Arabuluculuk Zorunlu mu? (Hukuk Dallarına Göre Zorunlu ve İhtiyari Durumlar)
Türk hukuk sisteminde arabuluculuk genel kural olarak gönüllü (ihtiyari) bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur. Ancak kanun koyucu, yargının iş yükünü hafifletmek ve uyuşmazlıkları daha hızlı çözüme kavuşturmak amacıyla belirli hukuk alanlarında arabuluculuğu dava açabilmek için "Dava Şartı (Zorunlu)" haline getirmiştir.
Bu nedenle arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı, karşılaşılan hukuki uyuşmazlığın türüne göre değişiklik gösterir.
1. Zorunlu (Dava Şartı) Arabuluculuk Kapsamındaki Konular
Aşağıdaki uyuşmazlık türlerinde doğrudan mahkemede dava açılamaz. Dava açılmadan önce arabuluculuk bürosuna başvurulması ve bu sürecin tamamlanması yasal zorunluluktur. Arabulucuya başvurulmadan açılan davalar, mahkeme tarafından "dava şartı yokluğu" nedeniyle esasa girilmeden reddedilir.
A. İş Hukuku Uyuşmazlıkları (7036 Sayılı Kanun)
Tazminat ve Alacaklar: Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ve resmi tatil (UBGT) alacakları ile ödenmeyen maaş ve prim talepleri.
İşe İade Talepleri: Haksız veya geçersiz fesih iddiasıyla açılacak işe iade davaları.
(İstisna: İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan tazminat ile tespit davalarında arabuluculuk zorunlu değildir.)
B. Ticari Uyuşmazlıklar (Türk Ticaret Kanunu m. 5/A)
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli tüm ticari davalar.
Her iki tarafın da tacir olduğu veya Türk Ticaret Kanunu’nda açıkça ticari dava olarak sayılan uyuşmazlıklar.
C. Tüketici Uyuşmazlıkları (Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 73/A)
Tüketici Mahkemelerinin görev alanına giren, belirli parasal sınırın üzerindeki alacak ve tazminat davaları (örneğin ayıplı mal/hizmet, banka ve kredi uyuşmazlıkları, abonelik sözleşmeleri vb.).
D. Kira, Komşuluk ve Kat Mülkiyeti Uyuşmazlıkları (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 18/B)
Kira İlişkisinden Doğan Tüm Uyuşmazlıklar: Tahliye davaları, kira tespiti, kira uyarlama ve birikmiş kira alacağı davaları.
Taşınır ve Taşınmazların Paylaştırılması (İzale-i Şüyu): Ortaklığın giderilmesi davaları.
Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan Kaynaklanan Davalar: Site/apartman yönetimi ile kat malikleri arasındaki uyuşmazlıklar.
Komşuluk Hakkından Doğan Davalar.
2. İhtiyari (Gönüllü) Arabuluculuk Nedir?
Zorunlu kapsama girmeyen, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği (kendi iradeleriyle karara bağlayabileceği) tüm özel hukuk uyuşmazlıklarında taraflar kendi istekleriyle arabulucuya gidebilirler.
Sözleşmelerden doğan alacak davaları,
Tazminat talepleri,
Boşanma sonrası mal paylaşımı uyuşmazlıkları gibi konularda dava açmadan önce veya dava devam ederken ihtiyari olarak arabuluculuk süreci işletilebilir.
3. Arabuluculuğun Yasak Olduğu (Uygulanamayacağı) Konular
Kamu düzenini ilgilendiren ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği alanlarda arabuluculuk yapılması hukuken yasaktır. Bu alanlarda arabulucuya gidilemez, gidilse dahi yapılan anlaşma geçerli olmaz:
- Aile İçi Şiddet Suçları: Kadına karşı şiddet veya aile içi şiddet iddialarını içeren uyuşmazlıklar.
Boşanma ve Velayet: Boşanmanın kendisi, çocuğun velayeti ve soybağı davaları.
Ceza Davaları: (Ceza hukukunda arabuluculuk değil, "Uzlaştırma" kurumu uygulanır).
Nüfus Kayıt Değişiklikleri ve İflas Hukuku.
4. Zorunlu Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?
Başvuru: Adliyelerde bulunan Arabuluculuk Bürosu'na (veya e-Devlet portalı üzerinden) başvuru formu doldurularak ücretsiz başvuru yapılır.
Atama: Sistem tarafından tarafsız ve bağımsız bir arabulucu atanır.
Görüşme: Arabulucu tarafları veya avukatlarını toplantıya çağırır. Görüşmeler fiziki olarak yapılabileceği gibi telekonferans yöntemiyle de yürütülebilir.
Sonuç
Anlaşma Sağlanırsa: Düzenlenen "Anlaşma Tutanağı" taraflarca imzalanır ve mahkeme ilamı gücüne sahip olur. Dava açma ihtiyacı tamamen ortadan kalkar.
Anlaşma Sağlanamazsa: Arabulucu "Anlaşamamaya Dair Son Tutanak" düzenler. Bu tutanak dava dilekçesine eklenerek İş, Ticaret veya Tüketici/Sulh Hukuk Mahkemelerinde dava açılır.