Alacak davası, bir kişinin veya tüzel kişinin, kendisine ödenmesi gereken para veya yerine getirilmesi gereken mali nitelikteki bir edimin borçlu tarafından ifa edilmemesi hâlinde açtığı hukuki davadır. Günlük hayatta borç ilişkileri, ticari işlemler, hizmet sözleşmeleri, kira alacakları, işçilik alacakları ve birçok farklı hukuki ilişkiden doğan alacaklar nedeniyle alacak davaları sıkça açılmaktadır.
Türk hukukunda alacak davaları; Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İcra ve İflas Kanunu ve alacağın niteliğine göre ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Alacak Davası Nedir?
Alacak davası, alacaklının, borçludan ödenmeyen para alacağını veya mali değeri bulunan bir hakkını mahkeme kararıyla tahsil edebilmek amacıyla açtığı eda davasıdır.
Bu davanın amacı;
- Alacağın varlığının tespit edilmesi,
- Borçlunun ödeme yükümlülüğünün belirlenmesi,
- Alacağın mahkeme kararıyla tahsil edilebilir hâle gelmesi,
- Gerektiğinde ilamlı icra takibine dayanak oluşturulmasıdır.
Hangi Durumlarda Alacak Davası Açılabilir?
Alacak davası, birçok farklı hukuki ilişkiden doğabilir.
En sık karşılaşılan örnekler şunlardır:
- Ödenmeyen borçlar
- Senetten kaynaklanan alacaklar
- Sözleşmeden doğan alacaklar
- Mal satış bedeli alacakları
- Hizmet bedeli alacakları
- Kira alacakları
- Ticari alacaklar
- Eser sözleşmesinden doğan alacaklar
- Vekâlet sözleşmesinden doğan alacaklar
- Sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacaklar
- Haksız fiil nedeniyle doğan tazminat alacakları
- İşçilik alacakları
- Cari hesap alacakları
- Her alacak türü için uygulanacak usul ve görevli mahkeme farklılık gösterebilir.
Alacak Davası Açmadan Önce Ne Yapılmalıdır?
Dava açılmadan önce alacağın hukuki dayanağı dikkatle değerlendirilmelidir.
Aşağıdaki belgelerin hazırlanması önemlidir:
- Yazılı sözleşmeler
- Senet veya bono
- Fatura
- Dekont
- Makbuz
- Cari hesap kayıtları
- E-posta yazışmaları
- Mesaj kayıtları
- Teslim tutanakları
- İhtarname (gerekiyorsa)
- Tanık bilgileri
Bazı alacak türlerinde dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulması gerekebilir. Bu yükümlülük özellikle ticari uyuşmazlıklar, iş uyuşmazlıkları ve kanunda belirtilen diğer alanlar bakımından önem taşır.
Alacak Davası Nasıl Açılır?
Alacak davası genel olarak aşağıdaki aşamalardan oluşur.
1. Hukuki Dayanağın Belirlenmesi
İlk olarak alacağın hangi hukuki ilişkiye dayandığı belirlenmelidir.
Örneğin;
- Satış sözleşmesi,
- Kira sözleşmesi,
- Hizmet sözleşmesi,
- Senet,
- Ticari ilişki,
- Haksız fiil
- gibi hukuki sebepler açık şekilde ortaya konulmalıdır.
2. Dava Dilekçesinin Hazırlanması
Dilekçede şu hususlara yer verilmelidir:
- Taraf bilgileri
- Alacağın konusu
- Alacak miktarı
- Hukuki sebepler
- Olayların özeti
- Deliller
- Talep sonucu
Eksiksiz hazırlanmış bir dilekçe, yargılama sürecinin sağlıklı ilerlemesi açısından önemlidir.
3. Görevli ve Yetkili Mahkemeye Başvuru
Alacağın türüne göre görevli mahkeme değişebilir.
Örneğin;
- Genel alacak davalarında çoğu zaman Asliye Hukuk Mahkemesi,
- Ticari alacaklarda Asliye Ticaret Mahkemesi,
- İşçilik alacaklarında İş Mahkemesi,
- Tüketici işlemlerinden doğan alacaklarda Tüketici Mahkemesi
- görevli olabilir.
- Yetkili mahkeme ise uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir.
4. Harç ve Giderlerin Yatırılması
Dava açılırken;
- Başvuru harcı,
- Peşin harç (gerektiğinde),
- Gider avansı
- mahkeme veznesine yatırılır.
Harç miktarı, davanın değerine ve niteliğine göre değişebilir.
5. Yargılama Süreci
Mahkeme;
- Tarafların iddia ve savunmalarını alır,
- Delilleri değerlendirir,
- Gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırır,
- Tanıkları dinler,
- Hukuki değerlendirme yaparak karar verir.
Alacak Davasında Kullanılabilecek Deliller
Davacının alacağını ispat edebilmesi için şu deliller kullanılabilir:
- Yazılı sözleşmeler
- Senet ve bono
- Faturalar
- Banka dekontları
- Cari hesap kayıtları
- Ticari defterler
- Elektronik posta kayıtları
- Mesajlaşmalar
- Teslim belgeleri
- Tanık beyanları
- Bilirkişi raporları
- Ses ve görüntü kayıtları (hukuka uygun şekilde elde edilmişse)
- Delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş olması büyük önem taşır.
Alacak Davasında Zamanaşımı Süresi Var mıdır?
Evet.
Alacak davalarında uygulanacak zamanaşımı süresi, alacağın doğduğu hukuki ilişkiye göre değişmektedir.
Örneğin;
- Genel borç ilişkileri,
- Ticari alacaklar,
- İşçilik alacakları,
- Kira alacakları,
- Taşıma sözleşmeleri
- gibi farklı alanlarda farklı zamanaşımı süreleri uygulanabilir.
- Bu nedenle dava açılmadan önce somut olaya uygulanacak sürenin dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
Alacak Davası mı, İcra Takibi mi?
Alacaklılar çoğu zaman doğrudan dava açmak ile icra takibi başlatmak arasında seçim yapmak durumunda kalır.
Genel olarak:
Hangi yolun daha uygun olduğu, alacağın niteliğine ve mevcut belgelere göre değişir.
Alacak Davasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Hak kaybı yaşanmaması için şu hususlara dikkat edilmelidir:
- Zamanaşımı süresi geçirilmemelidir.
- Deliller eksiksiz hazırlanmalıdır.
- Alacak miktarı doğru hesaplanmalıdır.
- Faiz talebi açıkça belirtilmelidir.
- Gerekli hâllerde arabuluculuk şartı yerine getirilmelidir.
- Görevli ve yetkili mahkeme doğru belirlenmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Alacak davasını kim açabilir?
Alacağı bulunduğunu iddia eden gerçek veya tüzel kişiler, gerekli hukuki şartların oluşması hâlinde alacak davası açabilir.
Senet olmadan alacak davası açılabilir mi?
Evet. Yazılı sözleşmeler, banka kayıtları, faturalar, tanık beyanları ve diğer hukuka uygun delillerle de alacak ispat edilebilir.
Alacak davasında faiz istenebilir mi?
Evet. Alacağın niteliğine ve hukuki şartlara göre dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulabilir.
Her alacak için önce arabulucuya gitmek gerekir mi?
Hayır. Zorunlu arabuluculuk yalnızca kanunda açıkça belirtilen uyuşmazlık türlerinde uygulanır. Her alacak davasında bu şart bulunmaz.
Alacak davası, ödenmeyen para alacaklarının hukuki yollarla tahsil edilmesini sağlayan en önemli dava türlerinden biridir. Dava açılmadan önce alacağın dayanağının doğru belirlenmesi, delillerin eksiksiz hazırlanması ve zamanaşımı sürelerinin dikkate alınması büyük önem taşır. Bazı uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekirken, bazı durumlarda doğrudan dava açılması mümkündür. Sürecin usul kurallarına uygun yürütülmesi, alacağın etkin şekilde tahsil edilmesi ve hak kaybı yaşanmaması açısından belirleyici olacaktır.