurmaz.

2004 sayılı İİK m.60-62, m.168-169

Ödeme emri (kamu alacaklarında)

Vergi Hukuku

Vadesinde ödenmeyen kamu alacağı için borçluya gönderilen ve on beş gün içinde ödeme veya mal bildiriminde bulunma yükümlülüğü getiren belgedir. Borçlu, tebliğden itibaren on beş gün içinde vergi mahkemesinde dava açabilir; dava sebepleri 'böyle bir borcum yok, kısmen ödedim, zamanaşımına uğradı' ile sınırlıdır.

6183 sayılı Kanun m.55, m.58

Ödeme Fişi

Vergi Hukuku

Ödeme fişi, ticari işlemlerde satılan mal veya sunulan hizmet karşılığında nakit, kredi kartı veya yemek kartı gibi ödeme araçlarıyla yapılan tahsilatları belgeleyen, mali hafızası bulunan cihazlar (ÖKC/POS) veya resmi kurumlar tarafından düzenlenen harcama vesikasıdır. Vergi hukuku açısından perakende satış vesikası sayılan ödeme fişi; hem mükellefin hasılatını belgelemesine hem de tüketicinin aldığı hizmet/ürün karşılığında yaptığı ödemeyi ve cayma/iade haklarını hukuken ispatlamasına yarar. İş hukuku ve borçlar hukukunda ise işçiye yapılan ücret ödemelerini gösteren "ücret ödeme fişi" şeklinde de karşımıza çıkar.

Ödeme Kabiliyeti

İcra İflas Hukuku

Ödeme kabiliyeti, gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, muaccel (vadesi gelmiş) olan borçlarını mevcut malvarlığı, nakit akışı ve gelir kaynaklarıyla düzenli bir şekilde ifa edebilme gücüdür. Hukuk düzeni, borçlunun ödeme kabiliyetini yitirmesi (acze düşmesi) durumunda, alacaklıların korunması için iflas, konkordato veya tasarrufun iptali davası gibi özel hukuki mekanizmalar öngörmüştür.

Ödeme Vaadi

Borçlar Hukuku

Ödeme vaadi, bir borçlunun tek taraflı bir irade beyanıyla, belirli bir meblağ parayı veya edimi alacaklıya belirli bir vadede veya istendiğinde ödeyeceğini kayıtsız şartsız taahhüt etmesidir. Ödeme vaadi; borçlar hukukunda genel ilke olarak borcun sebebinden bağımsız bir soyut borç ikrarı (TBK m. 18) şeklinde karşımıza çıkabileceği gibi, ticaret hukukunda bono (emre yazılı senet) niteliğinde kayıtsız ve şartsız bir ödeme vaadi olarak da düzenlenebilir.

Ödeme Yasağı

Ticaret Hukuku

Ödeme yasağı, kanundan doğan bir zorunluluk, mahkeme kararı veya idari tedbir uyarınca borçlunun (örneğin bir bankanın, muhatabın veya davanın tarafının) belirli bir kişiye veya üçüncü şahsa ödeme yapmasının hukuken engellenmesidir. Ödeme yasağı, genellikle kaybolan/çalınan bir çek veya senet nedeniyle meşru hamilin haklarını korumak, icra takibinde alacaklının alacağını güvenceye almak veya malvarlığının kaçırılmasını önlemek amacıyla mahkemece verilen bir ihtiyati tedbir kararı olarak uygulanır.

Ödemelerin Tatili

İcra İflas Hukuku

Ödemelerin tatili (ödemelerin tatil edilmesi / erteleme mühleti), savaş, salgın hastalık, genel ekonomik kriz veya doğal afet gibi olağanüstü durumlarda devlet tarafından alınan kanuni bir kararla, borçluların muaccel (ödenme zamanı gelmiş) borçlarını ödeme yükümlülüklerinin belirli bir süre boyunca dondurulmasıdır. Bu süre zarfında borçlular hakkında yeni icra takipleri başlatılamaz, mevcut takipler durur ve zamanaşımı ile hak düşürücü süreler işlemez.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) – Madde 317-329

Ödememe Protestosu

Ticaret Hukuku

Ödememe protestosu, vadesi gelmiş bir kambiyo senedinin (bono, poliçe veya çek) muhataba veya düzenleyene ödenmesi için zamanında ve usulüne uygun olarak ibraz edilmesine rağmen ödenmediğini resmi olarak belgeleyen notaryal işlemdir. Noter aracılığıyla çekilen ödememe protestosu, hamilin senet bedelini tahsil edebilmek amacıyla ciro silsilesindeki cirantalara, avalistlere ve diğer kambiyo müteselsillerine başvurabilmesi (başvuru/rücu hakkını kullanabilmesi) için kanunen aranan zorunlu bir şekil şartıdır.

Ödemezlik def'i

Borçlar Hukuku

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, kendi edimini ifa etmeyen veya ifasını önermeyen tarafın, karşı taraftan ifa talep edememesidir; borçlu bu def'i ile ifadan kaçınabilir. Sözleşme veya işin niteliği gereği önce ifa yükümlülüğü olan taraf bu def'iden yararlanamaz.

6098 sayılı TBK m.97

Ödünç Sözleşmesi

Borçlar Hukuku

Ödünç sözleşmesi, ödünç verenin bir şeyin kullanımını veya mülkiyetini ödeneksiz (bedelsiz) ya da belirli bir karşılık (faiz vb.) uyarınca ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın ise bu şeyin kendisini veya aynı nitelik ve miktardaki dengini iade etmeyi üstlendiği borçlandırıcı bir sözleşmedir. Türk Borçlar Kanunu'nda ödünç sözleşmeleri, konusuna ve mülkiyet devri durumuna göre Kullanım Ödüncü (Ariyet) ve Tüketim Ödüncü (Karz) olmak üzere iki temel türde düzenlenmiştir.

Ölçülülük ilkesi

Anayasa Hukuku

Temel hak sınırlamalarının ve kamu gücü müdahalelerinin; elverişli, gerekli ve orantılı olmasını arayan anayasal ilkedir. Koruma tedbirlerinden idari yaptırımlara kadar tüm devlet müdahalelerinin denetim ölçütüdür.

Anayasa m.13; AYM içtihatları

Ölüm aylığı (dul ve yetim aylığı)

Sosyal Güvenlik Hukuku

Ölen sigortalının; en az 1800 gün (veya 4/a'da 5 yıl sigortalılık ve 900 gün) prim koşulunun sağlanması halinde eşine, çocuklarına ve koşulları varsa ana-babasına bağlanan aylıktır. Eşe kural olarak %50 (çocuk yoksa çalışmayan eşe %75) oranında pay verilir; kız çocukları evlenmedikçe ve çalışmadıkça aylık alabilir.

5510 sayılı Kanun m.32-34

Ölüme bağlı tasarruf

Miras Hukuku

Mirasbırakanın, ölümünden sonra hüküm doğurmak üzere yaptığı hukuki işlemlerdir; şekli anlamda vasiyetname ve miras sözleşmesini, maddi anlamda mirasçı atama, belirli mal bırakma, koşul ve yüklemeleri kapsar. Tasarruf ehliyeti ve şekil kurallarına aykırılık iptal davasına konu olur.

4721 sayılı TMK m.502 vd.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi

Borçlar Hukuku / Miras Hukuku

Bakım borçlusunun, bakım alacaklısına ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, alacaklının da bir malvarlığını veya bazı malları ona devretmeyi üstlendiği sözleşmedir; miras sözleşmesi şeklinde (resmi) yapılması zorunludur. Saklı payların ihlali halinde tenkise, mal kaçırma amacıyla yapılmışsa muvazaa davasına konu olabilir.

6098 sayılı TBK m.611-619

Ön inceleme (hukuk yargılamasında)

Medeni Usul Hukuku

Dilekçeler aşamasından sonra; dava şartları ve ilk itirazların incelendiği, uyuşmazlık noktalarının belirlendiği, tarafların sulhe veya arabuluculuğa teşvik edildiği yargılama aşamasıdır. Ön inceleme tamamlanmadan tahkikata geçilemez.

6100 sayılı HMK m.137-142

Ön ödeme (ceza hukukunda)

Ceza Hukuku

Yalnızca adli para cezasını veya üst sınırı altı ayı aşmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda; failin, belirlenen tutarı ödemesi halinde hakkında kamu davası açılmaması veya açılan davanın düşmesidir. Uzlaştırma kapsamındaki suçlarda uygulanmaz.

5237 sayılı TCK m.75

Ön sözleşme

Borçlar Hukuku

İleride kurulacak asıl sözleşmenin yapılmasını taahhüt eden sözleşmedir; asıl sözleşmenin şekline tabidir. Taşınmaz satış vaadi tipik ön sözleşmedir; taahhüde uyulmazsa aynen ifa (cebri tescil) veya tazminat istenebilir.

6098 sayılı TBK m.29

Önalım hakkı (şufa)

Eşya Hukuku

Paylı mülkiyette bir paydaşın payını üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlara aynı koşullarla payı öncelikle satın alma yetkisi veren haktır; alıcıya karşı dava yoluyla kullanılır. Satışın bildirilmesinden itibaren üç ay ve her halde satıştan itibaren iki yıl içinde düşer; sözleşmesel önalım hakkı tapuya şerh edilebilir.

4721 sayılı TMK m.732-735

Örf ve âdet hukuku

Genel Hukuk

Uzun süredir tekrarlanan ve toplumda uyulması zorunlu olduğuna inanılan yazısız hukuk kurallarıdır. Hâkim, kanunda uygulanabilir hüküm yoksa örf ve âdet hukukuna göre karar verir; ticari örf ve âdet, ticari işlerde önce gelir. Ceza hukukunda örf ve âdetle suç yaratılamaz.

4721 sayılı TMK m.1; 6102 sayılı TTK m.2

Örgüt kurma (suç işlemek amacıyla)

Ceza Hukuku

Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla; en az üç kişiden oluşan, hiyerarşik yapıya ve süreklilik ile amaç suçları işlemeye elverişli araçlara sahip birlikteliğin kurulması, yönetilmesi veya üye olunmasıdır. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan ayrıca ceza verilir; etkin pişmanlık hükümleri özel olarak düzenlenmiştir.

5237 sayılı TCK m.220-221

Özel Af

Kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmüyle verilen cezanın tamamen veya kısmen kaldırılmasını, hafifletilmesini ya da daha hafif bir cezaya çevrilmesini sağlayan af türüdür. Özel af, suçu ve mahkûmiyeti ortadan kaldırmaz; yalnızca cezanın infazını etkiler.

Özel güvenlik görevlisi

İdare Hukuku / Güvenlik Hukuku

Kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyetteki özel güvenlik hizmetlerini yürüten, çalışma izni ve kimlik kartına sahip personeldir. Görev alanı ve süresiyle sınırlı olarak; kimlik sorma, duyarlı kapıdan geçirme, arama (kolluk gözetiminde), yakalama ve el koyma yetkileri vardır.

5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetleri Kanunu

Özel hayatın gizliliği

Anayasa / Ceza Hukuku

Kişinin özel ve aile yaşamına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesini isteme hakkıdır; anayasal güvence altındadır. İhlali; özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarına konu olur ve hukuka aykırı elde edilen deliller geçersizdir.

Anayasa m.20-22; 5237 sayılı TCK m.132-140

Özelleştirme

İdare / Ekonomi Hukuku

Kamu iktisadi teşebbüslerinin ve kamuya ait payların; satış, kiralama, işletme hakkı devri gibi yöntemlerle özel sektöre devredilmesidir. Özelleştirme Yüksek Kurulu/Cumhurbaşkanı kararlarıyla yürütülür; işlemler idari yargı denetimine tabidir ve çalışanların nakil hakları özel hükümlerle korunur.

4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Kanunu

Özen ve sadakat borcu (işçinin)

İş Hukuku / Borçlar Hukuku

İşçinin; yüklendiği işi özenle yapma, işverenin haklı menfaatlerini gözetme, iş sırlarını saklama ve işverenle rekabet etmeme yükümlülüğüdür. İhlali, ağırlığına göre disiplin yaptırımına veya işverenin haklı feshine yol açar; özen ölçüsü işçinin bilgi ve becerisine göre belirlenir.

6098 sayılı TBK m.396

P

Pacta Sunt Servanda (Ahde Vefâ / Sözleşmeye Bağlılık İlkesi)

Uluslararası Hukuk

Pacta sunt servanda (Ahde vefâ / Sözleşmeye bağlılık ilkesi), hukukun en temel evrensel ilkelerinden biri olup, usulüne uygun şekilde kurulmuş bir sözleşmenin tarafları için kanun gücünde bağlayıcı olduğunu ve şartlar ne olursa olsun tarafların üstlendikleri edimleri aynen yerine getirmekle yükümlü bulunduğunu ifade eder. Bu ilkeye göre, sözleşme akdedildikten sonra edimlerin ifası taraflardan biri için zorlaşsa veya ekonomik dengeler değişse dahi, kural olarak sözleşme koşulları ilk gün kararlaştırıldığı şekliyle uygulanmak zorundadır.

Paket Tur Sözleşmesi

Tüketici Hukuku

Paket tur sözleşmesi; ulaştırma, konaklama ve başka herhangi bir turizm hizmetinden en az ikisinin birlikte, her şey dahil fiyatla satıldığı veya satılma vaadinde bulunulduğu ve hizmetin 24 saatten uzun bir süreyi kapsadığı veya gece konaklamasını içerdiği durumları düzenleyen tüketici sözleşmesidir. Paket tur düzenleyicileri veya aracılarının tüketiciye taahhüt ettiği hizmetleri eksiksiz ve ayıpsız sunmasını güvence altına alan bu sözleşme, tüketicinin haklarını koruyucu katı emredici hükümler içerir.

Para Borcu

Borçlar Hukuku

Para borcu, borçlunun alacaklıya belirli bir miktar parayı (yerli veya yabancı para birimini) devretmeyi üstlendiği cins borcu niteliğindeki edimdir. Hukuk sisteminde para, genel bir değişim ve değer ölçüsü vasıtası kabul edildiğinden; para borçlarında "maddi imkansızlık" kural olarak söz konusu olmaz ("paranın türü tükenmez" ilkesi). Bu nedenle borçlunun ekonomik sıkıntıya düşmesi, para borcunu ifa etme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Para Cezası

Ceza Hukuku

Para cezası, devletin ceza verme yetkisine dayanarak kanunda suç veya kabahat olarak tanımlanan hukuka aykırı fiillere karşı faile uyguladığı, belirli bir miktar paranın devlet hazinesine ödenmesini öngören yaptırımdır. Para cezaları, yaptırımı uygulayan makama, hukuki niteliğine ve sonuçlarına göre temel olarak Adli Para Cezası ve İdari Para Cezası olmak üzere ikiye ayrılır.

Paraf

Paraf (paraf imza), bir kimsenin adının ve soyadının baş harflerinden oluşan veya kendisiyle özdeşleşmiş kısa, sadeleştirilmiş el yazısı işaretidir. Hukuki işlemlerde ve resmi yazışmalarda paraf; bir metnin, sözleşmenin veya belgenin içeriğinin onaylandığını, taslak aşamasını geçtiğini ya da çok sayfalı evraklarda sayfa eklentilerinin/değişikliklerinin tarafların bilgisi dahilinde yapıldığını göstermek amacıyla kullanılır.

Parlamenter Dokunulmazlığı (Milletvekili Dokunulmazlığı)

Anayasa Hukuku

Parlamenter dokunulmazlığı (yasama dokunulmazlığı), halkın iradesini temsil eden milletvekillerinin ve yasama organı üyelerinin görevlerini her türlü baskı, tehdit veya keyfi ceza kovuşturmasından uzak, özgürce yerine getirebilmelerini sağlayan anayasal bir güvencedir. Dokunulmazlık, milletvekiline kişisel bir imtiyaz veya cezasızlık hakkı tanımak için değil; temsil ettiği yasama organının (TBMM) işleyişini, saygınlığını ve bütünlüğünü korumak amacıyla kabul edilmiştir.

Parlamenter Hükümet Sistemi

Anayasa Hukuku

Parlamenter hükümet sistemi, yasama ve yürütme organları arasında "yumuşak bir güçler ayrılığı" esasına dayanan, yürütme organının yasama organının (parlamentonun) içinden çıktığı ve varlığını parlamentonun güvenine bağladığı demokratik bir hükümet sistemidir. Bu sistemde yürütme organı iki başlı (çift kanatlı) bir yapıya sahiptir: Vasıf olarak sorumsuz ve tarafsız devlet başkanı (cumhurbaşkanı veya kral/kraliçe) ile yasama organına karşı siyaseten sorumlu olan bakanlar kurulu (başbakan ve bakanlar).

Parlamento

Anayasa Hukuku

Parlamento (millet meclisi / yasama organı), demokratik devlet yapısında halkın egemenlik hakkını temsilcileri aracılığıyla kullandığı, kanun yapma, değiştirme ve kaldırma yetkisine (yasama yetkisine) sahip en üst organ veya meclistir. Uluslararası hukukta ve anayasa hukukunda parlamentolar; bütçeyi kabul etme, savaş ilanına karar verme, uluslararası antlaşmaların onaylanmasını uygun bulma ve devlet idaresini denetleme fonksiyonlarını icra eden temel anayasal kurum niteliğindedir.

Parlamentolu Monarşi

Anayasa Hukuku

Parlamentolu monarşi (meşruti monarşi), devlet başkanlığı makamının soyadı/saltanat usulüyle babadan oğula veya hanedan üyelerine geçtiği (monarşi), ancak hükümdarın yetkilerinin yazılı bir Anayasa ile sınırlandırıldığı ve yasama yetkisinin seçimle işbaşına gelen bir Parlamento ile paylaşıldığı devlet yönetim biçimidir. Bu sistemde krallık veya padişahlık yetkileri sınırsız (mutlak) değildir; hükümdar hukukun ve anayasal kuralların üstünlüğüne uymakla yükümlüdür.

Parselasyon (18. madde uygulaması)

İmar Hukuku

Belediyelerin, imar hududu içindeki arazi ve arsaları; maliklerin muvafakati aranmaksızın birbirleriyle ve yol fazlalarıyla birleştirip imar planına uygun ada ve parsellere ayırarak dağıtmasıdır. Düzenleme ortaklık payı (DOP) olarak yüzde kırk beşe kadar kesinti yapılabilir; işleme karşı iptal davası açılabilir.

3194 sayılı İmar Kanunu m.18

Partiler Devleti (Siyasi Partiler Devleti)

Anayasa Hukuku

Partiler devleti, demokratik temsil mekanizmalarının ve devlet organlarının karar alma süreçlerinin neredeyse tamamen siyasi partilerin vesayeti ve kontrolü altına girmesini ifade eden anayasal ve siyasi bir kavramdır. Bu yapıda, siyasi partiler sadece seçmen ile devlet arasında köprü kuran basit birer araç veya demokratik aktör olmaktan çıkarak; yasama, yürütme ve hatta bürokratik mekanizmaları doğrudan belirleyen ve devlet erkiyle özdeşleşen egemen güçler haline gelir.

Patent

Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku

Yeni, buluş basamağı içeren ve sanayiye uygulanabilir buluşlara verilen; sahibine başvuru tarihinden itibaren yirmi yıl süreyle üretme, kullanma, satma ve ithal etme konusunda inhisari yetki tanıyan sınai mülkiyet hakkıdır. TÜRKPATENT nezdinde araştırma ve inceleme raporlarıyla verilir; yıllık ücretlerin ödenmemesi hakkın sona ermesine yol açar.

6769 sayılı SMK m.82 vd.

Pay (hisse)

Ticaret Hukuku

Anonim şirkette esas sermayenin bölünmüş birim değerini ve pay sahipliğinden doğan hak ve borçların bütününü ifade eder. Pay; oy hakkının, kâr payının ve tasfiye payının ölçüsüdür; senede bağlanabilir veya kaydileştirilebilir.

6102 sayılı TTK m.476 vd.

Pay defteri

Ticaret Hukuku

Anonim ve limited şirketlerde; senede bağlanmamış paylar, nama yazılı pay senetleri sahipleri ve intifa hakkı sahiplerinin kaydedildiği zorunlu ticari defterdir. Nama yazılı payların devri, şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.

6102 sayılı TTK m.64/4, m.499

Pay senedi (hisse senedi)

Ticaret / Sermaye Piyasası Hukuku

Anonim şirket paylarını temsil etmek üzere çıkarılan kıymetli evraktır; hamiline veya nama yazılı olabilir. Halka açık şirketlerde paylar Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde kayden izlenir; hamiline yazılı pay senedi devirleri MKK'ya bildirilmek zorundadır.

6102 sayılı TTK m.484 vd.; 6362 sayılı SPK m.13

Paylaşma (mirasın paylaşılması)

Miras Hukuku

Tereke mallarının, mirasçılar arasında anlaşmayla (elden paylaşma veya yazılı paylaşma sözleşmesi) ya da anlaşamama halinde mahkeme kararıyla bölüştürülmesidir. Her mirasçı her zaman paylaşma isteyebilir; paylaşma sözleşmesi tüm mirasçıların katılımıyla ve yazılı şekilde yapılır.

4721 sayılı TMK m.642 vd., m.676

Paylaşmalı mal ayrılığı

Aile Hukuku

Eşlerden her birinin kendi malvarlığını koruduğu; ancak rejim sona erdiğinde, aileye özgülenen malların ve ailenin ekonomik geleceğini güvence altına almaya yönelik yatırımların eşit paylaşıldığı seçimlik mal rejimidir.

4721 sayılı TMK m.244-255

Paylı mülkiyet (müşterek mülkiyet)

Eşya Hukuku

Birden çok kişinin, maddi olarak bölünmemiş bir şeyin tamamına belirli paylarla malik olmasıdır; aksi belirlenmedikçe paylar eşit sayılır. Her paydaş kendi payında tasarruf edebilir; olağan yönetim işleri pay çoğunluğuyla, önemli işler pay ve paydaş çoğunluğuyla yapılır ve paydaşlığın giderilmesi her zaman istenebilir.

4721 sayılı TMK m.688-700

Performans düşüklüğü (geçerli fesih sebebi)

İş Hukuku

İşçinin verimliliğinin, benzer işi görenlerden beklenen ortalamanın altında kalmasının; işçinin yetersizliğinden kaynaklanan geçerli fesih sebebi oluşturmasıdır. Feshin geçerliliği için objektif performans kriterlerinin önceden belirlenip işçiye bildirilmesi, eğitim ve iyileştirme fırsatı tanınması ve savunma alınması aranır.

4857 sayılı İş Kanunu m.18-19; Yargıtay içtihatları

Pişmanlık ve ıslah (vergi hukukunda)

Vergi Hukuku

Beyana dayanan vergilerde; kanuna aykırı hareketini ilgili makamlara kendiliğinden haber veren mükellefe, belirli koşullarla (15 gün içinde beyan ve ödeme, pişmanlık zammı) vergi ziyaı cezası kesilmemesi ve kaçakçılık suçundan soruşturma yapılmamasıdır.

213 sayılı VUK m.371

Poliçe (kambiyo senedi)

Kıymetli Evrak Hukuku

Düzenleyenin, muhataba, belirli bir bedeli lehtara veya emrine ödemesi için verdiği kayıtsız şartsız havaleyi içeren kambiyo senedidir; üçlü ilişkiye dayanır. Muhatap, kabul beyanıyla asıl borçlu olur; uygulamada bono ve çeke göre daha az kullanılır.

6102 sayılı TTK m.671-775

Poliçe (sigorta poliçesi)

Sigorta Hukuku

Sigorta sözleşmesinin koşullarını gösteren ve sigortacı tarafından imzalanarak sigorta ettirene verilen belgedir. Sigortacı, sözleşmenin yapılmasından itibaren yirmi dört saat içinde poliçeyi vermekle yükümlüdür; poliçe genel ve özel şartları içerir.

6102 sayılı TTK m.1424-1425

Prim (sosyal sigorta primi)

Sosyal Güvenlik Hukuku

Sosyal sigorta kollarının finansmanı için; sigortalının prime esas kazancı üzerinden, sigortalı ve işveren paylarıyla SGK'ya ödenen tutardır. Prime esas kazancın alt sınırı asgari ücret, üst sınırı bunun 7,5 katıdır; ödenmeyen primler gecikme cezası ve zammıyla 6183'e göre tahsil edilir.

5510 sayılı Kanun m.79 vd.

Protesto (kambiyo hukukunda)

Kıymetli Evrak Hukuku

Poliçe veya bononun kabul edilmediğinin ya da ödenmediğinin noter aracılığıyla resmi biçimde tespitidir. Süresinde protesto çekilmemesi, hamilin cirantalara ve diğer başvuru borçlularına karşı haklarını düşürür; 'protestosuz' kaydı bu külfeti kaldırır.

6102 sayılı TTK m.714 vd.

R

Rachat (Geri Satın Alma / İptal Hakkı / Rödövans)

Rachat (Fransızca kökenli hukuk terimi; okunuşu: raşa), finans, sigorta ve borçlar hukukunda bir hakkın, poliçenin, finansal enstrümanın veya mülkiyetin, bedeli ödenerek borçlu/hak sahibi tarafından geri satın alınması veya nakde çevrilerek sonlandırılması işlemidir. Türk hukuk mevzuatında en yaygın karşılığı hayat sigortası sözleşmelerindeki "iştira hakkı" (geri satın alma) ve borçlar hukukundaki "vefa hakkı" (geri alım hakkı) kurumlarıdır.

Rapor (Bilirkişi Raporu / İdari Rapor / Sağlık Raporu)

Rapor, hukuki, teknik, tıbbi veya idari konularda uzmanlığı veya yetkisi bulunan kişilerin (bilirkişi, hekim, müfettiş vb.) inceledikleri durum, olay veya belgeler hakkındaki görüş ve tespitlerini resmi bir yazılı belgeye dökmesidir. Yargılama hukukunda rapor, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde hâkimin takdir yetkisine yardımcı olan en önemli delil ve inceleme araçlarından biridir.

Rapor Etme

Rapor etme (bildirim / ihbar yükümlülüğü); bireylerin, kamu görevlilerinin, işverenlerin veya finansal kuruluşların kanunen belirlenmiş durumları, hukuka aykırılıkları, suç teşkil eden fiilleri veya tehlikeli olayları yetkili makamlara resmi olarak bildirme zorunluluğudur. Hukuk sistemimizde rapor etme, sadece isteğe bağlı bir vatandaşlık görevi olmakla kalmayıp; belirli durumlarda yerine getirilmediğinde idari ceza veya adli yaptırım doğuran yasal bir yükümlülüktür.

Raportör

Raportör (veya idari/adli yargıdaki adıyla tetkik hâkimi), mahkemelere veya yüksek yargı organlarına sunulan dava dosyalarını, bireysel başvuruları, kanunların anayasaya uygunluk denetimlerini veya hukuki uyuşmazlıkları önceden inceleyerek hukuki analizini yapan, mevzuat ve içtihat taramasını gerçekleştiren ve uyuşmazlığın çözümüne ilişkin bağlayıcı olmayan taslak karar/görüş raporunu hazırlayan yargı görevlisidir. Raportörler, yüksek mahkeme üyelerinin nihai kararı verirken ihtiyaç duyduğu hukuki altyapıyı eksiksiz bir şekilde hazırlar.

Rayiç Bedel (Piyasa Değeri / Alım-Satım Bedeli)

Rayiç bedel; bir malın, gayrimenkulün veya hizmetin güncel piyasa koşullarında serbest rekabet ortamında sahip olduğu gerçek alım-satım değeridir. Hukuki ve mali işlemlerde rayiç bedel; vergilendirme, tapu harcı hesaplaması, kamulaştırma, sigorta tazminatı veya cebri icra satışlarında temel bir ölçüt ve değerleme kriteri olarak esas alınır.

Reddiyat Makbuzu

İcra İflas Hukuku

Reddiyat makbuzu; icra müdürlükleri, mahkeme vezneleri veya adli birimlerin emanetinde bulunan bir paranın (tahsilat, teminat, harç iadesi, satış bedeli vb.) hak sahibine, alacaklıya veya vekiline iade edilmesi/ödenmesi durumunda düzenlenen resmi harcama belgesidir. Adli muhakeme ve icra sisteminde paranızın kasadan çıktığını, hak sahibine fiilen teslim edildiğini veya banka hesabına aktarıldığını hukuken belgeleyen temel finansal kayıttır.

Reddiye

Reddiye; bir hukuki iddiayı, bilimsel görüşü, mahkeme kararını, mütalaayı veya ileri sürülen bir tezi çürütmek, geçersizliğini kanıtlamak amacıyla kaleme alınan karşı yazı, itiraz veya savunma metnidir. Hukuk literatüründe ve doktrin çalışmalarında reddiye; karşı tarafın dayandığı hukuki gerekçelerin, delillerin ve mantıksal kurgunun çelişkilerini ortaya koyarak aksi yöndeki hukuki görüşü savunma işlevi görür.

Referandum (halkoylaması)

Anayasa Hukuku

Anayasa değişikliklerinin halkın onayına sunulmasıdır; TBMM üye tamsayısının beşte üçü ile üçte ikisi arasında oyla kabul edilen değişiklikler zorunlu olarak, üçte iki ve üzeriyle kabul edilenler Cumhurbaşkanının takdiriyle halkoylamasına gidebilir. Geçerli oyların yarısından fazlasının kabulüyle yürürlüğe girer.

Anayasa m.175; 3376 sayılı Kanun

Rehin (taşınır rehni)

Eşya Hukuku

Bir alacağın güvencesi olarak taşınır eşya üzerinde kurulan ve alacak ödenmediğinde eşyanın paraya çevrilmesine imkân veren sınırlı ayni haktır; kural olarak zilyetliğin devriyle kurulur. Teslimsiz rehin, Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu ile rehinli taşınır siciline tescil yoluyla mümkündür.

4721 sayılı TMK m.939 vd.; 6750 sayılı Kanun

Rehin açığı belgesi

İcra ve İflas Hukuku

Rehnin paraya çevrilmesi sonucunda satış bedelinin alacağı karşılamaması halinde, karşılanamayan kısım için alacaklıya verilen belgedir. Alacaklı bu belgeye dayanarak borçlunun diğer malvarlığına genel haciz yoluyla takip yapabilir.

2004 sayılı İİK m.152

Rehin Cirosu (Teminat Cirosu)

Ticaret Hukuku

Rehin cirosu; kıymetli evrakta (poliçe, bono, çek vb.) senedin mülkiyetinin devredilmeksizin, sadece mevcut veya doğacak bir borcun teminatı (rehin) olarak alacaklıya devrini sağlayan özel ciro türüdür. Ciro beyanına "Bedeli rehne mahsustur", "Teminattır" veya buna benzer rehin amacını açıkça gösteren bir ibarenin eklenmesiyle yapılır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) – Madde 685

Rehin Fekki (Rehnin Kaldırılması / İpotek Terkini)

Medeni Hukuk

Rehin fekki (rehnin kaldırılması veya terkin edilmesi); bir alacağın teminatı olarak taşınmaz (gayrimenkul) üzerine konulan ipoteğin veya taşınır (araç, ticari emtia vb.) üzerindeki rehin hakkının, borcun tamamen ödenmesi ya da alacaklının rızasıyla sona erdirilmesi neticesinde tapu, araç (NOTER/EGM) veya rehin sicilinden silinmesi işlemidir. Hukuki açıdan rehin fekki, borcu sona eren mülk üzerindeki takyidatın (kısıtlamanın) kaldırılarak mülkiyetin serbest hale getirilmesini sağlar.

Rehin Hakkı

Medeni Hukuk

Rehin hakkı; bir alacağı güvence (teminat) altına almak amacıyla, borçluya veya üçüncü bir kişiye ait bir malın (taşınır, taşınmaz, hak veya alacağın) alacaklı lehine sınırlandırılmasıyla doğan ve borç zamanında ödenmediği takdirde alacaklıya o malı icra yoluyla paraya çevirerek alacağını öncelikle tahsil etme yetkisi veren sınırlı bir ayni haktır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)

Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip

İcra ve İflas Hukuku

Rehinle (taşınır rehni veya ipotek) güvence altına alınmış alacaklar için öngörülen özel takip yoludur; kural olarak alacaklı önce rehne başvurmak zorundadır. Satış bedeli alacağı karşılamazsa rehin açığı belgesiyle diğer mallara gidilebilir.

2004 sayılı İİK m.145-153

Rekabet yasağı (işçinin)

İş Hukuku / Borçlar Hukuku

İşçinin, iş ilişkisi süresince işverenle rekabet etmemesi (sadakat borcunun gereği) ve yazılı anlaşma varsa iş ilişkisi sonrasında da rekabet oluşturacak faaliyetten kaçınmasıdır. İş sonrası yasak; yer, süre (kural olarak en çok iki yıl) ve iş türü bakımından sınırlı olmalı ve işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı tehlikeye düşürmemelidir.

6098 sayılı TBK m.396, m.444-447

Rekabetin korunması

Rekabet Hukuku

Mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti sınırlayıcı anlaşma, uyumlu eylem ve kararlar ile hâkim durumun kötüye kullanılmasının yasaklanması ve yoğunlaşmaların (birleşme-devralma) denetlenmesidir. Rekabet Kurulu; soruşturma yürütür, ciroya oranlı idari para cezaları ve yapısal tedbirler uygulayabilir.

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun

Reklam (aldatıcı ve örtülü reklam yasağı)

Tüketici Hukuku

Ticari reklamların; dürüst ve doğru olması, tüketiciyi aldatmaması ve örtülü reklam yapılmaması zorunluluğudur. Karşılaştırmalı reklam sınırlı koşullarla mümkündür; Reklam Kurulu, aykırı reklamlara durdurma, düzeltme ve idari para cezası uygulayabilir.

6502 sayılı TKHK m.61-63; Ticari Reklam Yönetmeliği

Resen araştırma ilkesi

Usul Hukuku

Hâkimin, davanın aydınlatılması için gerekli delilleri kendiliğinden toplamasıdır; taraflarca getirilme ilkesinin istisnasıdır. Ceza muhakemesinde kural, hukuk yargılamasında ise kamu düzenine ilişkin davalarda (soybağı, hizmet tespiti, nüfus davaları) geçerlidir.

5271 sayılı CMK; 6100 sayılı HMK m.25 (karşıt ilke)

Resmi senet

Usul Hukuku / Eşya Hukuku

Resmi bir makam veya görevlinin (noter, tapu müdürü, mahkeme) katılımıyla düzenlenen belgedir; sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil oluşturur. Taşınmaz mülkiyetinin devri, tapu sicil müdürlüğünde düzenlenen resmi senetle yapılır.

6100 sayılı HMK m.204; 2644 sayılı Tapu Kanunu m.26

Resmi vasiyetname

Miras Hukuku

Mirasbırakanın; iki tanığın katılmasıyla resmi memur (sulh hâkimi, noter) önünde düzenlediği ölüme bağlı tasarruftur. Okuma yazma bilmeyenler için özel usul öngörülmüştür; en güvenli vasiyetname türü olup iptal riski en düşük olandır.

4721 sayılı TMK m.532-537

Risk değerlendirmesi (İSG)

İş Sağlığı ve Güvenliği Hukuku

İşyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması amacıyla yapılması zorunlu çalışmadır. İşveren, çalışan katılımıyla risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür; tehlike sınıfına göre en geç iki, dört ve altı yılda bir yenilenir.

6331 sayılı Kanun m.10; İSG Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği

Riziko

Sigorta Hukuku

Sigorta sözleşmesinde, gerçekleşmesi halinde sigortacının tazminat veya bedel ödeme yükümlülüğünü doğuran belirsiz olaydır. Rizikonun sözleşme yapılırken gerçekleşmiş veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkmış olması sözleşmeyi geçersiz kılar; riziko ağırlaşması bildirime tabidir.

6102 sayılı TTK m.1401, m.1444 vd.

Rücu

Borçlar Hukuku / Sosyal Güvenlik

Başkasına ait veya birlikte sorumlu olunan bir borcu ödeyen kişinin, ödediğini asıl sorumludan ya da diğer sorumlulardan payları oranında geri istemesidir. Müteselsil borçlular, kefil, sigortacı ve işveren-alt işveren ilişkilerinde tipik uygulama alanı bulur; SGK'nın iş kazalarında kusurlu işverene rücuu özel olarak düzenlenmiştir.

6098 sayılı TBK m.62, m.167; 5510 sayılı Kanun m.21

Ruhsat (işyeri açma ve çalışma ruhsatı)

İdare Hukuku

İşyerlerinin faaliyete geçebilmesi için yetkili idareden (belediye, il özel idaresi, OSB) alınması zorunlu izindir; sıhhi, gayrisıhhi müessese ve umuma açık istirahat-eğlence yeri sınıflandırmasına göre farklı koşullara tabidir. Ruhsatsız faaliyet, kapatma ve idari yaptırımlara yol açar.

İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik; 2005/9207 sayılı BKK

Ruhsat (yapı ruhsatı)

İmar Hukuku

Yapıya başlanabilmesi için belediye veya valilikten alınması zorunlu izindir; ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılar hakkında yıkım ve idari para cezası uygulanır. Ruhsat alındıktan sonra iki yıl içinde başlanmayan veya beş yılda bitirilmeyen yapılarda ruhsat hükümsüz kalır.

3194 sayılı İmar Kanunu m.21-22, m.29, m.32, m.42

Rüşvet

Ceza Hukuku

Kamu görevlisinin, görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için doğrudan ya da aracılar vasıtasıyla kendisine veya başkasına menfaat sağlamasıdır; rüşvet anlaşmasının yapılması dahi suçun oluşması için yeterlidir. Rüşvet veren de cezalandırılır; etkin pişmanlık, soruşturma başlamadan bildirimde bulunana ceza verilmemesini sağlar.

5237 sayılı TCK m.252, m.254

S

Sabıka (Adli Sicil Kaydı)

Ceza Hukuku

Bir kişinin kesinleşmiş ceza mahkûmiyetlerini, hak yoksunluklarını ve bunlara ilişkin güvenlik tedbirlerini gösteren resmî kayıttır. Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından merkezi olarak tutulur.

Sabıka Kaydı

Ceza Hukuku

Sabıka Kaydı, bir kişinin geçmişte aldığı ve kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarının yer aldığı resmî adli sicil dökümüdür. Adalet Bakanlığı bünyesinde dijital ortamda tutulan bu kayıtlar, kişinin hukuk düzeni karşısındaki ceza geçmişini gösterir.

Sabıkalı

Ceza Hukuku

Sabıkalı, geçmişinde kesinleşmiş bir veya birden fazla ceza mahkûmiyeti bulunan ve bu cezaları resmî adli sicil kaydına işlenmiş olan kişiyi ifade eden hukuki ve sosyal bir terimdir.

Sabıkasız

Ceza Hukuku

Sabıkasız, adli sicil kaydında kesinleşmiş herhangi bir ceza mahkûmiyeti veya güvenlik tedbiri bulunmayan kişileri ifade eden hukuki terimdir. Uygulamada ve resmî işlemlerde kişinin "temiz bir adli sicile" sahip olduğunu gösterir.

Sabıkasızlık Belgesi (Adli Sicil Kaydı Belgesi)

Ceza Hukuku

Sabıkasızlık Belgesi (Adli Sicil Kaydı Belgesi), bir kişinin adli sicil sisteminde kesinleşmiş herhangi bir ceza mahkûmiyetinin veya güvenlik tedbirinin bulunup bulunmadığını gösteren, resmi makamlarca düzenlenen hukuki belgedir.

Sabit Derece Sistemi

Medeni Hukuk

Sabit Derece Sistemi, ipotek hukukunda taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteklerin öncelik ve sıra hakkını düzenleyen, ipoteğin kurulduğu dereceyi (sırayı) çakılı ve değişmez kılan kanuni esas sistemdir. Türk Medeni Kanunu’nun 870. maddesi uyarınca Türk Hukuku’nda kural olarak sabit derece sistemi kabul edilmiştir.

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu

Sabit Sermaye

Ticaret Hukuku

Sabit Sermaye, işletmelerde üretim faaliyetlerini sürdürebilmek amacıyla uzun süreli kullanılması öngörülen, tek bir üretim sürecinde şekil değiştirmeyen veya yok olmayan maddi ve maddi olmayan duran varlıkların bütünüdür. İktisat, ticaret hukuku ve şirketler muhasebesinde temel bir yere sahiptir.

Sağ Kalan Eşin Mirasçılığı

Miras Hukuku

Sağ Kalan Eşin Mirasçılığı, miras bırakanın ölümü anında onunla geçerli ve resmi bir evlilik bağı bulunan eşin, kanuni mirasçı sıfatıyla mirastan pay alma hakkıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 499. maddesinde düzenlenen sağ kalan eş, zümre (kan bağına dayalı) mirasçılarından farklı olarak her zümre ile birlikte mirasçı olabilen özel bir konuma sahiptir.

Sağlararası Tasarruflar

Medeni Hukuk

Sağlararası Tasarruflar (İşlemler), yapan kişinin yaşamlarken hüküm ve sonuç doğurması amacıyla gerçekleştirdiği, malvarlığında doğrudan değişim veya azalma meydana getiren hukuki işlemlerdir. Ölüme bağlı tasarrufların aksine, sonuç doğurması için işlemin tarafı olan kişinin ölüm şartı aranmaz.

Saklama sözleşmesi (vedia)

Borçlar Hukuku

Saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir; ücret ancak kararlaştırılmışsa veya durum gereği bekleniyorsa istenebilir. Otelciye, garaja ve ardiyeye bırakma özel hükümlere tabidir.

6098 sayılı TBK m.561-580

Saklı pay

Miras Hukuku

Mirasbırakanın, ölüme bağlı tasarruflarla ortadan kaldıramayacağı miras payı bölümüdür. Altsoy için yasal payın yarısı, ana-babadan her biri için dörtte biri, sağ kalan eş için ise durumuna göre payının tamamı veya dörtte üçüdür; ihlal halinde tenkis davası açılır.

4721 sayılı TMK m.505-506

Sanayi sicili

Ticaret / İdare Hukuku

Sanayi işletmelerinin, üretime başladıktan sonra iki ay içinde kaydolmak zorunda oldukları resmi sicildir; kayıt sonucu sanayi sicil belgesi verilir. Belge; elektrikte sanayi tarifesi, ihracat ve KDV avantajları ile kamu desteklerinden yararlanmanın ön koşuludur ve iki yılda bir vize ettirilmesi yerine yıllık işletme cetveli verilmesi zorunludur.

6948 sayılı Sanayi Sicili Kanunu

Sanık

Ceza Muhakemesi Hukuku

Kovuşturmanın başlamasından (iddianamenin kabulünden) hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi altında bulunan kişidir. Susma, müdafiden yararlanma, delil sunma, duruşmada hazır bulunma ve tercüman hakları güvence altındadır; sorgusu yapılmadan mahkûmiyet hükmü kurulamaz.

5271 sayılı CMK m.2, m.147, m.191 vd.

Satış sözleşmesi

Borçlar Hukuku

Satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme; alıcının da bedeli ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Zapttan ve ayıptan sorumluluk, hasarın geçişi ve temerrüt halinde seçimlik haklar ayrıntılı düzenlenmiştir; taşınmaz satışı resmi şekle tabidir.

6098 sayılı TBK m.207-281

Savunma hakkı

Ceza Muhakemesi / Anayasa Hukuku

Hakkında suç isnadı bulunan kişinin; isnadı öğrenme, müdafiden yararlanma, delillere erişme, tanık sorgulama ve yeterli hazırlık süresine sahip olma haklarını kapsayan temel haktır. Kısıtlanamaz; savunma alınmadan hüküm kurulması mutlak bozma sebebidir.

Anayasa m.36; AİHS m.6/3; 5271 sayılı CMK m.147 vd.

Sebepsiz zenginleşme

Borçlar Hukuku

Haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen kişinin, bu zenginleşmeyi geri verme yükümlülüğüdür; borç doğuran üçüncü kaynaktır. Geri isteme; öğrenmeden itibaren iki ve her halde zenginleşmeden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir, ahlaka aykırı amaçla verilen geri istenemez.

6098 sayılı TBK m.77-82

SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi)

Usul Hukuku

Ceza muhakemesinde; ifade alma, sorgu ve duruşmaların video konferans yoluyla kayda alınarak yapılmasını sağlayan sistemdir. Farklı yerdeki sanık, tanık ve tutukluların dinlenmesinde kullanılır; hukuk yargılamasında karşılığı e-duruşma uygulamasıdır.

5271 sayılı CMK m.196; SEGBİS Yönetmeliği; 6100 sayılı HMK m.149

Sendika

Toplu İş Hukuku

İşçilerin veya işverenlerin; çalışma ilişkilerinde ortak ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek amacıyla kurdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardır. Kuruluş serbesttir ve izne bağlı değildir; işkolu esasına göre örgütlenir, toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi baraj ve çoğunluk koşullarına bağlıdır.

Anayasa m.51; 6356 sayılı STİSK

Sendikal tazminat

İş Hukuku

İşçinin; işe alımda, çalışma sırasında veya fesihte sendika üyeliği ya da sendikal faaliyeti nedeniyle ayrımcılığa uğraması halinde işverence ödenen, işçinin bir yıllık ücretinden az olamayan tazminattır. Fesih dışındaki hallerde ispat yükü işverene aittir.

6356 sayılı STİSK m.25

Senet

Usul Hukuku

Bir kişinin, kendi aleyhine delil oluşturmak üzere düzenleyip imzaladığı yazılı belgedir; adi ve resmi senet olarak ikiye ayrılır. İmzalı senet, aksi ancak yazılı delille ispatlanabilen kesin delildir; uygulamada 'senet' sözcüğü çoğunlukla bonoyu ifade eder.

6100 sayılı HMK m.200 vd.

Senetle ispat zorunluluğu

Medeni Usul Hukuku

Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri gibi hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktarı kanunda belirlenen parasal sınırı geçiyorsa senetle ispatlanması zorunluluğudur. İstisnaları; delil başlangıcı, yakın hısımlık, senet alınamayacak durumlar ve senedin elde olmayan nedenle kaybıdır.

6100 sayılı HMK m.200-203

Serbest bölge

Ekonomi / Gümrük Hukuku

Ülkenin siyasi sınırları içinde olmakla birlikte gümrük hattı dışında sayılan; ticari, mali ve iktisadi alanlara ilişkin bazı mevzuat hükümlerinin uygulanmadığı veya kısmen uygulandığı, ihracata dönük yatırım ve üretimi teşvik eden bölgelerdir. Faaliyet ruhsatına tabidir; üretici kullanıcılara vergi avantajları tanınır.

3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu

Serbest meslek kazancı

Vergi Hukuku

Sermayeden çok kişisel çalışmaya, bilimsel veya mesleki bilgiye dayanan ve işverene bağlı olmaksızın yürütülen faaliyetlerden (avukatlık, hekimlik, mühendislik, mali müşavirlik) elde edilen kazançtır. Serbest meslek makbuzu düzenlenmesi zorunludur ve kazanç gerçek usulde vergilendirilir.

193 sayılı GVK m.65-68

Seri muhakeme usulü

Ceza Muhakemesi Hukuku

Soruşturma evresi sonunda, kanunda sayılan suçlarda (konut dokunulmazlığı ihlali, imar kirliliği, kumar oynatma vb.); şüphelinin müdafi huzurunda teklifi kabul etmesi halinde savcının belirlediği yaptırımın (yarı oranında indirimli) mahkemece denetlenerek hükme bağlandığı hızlandırılmış usuldür.

5271 sayılı CMK m.250

Sigorta sözleşmesi

Sigorta Hukuku

Sigortacının, prim karşılığında; sigorta ettirenin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan rizikonun gerçekleşmesi halinde tazminat ödemeyi veya kişinin yaşamına ilişkin bazı olaylar nedeniyle bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Zarar sigortaları ve can sigortaları olarak ikiye ayrılır; sözleşme öncesi ihbar yükümlülükleri ağırdır.

6102 sayılı TTK m.1401 vd.

Sigorta Tahkim Komisyonu

Sigorta Hukuku

Sigorta kuruluşlarıyla sigorta ettiren veya sigortadan menfaat sağlayan kişiler arasındaki uyuşmazlıkları, mahkemeye göre hızlı biçimde çözen tahkim merciidir. Üyelik sistemine dayanır; zorunlu sigortalarda kuruluş üye olmasa da başvuru mümkündür ve belirli tutarın altındaki kararlar kesindir.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30

Simsarlık (tellallık)

Borçlar Hukuku

Simsarın, taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. Taşınmaz simsarlığı (emlakçılık) sözleşmesinin yazılı yapılması geçerlilik koşuludur; evlenme simsarlığından doğan ücret dava edilemez.

6098 sayılı TBK m.520-525

Sıra cetveli

İcra ve İflas Hukuku

Haciz veya iflasta; satış bedelinin alacaklılar arasında hangi öncelik düzenine göre dağıtılacağını gösteren cetveldir. Rehinli alacaklar önce gelir; imtiyazlı alacaklar (nafaka, işçi alacakları vb.) kanundaki sıraya göre öncelik taşır. Cetvele karşı şikâyet ve itiraz davası yolları açıktır.

2004 sayılı İİK m.140-142, m.206-207

Sit alanı

İdare / Çevre Hukuku

Tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli uygarlıkların ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve mimari özelliklerini yansıtan kent kalıntıları ile önemli tarihi olayların geçtiği yerler ve doğal özellikleriyle korunması gerekli alanlardır. Arkeolojik, kentsel, tarihi ve doğal sit türleri vardır; koruma kurul kararlarına aykırı uygulamalar cezai yaptırıma tabidir.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu

Sorumluluk sigortası

Sigorta Hukuku

Sigortalının, üçüncü kişilere verebileceği zararlardan doğan tazminat yükümlülüğünü teminat altına alan sigortadır. Zarar gören, doğrudan sigortacıya başvurabilir (doğrudan dava hakkı); zorunlu trafik sigortası, mesleki sorumluluk ve işveren mali sorumluluk sigortaları başlıca türleridir.

6102 sayılı TTK m.1473-1486

Soruşturma

Ceza Muhakemesi Hukuku

Suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen ceza muhakemesi evresidir; Cumhuriyet savcısı tarafından, adli kollukla birlikte ve kural olarak gizli yürütülür. Sonunda iddianame düzenlenir veya kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.

5271 sayılı CMK m.2, m.160 vd.

Sosyal güvenlik hakkı

Sosyal Güvenlik Hukuku

Herkesin; hastalık, iş kazası, yaşlılık, işsizlik gibi sosyal risklere karşı devletçe kurulan sistemle güvence altına alınması hakkıdır. Türkiye'de tek çatı (SGK) modeli uygulanır; sigortalılık zorunludur ve sigortalı olma hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez.

Anayasa m.60; 5510 sayılı Kanun

Soybağı (nesep)

Aile Hukuku

Çocuk ile ana ve baba arasındaki hukuki bağdır; ana yönünden doğumla, baba yönünden evlilik, tanıma veya mahkeme kararıyla (babalık hükmü) kurulur. Evlilik içinde doğan çocuğun babasının koca olduğu karine olarak kabul edilir; soybağı nafaka, velayet ve mirasın temelidir.

4721 sayılı TMK m.282 vd.

Soybağının reddi

Aile Hukuku

Kocanın (veya belirli koşullarda çocuğun), evlilik içinde doğan çocuğun kendisinden olmadığını dava yoluyla ispat ederek babalık karinesini çürütmesidir. Koca, doğumu ve baba olmadığını öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde dava açmalıdır; DNA incelemesi temel ispat aracıdır.

4721 sayılı TMK m.286-291

Sözleşme

Borçlar Hukuku

İki tarafın, hukuki sonuç doğurmaya yönelik karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla kurulan hukuki işlemdir. Kurulması için esaslı noktalarda uyuşma yeterlidir; şekil serbestisi kuraldır, kanun emretmedikçe geçerlilik şekline bağlı değildir.

6098 sayılı TBK m.1-12

Sözleşme özgürlüğü

Borçlar Hukuku

Tarafların; sözleşme yapıp yapmama, karşı tarafı seçme, içeriği belirleme ve sona erdirme serbestisidir. Sınırlarını emredici hükümler, kamu düzeni, kişilik hakları, ahlak ve imkânsızlık oluşturur; zayıf tarafın korunduğu alanlarda (iş, kira, tüketici) önemli ölçüde sınırlandırılmıştır.

Anayasa m.48; 6098 sayılı TBK m.26-27

Sözlü vasiyetname

Miras Hukuku

Yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık veya savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmi ya da el yazılı vasiyetname yapamayan mirasbırakanın, son arzularını iki tanığa anlatması ve tanıkların bunu yazıp mahkemeye tevdi etmesiyle yapılan istisnai vasiyetnamedir; olağan yollar mümkün hale geldikten bir ay sonra hükümsüz kalır.

4721 sayılı TMK m.539-541

Suç

Ceza Hukuku

Kanunun, karşılığında ceza veya güvenlik tedbiri öngördüğü haksızlıktır; tipiklik, hukuka aykırılık ve kusur unsurlarından oluşur. Suç ve cezalar ancak kanunla konulabilir; failin cezalandırılabilmesi için ayrıca objektif cezalandırılabilme koşulları ve muhakeme koşulları gerekebilir.

5237 sayılı TCK m.1-2, m.21 vd.

Suç duyurusu (ihbar)

Ceza Muhakemesi Hukuku

Bir suçun işlendiğinin, Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak bildirilmesidir. Kamu görevlileri, göreviyle bağlantılı öğrendikleri suçları bildirmekle yükümlüdür; bildirmeme ayrı bir suçtur ve sağlık personeli için özel hüküm vardır.

5271 sayılı CMK m.158; 5237 sayılı TCK m.278-280

Sulh (davada sulh)

Medeni Usul Hukuku

Görülmekte olan davada tarafların, uyuşmazlığı kısmen veya tamamen karşılıklı ödünlerle sona erdirmeleridir; hüküm kesinleşinceye kadar mümkündür. Sulh, kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve mahkeme kararına geçirilebilir; şarta bağlı sulh de geçerlidir.

6100 sayılı HMK m.313-315

Sulh ceza hâkimliği

Ceza Muhakemesi Hukuku

Soruşturma evresinde; tutuklama, adli kontrol, arama ve el koyma gibi koruma tedbirleri hakkında karar veren, idari para cezalarına ve KYOK'a itirazları inceleyen hâkimliktir; kovuşturma yapmaz. Kararlarına karşı itiraz mercii numara olarak kendisini izleyen sulh ceza hâkimliğidir.

5235 sayılı Kanun m.10; 5271 sayılı CMK m.268

Sulh hukuk mahkemesi

Medeni Usul Hukuku

Kira uyuşmazlıkları (tahliye, kira tespiti), ortaklığın giderilmesi, mirasçılık belgesi, vesayet işleri ve çekişmesiz yargı işlerine bakan hukuk mahkemesidir; basit yargılama usulü uygulanır ve dava konusunun değerine bakılmaksızın görevlidir.

6100 sayılı HMK m.4

Süre tutum dilekçesi

Usul Hukuku

Gerekçeli karar henüz tebliğ edilmeden, kanun yolu süresini korumak amacıyla verilen ve başvuru iradesini bildiren dilekçedir; gerekçeler, gerekçeli kararın tebliğinden sonra sunulur. Ceza yargılamasında yaygın bir uygulamadır; hukukta istinaf/temyiz süreleri zaten tebliğle başladığından pratik önemi cezada yoğunlaşır.

5271 sayılı CMK m.273; uygulama

Sürekli iş göremezlik geliri

Sosyal Güvenlik Hukuku

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %10 azaldığı tespit edilen sigortalıya SGK tarafından bağlanan gelirdir. Kayıp oranı %100 ise tam, altındaysa oranla orantılı gelir bağlanır; başkasının bakımına muhtaçlık halinde artırım uygulanır.

5510 sayılı Kanun m.19

Susma hakkı

Ceza Muhakemesi Hukuku

Şüpheli ve sanığın, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkıdır; kendini ve yakınlarını suçlayıcı beyanda bulunmaya zorlanamama ilkesinin (nemo tenetur) görünümüdür. Susma, aleyhe delil olarak değerlendirilemez; hak, ifade ve sorgudan önce hatırlatılmak zorundadır.

Anayasa m.38/5; 5271 sayılı CMK m.147

Ş

Şahadet (Tanıklık)

Şahadet (Tanıklık), bir davada veya hukuki uyuşmazlıkta, taraflar dışındaki üçüncü kişilerin (tanıkların) uyuşmazlığa konu olay hakkında duyu organlarıyla edindikleri bilgi ve görgüleri mahkeme huzurunda beyan etmeleridir. Türk hukuk dilinde tarihsel ve geleneksel bir terim olup güncel mevzuatta yerini "tanıklık" veya "tanık beyanı" kavramlarına bırakmıştır.

Şahıs Şirketleri

Ticaret Hukuku

Şahıs Şirketleri, ortakların kişisel emek, güven ve mali sorumluluklarının ön planda olduğu, şirket borçlarından dolayı ortakların birinci derecede ve sınırsız sorumluluğa sahip bulunduğu şirket türleridir. Sermaye şirketlerinden farklı olarak ortaklığın temeli, ortakların şahsi niteliklerine ve aralarındaki karşılıklı güvene dayanır.

Şahsi Dava

Şahsi Dava, suçtan doğrudan zarar gören kişilerin (mağdur veya suçtan zarar gören), kamu davasından bağımsız olarak veya kamu davasıyla birlikte kendi adlarına açtıkları ceza davası türünü veya ceza davası içinde tazminat talep etme hakkını ifade eden hukuk terimidir.

Şahsi Edim

Borçlar Hukuku

Şahsi Edim, borçlunun bizzat kendisi tarafından yerine getirilmesi gereken, borçlunun kişisel yeteneği, uzmanlığı, mesleki bilgisi veya güvenilirliğinin ön planda tutulduğu edim türüdür.

Şahsi hak (nisbi hak)

Medeni Hukuk

Yalnızca belirli kişilere karşı ileri sürülebilen haklardır; alacak hakları tipik örneğidir. Ayni haklardan farklı olarak herkese karşı ileri sürülemez; tapuya şerh edilen bazı şahsi haklar (satış vaadi, önalım, kira) üçüncü kişilere karşı etki kazanır.

4721 sayılı TMK m.1009

Şahsilik İlkesi

Şahsilik İlkesi, ceza hukukunda ceza sorumluluğunun kişiselliğini; uluslararası ceza ve devletler özel hukukunda ise kanunların kişilerin tabiiyetine (vatandaşlığına) bağlı olarak uygulanmasını ifade eden temel hukuk ilkesidir.

Şantaj

Ceza Hukuku

Bir kimsenin; şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidiyle ya da hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından-yapmayacağından bahisle kendisine veya başkasına yarar sağlanmaya çalışılmasıdır.

5237 sayılı TCK m.107

Şantaj Yapmak

Ceza Hukuku

Şantaj Suçu, bir kimseyi kanuna veya sözleşmeye aykırı bir şeyi yapmaya ya da yapmamaya zorlamak veya kendisine/başkasına haksız bir çıkar sağlamak amacıyla, o kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnad edileceği tehdidinde bulunulmasıdır. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 107. maddesinde "Hürriyete Karşı Suçlar" başlığı altında düzenlenmiştir.

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) m.107

Şantiye şefi

İmar / İş Sağlığı ve Güvenliği Hukuku

Yapım işlerinde; yapıyı ilgili mevzuat ve projelere uygun olarak yönetmekle görevli, mimar, mühendis veya ilgili teknik eleman olması zorunlu kişidir. Aynı anda üstlenebileceği iş sayısı ve alanı sınırlandırılmıştır; iş sağlığı ve güvenliği ile yapı denetim mevzuatında sorumlulukları ağırlaştırılmıştır.

Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik; 4708 sayılı Yapı Denetimi Kanunu

Şart (koşul)

Borçlar Hukuku

Hukuki işlemin hüküm doğurmasının veya hükümden düşmesinin, gelecekteki belirsiz bir olguya bağlanmasıdır; geciktirici ve bozucu şart olarak ikiye ayrılır. Hukuka ve ahlaka aykırı şartlar işlemi geçersiz kılar; bazı işlemler (evlenme, kabul, takas) şarta bağlanamaz.

6098 sayılı TBK m.170-176

Şart Tasarruf

Borçlar Hukuku

Şart Tasarruf (Şarta Bağlı Tasarruf), hüküm ve sonuçlarını gelecekte gerçekleşip gerçekleşmeyeceği şüpheli olan bir olaya (şarta) bağlayan hukuki işlemdir. Hem Borçlar Hukuku'nda sözleşmeler açısında hem de Medeni Hukuk'ta miras bırakmanın ölüme bağlı tasarrufları bakımından uygulama alanı bulur.

Şartla Salıverme

Ceza Hukuku

Şartla Salıverme (Koşullu Salıverilme), ceza infaz hukukunda, hapis cezasına mahkûm edilmiş bir hükümlünün cezasının belirli bir kısmını cezaevinde iyi halli olarak geçirmesi şartıyla, kalan süresini toplum içinde denetim altında geçirmesini sağlayan hukuki müessesedir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107. maddesinde düzenlenmiştir.

Şartlı Bağışlama

Borçlar Hukuku

Şartlı Bağışlama (Koşullu Bağışlama), bağışlayanın (donatan), yaptığı karşılıksız kazandırmayı belirli bir şartın gerçekleşmesine veya bir yüklemeye (mükellefiyete) bağladığı sözleşme türüdür. Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 290 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Şekil (hukuki işlemlerde şekil)

Borçlar Hukuku

Sözleşmelerin geçerliliğinin, kanunda öngörülen biçim koşullarına (adi yazılı, resmi, el yazılı) bağlanmasıdır; kural şekil serbestisidir. Kanuni şekle aykırı işlemler kesin hükümsüzdür; kefalet, taşınmaz satışı, bağışlama vaadi ve mal rejimi sözleşmesi başlıca şekle bağlı işlemlerdir.

6098 sayılı TBK m.12-17

Şekil Şartı

Şekil Şartı (Hukuki İşlemlerde Şekil), bir hukuki işlemin geçerli olabilmesi veya ispat edilebilmesi için kanunun öngördüğü ya da tarafların kararlaştırdığı biçimde (yazılı, resmî vb.) yapılması zorunluluğudur. Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 12. maddesi uyarınca Türk Hukuku’nda kural olarak şekil serbestisi geçerlidir; ancak kanun kamu düzenini ve tarafları korumak amacıyla belirli işlemler için şekil şartı öngörmüştür.

Şerh (tapu sicilinde)

Eşya Hukuku

Bazı şahsi hakların, tasarruf kısıtlamalarının ve geçici tescillerin tapu kütüğüne işlenerek üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale getirilmesidir. Satış vaadi, kira, önalım-alım-geri alım hakları, aile konutu ve ihtiyati tedbir şerhleri uygulamada en yaygın olanlarıdır.

4721 sayılı TMK m.1009-1011

Şikâyet (icra hukukunda)

İcra ve İflas Hukuku

İcra ve iflas dairelerinin işlemlerinin; kanuna aykırı olması veya hadiseye uygun bulunmaması nedeniyle icra mahkemesince iptalinin ya da düzeltilmesinin istenmesidir. Süre kural olarak öğrenmeden itibaren yedi gündür; bir hakkın yerine getirilmemesi ve kamu düzenine aykırılık halleri süresizdir.

2004 sayılı İİK m.16-18

Şikâyet (takibi şikâyete bağlı suçlar)

Ceza Hukuku

Soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun iradesine bırakılan suçlarda, fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde yapılması gereken başvurudur. Şikâyetten vazgeçme, davayı düşürür ve vazgeçmeden dönülemez; basit yaralama, hakaret ve mala zarar verme tipik şikâyete bağlı suçlardır.

5237 sayılı TCK m.73

Şirket (ticaret şirketleri)

Ticaret Hukuku

İki veya daha çok kişinin (bazı türlerde tek kişinin) ortak ekonomik amaç için emek ve sermayelerini birleştirdikleri tüzel kişiliklerdir; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif olmak üzere beş türdür. Şahıs şirketlerinde ortakların sorumluluğu sınırsız, sermaye şirketlerinde sınırlıdır.

6102 sayılı TTK m.124 vd.

Şirketler topluluğu

Ticaret Hukuku

Bir ticaret şirketinin, doğrudan veya dolaylı hâkimiyeti altında bulunan şirketlerle oluşturduğu topluluktur; hâkim şirket ve bağlı şirketlerden oluşur. Hâkimiyetin kötüye kullanılmasından doğan kayıpların denkleştirilmesi, raporlama ve güvenden doğan sorumluluk hükümleri özel olarak düzenlenmiştir.

6102 sayılı TTK m.195-209

Şüpheden sanık yararlanır (in dubio pro reo)

Ceza Muhakemesi Hukuku

Suçun sanık tarafından işlendiğinin yüzde yüz kesinlikle ispat edilememesi, yani giderilemeyen şüphe halinde beraat kararı verilmesi ilkesidir; masumiyet karinesinin sonucudur. Mahkûmiyet ancak her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle mümkündür.

5271 sayılı CMK m.223; yerleşik içtihat

Şüpheli

Ceza Muhakemesi Hukuku

Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişidir; kovuşturma başladığında sanık sıfatını alır. İfade öncesi hakları (isnadı öğrenme, susma, müdafi isteme, yakınlarına haber verme) hatırlatılmak zorundadır.

5271 sayılı CMK m.2, m.147

T

Taahhüdü ihlal (ödeme şartını ihlal)

İcra ve İflas Hukuku

Borçlunun, icra dairesinde alacaklının muvafakatiyle üstlendiği ödeme taahhüdünü makul bir sebep olmaksızın yerine getirmemesidir; alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılır. Taahhüdün geçerliliği için borcun tüm fer'ileriyle birlikte hesaplanıp taahhütte gösterilmesi gerekir.

2004 sayılı İİK m.340

Tacir

Ticaret Hukuku

Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişidir; ticaret şirketleri tüzel kişi tacirdir. Tacir; ticaret unvanı kullanmak, ticaret siciline kaydolmak, defter tutmak ve basiretli iş adamı gibi davranmakla yükümlüdür; ücret ve faiz isteme gibi hakları da vardır.

6102 sayılı TTK m.12-25

Tahkikat

Medeni Usul Hukuku

Hukuk yargılamasında; ön incelemeden sonra tarafların iddia ve savunmalarının, delillerin incelenip değerlendirildiği ana yargılama aşamasıdır. Tahkikatın tamamlanmasıyla sözlü yargılama aşamasına geçilir ve hüküm kurulur.

6100 sayılı HMK m.143 vd.

Tahliye davası (kira)

Borçlar Hukuku

Kiraya verenin; kanunda sınırlı olarak sayılan sebeplere (ihtiyaç, yeniden inşa, yeni malikin ihtiyacı, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar, kiracının başka konutu, on yıllık uzama) dayanarak kiralananın boşaltılmasını istediği davadır. Sulh hukuk mahkemesi görevlidir ve dava öncesi arabuluculuk zorunludur; ihtiyaç sebebiyle tahliyede üç yıl yeniden kiralama yasağı vardır.

6098 sayılı TBK m.350-356

Tahliye taahhüdü

Borçlar Hukuku / İcra Hukuku

Kiracının, kiralananı belirli bir tarihte boşaltacağını yazılı olarak üstlenmesidir; geçerliliği için kiralananın tesliminden sonra verilmiş olması gerekir. Taahhüde rağmen boşaltılmazsa kiraya veren, bir ay içinde icra takibi yapabilir veya dava açabilir.

6098 sayılı TBK m.352/1; 2004 sayılı İİK m.272 vd.

Takas

Borçlar Hukuku

İki kişinin, birbirlerine karşı aynı türden (özellikle para) muaccel alacaklara sahip olmaları halinde, tek taraflı beyanla borçların karşılıklı olarak sona erdirilmesidir. Nafaka ve işçi ücretlerinin (haczedilemeyen alacakların) alacaklının rızası olmadan takası mümkün değildir.

6098 sayılı TBK m.139-145

Takdiri delil

Medeni Usul Hukuku

Hâkimi bağlamayan ve serbestçe değerlendirilen delillerdir; tanık, bilirkişi görüşü, keşif ve uzman görüşü başlıcalarıdır. Kesin delillerin karşıtıdır; senetle ispat zorunluluğunun bulunmadığı hallerde her türlü takdiri delile başvurulabilir.

6100 sayılı HMK m.198

Taksir

Ceza Hukuku

Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir; taksirli fiiller ancak kanunda açıkça belirtilen hallerde cezalandırılır. Kişisel ve ailevi durumu bakımından cezanın anlamsız kalacağı hallerde (örneğin kendi çocuğunun ölümüne taksirle neden olma) ceza verilmeyebilir.

5237 sayılı TCK m.22

Taksitle satış

Borçlar / Tüketici Hukuku

Satıcının, satılanı bedelin ödenmesinden önce teslim etmeyi, alıcının da bedeli kısım kısım ödemeyi üstlendiği satıştır. Tüketici işlemlerinde yazılı şekil zorunludur; tüketici yedi gün içinde cayabilir ve muacceliyet (kalan borcun tamamının istenmesi) ancak kanundaki koşullarla mümkündür.

6098 sayılı TBK m.253 vd.; 6502 sayılı TKHK m.17-21

Tam yargı davası

İdari Yargılama Hukuku

İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar görenlerin, zararlarının tazmini için idari yargıda açtıkları davadır. İdari eylemlerde dava öncesi idareye başvuru (ön karar) zorunludur; hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk esaslarına dayanır.

2577 sayılı İYUK m.2, m.12-13

Tanık

Usul Hukuku

Uyuşmazlık konusu olay hakkında beş duyusuyla edindiği bilgileri mahkemeye aktaran üçüncü kişidir. Tanıklık kural olarak zorunlu bir kamu görevidir; gelmeyen tanık zorla getirilir ve gerçeğe aykırı beyan yalan tanıklık suçunu oluşturur. Hukukta tanık listesi bir kez verilir.

6100 sayılı HMK m.240 vd.; 5271 sayılı CMK m.43 vd.

Tanıklıktan çekinme

Usul Hukuku

Tanığın; nişanlısı, eşi (boşanmış olsa dahi), belirli derecedeki hısımları ile ilgili davalarda veya mesleği gereği öğrendiği sırlar (avukat, hekim) ve kendisini ya da yakınlarını suçlayıcı konularda beyandan kaçınabilmesidir. Çekinme hakkı dinlenmeden önce hatırlatılır.

6100 sayılı HMK m.247-252; 5271 sayılı CMK m.45-48

Tanıma (soybağında)

Aile Hukuku

Babanın; nüfus memuruna, mahkemeye, notere yapacağı yazılı başvuru ya da resmi senet veya vasiyetnameyle, evlilik dışı çocuğun kendisinden olduğunu beyan ederek soybağı kurmasıdır. Tanımaya, ana ve çocuk itiraz ve iptal davası açabilir.

4721 sayılı TMK m.295-300

Tanıma ve tenfiz

Milletlerarası Özel Hukuk

Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de kesin hüküm (tanıma) ve icra edilebilirlik (tenfiz) gücü kazanmasıdır. Tenfiz için; karşılıklılık, kararın kesinleşmiş olması, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmemesi ve kamu düzenine açık aykırılık bulunmaması aranır; yabancı boşanma kararları belirli koşullarda doğrudan nüfusa da tescil edilebilir.

5718 sayılı MÖHUK m.50-59; 5490 sayılı NHK m.27/A

Tapu iptali ve tescil davası

Eşya Hukuku

Tapu kaydının; yolsuz tescil, ehliyetsizlik, muris muvazaası, sahtecilik, vekâletin kötüye kullanılması gibi sebeplerle hukuka aykırı oluştuğu iddiasıyla kaydın iptalini ve hak sahibi adına tescili amaçlayan ayni davadır. Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

4721 sayılı TMK m.1025; 6100 sayılı HMK m.12

Tapu sicili

Eşya Hukuku

Taşınmazlar üzerindeki ayni hakların durumunu göstermek üzere devlet tarafından tutulan; tapu kütüğü, kat mülkiyeti kütüğü, yevmiye defteri ve belgelerden oluşan resmi sicildir. Aleniyet ve tescil ilkeleri geçerlidir; sicilin tutulmasından doğan zararlardan devlet kusursuz sorumludur ve iyiniyetli üçüncü kişilerin kayda güveni korunur.

4721 sayılı TMK m.997-1027

Taraf ehliyeti

Medeni Usul Hukuku

Hukuk davalarında davacı veya davalı olarak yer alabilme ehliyeti. Medeni haklardan yararlanan herkes kural olarak taraf ehliyetine de sahiptir.

HMK Madde 50: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)

Tasarrufun iptali davası

İcra ve İflas Hukuku

Borçlunun, alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı bağış ve şüpheli tasarrufların; elinde aciz belgesi bulunan alacaklı tarafından iptal ettirilmesidir. Tasarruf tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süreye tabidir; dava kabul edilirse alacaklı, malı borçludaymış gibi haczettirip sattırabilir.

2004 sayılı İİK m.277-284

Tasfiye (ticaret şirketlerinde)

Ticaret Hukuku

Sona erme sebebi gerçekleşen şirketin; alacaklarının tahsili, borçlarının ödenmesi ve kalan varlığın ortaklara dağıtılması sürecidir. Tasfiye halindeki şirket, tüzel kişiliğini 'tasfiye halinde' ibaresiyle korur; alacaklılara üç kez ilanla çağrı yapılır ve tasfiye sonunda unvan sicilden silinir (terkin).

6102 sayılı TTK m.536 vd.

Taşıma sözleşmesi

Taşıma Hukuku

Taşıyıcının, eşya veya yolcuyu bir yerden başka yere taşımayı, gönderen/yolcunun da taşıma ücretini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Taşıyıcının sorumluluğu; teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar zıya, hasar ve gecikmeden doğar; karayoluyla uluslararası eşya taşımada CMR Konvansiyonu uygulanır.

6102 sayılı TTK m.850 vd.; CMR Konvansiyonu

Taşkın yapı

Eşya Hukuku

Bir yapının, komşu araziye taşan kısmıdır. Taşırılan arazi maliki, taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak on beş gün içinde itiraz etmediği ve durum-koşullar haklı gösterdiği takdirde, taşkın yapı sahibi uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için irtifak hakkı veya arazi mülkiyetinin devrini isteyebilir.

4721 sayılı TMK m.725

Tazyik hapsi

İcra / İnfaz Hukuku

Bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak amacıyla uygulanan ve yükümlülük yerine getirildiğinde sona eren disiplin niteliğinde hapistir; ceza değildir, tekerrüre esas olmaz ve ertelenemez. Nafaka borcunun ödenmemesi, mal beyanında bulunmama ve taahhüdü ihlal başlıca uygulama alanlarıdır.

5275 sayılı Kanun m.1; 2004 sayılı İİK m.337 vd.

Tebligat

Usul Hukuku

Hukuki işlemlerin, muhatabına kanuna uygun şekilde bildirilmesi ve bu bildirimin belgelendirilmesidir; sürelerin başlaması kural olarak tebliğe bağlıdır. Muhatap adreste yoksa evrak muhtara bırakılıp kapıya haber kâğıdı yapıştırılır (m.21); bilinen adreste tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki adrese yapılan tebligat geçerli sayılır.

7201 sayılı Tebligat Kanunu

Tedbir nafakası

Aile Hukuku

Boşanma veya ayrılık davası sürerken; eşlerden birinin ve çocukların geçimi için hâkim tarafından hükmedilen geçici nafakadır; dava tarihinden itibaren geçerli olur ve kararın kesinleşmesiyle yerini yoksulluk/iştirak nafakasına bırakır. Evlilik birliği devam ederken ayrı yaşama halinde de istenebilir.

4721 sayılı TMK m.169, m.197

Tefecilik

Ceza Hukuku

Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesidir; izin belgesi olmaksızın faizle borç para vermek suçtur ve iki yıldan altı yıla kadar hapis ile adli para cezasını gerektirir. Senet kırdırma ve POS tefeciliği uygulamada yaygın işleniş biçimleridir.

5237 sayılı TCK m.241

Tehdit

Ceza Hukuku

Bir kimsenin; kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinin ya da malvarlığına büyük zarar verileceğinin bildirilmesidir. Silahla, imzasız mektupla veya birden fazla kişiyle işlenmesi nitelikli haldir.

5237 sayılı TCK m.106

Tekerrür (suçta tekerrür)

Ceza Hukuku

Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesinden sonra, kanunda öngörülen süreler içinde yeni bir suç işlenmesidir. Mükerrir hakkında seçimlik cezalarda hapis tercih edilir, koşullu salıverilme süresi uzar ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.

5237 sayılı TCK m.58

Telafi çalışması

İş Hukuku

Zorunlu nedenlerle işin durması, tatil öncesi-sonrası işyerinin kapatılması veya işçinin talebiyle izin verilmesi hallerinde; çalışılmayan sürelerin dört ay içinde (günde üç saati ve tatil günlerini aşmamak üzere) telafi edilmesidir; telafi çalışması fazla çalışma sayılmaz.

4857 sayılı İş Kanunu m.64

Temyiz

Usul Hukuku

Bölge adliye/bölge idare mahkemesi kararlarının, Yargıtay veya Danıştay tarafından yalnızca hukuka uygunluk yönünden denetlendiği kanun yoludur; maddi vakıa denetimi yapılmaz. Hukuk davalarında süre iki hafta, ceza davalarında on beş gündür; her karar temyiz edilemez, parasal ve ceza miktarı sınırları vardır.

6100 sayılı HMK m.361 vd.; 5271 sayılı CMK m.286 vd.

Tenkis davası

Miras Hukuku

Saklı payları ihlal edilen mirasçıların; mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruflarının ve kanunda sayılan sağlararası kazandırmalarının, saklı pay tamamlanıncaya kadar indirilmesini istedikleri davadır. Bir yıllık (öğrenmeden) ve on yıllık hak düşürücü sürelere tabidir.

4721 sayılı TMK m.560-571

Terditli dava (kademeli dava)

Medeni Usul Hukuku

Davacının, aralarında bağlantı bulunan birden fazla talebini; asıl talebin reddi halinde yardımcı talebin incelenmesi istemiyle aynı davada ileri sürmesidir. Mahkeme, asıl talebi esastan reddetmedikçe yardımcı talebi inceleyemez.

6100 sayılı HMK m.111

Tereke

Miras Hukuku

Mirasbırakanın ölümüyle mirasçılara geçen; malvarlığına ilişkin tüm hak, alacak ve borçların bütünüdür. Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar terekeye girmez; koruma önlemleri (mühürleme, defter tutma, resmi tasfiye) sulh hukuk mahkemesince alınır.

4721 sayılı TMK m.589 vd., m.619 vd.

Terk (boşanma sebebi)

Aile Hukuku

Eşlerden birinin, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk etmesi veya haklı sebep olmadan ortak konuta dönmemesidir; ayrılık en az altı ay sürmeli, terk eden eşe hâkim veya noter aracılığıyla ihtar gönderilmeli ve ihtardan sonra iki ay beklenmelidir.

4721 sayılı TMK m.164

Teşebbüs (suça teşebbüs)

Ceza Hukuku

Kişinin, işlemeyi kastettiği suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamasıdır. Faile, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre indirilmiş ceza verilir; hazırlık hareketleri kural olarak cezalandırılmaz.

5237 sayılı TCK m.35

Tespit davası

Medeni Usul Hukuku

Bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının belirlenmesini amaçlayan davadır; güncel hukuki yarar bulunması zorunludur. Kural olarak eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılamaz; muhdesatın aidiyeti ve hizmet tespiti istisnai tipik uygulamalardır.

6100 sayılı HMK m.106

Tespit ve özel esaslar (KOD listesi)

Vergi Hukuku

Sahte veya yanıltıcı belge düzenleme-kullanma yönünden hakkında rapor veya tespit bulunan mükelleflerin, KDV iade süreçlerinde özel esaslara alınmasıdır; iade talepleri teminat, inceleme veya izah koşullarına bağlanır. Vergi yargısı, hukuki dayanağı yönünden uygulamayı sıkı denetime tabi tutmaktadır.

KDV Genel Uygulama Tebliği (özel esaslar)

Tevdi mahalli tayini

Borçlar Hukuku

Alacaklının temerrüdü (ifayı kabulden kaçınması) veya alacaklının kim olduğunun bilinememesi halinde borçlunun; borcun konusunu mahkemece belirlenen yere (banka hesabı vb.) bırakarak borcundan kurtulmasıdır. Kira bedelinin kabul edilmemesinde yaygın uygulanır.

6098 sayılı TBK m.107-109

Tevkifat (stopaj)

Vergi Hukuku

Vergiye tabi kazanç ve iratların; kaynağında, ödemeyi yapan tarafından kesilerek vergi dairesine yatırılmasıdır. Ücretler, serbest meslek ödemeleri, kira ödemeleri ve kâr payları başlıca tevkifat konularıdır; KDV'de de belirli işlemler için tevkifat uygulanır.

193 sayılı GVK m.94; 5520 sayılı KVK m.15, m.30; KDV Genel Uygulama Tebliği

Ticaret sicili

Ticaret Hukuku

Tacirlerin ve ticari işletmelerin kaydedildiği; kuruluş, temsil, sermaye ve sona ermeye ilişkin hususların ilan edildiği resmi sicildir. Tescil edilen hususlar üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir (olumlu etki); sicil kayıtları MERSİS üzerinden yürütülür ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilir.

6102 sayılı TTK m.24-38

Ticari dava

Ticaret Hukuku

Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklar ile TTK'da düzenlenen hususlardan ve kanunların mutlak ticari dava saydığı işlerden doğan davalardır; asliye ticaret mahkemesinde görülür. Konusu bir miktar para olan ticari davalarda dava öncesi arabuluculuk zorunludur.

6102 sayılı TTK m.4-5, m.5/A

Ticari işletme

Ticaret Hukuku

Esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan, faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir; ticaret hukukunun merkez kavramıdır. Devri, yazılı sözleşmeyle ve sicile tescille bütün olarak yapılabilir ve aktif-pasifiyle geçer.

6102 sayılı TTK m.11

Ticari sır

Ticaret / Ceza Hukuku

İşletmenin; faaliyet alanına ilişkin, gizli kalması meşru menfaat gereği olan ve rakiplerce bilinmeyen bilgi ve belgelerdir (üretim teknikleri, müşteri listeleri, maliyet yapısı). Açıklanması ve haksız kullanımı; haksız rekabet hükümlerine, TCK m.239'daki suça ve tazminata konu olur.

6102 sayılı TTK m.55; 5237 sayılı TCK m.239

Toplu iş sözleşmesi

Toplu İş Hukuku

İşçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında; iş sözleşmelerinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hükümleri düzenlemek üzere yapılan sözleşmedir. Yetki belgesi almış sendikayla yürütülür; işyeri, işletme ve grup düzeyinde yapılabilir, süresi bir yıldan az üç yıldan çok olamaz.

Anayasa m.53; 6356 sayılı STİSK m.33 vd.

Trafik sigortası (ZMSS)

Sigorta Hukuku

Motorlu araç işletenlerin, üçüncü kişilere verecekleri bedeni ve maddi zararları teminat altına alan zorunlu mali sorumluluk sigortasıdır. Zarar gören, sigortacıya doğrudan başvurabilir; dava veya tahkim öncesi sigortacıya yazılı başvuru zorunludur ve teminat limitleri her yıl güncellenir.

2918 sayılı KTK m.91 vd.; ZMSS Genel Şartları

Tüketici işlemi

Tüketici Hukuku

Ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden gerçek/tüzel kişiler ile tüketici arasında kurulan; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık dahil her türlü sözleşme ve hukuki işlemdir. Tüketici lehine yorum ilkesi geçerlidir ve TKHK hükümleri emredicidir.

6502 sayılı TKHK m.3

Tüketici mahkemesi

Tüketici Hukuku

Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan ve hakem heyeti parasal sınırının üzerindeki uyuşmazlıklara bakan özel görevli mahkemedir. Tüketiciler harçtan muaftır; dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır ve kurulmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görev yapar.

6502 sayılı TKHK m.73, m.73/A

Tutanak

Usul Hukuku

Bir işlemin, beyanın veya olayın; yetkili görevlilerce yazılı olarak belgelenmesidir. Duruşma tutanağı, hükmün denetiminde esas alınır ve aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir; kolluk tutanakları takdiri delil niteliğindedir.

6100 sayılı HMK m.154-157; 5271 sayılı CMK m.219-222

Tutuklama

Ceza Muhakemesi Hukuku

Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin (kaçma veya delil karartma şüphesi) bulunması halinde, hâkim kararıyla uygulanan en ağır koruma tedbiridir. Yalnızca adli para cezası gerektiren veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç iki yıla kadar hapis gerektiren suçlarda tutuklama yasaktır; süreler suç türüne göre sınırlandırılmıştır ve tutukluluk en geç otuzar günlük sürelerle incelenir.

5271 sayılı CMK m.100-108

Tüzel kişi

Medeni Hukuk

Başlı başına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları (dernek, şirket) ve belirli bir amaca özgülenmiş bağımsız mal topluluklarıdır (vakıf). Hak ehliyetleri insana özgü olanlar dışındaki tüm hak ve borçları kapsar; organları aracılığıyla iradelerini açıklar ve organların fiillerinden sorumludur.

4721 sayılı TMK m.47-55

Ü

Ücret (iş hukukunda)

İş Hukuku

Bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır; en geç ayda bir ödenir ve beş yıllık zamanaşımına tabidir. Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir sebep dışında ödenmeyen işçi iş görmekten kaçınabilir; ücretin gününde ödenmemesi işçiye haklı fesih imkânı verir.

4857 sayılı İş Kanunu m.32-34

Ücret garanti fonu

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

İşverenin; konkordato ilan etmesi, aciz vesikası alması, iflası veya iflasın ertelenmesi hallerinde, işçilerin son üç aylık ödenmemiş ücret alacaklarını karşılayan ve İşsizlik Sigortası Fonu içinde oluşturulan fondur.

4447 sayılı Kanun Ek m.1; Ücret Garanti Fonu Yönetmeliği

Ücretsiz izin

İş Hukuku

İş sözleşmesinin, tarafların anlaşmasıyla belirli süre askıya alınması ve bu dönemde ücret ödenmemesidir; işverenin tek taraflı ücretsiz izin uygulaması, çalışma koşullarında esaslı değişiklik sayılır ve işçinin yazılı kabulüne bağlıdır. Analık izni sonrası altı aya kadar ücretsiz izin ile yol izni kanuni ücretsiz izin halleridir.

4857 sayılı İş Kanunu m.22, m.56/6, m.74/6

Üçüncü haciz ihbarnamesi

İcra İflas Hukuku

Birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresi içinde itiraz etmeyen üçüncü kişiye gönderilen ve borcu icra dairesine ödemesi gerektiğini son kez bildiren haciz ihbarnamesidir. Üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde ödeme yapılmazsa, alacaklı üçüncü kişiye karşı icra takibi yapabilir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

Ürün sorumluluğu

Tüketici / Borçlar Hukuku

Üreticinin ve ithalatçının; piyasaya sürdükleri güvensiz ürünlerin sebep olduğu ölüm, yaralanma ve mala verilen zarardan kusur aranmaksızın sorumlu tutulmasıdır. Zarar gören, üründeki uygunsuzluğu, zararı ve nedensellik bağını ispatla yükümlüdür; sorumluluğu kaldıran sözleşme kayıtları geçersizdir.

7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu m.6

Üst hakkı

Eşya Hukuku

Bir taşınmaz malikinin, üçüncü kişi lehine; arazisinin üstünde veya altında yapı yapma ya da mevcut yapıyı koruma yetkisi verdiği irtifak hakkıdır. Bağımsız ve sürekli nitelikte (en az otuz yıl) kurulursa tapuya taşınmaz olarak kaydedilebilir; üst hakkı sona erince yapılar arazi malikine kalır.

4721 sayılı TMK m.826-836

Üst hakkı

Medeni Usul Hukuku

Taşınmaz malikinin, bir başkasına, arsasının üstünde ya da altında inşaat yapma veya mevcut inşaatı koruma (ona sahip olma) yetkisi verdiği irtifak hakkı.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (“TMK”) 726. ve 826 ila 836. maddeleri

Üstsoy

Medeni Hukuk

Bir kişinin kan bağıyla bağlı olduğu ana-babası, büyükana-büyükbabaları ve devamı hısımlarıdır. Üstsoya karşı işlenen bazı suçlar nitelikli hal sayılır; üstsoy-altsoy arasındaki davalarda tanıklıktan çekinme ve hâkimin yasaklılığı hükümleri uygulanır.

4721 sayılı TMK m.17

U

Usul ekonomisi ilkesi

Usul Hukuku

Yargılamanın; makul süre içinde, düzenli biçimde ve gereksiz gider yapılmaksızın yürütülmesini amaçlayan anayasal ilkedir. Davaların birleştirilmesi, bekletici mesele ve kesin süreler bu ilkenin araçlarıdır.

Anayasa m.141/son; 6100 sayılı HMK m.30

Usulsüz tebligat

Usul Hukuku

Tebligatın, Tebligat Kanunundaki şekil kurallarına aykırı yapılmasıdır. Usulsüz tebligat geçersiz olmayıp, muhatabın işlemi öğrendiğini beyan ettiği tarihte yapılmış sayılır; süreler bu tarihten işlemeye başlar.

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.32

Uyuşmazlık Mahkemesi

Yargılama Hukuku

Adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözen bağımsız yüksek mahkemedir. Olumlu ve olumsuz görev uyuşmazlıkları ile kararlar arasındaki çelişkileri giderir; kararları kesindir.

Anayasa m.158; 2247 sayılı Kanun

Uzaktan çalışma

İş Hukuku

İşçinin, iş görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim araçlarıyla işyeri dışında yerine getirdiği, yazılı sözleşmeye dayalı iş ilişkisidir. Ekipman, gider ve iletişim esasları sözleşmede belirlenir; işveren, uzaktan çalışanın iş sağlığı ve güvenliği önlemleri konusunda bilgilendirme ve eğitim yükümlülüğünü sürdürür.

4857 sayılı İş Kanunu m.14; Uzaktan Çalışma Yönetmeliği

Uzlaştırma (ceza muhakemesinde)

Ceza Muhakemesi Hukuku

Şikâyete bağlı suçlar ile kanunda sayılan suçlarda; fail ile mağdurun, tarafsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla zararın giderilmesi konusunda anlaşmalarıdır. Uzlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilir; edimin yerine getirilmemesi halinde süreç kaldığı yerden devam eder.

5271 sayılı CMK m.253-255

Uzman görüşü (mütalaa)

Usul Hukuku

Tarafların, uyuşmazlığın aydınlatılması için kendi başvurdukları uzmandan aldıkları bilimsel görüştür; bilirkişi raporundan farklı olarak taraf delilidir. Mahkeme, uzman görüşünü serbestçe değerlendirir; rapor ile uzman görüşü arasındaki çelişkinin giderilmemesi bozma sebebi olabilmektedir.

6100 sayılı HMK m.293; 5271 sayılı CMK m.67/6

V

Vakıf

Medeni Hukuk

Gerçek veya tüzel kişilerin; yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan, tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır. Resmi senetle veya ölüme bağlı tasarrufla kurulur ve yerleşim yeri mahkemesi nezdindeki sicile tescille tüzel kişilik kazanır; Vakıflar Genel Müdürlüğünün denetimine tabidir.

4721 sayılı TMK m.101-117; 5737 sayılı Vakıflar Kanunu

Vasiyetname

Miras Hukuku

Mirasbırakanın, ölümünden sonra hüküm doğurmak üzere tek taraflı iradesiyle yaptığı ölüme bağlı tasarruftur; resmi, el yazılı ve sözlü olmak üzere üç şekilde yapılabilir. Vasiyet ehliyeti için on beş yaşın doldurulması ve ayırt etme gücü yeterlidir; mirasbırakan vasiyetinden her zaman dönebilir.

4721 sayılı TMK m.502, m.531-544

Vatandaşlık (Türk vatandaşlığı)

Vatandaşlık Hukuku

Kişiyi Türkiye Cumhuriyeti Devletine bağlayan hukuki bağdır; doğumla (soybağı veya doğum yeri esası) ya da sonradan (genel yol, evlenme, evlat edinilme, istisnai ve yeniden kazanma) kazanılır. Yatırım yoluyla istisnai vatandaşlık ve çıkma-kaybettirme halleri kanunla düzenlenmiştir.

Anayasa m.66; 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu

Vekâlet sözleşmesi

Borçlar Hukuku

Vekilin, vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir; sonuç değil özenli iş görme borcu doğurur. Vekil; talimata uygunluk, sadakat, özen ve hesap verme yükümlülüğü altındadır; her iki taraf sözleşmeyi her zaman sona erdirebilir. Avukatlık ve hekimlik ilişkilerinin temel çerçevesidir.

6098 sayılı TBK m.502-514

Vekâletsiz iş görme

Borçlar Hukuku

Bir kimsenin, vekâleti olmaksızın başkasının hesabına iş görmesidir. İş sahibinin menfaatine yapılan işlerde iş gören, zorunlu ve yararlı giderlerini isteyebilir; iş sahibinin menfaatine olmadan yapılan işlerde ise iş sahibi, elde edilen kazançların devrini talep edebilir (gerçek olmayan vekâletsiz iş görme).

6098 sayılı TBK m.526-531

Velayet

Aile Hukuku

Ana ve babanın; ergin olmayan çocuklarının bakımı, eğitimi, temsili ve mallarının yönetimi konusundaki hak ve yükümlülüklerinin bütünüdür. Evlilik süresince birlikte kullanılır; boşanmada hâkim, çocuğun üstün yararına göre velayeti düzenler ve içtihatlarla ortak velayet de mümkün hale gelmiştir. Velayetin kaldırılması ancak kanundaki ağır hallerde söz konusudur.

4721 sayılı TMK m.335-351

Veraset ve intikal vergisi

Vergi Hukuku

Türk vatandaşlarına ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların; miras yoluyla veya ivazsız (bağış, çekiliş) intikalinde alınan vergidir. İstisna tutarları her yıl güncellenir; veraset yoluyla intikallerde artan oranlı ve ivazsız intikallere göre daha düşük tarife uygulanır, beyanname verme süreleri ölüm yerine ve mükellefin bulunduğu yere göre değişir.

7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu

Vergi incelemesi

Vergi Hukuku

Ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun; mükellefin defter, kayıt ve belgeleri ile envanteri üzerinden vergi müfettişlerince araştırılıp tespit edilmesidir. Tam ve sınırlı inceleme türleri vardır; incelemenin kural olarak dairede yapılması, süreye bağlanması ve rapor değerlendirme komisyonundan geçmesi güvence olarak öngörülmüştür.

213 sayılı VUK m.134-141

Vergi ziyaı

Vergi Hukuku

Mükellefin veya sorumlunun, vergilendirmeyle ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi ya da eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesidir. Ziya uğratılan verginin bir katı tutarında ceza kesilir; kaçakçılık fiilleriyle işlenmişse ceza üç kat uygulanır.

213 sayılı VUK m.341, m.344

Vesayet

Medeni Hukuk

Velayet altında bulunmayan küçüklerin ve kısıtlıların; kişiliklerinin ve mallarının korunması için düzenlenen hukuki koruma kurumudur. Vasi, vesayet makamı (sulh hukuk mahkemesi) tarafından atanır ve önemli işlemler vesayet ile denetim makamının iznine tabidir; vasi, yönetiminden dolayı hesap vermekle yükümlüdür.

4721 sayılı TMK m.396-494

Y

Yakalama

Ceza Muhakemesi Hukuku

Suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kişinin özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanmasıdır; suçüstünde herkes, diğer hallerde kolluk yakalama yapabilir. Yakalanan kişiye hakları derhal bildirilir ve yakınlarına haber verilir; hâkim kararıyla çıkarılan yakalama emri kaçak şüpheliler için düzenlenir.

5271 sayılı CMK m.90-98

Yalan tanıklık

Ceza Hukuku

Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında veya mahkeme önünde gerçeğe aykırı tanıklık yapılmasıdır. Yemin ettirilerek dinlenen tanığın yalan tanıklığı daha ağır cezalandırılır; gerçeğin söylenmesi halinde aşamasına göre etkin pişmanlık indirimleri uygulanır.

5237 sayılı TCK m.272-274

Yapı denetimi

İmar Hukuku

Yapıların; imar planına, fen, sanat ve sağlık kurallarına ve projelerine uygun yapılmasının, bağımsız yapı denetim kuruluşlarınca denetlenmesidir. Denetim kuruluşları, kusurlarından doğan zararlardan yapı sahibine karşı sorumludur; hizmet bedeli yapı sahibince ödenir ve elektronik dağıtım sistemiyle görevlendirme yapılır.

4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun

Yapı kullanma izin belgesi (iskân)

İmar Hukuku

Tamamlanan yapının; ruhsat ve eklerine uygun olduğunun ve kullanılmasında sakınca bulunmadığının idarece belgelenmesidir. İskânsız yapılara elektrik, su ve doğalgaz aboneliği kural olarak açılamaz; kat mülkiyetine geçiş bu belgeye bağlıdır.

3194 sayılı İmar Kanunu m.30-31

Yardım nafakası

Aile Hukuku

Herkesin; yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu, altsoyu ve kardeşlerine nafaka vermekle yükümlü olmasıdır. Kardeşlere nafaka, yükümlünün refah içinde bulunmasına bağlıdır; dava, mirasçılıktaki sıra gözetilerek açılır.

4721 sayılı TMK m.364-366

Yargılamanın yenilenmesi

Usul Hukuku

Kesinleşmiş hükümlerdeki ağır adli hataların giderilmesini sağlayan olağanüstü kanun yoludur; sahte belge, yalan tanıklık, hâkimin suç işlemesi, yeni delil ve AİHM ihlal kararı başlıca sebeplerdir. Hükümlü lehine yenilemede süre sınırı yoktur; hukuk yargılamasında üç aylık ve on yıllık süreler öngörülmüştür.

5271 sayılı CMK m.311 vd.; 6100 sayılı HMK m.374 vd.

Yasaklanmış hakların geri verilmesi (memnu hakların iadesi)

Ceza / İnfaz Hukuku

Mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak süresiz biçimde kısıtlanan hakların (memuriyet, seçilme, ruhsat alma vb.); cezanın infazından itibaren üç yıllık iyi hal süresinin geçmesiyle mahkeme kararıyla geri verilmesidir. Adli sicil arşiv kaydının silinme koşullarını da etkiler.

5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.13/A

Yediemin

İcra Hukuku / Ceza Hukuku

Haczedilen veya el konulan malların; muhafaza edilmek üzere kendisine teslim edildiği güvenilir kişidir. Yediemin, malı talep halinde aynen iade etmekle yükümlüdür; teslim edilen malı satması, gizlemesi veya iade etmemesi muhafaza görevini kötüye kullanma suçunu oluşturur. Araçlar lisanslı yediemin otoparklarında saklanır.

2004 sayılı İİK m.88; 5237 sayılı TCK m.289

Yemin (delil olarak)

Medeni Usul Hukuku

Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için, bir tarafın diğer tarafa yönelttiği ve kutsal sayılan değerlerle güçlendirilmiş beyandır; kesin delildir. Yemin teklif edilen taraf; yemini eda edebilir, iade edebilir veya yeminden kaçınabilir; kaçınma, vakıanın ikrarı sonucunu doğurur.

6100 sayılı HMK m.225-239

Yeniden değerleme oranı

Vergi Hukuku

Vergi, harç ve idari para cezalarındaki maktu tutarların her yıl otomatik olarak artırılmasında esas alınan; ÜFE'ye göre Hazine ve Maliye Bakanlığınca ilan edilen orandır. Kira artışlarında değil, kamusal parasal eşiklerin güncellenmesinde uygulanır.

213 sayılı VUK mükerrer m.298/B

Yenilik doğuran hak (inşai hak)

Medeni Hukuk

Sahibine; tek taraflı irade beyanıyla bir hukuki ilişkiyi kurma (alım hakkı), değiştirme (seçimlik haklar) veya sona erdirme (fesih, dönme) yetkisi veren haklardır. Kural olarak kullanılmakla tükenir, şarta bağlanamaz ve geri alınamaz; birçoğu hak düşürücü süreye tabidir.

Doktrin; 6098 sayılı TBK (çeşitli hükümler)

Yetki (mahkemelerin yetkisi)

Medeni Usul Hukuku

Bir davaya hangi yerdeki görevli mahkemenin bakacağını belirleyen kurallardır; genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Kesin yetki halleri (taşınmaz davaları) dava şartıdır; kesin olmayan yetkide itiraz ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebilir ve tacirler arasında yetki sözleşmesi yapılabilir.

6100 sayılı HMK m.5-19

Yıllık ücretli izin

İş Hukuku

İşyerinde işe başladığı günden itibaren en az bir yıl çalışmış işçilere verilen ücretli dinlenme hakkıdır; kıdeme göre en az 14, 20 ve 26 gündür, on sekiz yaşından küçük ve elli yaşından büyük işçilerde 20 günden az olamaz. İzin hakkından vazgeçilemez; sözleşme sona erdiğinde kullanılmayan izinler ücrete dönüşür ve beş yıllık zamanaşımına tabidir.

4857 sayılı İş Kanunu m.53-61; Anayasa m.50

Yoksulluk nafakası

Aile Hukuku

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafın; kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak isteyebileceği nafakadır. Nafaka alacaklısının evlenmesi veya evlenme olmadan fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması gibi hallerde kaldırılır.

4721 sayılı TMK m.175-176

Yönetim kurulu (anonim şirkette)

Ticaret Hukuku

Şirketin yönetim ve temsil organıdır; bir veya daha fazla kişiden oluşur ve genel kurulca seçilir. Devredilemez görevleri (üst yönetim, muhasebe düzeni, borca batıklık bildirimi) kanunda sayılmıştır; üyeler, kusurlarıyla verdikleri zararlardan şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı sorumludur ve kamu borçlarından temsilcilerin sorumluluğu ayrıca düzenlenmiştir.

6102 sayılı TTK m.359-396

Yönetim planı (kat mülkiyetinde)

Eşya Hukuku

Anagayrimenkulün yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini, yönetici ve denetçilerin alacakları ücreti ve yönetime ait diğer hususları düzenleyen ve bütün kat maliklerini bağlayan sözleşme niteliğinde belgedir. Değiştirilmesi için tüm kat maliklerinin beşte dördünün oyu gerekir.

634 sayılı KMK m.28

Yüklenici (müteahhit)

Borçlar / İnşaat Hukuku

Eser sözleşmesinde, bir eser meydana getirmeyi üstlenen taraftır. Eseri sadakat ve özenle, kural olarak bizzat yapmak ya da kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür; ayıplı eserden ve teslimde gecikmeden sorumludur, kamu ihalelerinde iş deneyim belgesi ve yasaklılık rejimine tabidir.

6098 sayılı TBK m.470 vd.; 4735 sayılı Kanun

Yürütmenin durdurulması

İdari Yargılama Hukuku

İdari işlemin; uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, dava sonuçlanıncaya kadar uygulanmasının mahkemece durdurulmasıdır. Teminat karşılığında verilebilir; karara karşı bölge idare mahkemesine itiraz mümkündür.

2577 sayılı İYUK m.27

Z

Zamanaşımı (borçlarda)

Borçlar Hukuku

Alacağın, kanunda öngörülen sürenin geçmesiyle dava ve cebri icra yoluyla talep edilebilirliğini yitirmesidir; borç eksik borca dönüşür. Genel süre on yıldır; kira, ücret ve vekâlet alacakları gibi kalemler beş yıla tabidir. Hâkim resen dikkate alamaz, def'i olarak ileri sürülmesi gerekir; kesilme ve durma sebepleri kanunda sayılmıştır.

6098 sayılı TBK m.146-161

Zarar

Borçlar Hukuku

Bir kişinin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme (maddi zarar) veya kişilik değerlerinde uğradığı kayıptır (manevi zarar). Maddi zarar; fiili zarar ve yoksun kalınan kâr olarak ikiye ayrılır; zararı ispat yükü zarar görene aittir ve tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim hakkaniyete uygun belirler.

6098 sayılı TBK m.49-50

Zayi belgesi

Ticaret Hukuku

Tacirin; saklamakla yükümlü olduğu ticari defter ve belgelerin yangın, su baskını, deprem veya hırsızlık gibi sebeplerle kaybolması halinde, öğrenmeden itibaren otuz gün içinde mahkemeden aldığı belgedir. Belge alınmazsa tacir, defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılmanın ağır sonuçlarıyla karşılaşır.

6102 sayılı TTK m.82/7

Zilyetlik

Eşya Hukuku

Bir şey üzerinde fiili hâkimiyet kurulmasıdır; mülkiyetten bağımsız olarak korunur. Zilyet; kuvvet kullanarak saldırıyı defedebilir (savunma hakkı) ve zilyetliğin korunması davalarını açabilir; taşınırlarda zilyetlik, mülkiyet karinesi oluşturur ve emin sıfatıyla zilyetten iyiniyetle kazanım korunur.

4721 sayılı TMK m.973-995

Zimmet

Ceza Hukuku

Kamu görevlisinin; görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin ya da başkasının zimmetine geçirmesidir. Kurum içi denetimle ortaya çıkarılmasını engellemeye yönelik hileli davranışlarla işlenmesi (nitelikli zimmet) cezayı yarı oranında artırır; soruşturma başlamadan iade etkin pişmanlık indirimi sağlar. Bankacılıkta zimmet ayrıca düzenlenmiştir.

5237 sayılı TCK m.247-249; 5411 sayılı Kanun m.160

Zina (boşanma sebebi)

Aile Hukuku

Eşlerden birinin, evlilik birliği devam ederken karşı cinsten biriyle isteyerek cinsel ilişkiye girmesidir; özel ve mutlak boşanma sebebidir. Dava hakkı; öğrenmeden itibaren altı ay ve her halde zina eyleminden itibaren beş yıl içinde düşer, affeden tarafın dava hakkı yoktur. Zina, mal rejimi tasfiyesinde katılma alacağının azaltılması veya kaldırılmasına da gerekçe olabilir.

4721 sayılı TMK m.161, m.236/2

Zincirleme suç

Ceza Hukuku

Bir suç işleme kararının icrası kapsamında; aynı suçun aynı kişiye karşı değişik zamanlarda birden fazla kez veya tek fiille birden fazla kişiye karşı işlenmesidir. Faile tek ceza verilir ancak dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır; kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağmada uygulanmaz.

5237 sayılı TCK m.43

Zorla getirme

Ceza Muhakemesi Hukuku

Usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeyen şüpheli, sanık, tanık veya bilirkişinin; hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kolluk marifetiyle getirilmesidir. Zorla getirme kararı, çağrıya uymamanın sonuçlarının bildirilmiş olmasına bağlıdır.

5271 sayılı CMK m.44, m.146

Zorunluluk hâli

Ceza / Borçlar Hukuku

Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik; bilerek neden olmadığı ve başka türlü korunma olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak için, tehlikenin ağırlığıyla orantılı biçimde işlenen fiildir. Ceza hukukunda kusurluluğu kaldırır; özel hukukta zarar verilen kişiye hakkaniyete uygun denkleştirme ödenir.

5237 sayılı TCK m.25/2; 6098 sayılı TBK m.63-64

Önemli Hukuki Uyarı

Bu internet sitesinde yer alan dilekçe örnekleri, metin şablonları, açıklamalar ve diğer tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Paylaşılan dilekçeler somut olayın özellikleri dikkate alınmaksızın oluşturulmuş örnek metinler olup, her hukuki uyuşmazlık ve başvuru süreci kendine özgü şartlar içerdiğinden doğrudan kullanılmaları her zaman uygun veya yeterli olmayabilir.

Sitemizde sunulan içerikler; hukuki danışmanlık, avukatlık hizmeti, vekillik faaliyeti veya profesyonel hukuk görüşü niteliği taşımamaktadır. Bu kapsamda, sitemiz tarafından herhangi bir hukuki temsil, dava takibi, hukuki değerlendirme veya kişiye özel hukuki tavsiye hizmeti verilmemektedir.

Hukuki hak kayıplarının önlenmesi, sürelere ilişkin yükümlülüklerin doğru şekilde yerine getirilmesi ve somut olayınıza uygun hukuki yolun belirlenebilmesi için bir avukata veya yetkili hukuk profesyoneline başvurmanız önemle tavsiye edilir. Sitemizde yer alan bilgi ve belgeler, kullanıcıların hukuki süreçler hakkında genel bir fikir edinmelerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmış olup yalnızca bilgi verici ve yol gösterici nitelik taşımaktadır.

Bu siteyi kullanmanız, burada yer alan içeriklerin hukuki danışmanlık veya profesyonel hukuk hizmeti olarak değerlendirilmeyeceğini kabul ettiğiniz anlamına gelir.